İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/162 E. 2020/518 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/162
Karar No
2020/518
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/162 Esas KARAR NO : 2020/518 DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/01/2016 KARAR TARİHİ : 14/10/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Maddi Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/07/2005 günü müvekkilinin desteğinden yoksun kaldığı ... plakalı aracın sürücülüğünü yapan ...n trafik kazası sonucu vefat ettiğini, aynı kazada araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin de yaralandığını, vücudunda kalıcı fonksiyon kaybının meydana geldiğini, bakıcı ve tedavi giderlerinin olduğunu, ayrıca eşini kaybetmesi nedeniyle destekten yoksun kaldığını, müteveffanın kusurunun destekten yoksun kalan müvekkiline yansıtılamayacağını, davalının zmss sigortacısı olarak meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının eşini kaybetmesi nedeniyle 250,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 250,00 TL cenaze ve defin gideri ve davacının kendisinin yaralanması nedeniyle de 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada ...Dış Ticaret A. Ş. ve... Sigorta A. Ş'nin ayrı ayrı davalı olarak gösterildiğini, dava konusu olayda muhatabın ...Sigorta A. Ş. olduğunu, ancak... Sigorta A. Ş'nin şirket birleşmesiyle müvekkili... Dış Ticaret A. Ş'ye devredildiğini, ... Sigorta A. Ş'nin tüzel kişiliğinin sona erdiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin davacıya karşı sorumluluğunun bulunmadığını, aksi kanaat halinde müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının haksız şekilde maddi kazanç sağlamaya yönelik hareket ettiğini, davacıya 15/08/2008 tarihinde 18.532,00 TL ödeme yapıldığını, ibraname alındığını ve şirketlerinin herhangi bir hukuki sorumluğunun kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir DAVA: Dava, 30/04/2005 tarihinde meydana gelen çift taraflı, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası neticesinde... plakalı araç sürücüsü ...n(davacının eşi) ölümü ve aynı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle oluştuğu iddia olunan maddi zararların(destekten yoksun kalma, cenaze ve defin gideri, tedavi gideri, bakıcı gideri, sürekli iş göremezlik) karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında tazmini isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Davalı ... A. Ş. Tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan poliçe ve hasar dosyası, -Muğla Sgk İl Müdürlüğü'nün 13/07/2016 tarihli yazısı ve eki, -Muğla ... Ağır Ceza Mahkemesi'ni... -Eğirdir Kemik Eklem Hastalıkları Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nin 09/05/2017 tarihli yazısı ve eki, -Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 08/05/2017 tarihli yazısı ve eki, -Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 19/09/2017 tarihli maluliyet raporu, -Trafik kusur bilirkişi ...'ün 28/12/2017 tarihli raporu, -Aktüerya bilirkişi ...i kök raporu ile 10/04/2019-11/03/2020-07/10/2020 tarihli ek raporları, -Ula Kaymakamlığı İlçe Müftülüğü'nün 31/07/2019 tarihli yazısı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde (6098 sayılı TBK'nun 49. md.) haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de (TBK'nun değişik 72. md) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK'nun 72. maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi bulunduğu belirtilmiştir. Buna karşılık 2918 sayılı KTK'nun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir. Görüldüğü gibi, BK'nun 60. ve 2918 sayılı KTK'nun 109/2. maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir. (TBK'nun 72. maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır.) 2918 sayılı Kanun'un anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.Dahası söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür(HGK'nun 5.6.2015 tarih 2014/17-2198 2015/1495 sayılı kararı). Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; 30/04/2005 tarihinde... plakalı araçların çarpışması neticesinde çift taraflı, ölümlü ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, bu kazada iki kişinin vefat ettiği ve beş kişinin de yaralandığı, vefat edenlerden birinin davacının eşi ve...n sürücüsü olan ... ve yine yaralananlardan birinin de ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı olduğu, davacının 28/01/2016 tarihli işbu dava ile eşinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze ve defin gideri, kendisinin yaralanması nedeniyle de bakıcı gideri, tedavi gideri ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu ve talebini...plakalı aracın kaza tarihi itibariyle zmss sigortacısı olan davalıya yönelttiği, davacı her ne kadar ...Sigorta A. Ş'yi de davalı göstermişse de adı geçen sigorta şirketinin diğer davalı ... A. Ş. ile birleştiği, tüzel kişiliğinin sona erdiği, bu nedenle davalı ...Sigorta A. Ş. yönünden taraf ehliyetinin bulunmadığı, davalı ... Tic. A. Ş. yönünden yapılan incelemede de dava dilekçesinin davalı ... Tic. A. Ş'ye 11/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... Tic. A. Ş. vekilinin mahkememize sunduğu 17/05/2016 tarihli cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, mahkememizce her ne kadar 02/11/2016 tarihli celsede kaza tarihinin 26/07/2005 olduğu, 5237 sayılı TCK'ya göre uzamış ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu ve dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği gerekçesiyle ara kararla davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmişse de davacı vekilinin dava dilekçesinde kaza tarihini sehven 26/07/2005 olarak gösterdiği, dosyamız içerisinde bulunan kaza tespit tutanağı, soruşturma ifade tutanakları, iddianame ve ceza mahkemesi gerekçeli kararına göre kaza tarihinin 30/04/2005 olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 344. maddesine göre yeni TCK'nın 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe girdiği, kaza tarihi olan 30/04/2005 itibariyle mülga 765 sayılı TCK'nın yürürlükte olduğu, birden fazla kişinin yaralanması ve ölümü ile neticelenen olayda mülga TCK'nın 455/2 ve 102/1-3. maddelerine göre ceza dava zamanaşımının 10 yıl olduğu, somut olayda davacının gelişen durum iddiasının da bulunmadığı, davalı vekilinin yasal cevap süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunduğu, 30/04/2015 tarihi itibariyle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, davacının bu tarihten sonra 28/01/2016 tarihinde işbu davayı ikame ettiği anlaşılmakla davalı...Sigorta A. Ş. yönünden davanın taraf ehliyeti yokluğundan usulden reddine, davalı ... Tic. A. Ş. yönünden ise davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli başvurma harcı ile karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, .../... 3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1-2. maddesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluklarında açıkça okunup usulen anlatıldı.14/10/2020 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/162, K. 2020/518, T. 14.10.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-162-e-2020-518-k-a9d0ede48555