İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1243 E. 2020/92 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/1243
Karar No
2020/92
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/1243 KARAR NO : 2020/92 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 17/10/2016 KARAR TARİHİ : 07/02/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıdan takibe konu faturalar nedeniyle 13.801,40 TL alacak bulunması nedeniyle İzmir...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı sonucu takibin durdurulmasına karar verildiğini, itiraza uğrayan takibe konu faturaların 10/04/2012 tarih, 3.379 TL bedelli, 12/04/2012 tarih, 3.596,40 TL, 18/04/2012 tarih, 6.808 TL bedelli olup bu faturalardan toplam alacağın 13.801,40 TL olduğunu, davalının da ticaret işi ile uğraştığını, şirket defterlerinin ve faturaların incelenmesinde haklılığının anlaşılacağını, davalının bugüne kadar ilgili miktarı tüm aramalara rağmen ödemediğini, açılan takibe de itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan takibe dayanak faturaların müvekkili borçlu tarafından ödendiğini,... irsaliye numaralı 3.596,40TL tutarlı faturanın kapalı fatura olup ticari teamüllere göre ödendiğini alacaklı firma tarafından da kabul edildiğini, diğer iki faturanın ödemesinin elden yapıldığını bir kısım malın da ayıplı olduğu gerekçesiyle iade edildiğini, buna ilişkin tanıkları bulunduğunu, hiçbir şekilde borcu kabul etmemekle birlikte borcun ferilerine icra takibindeki faiz alacağına da itiraz ettiklerini, borçlu müvekkilin temerrüde düşürülmeden fatura tarihinden itibaren faiz işletildiğini, hiçbir şekilde faturaların müvekkile tebliğ edilmediğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVABA CEVAP: Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, şirket defterlerinin incelenmesinde gerçeğin ortaya çıkacağını, bunun haricinde elden ödeme sair iddiaların yersiz olduğunu, burçlunun yerini bile değiştirdiğini, takip sırasında adresini temin ettiklerini, bu güne kadar da müvekkili şirket alacağını elde edemediğini, tanık dinletme talebini kabul etmediklerini beyan etmiştir. Davalı vekili dosyaya ibraz ettiği 28/04/2017 tarihli beyan dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı firmadan... sınıflar için 2012 yılı 23 Nisan gösterilerine beden ve ölçüler belirtilerek kostüm hazırlamasını talep ettiğini, müvekkiline 18.04.2012 tarihinde teslim edilen malların ayıplı olduğunu Muğla'da farkedildiğini, davacı firmanın kendisine bildirilen beden ölçülerini dikkate almayarak kesim ve dikiş hataları yapmış ürünlerin ayıplı hale gelmesine sebep olduğunu, daha sonra hemen ürünlerin İzmir'e getirilerek davacı firmaya teslim edildiğini, davacı firmanın ayıplı malları 21 Nisan 2012 tarihinde ayıpları düzelttiğini belirterek davalı müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin 23 Nisan'da kostümlerini anlaştığı okula götürdüğünü, kıyafetlerin çocukların üzerine olmadığının görüldüğünü, ayıpların giderilmediğinin anlaşıldığını, müvekkilinin anlaştığı okul tarafından ürünlerin kabul edilmediğini, Muğla'da hiçbir okuldan iş alamaz hale geldiğini ve dükkanını kapatmak zorunda kaldığını, davacı firmanın kendisine bildirilen beden ölçülerini dikkate almayarak tolere edilemeyecek kesim ve dikiş hataları yaptığını en kalitesiz kumaşları kullanarak ürünlerin ayıplı hale gelmesine sebep olduğunu, bunların adet ve fatura bedellerinin lastik pantolon 50 adet (50x9= 450-TL), modal çoçuk etek 40 adet (40x13=520-TL), abiye elbise 10 adet (10x20=200-TL), muhtelif çocuk bluz 40 adet(40x8=320-TL), muhtelif çocuk bluz 60 adet (60x8=480-TL), muhtelif gösteri kostümü 31 adet (31x30=930-TL) olmak üzere toplam 2.900-TL olduğunu, bu değerdeki malın ayıplı çıktığını, ayıplı malların davacı firmaya iade edilmesine rağmen davacının malları kabul etmediğini, bu nedenle malların hala müvekkilin elinde bulunduğunu, davalı müvekkilinin ayıp ihbarı yaptığına dair elinde yazılı belge bulunmadığını, tanık delili ile ayıp ihtarında bulunulduğunun tanık ile ispatlanabileceğini beyan etmiştir. DELİLLER: Taraflarca gösterilen tüm deliller toplanmış, İzmir ... İcra Dairesi'nin... esas sayılı takip dosyası getirtilmiş, tanık dinlenmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. İzmir...İcra Dairesi'nin...esas esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklısının... Tekstil Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti, borçlusunun... olduğunu, 3.397,00TL fatura alacağı, 1.200,30 TL işlemiş faiz, 3.596,40 TL fatura alacağı, 1.268,99 TL işlemiş faiz, 6.808,00 TL fatura alacağı, 2.392,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.662,82 asıl alacak üzerinden 14/03/2016 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun 13/06/2016 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Mahkememizin 28/04/2017 tarihli duruşmasında ayıplı olduğu iddia olunan ürünlerin bulunduğu yerde tekstil mühendisi bilirkişi vasıtasıyla keşif ara kararı oluşturulmuş, yapılacak keşifte bilirkişi ile birlikte fatura ve ürünler karşılaştırılmak suretiyle ürünlerin faturaya konu ürünler olup olmadığı, ayıp olup olmadığı ve ayıbın niteliği hususlarının tespiti yönünde inceleme yapılmasının istenildiği, davalı tarafça keşif ücretinin yatırılmaması sebebiyle keşfin icra edilemediği, davalı vekilinin 13/09/2017 tarihli duruşmada keşif ücretini müvekkilinin maddi koşulları nedeniyle yatıramadıklarını beyan ettiği görülmüştür. Mahkememizin görevli olup olmadığını belirlemeye yönelik Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Vergi Dairesine ve Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazı