İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/513 E. 2018/438 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/513
Karar No
2018/438
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/513 KARAR NO : 2018/438 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/05/2017 KARAR TARİHİ : 08/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; Müvekkilinin İzmir'de çeşitli firmalara iş güvenliği hizmeti sağlayan saygın bir firma olduğunu, davalı firma da müvekkilinin müşterilerinden biri olduğunu, aralarında 13/10/2016 tarihinde iş sağlığı ve güvenliği hizmet sözleşmesi imzalandığını. Bu sözleşmeye göre müvekkilim davalı firmaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sağlayacak, davalı yan da buna karşılık aylık 675 TL ücreti müvekkil firmaya ödeyeceğini, aynı sözleşmenin 6.3 maddesine göre "Sözleşmenin bitiş tarihinden önce işveren tarafından tek taraflı feshedilmesi veya sözleşmenin haklı bir nedenle feshedilmesi veya sözleşmenin herhangi bir maddesine işverenin uymaması ve Riskomer'in yazılı uyarısına rağmen rağmen 7 gün içinde uyulmamaya devam edilmesi halinde sözleşme, Riskomer tarafından tek taraflı olarak feshedilerek 1 yıllık sözleşme ücreti kadar tazminat işveren tarafından ödenir. " şeklinde olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen hizmeti eksiksiz olarak yerine getirdiği halde davalı firma imzalanan sözleşmeye göre ödemesi gereken bedelleri ödememekte ısrar etmesi nedeniyle İzmir... İcra Müdürlüğü... esas nolu dosyası ile bu cezai bedelin tahsiline ilişkin icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirket tarafından kötü niyetli ve haksız olarak icra dairesinin yetkisine ve borcun tamamına itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, kötü niyetli davalının aleyhine % 20 den az olmamak zere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap süresinde cevap vermemiş ise de 09.11.2017 tarihinde yazılı beyanda bulunduğu, beyan dilekçesinde özetle: davanın reddini talep ettiği, ayrıca ödeme dekontlarını da sunduğu görüldü Uyuşmazlığın tespiti; Taraflar arasında 13.10.2016 tarihinde imzalanan İş Sağılığı ve Güvenliği Hizmet Sözleşmesinin haklı nedenle davacı tarafından feshedilip edilmediği, davacının sözleşmede kaynaklanan cezai şarta hak kazanıp kazanmayacağı, cezai şartın fahiş olup olmadığı ve bakiye hizmet bedelinin davalı tarafından ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır. Dava, fatura ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şarta dayalı alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK.67.maddesi gereği iptali istemine ilişkindir. İzmir 16.İcra Dairesi'nin 2017/2916 takip sayılı dosyasının incelenmesinde ; alacaklı... İş Sağlığı ve Güvenliği Tic.Ltd.Şti tarafından borçlu...Reklam Tanıtım Danışmanlık Amb.San.Tic.Ltd.Şti aleyhine 12.332,92 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlu’ya 06.03.2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 10/03/2017 tarihindeki ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, eldeki davanın 03/05/2017 tarihinde yasal bir yıl içinde açıldığı anlaşılmıştır. DELİLLER ; İcra dosyası, ödemeler, fatura, sözleşme, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı. Taraflar arasında 13.10.2016 tarihinde İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin "... 5.1.maddesinde aylık hizmet bedelinin 675,00 TL + KDV olarak kararlaştırıldığı, aynı sözleşmenin 6.3.maddesinde... sözleşmenin herhangi bir maddesine İŞVERENİN (...Reklam ..AŞ.) uymaması ve Riskomer'in yazılı uyarısına rağmen 7 gün içinde uyulmamaya devam edilmesi halinde sözleşme, ... tarafından tek taraflı olarak feshedilerek bir yıllık sözleşme ücreti kadar tazminat işveren tarafından ödenir." şeklinde kararlaştırıldığı görülmüştür. Davacı şirketin 11.01.2017 tarihli ihtarnameyle davalıya 4.232,92 TL bakiye hizmet bedelinin ödenmesi için çektiği ihtarnamenin 23.01.2017 tarihinde davalı tarafa teslim edildiği görülmüştür. Davalının, davacıya 1.232,92 TL hizmet bedelini 10.03.2017 tarihinde 3.000,00 TL hizmet bedelini ise 13.03.2017 tarihinde ödediği tarafların kabulündedir. Deliller celp edilip incelendikten sonra dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, bilirkişinin sunmuş olduğu 09.04.2018 tarihli raporda özetle; sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve cezai şartın fahiş olmadığına hükmedilmesi halinde davacının kalan ana borcunun 9.787,03 TL ve 13.03.2017 tarihli ödeme sonucu 115,84 TL tahsil harcı ödemesi gerektiğinin belirlendiği görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir. Davacının, tarafların kabulünde olan sözleşmeye dayalı olarak hak kazanmış olduğu hizmet bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine 11.01.2017 tarihinde bakiye hizmet bedelini 7 gün içerisinde ödemesi, aksi takdirde 8.100,00 TL cezai şart bedeli ile birlikte icra takibi yapılacağını belirterek 11.01.2017 tarihinde çekmiş olduğu ihtarnamenin 23.01.2017 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, icra takibinin 02.03.2017 tarihinde yapıldığı, takipten sonra davalı tarafın haricen davacıya hizmet bedelinin tamamını ödediği, ancak cezai şart ve icra takip masraflarını ödemediği, benimsenen bilirkişi raporuna göre cezai şart ve tahsil harcı dahil olmak üzere toplam 9.902,87 TL borcunun kaldığı anlaşılmıştır. O halde bu miktar üzerinden davanın kabulü gerekir. Davacı tarafın sözleşmeyi, sözleşmenin 6.3.maddesi uyarınca haklı nedenle feshettiği, davalı tarafın TTK 22.maddesi uyarınca da cezai şartta indirim istemesinin mümkün olmaması nedeniyle davalı vekilinin bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir. İtirazın iptali davalarında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için usule uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Söz konusu tazminat, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Ayrıca takibe konu alacağın likit olması gerekir. Borçlu tek başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likittir. Somut olayda davacı, faturaya ve sözleşmeye davayı olarak icra takibi yapmıştır. Bu nedenle borçlu ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumdadır. O halde, % 20 oranında icra inkar tazminatının kabulü cihetine gidilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İzmir ... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, 8.100,00 TL cezai şart olmak üzere toplam 9.902,87 TL üzerinden takibin devamına, fazla istemin reddine, takip tarihinden itibaren % 9,75 oranını geçmememek üzere avans faizi yürütülmesine, 2- Kabul edilen 9.902,87 TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3- Davacı tarafından peşin yatırılan 189,57 TL harcın alınması gerekli 676,46 TL nispi harca mahsubu ile eksik kalan 486,89 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına, 4- Davacı tarafından yapılan 225,57 TL Harç ve dosya gideri, 6 tebligat gideri 75,00-TL ve 250,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 550,57 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 491,00 TL‘nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5- Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nisbi 2.180,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nisbi 1.197,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Kararın kesinleşmesinden sonra kalan avansın davacı tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekilleri hazır olduğu halde verilen kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf - temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi . 08/05/2018 Katip ... E imza Hakim ... eimza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/513, K. 2018/438, T. 08.05.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-513-e-2018-438-k-b1718d8387a1