İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1535 E. 2018/461 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1535
- Karar No
- 2018/461
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/1535 Esas KARAR NO : 2018/461 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2016 KARAR TARİHİ : 15/05/2018 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, İzmir Tüketici Mahkemesine verdiği 01/12/2016 tarihli dilekçesinde; Davacı şirkete ait ... numaralı 5 adet sabit telefon hattının...A.Ş bünyesinden kurumsal abonelik hizmeti almakta iken 2013 yılında davalı ... A.Ş' ye taşımasının yapıldığını, hatların 2014 yılı Haziran ayında şirket abone değişikli yapılarak... Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şti' ne geçirildiğini , o tarihten sonra sorunsuz olarak numaraların hizmet faturalarının... Ltd. Şti' ne kesildiğini, hizmet bedellerinin de ... Ltd. Şti' den tahsil edildiğini, 08/09/2016 tarihinde saat 17.00 itibariyle 5 adet telefon hattının bir anda görüşmelere kapatıldığını, yapılan harici araştırma üzerine hatların başka bir servis sağlayıcıya davacı şirketin bilgi ve rızası dışında taşınması işleminin yapıldığının öğrenildiğini, bu bilginin ... A.Ş. Müşteri Hizmetleri tarafından da teyit edildiğini, davalı ile yapılan bir dizi telefon, mail ve noter ihtarnamesi işlemleri sonrası 21 gün sonra hatların yeniden hizmete açıldığını ancak bu arada oluşan ağır zarar için davanın açılmasının gerektiğini, davacı firmanın söz konusu telefonları ticarethanesinde kullandığını, davacının ...Ege Bölge Bayiliği işi yaptığını, davacının kurumsal iletişim araçlarından mahsur bırakıldığı ve ağır bir mağduriyetin oluştuğunu, telefon bilgilerinin yeniden güncellenmesi, bilgilerin karşılıklı teyitleştirilmesinin büyük zorluklar gerektirdiğini ayrıca davacı şirkete bilindik numaralardan ulaşılamaması sonucu bir çok müşteri nazarında davacı şirket hakkında kapandığı, işlerinin bozulduğu vs ... yönünde dedikoduların dolaştığını, davacı şirketin bölge ve yurt sathındaki itibarının yerle bir edildiğini, hatların kesilmesi ile davacı şirketin dış dünya ile ticari iletişim ve ilişkisini kuramadığını, sipariş alımı, mal teslimi, ek sipariş gibi hizmetleri veremediği, müşterilere karşı vaat ve taahhütlerini yerine getirmekte zorlandığını, davacının müşterileri nazarında müşterilerin telefonlarına çıkmayan, çıkamayan bir tacir durumuna düştüğünü, davacı şirketin bayisi olduğu ... firmasına karşı da kesilen telefonları nedeniyle izahı zor bir durumda bırakıldığını, davalı şirketin sebepsiz, özensiz, hukuksuz tutumu ile doğan sonuçların basit bir hizmet kusuru olmaktan öte ağır hizmet kusuru olduğunu, bu mağduriyetin karşılık zararının para ile ölçülmesinin mümkün olmadığını belirtmiş 250.000,00-TL manevi tazminat ile 150.000,00-TL maddi tazminatının 09/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek olan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir İzmir 1. Tüketici mahkemesince davanın ticari dava olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleştirilerek dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Dosya mahkememize tevzi edildikten sonra davacı tarafa dava konusu değerler üzerinden gerekli harçları yatırmak HMK 120. Maddesi gereğince iki haftalık süre verilmiş, davacı tarafça sunulan 16/01/2017 tarihli dilekçede; davadaki talebin düzeltildiği, buna göre 25.000,000-TL manevi tazminat 5.000,00-TL maddi tazminat talep edildiği, bu miktarların dışındaki dava konusuna ilişkin hakların ileriye dönük saklı tutulduğu, bu dava açısından takip edilmediği, toplam dava konusu 30.000,00-TL üzerinden harcın ikmal edildiği, esasen uyuşmazlığın tüketici hukuku ile ilgisi değerlendirilmişken tüketici mahkemesinin görevsizlik kararı ile ticaret mahkemesine gelen dosyada yargılamanın uzun sürebileceği, mağduriyetin tüketici kapsamında ön görülmesi ve büyük zararların olduğu düşünülerek ilk miktarların bildirildiği, olayda mağdur olan davacının harçlar ile ayrıca mağdur olmaması bakımından düzeltmenin yapıldığı belirtilmiştir. Davalı vekili mahkememize verdiği 10/02/2017 tarihli cevap dilekçesinde: Davacı tarafça, rızası dışında hatların... A.Ş' ye aktarıldığı ve 08/09/2016 tarihinde hatların 21 gün süre ile iletişime kapatıldığının iddia edildiğini, davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemede; 21/08/2014 tarihinde davalı şirketin ilgili birimine hatların devri ile ilgili bir e-posta gönderildiğinin görüldüğünü, bunun üzerine hatların dava dilekçesinde bahsedildiği üzere 21/06/2014 tarihinde abone değişikliğinin gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını, davacı şirket tarafından hatlar üzerinde abone değişikliği talep edildiğini, davacı abone ile yapılan görüşmede davacının siparişi devir aldığı firma tarafından eski evrak ile taşıma talebi başvurusunun yapıldığı ve geçişin bu yöntem ile gerçekleştiğinin iletildiğini, davalı şirket sistemlerinde abone talebi ile sipariş devir olunduğunu, birinci firma olan...Otomobilcilik San. Tic. A.