İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/384 E. 2019/652 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2007/384
Karar No
2019/652
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2007/384 Esas KARAR NO : 2019/652 A- MAHKEMEMİZİN 2007/384 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 06/06/2007 B-MAHKEMEMİZİN 2007/384 E. SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 5. ATM' NİN 2007/642 E. 2009/37 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: DAVA : ALACAK DAVA TARİHİ : 11/09/2007 C-MAHKEMEMİZİN 2007/384 E. SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 5. ATM' NİN 2007/642 E. 2009/37 K. SAYILI DOSYASINDA BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 1. ATM' NİN 2008/829 E. 2008/727 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: DAVA : ALACAK DAVA TARİHİ : 22/12/2008 D-MAHKEMEMİZİN 2007/384 E. SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 1. ATM' NİN 2008/64 E. 2008/452 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: DAVA : ALACAK DAVA TARİHİ : 17/01/2008 E-MAHKEMEMİZİN 2007/384 E. SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 2. ATM' NİN 2008/264 E. 2010/326 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: DAVA : ALACAK DAVA TARİHİ : 26/03/2008 F-MAHKEMEMİZİN 2007/384 E. SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 8. ATM' NİN 2013/204 E. 2013/248 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: DAVA : ALACAK DAVA TARİHİ : 23/05/2013 KARAR TARİHİ :13/06/2019 Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan Alacak davalarının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dosya davacısı TMSF vekili, mahkememize verdiği 06/06/2007 tarihli dilekçesinde; yönetim ve denetimi Fon Kurulunun 16/05/2002 tarih 326 sayılı kararı ile mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15/7-a maddesi kapsamında fon tarafından devir alınan ....Giyim San ve Dış Tic AŞ. nin İzmir .... ATM nin 27/10/2003 tarih ... Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini ve İzmir İflas Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile de tasfiye işlemlerine başlandığını, firmanın iflasına karar verilmesi üzerine fon dahil tüm alacaklı tarafların şirketten olan alacaklarını iflas masasına kayıt ettirdiklerini, şirketin sıra cetvelinde kayıtlı toplam 811.211.936,00 YTL borcu bulunduğunu, bunun 318.920.151,00 YTL tutarlı kısmının davacı kurum alacağı olduğunu, 27/03/2006 , 31/03/2006 ve 10/04/2006 tarihli denetçi raporları ile ....Giyim San Dış Tic AŞ. yi zarara uğratarak iflasına sebep oldukları hususunda sorumlulukları tespit edilen müflis şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında mali sorumluluk davasının fon tarafından açılması ve takip edilmesi yönünde İİK 245. Maddesi gereğince İflas İdaresinden yetki talep edildiğini ve 10/04/2007 tarihli müflis şirketin Olağanüstü Alacaklılar Toplantısında fona ve talep eden diğer alacaklılara dava açma hakkı devir edilerek yetki verildiğini, toplantıda Tasfiye Halindeki ...Bankası AŞ , ... Fon Bankası AŞ , ...AŞ ,...Ltd Şti , ...Teks Ltd Şti ,...Bankası AŞ , ...Holding AŞ , ...Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ , ...Finansal Kiralama AŞ, ....Giyim San ve İç Dış Tic AŞ, ... Bankası AŞ nin de fona yetki verilmesini talep ettiğini, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun TTK 336. Maddesine dayalı olduğunu, denetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun da TTK nun 359. Maddesinde düzenlendiğini, 2001 yılına ilişkin denetçi raporunda belirtildiği üzere şirketin 2001 yılını 23.314 Milyar TL zarar ile kapattığını, şirketin öz kaynaklarının tamamının yitirildiğini ve öz kaynakların 6.606 Milyar TLye düştüğünü, şirketin bu hali ile TTK nun 324. Maddesi kapsamına girdiğini, şirketin vergisel mali durumunun tespiti amacıyla...Denetim Revizyon Tasdik Yeminli Mali Müşavirlik AŞ tarafından 16 Eylül 2002 tarihi itibariyle düzenlenen raporun 4.5. Ticari Mal Satışları bölümünde " 2007 yılı içinde özellikle... Tekstil Sanayi ve Ticaret AŞ den olan kredi alacağının tahsili maksadı ile alınan tekstil / konfeksiyon ürünü mamullerin 2001 senesi içinde muhtelif alıcılara maliyetinin altında satıldığı,. " nın ifade edildiğini, ticari malların zararına satışı nedeni ile yönetim kurulu üyeleri ile denetim kurulu üyelerinin mali sorumluluklarının rapordaki tabloda belirtilen tutar üzerinden aranmasının yerinde olacağı kanaatine varıldığını, 31/12/2001 tarihi itibariyle bilançoda finansal duran varlıklar/ bağlı menkul kıymetler hesabında yer alan ...Alışveriş Hizmetleri AŞ hisse senetlerinin 225.000.000.000 TL nominal değerli kısmının 1999 yılından önce iktisap edilmiş olup, 459.000.000.000 TL nominal değerli kısmının 19/09/2000 tarih... sayılı yönetim kurulu kararı ile 1.009.100.000.000 TL nominal değerli kısmının 30/10/2000 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararı ile ve 1.980.199.000.000 TL nominal kısmının 12/12/2000 tarih ve... sayılı yönetim kurulu kararı ile satın alındığını, ...Alışveriş Hizmetlerinin önceki dönemlerden gelen zararının 1999 yılında artarak devam ettiği, 2000 yılında öz kaynaklarını da tamamen kaybettiğinin görüldüğünü, iştiraklerin alımından daha sonra göreve gelen yönetim ve denetim kurulu üyeleri tarafından da halefleri hakkında söz konusu zarara sebebiyet verilmesi nedeniyle TTK gereği işlem yapılmadığını, 2000 yılında alınan 3.448.299.000,000 TL tutarındaki ...Alışveriş Hizmetleri AŞ hisse senetlerinin alımı ile ilgili olarak yönetim kurulu üyeleri ile denetim kurulu üyelerinin mali sorumluluklarının rapordaki tabloda belirtilen tutar üzerinden aranmasının yerinde olacağı kanaatine varıldığını, 18/12/2000 tarih ve 56 sayılı yönetim kurulu kararı ile... Sivas Tekstil San ve Tic AŞ. nin aktifindeki gayrimenkulün ... Grubu Şirketlerinin şirkete olan borçlarına mahsuben 2.000.000.000.000 TL değer ile satın alınmasının kararlaştırıldığını, bu kararı istinaden de 26/04/2001 tarihinde söz konusu gayrimenkulün tapu devir işleminin gerçekleştiğini, gayrimenkulün alımına ilişkin karardan ve alım işleminden önce 12/01/1999 tarihli T. ...Bankası AŞ. lehine 5,3 Trilyon TL birinci derece , 05/10/2000 tarihli 5,3 Trilyon TL iki ve üçüncü derecelerde, ...Holding AŞ. lehine ipoteklerin mevcut olduğunun tespit edildiğini, 20/12/2000 tarih ve 57 