İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1243 E. 2020/552 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1243
- Karar No
- 2020/552
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1243 Esas KARAR NO : 2020/552 DAVA : Maddi Tazminat(Trafik Kazasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/11/2016 KARAR TARİHİ : 21/10/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Maddi Tazminat(Trafik Kazasından Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü...idaresindeki davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ...plakalı aracın 01/09/2015 tarihinde müvekkili ... idaresindeki motorsiklete çarparak müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza sonucu müvekkilinin sakatlandığını, kaza sonrası çalışamadığından işinden olduğunu, tedavi giderlerinin olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan... plakalı aracın 27/05/2015-2016 tarihleri arasında müvekkili nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacının zararını ispat etmesi gerektiğini, davacının maddi tazminat talebinin hangi zararlara ilişkin olduğunun anlaşılamadığını, tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, davacının kaza nedeniyle elde ettiği menfaatlerin mahsubunun gerektiğini, davacının sürekli maluliyetini ispatlaması gerektiğini, müvekkiline başvuru yapılmadığını, dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri uyarınca motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi zararın(tedavi gideri ile sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik) zmss sigortacısı olan davalıdan tazmini isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Kaza tespit tutanağı, -Trafik zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi, -Davacı vekili tarafından sunulan tedavi evrakları ve eki, -Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 19/01/2017-17/10/2018 tarihli yazısı ve eki, -ATK.... İhtisas Kurulu'nun 08/02/2019-29/04/2019 tarihli maluliyet raporu, -SGK İzmir İl Müdürlüğü'nün 08/11/2019 ve 06/03/2020 tarihli yazıları ve eki, -Manisa İl Emniyet Müdürlüğü'nün 07/10/2019 tarihli yazısı ve eki, -İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'nün 08/10/2019 tarihli yazısı, -Trafik kusur bilirkişi ...nun 04/11/2019 tarihli raporu, -ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 31/01/2020 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Sorumluluk hukukunun amacı, zarar görenin uğramış olduğu gerçek zararı gidermek, kaybolan bir değerin yerine, nitelik veya nicelikçe benzer bir değer koymaktır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile tedavi giderleri de bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Bedensel zarara uğrayan kimse, çalışma gücünü sürekli veya geçici olarak yitirmesinden ve ileride edineceği kazançtan yoksun kalmasından doğan zarar ile bütün giderlerini isteyebilir. Çalışamamaktan kaynaklanan zarar ise geçici iş göremezlik nedeniyle olabileceği gibi; sürekli iş göremezlik biçiminde de olabilir. Geçici iş göremezlik zararı, zararı görenin yaptığı iş ve gelir durumu itibariyle iyileşme süresinde elde edemediği kazançtan ibarettir. Sürekli iş göremezlik zararı ise beden gücü kaybına uğrayan kişinin, zarar görmeden önce yapmakta olduğu iş için daha fazla bir güç (efor) harcaması nedeniyle doğan zarardır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; 01/09/2015 tarihinde ... plakalı araç ile... plakalı araçların çarpışması neticesinde çift taraflı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, davacının kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile tedavi giderinin bulunduğu ve davalı sigorta şirketinin kazaya sebebiyet veren...plakalı aracın zmss sigortacısı olarak sorumluluğu bulunduğu iddiasıyla işbu davayı ikame ettiği, mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları kapsamında bildirilen tüm delillerin toplandığı, dosyanın trafik kusur bilirkişi ... tevdii edildiği ve trafik kazasına ilişkin olarak taraflar ile üçüncü kişilerin kusurlarının tespitinin istendiği, adı geçen bilirkişiden alınan 04/11/2019 tarihli kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının %100, davalı sigorta sürücüsünün kusursuz olduğu şeklinde görüş bildirildiği, taraf vekillerinin itirazı üzerine mahkememizce dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 31/01/2020 tarihli raporunda da davacının %100 kusurlu olduğunun bildirildiği, mahkememizce alınan kusur raporları ile trafik kazası tespit tutanağına konu maddi vakıaların uyumlu olduğu, karşı yönden gelen aracın şeridine girmek suretiyle kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren davacının 2918 sayılı KTK'ya göre asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sigorta sürücüsüne atf-ı kabil kusur bulunmadığı, trafik kolluğu tarafından kaza tespit tutanağında yapılan kusur değerlendirmesinin kazanın oluşu ile trafik mevzuatına uygun olmadığı, bu nedenle davacı vekilinin kusur bilirkişi raporlarına yönelik itirazı ile yeniden kusur raporu alınmasına ilişkin talebinin yerinde olmadığı ve dosyaya katkı sağlamayacağı, mahkememizce alınan kusur raporlarının oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davalı sigortanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitiyle sorumlu olduğu, meydana gelen kazada davalı sigorta sürücüsünün kusuru bulunmadığından davalı sigortanın sorumluluğundan bahsedilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 54,40 TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 34,16 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 20,24 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 5-Adli Tıp Kurumu... İhtisas Kurulu ile Trafik İhtisas Dairesi'nin rapor ücretleri olan toplam 1.447,00 TL'nin suçüstü ödeneğinden KARŞILANMASINA, Adli Tıp Kurumu hesabına ödeme yapılmak üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğüne müzekkere YAZILMASINA, 6-Mahkememizce suçüstünden karşılanan 1.447,00 TL ATK rapor ücretlerinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.21/10/2020 Katip... E-İMZA Hakim ... E-İMZA