yazılmış, yazı cevapları dosya içerisine alınmıştır. Dosya ve davacının tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 10/07/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "davacının incelemeye konu 2012,2013,2014, 2015 ve 2016 yıllarına ait defterlerinin 6762 ve 6102 sayılı TTK nun ilgili maddeleri uyarınca yapılması gereken noter açılış ve kapanış tasdikinin süresinden yaptırıldığı, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davalının incelemeye ibraz edilen 2016 yılına ait işletme defterlerinin VUK 221 ve 222 maddeleri uyarınca noter açılış onayının yaptırıldığı, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterin usulüne uygun tutulduğu, icra takibine konu toplam 13.851,40TL tutarında 3 adet faturanın davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturaların ödenmesine ilişkin davacı defterlerine kayıt bulunmadığı, davalı defterlerinin de işletme defteri olması ve Vergi Usul Kanunun 194.maddesi hükmüne göre tutulan işletme defterlerinde sadece gelir ve giderlerin kaydedilmesi tahsilat ve ödeme kayıtlarının kaydedilmemesi nedeniyle davalı defter kayıtlarından ödeme işlemlerinin tespit imkanının bulunmadığı, takip konusu 3 adet faturanın toplam 13.851,00TL bedelli olmasına karşın davacı yanın takipdeki asıl alacak talebinin 50,00TL eksiğiyle 13.801,40 TL üzerinden başlatıldığı görülmüştür. Takip konusu 3 adet faturanın ödenmesine ilişkin yapılan inceleme sonucu; davalı yanca elden ödendiği iddia edilen 10/04/2012 tarih, ... nolu, 3.397,00TL bedelli ve 18/04/2012 tarih, ... nolu, 6.858,00TL bedelli 2 adet faturanın ödemesine ilişkin davacı defterlerinde kayıt bulunmadığı, davalı tarafça dosyaya herhangi bir ödeme belgesi ibraz edilmediği, kapalı düzenlendiği iddia edilen 12/04/2012 tarih, ... nolu, 3.596,40TL bedelli diğer ücüncü fatura incelendiğinde, faturanın üst ve alt kısmında iki adet şirket kaşesi ve imza tatbikinin bulunduu, alttaki kapalı fatura anlamına gelen kaşe üzerinde çarpı işaretinin olduğu, açık fatura anlamına gelen üstteki kaşe ve imza tatbiki üzerinde ise herhangi bir ilave işlem olmadığı görülmüş olup, mahkemenizce söz konusu faturanın, kapalı fatura olarak kabul edilmesi halinde 15/03/2016 icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 10.205,00TL alacaklı olduğu, kapalı fatura olarak kabul edilmemesi halinde 15/03/2016 icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 13.801,40TL alacaklı olduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİL DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Dava, İİK 67. madde gereğince 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmıştır. Vergi Dairesi, Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ve Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevaplarına göre davalı ...'ın 2016 ve 2017 yıllarında işletme hesabına göre defter tuttuğu, 2016 yılındaki gayrisafi hasılatının 263.521,81TL olduğunun tespit edildiği görülmekle dava tarihi itibariyle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, toplanan deliller, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari satışın söz konusu olduğu, TTK 23/1-c maddesi uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değil ise, alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ile ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlü olduğunun düzenlendiği, davalının ayıp ihbarını süresinde yaptığını ispatlayamadığı, davalı kendisine teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığına, ayıbın niteliğine ve ayıplı malların faturaya konu ürünler olup olmadığının tespitine yönelik keşif ve bilirkişi ücretini yatırmadığından, ayıp iddiasını ispatlayamadığı, tarafların incelemeye konu ticari defterlerinin yapılması gereken noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu, takip konusu 3 adet faturanın hem davacının hem davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kapalı fatura olarak iddia etmiş olduğu 12/04/2012 tarih 3.596,40TL bedelli faturanın üst ve alt kısmında 2 adet şirket kaşesi ve imza tatbikinin bulunduğu, alttaki kapalı fatura anlamına gelen kaşe üzerinde çarpı işaretinin olduğu, açık fatura anlamına gelen üstteki kaşe ve imza tatbiki üzerinde herhangi bir ilave işlem olmadığından açık fatura niteliğinde olduğu, davalı tarafın dosyaya herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmediği, ödeme iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 13.801,40 TL borcu bulunduğu, bu miktar üzerinden davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğu kanaatine varılarak davacının davasının kabulü ile, İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 13.801,40 TL üzerinden devamına, alacak likit olduğundan 13.801,40 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davacının davasının kabulü ile, 2-İzmir... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 13.801,40 TL üzerinden devamına, 13.801,40 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından peşin yatırılan 142,39-TL harcın alınması gerekli 942,77-TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye kalan 800,38-TL harcın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Davacı tarafından sarf olunan 142,39-TL harç, 665,00-TL posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 807,39-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir edilen 3.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.07/02/2020 Katip ... E imza Hakim ... E imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1243, K. 2020/92, T. 07.02.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-1243-e-2020-92-k-b61ce8ad65e2