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile de İstanbul Kartal'da bulunan ...Turizm ve Tanıtım ve Mağazacılık AŞ. nin aktifindeki gayrimenkulün söz konusu şirketin borçlarına mahsuben KDV hariç 2.640.000.000.000 TL değer ile satın alınmasının kararlaştırıldığını, bu karara istinaden de 24/04/2001 tarihinde söz konusu gayrimenkulün tapu devir işleminin gerçekleştiğini, gayrimenkulün alımına ilişkin karardan ve alım işleminden önce 16/11/2000 tarihli ...Bank AŞ lehine 5 Trilyon TL ipotek mevcut olduğunun tespit edildiğini, söz konusu gayrimenkuller ile ilgili olarak yönetim kurulu üyeleri ile denetim kurulu üyelerinin mali sorumluluklarının rapordaki tabloda belirtilen tutar üzerinden aranmasının yerinde olacağı kanaatine varıldığını, şirket kaynaklarından grup şirketlerine şirketin yönetiminde görev yapmış kişilerin ilişkili şirketlerine, şirketin küçük ortaklarına, şirketin ödenmiş sermayesine oranla büyük miktarlarda krediler ya da kredi niteliğinde cari hesaplar kullandırıldığını, söz konusu alacak hesaplarının uzun süredir cüzi miktarlar dışında hareket görmedikleri ve bu nedenle donuk oldukları, söz konusu alacakların ya da kredilerin bazılarının genel kredi sözleşmelerinin ya da alacak sözleşmelerinin dahi bulunmadığı ve her hangi bir teminata bağlanmadıkları, mevcut teminatların ise risklere göre küçük tutarlarda ipotekler ile grup şirketlerinin ya da şirketin kendisine ait hisse rehinleri olduğu, alınan ipoteklerin genellikle 2 ve daha sonraki dereceler olduğu, rehin alınan hisse senetlerinin bugün itibariyle teminat değerlerinin bulunmadığı, söz konusu alacakların bazılarının şüpheli alacaklılar hesabına aktarılarak karşılık ayrıldığı, geri kalanların uzun süredir donuk oldukları, bugüne kadar yasal takiplerden yapılan tahsilatların sınırlı kaldığı, bundan sonraki tahsil kabiliyetlerinin mevcut ipotekli gayrimenkullerin satışından elde edilecek cüzi tahsilatlar dışında bulunmadığı ya da çok zayıf olduğu ve bu nedenle bu alacakların zarar niteliğinde oldukları, söz konusu kredi ve cari hesapların kullandırılması geri dönüşü ile takipleri ile ilgili olumsuzlukların şirketin iflasında önemli etken olduğu kanaatine varıldığını, söz konusu alacakların oluşumu ile ilgili genel olarak yönetim kurulu kararlarının alınmadığı ancak zarar niteliğindeki bu alacaklar ile ilgili alacakların bilanço içindeki büyüklükleri de göz önüne alındığında ilgili yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulmamalarının söz konusu olamayacağını ayrıca daha sonra göreve gelen yönetim ve denetim kurulu üyeleri tarafından halefleri hakkında TTK gereği işlem yapılmamasının da sorumluluk doğuracağı kanaatine varıldığını, rapor tarihi itibariyle risk bakiyeleri ve mevcut teminatlar göz önüne alınarak söz konusu alacaklardan şirketin firma bazında uğradığı zararların tablo halinde sunulduğunu, bu zararlarda sorumluluğu bulunan yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin mali sorumluluklarının tablolarda belirtilen tutar üzerinden aranmasının yerinde olacağı kanaatine varıldığını ve toplamdaki tüm zararlar yönünden rapordaki tabloda belirtilen rakamlar üzerinden yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin mali sorumluluklarının mevcut olduğunun belirtildiğini, gerek kanunun ve esas mukavelenin yüklediği vazifeleri gereğince yerine getirmemeleri gerekse kendilerinden önceki seleflerinin yapmış oldukları işlemler ile ilgili olarak gerekli aksiyon ve önlemleri almamaları ve bu nedenle şirketin öz kaynaklarının yitirilmesinde ve iflasa sürüklenmesinde sorumlulukları bulunması nedeniyle denetçi raporuna istinaden ibra edilmeyerek şirketin uğramış olduğu her türlü zarardan dolayı mali sorumlulukların aranması ve bu bağlamda TTK nun 309/2 maddesi hükmü gereğince şirketin iflası halinde pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının haiz olduğu hakların iflas idaresine ait olduğu hususu da göz önüne alınarak İflas İdaresinden alınan yetki uyarınca adı geçen yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında mali sorumluluk davası açılması ve toplantıda Tasfiye Halindeki ...Bankası AŞ , ... Bankası AŞ , ... AŞ , ...Ltd Şti ,... Teks Ltd Şti ,... Bankası AŞ , ...Holding AŞ , ...Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ , ...Finansal Kiralama AŞ, .... Giyim San ve İç Dış Tic AŞ, ... Bankası AŞ nin fona yetki verilmesini talep ettiklerinden söz konusu alacaklıların alacaklılarınında hüküm altına alınmasını talep etme zarureti doğduğunu belirtmiş, fazla ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 69.629.353,00 YTL lik zararın zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek TC Merkez Bankası tarafından ilan edilen avans faiz oranı ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline, toplantıda Tasfiye Halindeki ...Bankası AŞ , ... Bankası AŞ , ... AŞ , ... Ltd Şti ,... Teks Ltd Şti ,... Bankası AŞ , ...Holding AŞ , ...Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ , ... ... Kiralama AŞ, ....Giyim San ve İç Dış Tic AŞ, ... ... Bankası AŞ nin de fona yetki verilmesini talep ettiklerinden söz konusu alacaklıların alacaklarının da hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... vekili mahkememize verdiği 11/07/2007 tarihli dilekçesinde ; dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, müvekkilinin ...AŞ de 24/09/2001 ila 03/06/2002 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunduğunu, müvekkilinin bu görevde bulunurken hiçbir yönetim kurulu toplantısına katılmadığını ve iddia olunan yönetim kurulu kararlarına da imza atmadığını, dava konusu olaylar ile müvekkilinin herhangi bir ilişkisi olmadığı gibi alınan bu yönetim kurulu kararlarından haberdar dahi olmadığını, ayrıca davacı yanın iddia ettiği olayların müvekkilinin yönetim kurulu üyeliği yapmasından önce vuku bulmuş olaylar olduğunu, dolayısıyla işlemediği bir suçtan dolayı hakkında dava açılmasının yasalara aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin imzası bulunmadığı yönetim kurulu kararlarının müvekkilini bağlayıcı işlem sayılamayacağını davacı tarafın bunun yanı sıra müvekkilinden önce yönetim kurulu üyelerinin yapmış olduğu işlemler ve almış oldukları yönetim kurulu kararları ile şirketin zarara girmesine sebebiyet verilmesinin sorumlusu olarak yine müvekkilini ve diğer yönetim kurulu üyelerini gösterdiğini ve haklarında dava açtığını