Ş' nin hatlarını ikinci firma olan davacıya devrettiğini, devir işlemi olduktan sonra numaralar üzerinde ikinci firmanın hak sahibi olacağı ancak devir yapıldıktan sonra devreden birinci firmanın... a giderek kendi evrakları ile taşıma başvurusu yaptığını, devri alan hatların sahibi olan ikinci firmanın bu durumdan haberinin olmadığının görüldüğünü, bir ve ikinci firma arasında bir iletişim olmadığının anlaşıldığını, ... un ise kendisine teslim ettiği evrak ile taşıma başvurusu yaptığını, davalı şirketin bu başvuruyu esas alarak birinci firmanın taşıma evraklarına onay verdiğini, bu nedenlerden dolayı hatların ...' a taşındığının anlaşıldığını, bu işlemden davacı firmanın haberi olmadığını, hatların sahibi olan ikinci firma hatları geri almak istediğinde de birinci firmanın taşıma evrakını... olduğu için geri alamadığını, davalı şirketin her hangi bir kastı ve kötü niyeti bulunmadığını, ağır hizmet kusuru olduğu iddialarının da kabul edilemeyeceğini, tazminat talebinde bulunmak için gerekli yasal unsurların oluşmadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zararın davalının eylemleri ile gerçekleştiğinin açık olarak ispat etmesi gerektiğini ayrıca talep edilen tazminat miktarlarının gerçekçi olmadığı afaki olarak belirlendiğini belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı şirkete ait 5 adet telefon hattının iletişime kapanmasında , davalının hizmet kusuru olup olmadığı , davacının hatların iletişime kapanması sebebiyle maddi zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise bunun miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve davacı defter kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması için mahkememizce ara kararı oluşturulmuş, davacı vekili mahkememize verdiği 27/12/2017 tarihli dilekçesinde maddi tazminat talebinin atiye bırakıldığını belirtmiş dosyanın bilirkişiden geri istenmesini talep etmiş, talep doğrultusunda dosya bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın bilirkişiden iade alınmıştır. Davacı vekili 13/02/2018 tarihli celsede maddi tazminat ile ilgili taleplerini şimdilik geriye aldıklarını manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan etmiş bu beyanının imzası ile tasdik etmiştir. Davalı vekili aynı celsede davanın atiye bırakılması talebine muvafakat etmediklerini belirtmiş bu beyanını imzası ile tasdik etmiştir. Davacının maddi tazminat talebiyle ilgili davanın geri alınması talebi , davalı tarafça kabul edilmediğinden davacının maddi tazminat ile ilgili talebinin HMK 150. Maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça davacı şirkete ait 5 adet sabit telefon hattnın 08/09/2016 tarihinden itibaren 21 gün süre ile iletişime kapandığı, bu olayın davalının hizmet kusurundan kaynaklandığından bahisle oluşan maddi ve manevi zararın giderilmesine yönelik olarak davalı hakkında mahkememize maddi ve manevi tazminat davası açılmış ise de davacının maddi tazminat ile ilgili talebini geriye aldığı, ancak bu işleme davalı tarafın rıza göstermediği, bu sebeple maddi tazminat ile ilgili talebin 13/02/2018 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildiği, işlemden kaldrırılma tarihinden itibaren üç aydan fazla bir süre geçtiği dosyanın yenilenmediği, maddi tazminat talebiyle ilgili açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerektiği , davacının manevi tazminat talebi yönünden ise Türk Medeni Kanunun 24,25 ve TBK' nun 58. Maddelerinin ön gördüğü, manevi tazminat ödenmesini gerektirir şekilde kişilik haklarının saldırıya uğradığına dair herhangi bir iddia ve kanıt ileri sürülmediği , manevi tazminatın yasal koşullarının oluştuğunun ispat edilemediği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış davacının maddi tazminat talebiyle ilgili açtığı davanın açılmamış sayılmasına, manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacının maddi tazminat talebi ile ilgili açtığı davanın HMK 150/1 maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE , 3-Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan harç fazla olduğundan 476,45 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücreti ile red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına , Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili Av....le davalı vekili Av. ... ' nün yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2018 Katip ... E imza Hakim ... eimza