oysa her şahsın kendi yaptığı işlem ve eylemlerinden sorumlu olduğunu, başkasının veya başkalarının yaptığı işlemlerden ve işledikleri suçlardan ötürü kimsenin zan altında bırakılamayacağını ve hakkında dava açılamayacağını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... , ...,... ve ... vekili mahkememize verdiği 11/09/2007 tarihli cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin davacının fiilleri öğrendiği tarihten itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin de fiillerin yapılmasından itibaren başlayan zamanaşımı süresi olduğunu, davacının fiili 16/09/2002 tarihinde kendisinin bizzat bir bağımsız denetim şirketine yaptırdığı denetim raporu ile öğrendiğini, 2 yıllık sürenin dolduğunu, 5 yıllık süre açısından en son fiilin 2001 yılında yapıldığını, 2001 yılından davanın açıldığı tarihe kadar geçen sürenin neredeyse 6 yıl olduğunu, 5 yıllık süre açısından da davanın zamanaşımına uğradığını, açılan davada müvekkilleri ile ilgili sorumluluk sebepleri ve miktarlarının dava dilekçesinde somutlaştırılmadığını, dava dilekçesinin bu açıdan usule aykırı olup, reddi gerektiğini, 2006 yılında müflisin genel kurulunun yapıldığını ve müvekkili de dahil yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmediğini, hatta pek çok üyenin ibralarının geçmişe etkili olarak hukuka aykırı şekilde kaldırıldığını, ibranın kaldırılması ve ibra etmeme yönündeki genel kurul kararının usulsüz olduğunu, bilanço zararı doğmasından müvekkillerinin değil olsa olsa 17/05/2002 tarihinde yönetime gelen TMSF yöneticilerinin sorumlu tutulabileceğini, dava dilekçesinde 2001 yılı bilanço zararının müvekkillerinden talep edildiğini, 09/07/2001 tarihinde grup bankası ...Bank AŞ. ye el konulduğunu daha sonra da müflisin yönetim ve denetimine 17/05/2002 tarihinde el konulduğunu, grup bankası na el konulması ile yapının dengesinin bozulduğunu, bir dış ticaret şirketi olan müflisin ...Bank AŞ. de trilyonlarca ve gerçek sahibi ihracatına aracılık edilen imalatçılar olan KDV iadesine el konulduğunu, müflisin imalatçıların KDV iadesini ödeyemediği için faaliyetinin zorunlu olarak sona erdiğini, 2001 bilanço zararının çok büyük bir bölümünün tek sorumlusunun grup bankasına ve müflisin hesaplarına ... tarafından el konulması olduğunu, müvekkilinin ortada bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili...'ın 09/07/2001- 24/09/2001 tarihleri arasında yönetim kurulu 15/04/1999 - 23/05/2001 tarihleri arasında ise denetim kurulu üyeliği yaptığını, davaya dayanak yapılan 10/04/2006 tarihli denetçi raporunda da belirtildiği üzere müvekkilinin yönetim kurulu üyeliği döneminde yapılan satışlarda zarar değil karın söz konusu olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin ticari mal satışlarından sorumlu tutulduğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkillerinin basiretli bir tacir gibi davranmış olup kusurlu olmadıklarını, davaya ilişkin olarak muğlak hususların açıklanması gerektiğini, dava dilekçesindeki hiçbir eleştirinin herhangi bir ekonomik ve hukuki gerekçeye oturtulmadığını, eleştirilen işlemlerin doğrusunun ne olduğunun açıklanmadığını, eleştirilen hiçbir husus ile ilgili o dönemin ve şirketin ticari ve ekonomik koşullarının dikkate alınmadığını, şirketin yatırım, organizasyon ve şirketin ve çatı şirket kimliği altında bir holdingin kontrolü altında olduğu hususunun dikkate alınmadığını, işlemlerde...a açık olan bir şirket olunması dolayısıyla mutlak suretle zaten Sermaye Piyasası Kurulu gibi bir kamu kurumunun denetiminin varlığı ve bu nedenle işlemlerin zaten yapıldıkları dönemde bir kamu otoritesince denetlendiğinin dikkate alınmadığını, yapılan işlemler sorgulanırken işlemlerin ekonomik ve hukuki boyutları ve şartlarının bir arada değerlendirilmediğini, şirket yöneticilerinin ya da denetçilerinin basiretsizliği hangi noktada gösterdiği ve bu işlemin veya kararın doğrusunun ne olduğunun açıklanmadığını, adeta şirket yönetimin yerine geçilerek ticari tercihler ve kararların sorgulandığını ancak sonuçlara neden olan olgulara ve sonuca etkisine bakılmadığını, zararın tam olarak tutarının tespit edilmediğini, bu hususu davacının ispat etmesi gerektiğini, kusur olup olmadığının dikkate alınmadığını, eğer ... grubun bankasına veya bu şirketlere el koymasaydı veya el koyduktan sonra da bu şirketler faal durumda kalıp bu projeleri gerçekleştirme şansları olsaydı yine de bir zarar doğup doğmayacağı hususunun incelenmediğini, her şeyden önemlisi müvekkillerinin bu olaydaki kusurunun net olarak belirlenmediğini, dava dilekçesindeki ihtiyati haciz talebinin yerinde olmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... vekili mahkememize verdiği 11/09/2017 tarihli cevap dilekçesinde; davacının dava ve talep hakkının zamanaşımına uğradığını, 2000-2001 yıllarında yönetim kurulu üyeliği yapan müvekkili hakkında zamanaşımı süreleri dolduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, var olduğu iddia edilen zararın davacı tarafça öğrenilme tarihinin 16/05/2002 fona devir tarihi ya da iflas kararının verildiği 27/10/2003 tarihi dahi olsa her halükarda 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava dilekçesinden müvekkili davalının zarar doğuran eyleminin ne olduğu, hangi firma için hangi eylemin sonucu ne oranda zarar doğduğunun anlaşılamadığını, davacı tarafın Türkiye'de yaşanan ekonomik krizlerin faturalarını müvekkiline yüklemek istercesine aradan geçen bunca yıldan sonra davalılara yükletilebilecek hiçbir kusur olmadan ve dava dilekçesinde bu durum ikrar edilmiş olmasına rağmen davayı açtığını, davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça " Söz konusu alacakların oluşumu ile ilgili genel olarak yönetim kurulu kararlarının alınmadığı " nın belirtildiğini hal böyle iken müvekkili davalının hangi eylemden dolayı sorumlu olduğu ve hangi kararı dolayısıyla zarar doğduğu dahi ortada yok iken soyut bir takım iddialar ile dava açılmasının yasa ve hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkili davalının sorumluluğundan söz edilebilmesi için zarar doğuran bir eylem olması ve bu eyleme bir şekilde müvekkilinin de katılması gerektiğini, zarar doğurduğu iddia edilen işlemler için ortada müvekkilinin imzasını taşıyan yönetim kurulu kararı olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin bu eyleme katıldığına dair bir delil bulunmadığını, müvekkilinin profesyonel yönetici konumunda olmadığını, şirkette yönetici sıfatı da bulunmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... vekili mahkememize verdiği 12/09/2017 tarihli cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki suçlamaların kabul edilmediğini, müvekkilinin hiçbir şekilde belirtilen fiillerden yahut kararlardan dolayı sorumlu tutulamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin davacının fiilleri öğrendiği tarihten itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin de fiillerin yapılmasından itibaren başlayan zamanaşımı süresi olduğunu, davacının fiili 16/09/2002 tarihinde kendisinin bizzat bir bağımsız denetim şirketine yaptırdığı denetim raporu ile öğrendiğini, 2 yıllık sürenin dolduğunu, 5 yıllık süre açısından en son fiilin 2001 yılında yapıldığını, 2001 yılından davanın açıldığı tarihe kadar geçen sürenin neredeyse 6 yıl olduğunu, 5 yıllık süre açısından da davanın zamanaşımına uğradığını, açılan davada müvekkili ile ilgili sorumluluk sebepleri ve miktarlarının dava dilekçesinde somutlaştırılmadığını, dava dilekçesinin bu açıdan usule aykırı olup, reddi gerektiğini, 2006 yılında müflisin genel kurulunun yapıldığını ve müvekkili de dahil yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmediğini, hatta pek çok üyenin ibralarının geçmişe etkili olarak hukuka aykırı şekilde kaldırıldığını, ibranın kaldırılması ve ibra etmeme yönündeki genel kurul kararının usulsüz olduğunu, bilanço zararı doğmasından müvekkillinin değil olsa olsa 17/05/2002 tarihinde yönetime gelen ... yöneticilerinin sorumlu tutulabileceğini, dava dilekçesinde 2001 yılı bilanço zararının müvekkilinden talep edildiğini, 09/07/2001 tarihinde grup bankası ...Bank AŞ. ye el konulduğunu daha sonra da müflisin yönetim ve denetimine 17/05/2002 tarihinde el konulduğunu, grup bankasına el konulması ile yapının dengesinin bozulduğunu, bir dış ticaret şirketi olan müflisin ...Bank AŞ. de trilyonlarca ve gerçek sahibi ihracatına aracılık edilen imalatçılar olan KDV iadesine el konulduğunu, müflisin imalatçıların KDV iadesini ödeyemediği için faaliyetinin zorunlu olarak sona erdiğini, 2001 bilanço zararının çok büyük bir bölümünün tek sorumlusunun grup bankasına ve müflisin hesaplarına... tarafından el konulması olduğunu, müvekkilinin ortada bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranmış olup kusurlu olmadığını, davaya ilişkin olarak muğlak hususların açıklanması gerektiğini, dava dilekçesindeki hiçbir eleştirinin herhangi bir ekonomik ve hukuki gerekçeye oturtulmadığını, eleştirilen işlemlerin doğrusunun ne olduğunun açıklanmadığını, eleştirilen hiçbir husus ile ilgili o dönemin ve şirketin ticari ve ekonomik koşullarının dikkate alınmadığını, şirketin yatırım, organizasyon ve şirketin ve çatı şirket kimliği altında bir holdingin kontrolü altında olduğu hususunun dikkate alınmadığını, işlemlerde...a açık olan bir şirket olunması dolayısıyla mutlak suretle zaten Sermaye Piyasası Kurulu gibi bir kamu kurumunun denetiminin varlığı ve bu nedenle işlemlerin zaten yapıldıkları dönemde bir kamu otoritesince denetlendiğinin dikkate alınmadığını, yapılan işlemler sorgulanırken işlemlerin ekonomik ve hukuki boyutları ve şartlarının bir arada değerlendirilmediğini, şirket yöneticilerinin ya da denetçilerinin basiretsizliği hangi noktada gösterdiği ve bu işlemin veya kararın doğrusunun ne olduğunun açıklanmadığını, adeta şirket yönetimin yerine geçilerek ticari tercihler ve kararların sorgulandığını ancak sonuçlara neden olan olgulara ve sonuca etkisine bakılmadığını, zararın tam olarak tutarının tespit edilmediğini, bu hususu davacının ispat etmesi gerektiğini, kusur olup olmadığının dikkate alınmadığını, eğer... grubun bankasına veya bu şirketlere el koymasaydı veya el koyduktan sonra da bu şirketler faal durumda kalıp bu projeleri gerçekleştirme şansları olsaydı yine de bir zarar doğup doğmayacağı hususunun incelenmediğini, her şeyden önemlisi müvekkilinin bu olaydaki kusurunun net olarak belirlenmediğini, dava dilekçesindeki ihtiyati haciz talebinin yerinde olmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... mahkememize verdiği 12/09/2007 tarihli cevap dilekçesinde; hakkında 69.620.353,00 YTL tutarında sorumluluk davası açıldığını, 26/04/2000 ila 09/07/2001 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği yaptığını, hiçbir ücret almadığını, dava dilekçesindeki hiçbir suçlamayı kabul etmediğini, hiçbir şekilde söz konusu fiillerden yahut kararlardan sorumlu tutulamayacağını, davacının dava ve talep hakkının zamanaşımına uğradığını, TTK nun 336. Maddesi delaleti ile 309. Maddesi gereği dava açılması için yetki veren kuruluşların ve dava açan TMSF nin açılan davada zamanaşımı incelemesi yapılması gerektiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin davacının fiilleri öğrendiği tarihten itibaren başlayan zamanaşımı süresi olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere eğer bir sorumluluk doğuran fiil var ise bu fiilin ....Giyim San Dış Tic AŞ ve hatta birçok işlemde de ortaklar tarafından fiilin yapıldığı anda öğrenildiğini, şirketin...a açık şirket olduğunu, yapılan ilanlar, duyurular, kamuya açıklanan birçok bilgi ve belgenin işlemlerin alenen yapıldığını gösterdiğini, mahkemece dava sırasında karşı taraftan istenecek belgeler üzerinde her olay için ayrı ayrı öğrenme tarihinin tespitinin zorunlu olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde zarar doğuran eylemin ne olduğu, hangi firma için hangi eylem sonucu ne oranda zarar doğduğunun anlaşılamadığını, davacı tarafça söz konusu alacaklıların oluşumu ile ilgili genel olarak yönetim kurulu kararlarının alınmadığının belirtildiğini, hal böyle iken hangi eylemden dolayı sorumlu olduğu, hangi karar dolayısıyla zarar doğduğu dahi ortada yok iken soyut bir takım iddialar ile dava açılmasının yasa ve hakkaniyete uygun olmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize verdiği 13/09/2007 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkilinin TMSF 'ce el konulan ...Bank AŞ. yönetim kurulunda 07/03/2000 tarihinde başladığı görevinden 19/06/2001 tarihinde istifa yoluyla ayrıldığını, BDDK nun 09/07/2001 tarih 383 sayılı kararı ile ...Bank AŞ nin yönetim ve denetiminin Bankalar Kanunu 'nun 14/3 ve 4 fıkraları gereğince TMSF ye devredildiğini, davada zamanaşımı süresinin geçtiğini, davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, evvelki yıllara ilişkin ibraların hükümsüz sayılmasına ilişkin kararın hukuka ve kanuna tamamen aykırı olduğunu, yerleşik yargı uygulaması ve bilimsel içtihatların menfi borç ikrarı niteliği taşıdığına hem fikir oldukları ibranın sonradan icra kılınan bir genel kurul kararı ile ortadan kaldırılmasının olası olmadığını, bu temel hukuk kuralının bir tek istisnasının ibra kararının mutlak butlan ile batıl olması koşuluna bağlı olduğunu, olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığını, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davada zararın somut biçimde ispatı gerektiğini, oysa talep edilen zararın ne şekilde tespit edildiği, hesaplamaların hangi esas ve yöntemler ile yapıldığının anlaşılamadığını, raporda sözü edilen iddiaların tümüyle mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından açılan davada müvekkili yönünden husumet ehliyeti ve davalı sıfatı bulunmadığını, mahkemenin esasa ilişkin incelemeye geçmeden davanın bu sebeple reddi gerektiğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin hukuki dayanağını ve gerekçelerini belirtmeyerek müphem bir talepte bulunduğunu, davacının tedbir talebinin kabul edilemez nitelikte olduğunu belirtmiş, davanın öncelikle husumet bakımından, zamanaşımı süreleri yönünden hukuki ve maddi dayanaktan yoksun bulunduğundan müvekkilinin her türlü bankacılık kural ve teammüllerine uygun davranarak kusurlu olmadığından ve özen borcuna riayet ettiğinden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize verdiği 08/10/2008 tarihli cevap dilekçesinde; TTK nun 309. maddesi uyarınca mali sorumluluk davalarında sorumluluğu gerektiren karar ve işlemlerin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl , her halükarda bu karar ve işlemlerin icrasından itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerektiğini, müvekkilinin 2 dönem yönetim kurulu üyeliği yaptığını, ilk dönem sonu olan 18/03/1998 tarihinden itibaren işleyen 5 yıllık zamanaşımı süresinin 18/03/2003 tarihinde , 2. Dönem sonu olan 12/04/2001 tarihinden itibaren işleyen 5 yıllık zamanaşımı süresinin ise 12/04/2006 tarihinde sona erdiğini, davanın zamanaşımı sürelerinin dolmasından sonra açıldığını, uygulanacak zamanaşımı süresinin İİK 245. maddesi uyarınca dava açma hakkını devralan alacaklar yönünden de aynı olduğunu ve değişmediğini ayrıca 2 yıllık sürenin 5 yıllık süreden daha önce dolduğunu, dava dilekçesinde davalıların sorumluluğu bulunduğunun iddia edildiğini ancak hangi karar ve işlemler nedeniyle zarar oluştuğu, oluşan zararın miktarı davalıların bu zarardan sorumlu olmalarını gerektiren illiyet bağı vb. konularında yeterli açıklama yapılmadığını, şirketin belirli bir dönemde zarar etmesinin bu zarara davalıların yol açtığı sonucunu kendiliğinden doğurmayacağını, piyasa ekonomisi koşulları içerisinde pek çok şirketin yöneticilerin sorumluluğunu gerektirecek özel bir durum, karar ve işlem olmasa dahi zarar edebildiğini, sorumluluk gerektiren zararlar ile ilgili iddialara cevap verilebilmesinin ancak davacının bu konudaki iddialarını tüm detayları ile ve belgeleri ile birlikte açıklaması halinde mümkün olabileceğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ...'nun ölü olduğu belirlenmiş, veraset ilamının alınarak mirasçıların davaya dahil edilmesi için davacı vekiline süre verilmiş, davacı tarafça...ile ilgili veraset ilamı ibraz edilerek mirasçıları davaya dahil edilmiş ,davalı...mirasçıları vekili mahkememize verdiği 21/04/2009 tarihli cevap dilekçesinde ; davanın zamanaşımına uğradığını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin davacının fiilleri öğrendiği tarihten itibaren, 5 yıllık zamanaşımı süresinin de fiillerin yapılmasından itibaren başlayan zamanaşımı süresi olduğunu, davacının fiili 16/09/2002 tarihinde kendisinin bizzat bir bağımsız denetim şirketine yaptırdığı denetim raporu ile öğrendiğini, 2 yıllık sürenin dolduğunu, 5 yıllık süre açısından en son fiilin 2001 yılında yapıldığını, 2001 yılından davanın açıldığı tarihe kadar geçen sürenin neredeyse 6 yıl olduğunu, 5 yıllık süre açısından da davanın zamanaşımına uğradığını, davanın TMSF ile yapılan protokol dahilinde imzalanan taahhütname doğrultusunda konusuz kaldığını, ...'nun miras bırakan adına 18/06/2008 tarihinde taahhütnameyi imzaladığı ve taahhütnamede belirtilen protokol hükümleri doğrultusunda da TMSF hesabına ve ... AŞ adına TMSF tarafından talep edilen bedellerin yatırıldığını, açılan davada miras bırakan ile ilgili sorumluluk sebepleri ve miktarlarının dava dilekçesinde somutlaştırılmadığını, dava dilekçesinin bu açıdan usule aykırı olup, reddi gerektiğini, miras bırakanlarının görev döneminin çok kısa bir süreyi kapsadığını, dava dilekçesinde bahsedilen işlemlerin yapıldığı sırada miras bırakanın görevde olmadığını, dolayısıyla miras bırakanın gelecekteki işlemler sebebiyle sorumlu tutulmasının gündeme geldiğini, davanın müteselsil sorumluluk esasına dayandırılarak açıldığını ancak maddede tek tek sayılan sorumluluk hallerinden hangisi ya da hangilerine dayanıldığının belirtilmediğini, dava dilekçesinde TTK 346 maddesine göre müdürlerin verdiği zararlardan da söz edildiğini ancak bu maddeye göre sorumluluğun 2. derece sorumluluk olduğunu, bu konuda miras bırakan hakkında bir açıklama yapılmadığını, tespitte bulunulmadığını, 2006 yılında müflisin genel kurulunun yapıldığını ve miras bırakan da dahil yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmediğini, hatta pek çok üyenin ibralarının geçmişe etkili olarak hukuka aykırı şekilde kaldırıldığını, davacının davasını genel olarak daha önce şirket genel kurulunun aldığı ibra kararlarının yeni yönetimce iptal edilmesi üzerine kurduğunu, dilekçede belirtilen Yargıtay kararlarında sorumluluk hallerinin bilanço yapısına yönelik olarak belirtildiğini, bilançoların gerçeği göstermemesi hileli düzenlenmesi hallerinin sorumluluk doğurduğunu ancak dava dilekçesinde bu tür bir durumdan söz edilmediğini, miras bırakanın hangi davranışı veya aldığı hangi yönetim kurulu kararı ile zarara neden olduğuna ilişkin açıklama bulunmadığını, dilekçede miras bırakanın kusuruna yönelik hiçbir açıklama bulunmadığını, davaya esas olarak söz edilen TTK maddelerinden hiç birinde kusursuz da olsa sorumlu tutulacağına yönelik düzenleme bulunmadığını, miras bırakanın kusurlu olduğunun kanıtlanması gerektiğini, 09/07/2001 tarihinde grup bankası ...Bank AŞ. ye el konulduğunu daha sonra da müflisin yönetim ve denetimine 17/05/2002 tarihinde el konulduğunu, grup bankasına el konulması ile yapının dengesinin bozulduğunu, bir dış ticaret şirketi olan müflisin ...Bank AŞ de trilyonlarca ve gerçek sahibi ihracatına aracılık edilen imalatçılar olan KDV iadesine el konulduğunu, müflisin imalatçıların KDV iadesini ödeyemediği için faaliyetinin zorunlu olarak sona erdiğini, 2001 bilanço zararının çok büyük bir bölümünün tek sorumlusunun grup bankasına ve müflisin hesaplarına TMSF tarafından el konulması olduğunu, miras bırakanın hiçbir şekilde kusurlu davranmadığını, görevde kaldığı süre boyunca sorumluluğunu doğuracak hiçbir basiretsiz fiili yada kararı olmadığını, böyle bir fiil ya da karara da iştirak etmediğini, davaya ilişkin olarak muğlak hususların açıklanması gerektiğini, dava dilekçesindeki hiçbir eleştirinin herhangi bir ekonomik ve hukuki gerekçeye oturtulmadığını, eleştirilen işlemlerin doğrusunun ne olduğunun açıklanmadığını, eleştirilen hiçbir husus ile ilgili o dönemin ve şirketin ticari ve ekonomik koşullarının dikkate alınmadığını, şirketin yatırım, organizasyon ve şirketin ve çatı şirket kimliği altında bir holdingin kontrolü altında olduğu hususunun dikkate alınmadığını, işlemlerde...a açık olan bir şirket olunması dolayısıyla mutlak suretle zaten Sermaye Piyasası kurulu gibi bir kamu kurumunun denetiminin varlığı ve bu nedenle işlemlerin zaten yapıldıkları dönemde bir kamu otoritesince denetlendiğinin dikkate alınmadığını, yapılan işlemler sorgulanırken işlemlerin ekonomik ve hukuki boyutları ve şartlarının bir arada değerlendirilmediğini, şirket yöneticilerinin ya da denetçilerinin basiretsizliği hangi noktada gösterdiği ve bu işlemin veya kararın doğrusunun ne olduğunun açıklanmadığını, adeta şirket yönetimin yerine geçilerek ticari tercihler ve kararların sorgulandığını ancak sonuçlara neden olan olgulara ve sonuca etkisine bakılmadığını, zararın tam olarak tutarının tespit edilmediğini, bu hususu davacının ispat etmesi gerektiğini, kusur olup olmadığının dikkate alınmadığını, eğer TMSF grubun bankasına veya bu şirketlere el koymasaydı veya el koyduktan sonra da bu şirketler faal durumda kalıp bu projeleri gerçekleştirme şansları olsaydı yine de bir zarar doğup doğmayacağı hususunun incelenmediğini, her şeyden önemlisi miras bırakanın bu olaydaki kusurunun net olarak belirlenmediğini, dava dilekçesindeki ihtiyati haciz talebinin yerinde olmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize verdiği 29/04/2009 tarihli cevap dilekçesinde ; davanın zamanaşımına uğradığını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin davacının fiilleri öğrendiği tarihten itibaren, 5 yıllık zamanaşımı süresinin de fiillerin yapılmasından itibaren başlayan zamanaşımı süresi olduğunu, davacının fiili 16/09/2002 tarihinde kendisinin bizzat bir bağımsız denetim şirketine yaptırdığı denetim raporu ile öğrendiğini, 2 yıllık sürenin dolduğunu, 5 yıllık süre açısından en son fiilin 2001 yılında yapıldığını, 2000 yılından davanın açıldığı tarihe kadar geçen sürenin neredeyse 8 yıl olduğunu, 5 yıllık süre açısından da davanın zamanaşımına uğradığını, açılan davada müvekkili ile ilgili sorumluluk sebepleri ve miktarlarının dava dilekçesinde somutlaştırılmadığını, dava dilekçesinin bu açıdan usule aykırı olup, reddi gerektiğini, 2006 yılında müflisin genel kurulunun yapıldığını ve müvekkili de dahil yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmediğini, hatta pek çok üyenin ibralarının geçmişe etkili olarak hukuka aykırı şekilde kaldırıldığını, ibranın kaldırılması ve ibra etmeme yönündeki genel kurul kararının usulsüz olduğunu, denetim kurulu üyesi olan müvekkilinin 2001 yılı görev döneminin 2001 yılı içinde sona ermiş olup dönem kapanmadığı için de müvekkilinin bir denetim raporu sunmasının söz konusu olmadığını, bu yönü ile bakıldığında müvekkili için 2001 yılında yapılan işlemlerden dolayı sorumluluğun söz konusu olmadığını, müvekkilinin 23/05/2001 yılında atandığı denetim kurulu üyeliğine, 23/10/2001 yılında son verdiğini , 5 ay görevde kaldığını ve rapor tanzim etmediğini ayrıca 2001 yılının şirket için zor bir yıl olduğunu, müvekkilinin ihmal ettiği bir denetim görevinden söz edilemeyeceğini , bilanço zararı doğmasından müvekkilinin değil olsa olsa 17/05/2002 tarihinde yönetime gelen TMSF yöneticilerinin sorumlu tutulabileceğini, dava dilekçesinde 2001 yılı bilanço zararının müvekkilinden talep edildiğini, 09/07/2001 tarihinde grup bankası ...Bank AŞ. ye el konulduğunu daha sonra da müflisin yönetim ve denetimine 17/05/2002 tarihinde el konulduğunu, grup bankasına el konulması ile yapının dengesinin bozulduğunu, bir dış ticaret şirketi olan müflisin ...Bank AŞ. de trilyonlarca ve gerçek sahibi ihracatına aracılık edilen imalatçılar olan KDV iadesine el konulduğunu, müflisin imalatçıların KDV iadesini ödeyemediği için faaliyetinin zorunlu olarak sona erdiğini, 2001 bilanço zararının çok büyük bir bölümünün tek sorumlusunun grup bankasına ve müflisin hesaplarına TMSF tarafından el konulması olduğunu, müvekkilinin ortada bir kusurunun bulunmadığını, denetim kurulu üyesi olan müvekkilinin sorumluluğunun işlemlerin detayına girmek, ince ince bunları araştırmak olmadığını, denetim görevinin kayıt ve belgeler üzerinde olup ancak şikayet halinde belge denetiminin ötesine geçebileceğini, kaldı ki görevde kalınan sürenin sadece 5 ay ve görev yapılan dönemin de kısa ve olağanüstü bir dönem olduğunu, davaya ilişkin olarak muğlak hususların açıklanması gerektiğini, dava dilekçesindeki hiçbir eleştirinin herhangi bir ekonomik ve hukuki gerekçeye oturtulmadığını, eleştirilen işlemlerin doğrusunun ne olduğunun açıklanmadığını, eleştirilen hiçbir husus ile ilgili o dönemin ve şirketin ticari ve ekonomik koşullarının dikkate alınmadığını, şirketin yatırım, organizasyon ve şirketin ve çatı şirket kimliği altında bir holdingin kontrolü altında olduğu hususunun dikkate alınmadığını, işlemlerde...a açık olan bir şirket olunması dolayısıyla mutlak suretle zaten Sermaye Piyasası Kurulu gibi bir kamu kurumunun denetiminin varlığı ve bu nedenle işlemlerin zaten yapıldıkları dönemde bir kamu otoritesince denetlendiğinin dikkate alınmadığını, yapılan işlemler sorgulanırken işlemlerin ekonomik ve hukuki boyutları ve şartlarının bir arada değerlendirilmediğini, şirket yöneticilerinin ya da denetçilerinin basiretsizliği hangi noktada gösterdiği ve bu işlemin veya kararın doğrusunun ne olduğunun açıklanmadığını, adeta şirket yönetimin yerine geçilerek ticari tercihler ve kararların sorgulandığını ancak sonuçlara neden olan olgulara ve sonuca etkisine bakılmadığını, zararın tam olarak tutarının tespit edilmediğini, bu hususu davacının ispat etmesi gerektiğini, kusur olup olmadığının dikkate alınmadığını, eğer TMSF grubun bankasına veya bu şirketlere el koymasaydı veya el koyduktan sonra da bu şirketler faal durumda kalıp bu projeleri gerçekleştirme şansları olsaydı yine de bir zarar doğup doğmayacağı hususunun incelenmediğini, her şeyden önemlisi müvekkilinin bu olaydaki kusurunun net olarak belirlenmediğini, dava dilekçesindeki ihtiyati haciz talebinin yerinde olmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... mahkememize verdiği 09/02/2012 tarihli dilekçesinde ; ....Giyim Sanayi Ve Dış Ticaret AŞ firmasında belli bir dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını ancak bu dönem içerisinde hiçbir zaman imza sirkülerinde bulunmadığını, yetkili olmadığını ve hiçbir belge imzalamadığını, yönetim kurulu üyesi bulundğu ...AŞ de kanuni temsilci sıfatı olmadığından sorumluluğunun da bulunmadığını belirtmiştir. Diğer davalılar adına usulüne uygun tebligat yapılmış, diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır. İzmir.... ATM nin... Esas sayılı dosyasında Maliye Bakanlığı tarafından 69.620.353,00 YTL harca esas değerli dosyamız davalıları ..., ..., ..., ..., ...,..., ...,...,...,...,...,...,..., ... ve ... hakkında İflas İdaresi tarafından verilen yetkiye dayalı olarak sorumluluk davası açıldığı, açılan dava dilekçesinde fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 69.620.353,00 YTL tutarındaki zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faiz oranı ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece 11/07/2008 tarihinde dosyanın mahkememizin... sayılı dosyası ile aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan bahisle her iki davanın birleştirilmesine karar verildiği, dosyanın mahkememiz dosyası içerisine gönderildiği belirlenmiş, yargılamaya mahkememiz dosyası üzerinden devam olunmuştur. Davalı... vekili İzmir... ATM... sayılı dosyasına verdiği 02/04/2008 tarihli cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın fiilleri kendi beyanında belirttiği gibi 2006 yılında değil fiilleri yapıldığı anda öğrendiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, 5 yıllık süre açısından en son fiilin 2001 yılında yapıldığını, bu tarihten dava tarihine kadar 7 yıl süre geçtiğini, 5 yıllık süre açısından da zamanaşımının dolduğunu, açılan davada müvekkili ile ilgili sorumluluk sebepleri ve miktarlarının dava dilekçesinde somutlaştırılmadığını, dava dilekçesinin bu açıdan usule aykırı olup, reddi gerektiğini, 2006 yılında müflisin genel kurulunun yapıldığını ve müvekkili de dahil yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmediğini, hatta pek çok üyenin ibralarının geçmişe etkili olarak hukuka aykırı şekilde kaldırıldığını, ibranın kaldırılması ve ibra etmeme yönündeki genel kurul kararının usulsüz olduğunu, bilanço zararı doğmasından müvekkilinin değil olsa olsa 17/05/2002 tarihinde yönetime gelen TMSF yöneticilerinin sorumlu tutulabileceğini, dava dilekçesinde 2001 yılı bilanço zararının müvekkillinden talep edildiğini, 09/07/2001 tarihinde grup bankası ...Bank AŞ. ye el konulduğunu daha sonra da müflisin yönetim ve denetimine 17/05/2002 tarihinde el konulduğunu, grup bankasına el konulması ile yapının dengesinin bozulduğunu, bir dış ticaret şirketi olan müflisin ...Bank AŞ. de trilyonlarca ve gerçek sahibi ihracatına aracılık edilen imalatçılar olan KDV iadesine el konulduğunu, müflisin imalatçıların KDV iadesini ödeyemediği için faaliyetinin zorunlu olarak sona erdiğini, 2001 bilanço zararının çok büyük bir bölümünün tek sorumlusunun grup bankasına ve müflisin hesaplarına TMSF tarafından el konulması olduğunu, müvekkilinin ortada bir kusurunun bulunmadığını, müvekkillinin basiretli bir tacir gibi davranmış olup kusurlu olmadıklarını, davaya ilişkin olarak muğlak hususların açıklanması gerektiğini, dava dilekçesindeki hiçbir eleştirinin herhangi bir ekonomik ve hukuki gerekçeye oturtulmadığını, eleştirilen işlemlerin doğrusunun ne olduğunun açıklanmadığını, eleştirilen hiçbir husus ile ilgili o dönemin ve şirketin ticari ve ekonomik koşullarının dikkate alınmadığını, şirketin yatırım, organizasyon ve şirketin ve çatı şirket kimliği altında bir holdingin kontrolü altında olduğu hususunun dikkate alınmadığını, işlemlerde...a açık olan bir şirket olunması dolayısıyla mutlak suretle zaten Sermaye Piyasası Kurulu gibi bir kamu kurumunun denetiminin varlığı ve bu nedenle işlemlerin zaten yapıldıkları dönemde bir kamu otoritesince denetlendiğinin dikkate alınmadığını, yapılan işlemler sorgulanırken işlemlerin ekonomik ve hukuki boyutları ve şartlarının bir arada değerlendirilmediğini, şirket yöneticilerinin ya da denetçilerinin basiretsizliği hangi noktada gösterdiği ve bu işlemin veya kararın doğrusunun ne olduğunun açıklanmadığını, adeta şirket yönetimin yerine geçilerek ticari tercihler ve kararların sorgulandığını ancak sonuçlara neden olan olgulara ve sonuca etkisine bakılmadığını, zararın tam olarak tutarının tespit edilmediğini, bu hususu davacının ispat etmesi gerektiğini, kusur olup olmadığının dikkate alınmadığını, eğer TMSF grubun bankasına veya bu şirketlere el koymasaydı veya el koyduktan sonra da bu şirketler faal durumda kalıp bu projeleri gerçekleştirme şansları olsaydı yine de bir zarar doğup doğmayacağı hususunun incelenmediğini, her şeyden önemlisi müvekkillinin bu olaydaki kusurunun net olarak belirlenmediğini davacının alacaklarının tam tutarını , dönemlerini ve kaynaklarını açıklaması gerektiğini, haricen bilindiği üzere ...Dış Tic AŞ ile ilgili vergi ihtilaflarına ilişkin davaların neredeyse tamamının ...Dış Tİc AŞ lehine sonuçlandığını , Vergi Dairesi lehine sonuçlanan davanın ise çok az sayıda olup bu davalar için de verilmiş teminat mektupları bulunduğunu ve Vergi Dairesinin bu teminat mektuplarını paraya çevirmek suretiyle tahsil yoluna başvurduğunu, ihtiyati haciz talebinin yerinde olmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İzmir... ATM nin... sayılı dosyasında ... Kredi Bankası AŞ vekili tarafından 64.822.673,03 YTL harca esas değerli, dosyamız davalıları ..., ..., ..., ..., ...,..., ...,...,...,...,...,...,..., ... ve ... hakkında İflas İdaresi tarafından verilen yetkiye dayalı olarak sorumluluk davası açıldığı, açılan dava dilekçesinde fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 64.822.673,03 YTL tutarındaki zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek TC Merkez Bankası tarafından ilan edilen avans faiz oranı ile birlikte davada sorumluluk oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, yargılama aşamasında davalılardan ...'nun öldüğünden bahisle ...'nun veraset ilamını ibraz ve davadan sonra ölmüş ise varislerini davaya dahil etmek üzere veya davadan önce ölmüş ise ayrı dava açıp bu dava ile birleştirmek üzere süre verildiği, verilen süre doğrultusunda İzmir... ATM nin ... sayılı dosyası ile ...Bankası AŞ tarafından...mirasçıları, ..., ..., ...ve ... hakkında dava açıldığı, söz konusu davanın İzmir... ATM nin... sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği , mahkemece 24/02/2009 tarihinde dosyanın mahkememizin... sayılı dosyası ile aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan bahisle her iki davanın birleştirilmesine karar verildiği, dosyanın mahkememiz dosyası içerisine gönderildiği belirlenmiş, yargılamaya mahkememiz dosyası üzerinden devam olunmuştur. Davalı... vekili... ATM nin... sayılı dosyasına verdiği 22/11/2007 tarihli dilekçesinde ; davanın TTK 336 ve 309. Maddeleri uyarınca zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmediklerini, müvekkilini söz konusu şirkette kısa bir dönem yönetim kurulu üyeliği yaptığını, herhangi bir ücret almadığını ayrıca dava dilekçesinde zarar doğuran eylemin hangi şirket için hangi eylem sonucu ve ne oranda olduğunun anlaşılamadığını, davanın tamamen soyut, mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İzmir... ATM nin ... sayılı dosyasında TC... Genel Müdürlüğü vekili tarafından 9.827.716,64 YTL harca esas değerli, dosyamız davalıları.... ...,...l,..., ...,...,... ... ve ...hakkında İflas İdaresi tarafından verilen yetkiye dayalı olarak sorumluluk davası açıldığı, açılan dava dilekçesinde fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 9.827.716,64 YTL tutarındaki zararın meydana geldiği tarihten tamamen tahsil edileceği tarihe kadar 3095 sayılı kanunun 4489 sayılı kanunla değişik 2/2 maddesine göre işleyecek avans faizi ve BSMV ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece 10/06/2010 tarihinde dosyanın mahkememizin ...sayılı dosyası ile aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan bahisle her iki davanın birleştirilmesine karar verildiği, dosyanın mahkememiz dosyası içerisine gönderildiği belirlenmiş, yargılamaya mahkememiz dosyası üzerinden devam olunmuştur. Davalı... vekili İzmir ...ATM ... sayılı dosyasına verdiği 31/05/2008 tarihli cevap dilekçesinde ; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın fiilleri kendi beyanında belirttiği gibi 2006 yılında değil fiilleri yapıldığı anda öğrendiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, 5 yıllık süre açısından en son fiilin 2000 yılında yapıldığını, bu tarihten dava tarihine kadar 8 yıl süre geçtiğini, 5 yıllık süre açısından da zamanaşımının dolduğunu, açılan davada müvekkili ile ilgili sorumluluk sebepleri ve miktarlarının dava dilekçesinde somutlaştırılmadığını, dava dilekçesinin bu açıdan usule aykırı olup, reddi gerektiğini, 2006 yılında müflisin genel kurulunun yapıldığını ve müvekkili de dahil yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmediğini, hatta pek çok üyenin ibralarının geçmişe etkili olarak hukuka aykırı şekilde kaldırıldığını, ibranın kaldırılması ve ibra etmeme yönündeki genel kurul kararının usulsüz olduğunu, bilanço zararı doğmasından müvekkilinin değil olsa olsa 17/05/2002 tarihinde yönetime gelen TMSF yöneticilerinin sorumlu tutulabileceğini, dava dilekçesinde 2001 yılı bilanço zararının müvekkillinden talep edildiğini, 09/07/2001 tarihinde grup bankası ...Bank AŞ. ye el konulduğunu daha sonra da müflisin yönetim ve denetimine 17/05/2002 tarihinde el konulduğunu, grup bankası na el konulması ile yapının dengesinin bozulduğunu, bir dış ticaret şirketi olan müflisin ...Bank AŞ. de trilyonlarca ve gerçek sahibi ihracatına aracılık edilen imalatçılar olan KDV iadesine el konulduğunu, müflisin imalatçıların KDV iadesini ödeyemediği için faaliyetinin zorunlu olarak sona erdiğini, 2001 bilanço zararının çok büyük bir bölümünün tek sorumlusunun grup bankasına ve müflisin hesaplarına TMSF tarafından el konulması olduğunu, müvekkilinin ortada bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranmış olup kusurlu olmadığını, davaya ilişkin olarak muğlak hususların açıklanması gerektiğini, dava dilekçesindeki hiçbir eleştirinin herhangi bir ekonomik ve hukuki gerekçeye oturtulmadığını, eleştirilen işlemlerin doğrusunun ne olduğunun açıklanmadığını, eleştirilen hiçbir husus ile ilgili o dönemin ve şirketin ticari ve ekonomik koşullarının dikkate alınmadığını, şirketin yatırım, organizasyon ve şirketin ve çatı şirket kimliği altında bir holdingin kontrolü altında olduğu hususunun dikkate alınmadığını, işlemlerde...a açık olan bir şirket olunması dolayısıyla mutlak suretle zaten Sermaye Piyasası Kurulu gibi bir kamu kurumunun denetiminin varlığı ve bu nedenle işlemlerin zaten yapıldıkları dönemde bir kamu otoritesince denetlendiğinin dikkate alınmadığını, yapılan işlemler sorgulanırken işlemlerin ekonomik ve hukuki boyutları ve şartlarının bir arada değerlendirilmediğini, şirket yöneticilerinin ya da denetçilerinin basiretsizliği hangi noktada gösterdiği ve bu işlemin veya kararın doğrusunun ne olduğunun açıklanmadığını, adeta şirket yönetimin yerine geçilerek ticari tercihler ve kararların sorgulandığını ancak sonuçlara neden olan olgulara ve sonuca etkisine bakılmadığını, zararın tam olarak tutarının tespit edilmediğini, bu hususu davacının ispat etmesi gerektiğini, kusur olup olmadığının dikkate alınmadığını, eğer TMSF grubun bankasına veya bu şirketlere el koymasaydı veya el koyduktan sonra da bu şirketler faal durumda kalıp bu projeleri gerçekleştirme şansları olsaydı yine de bir zarar doğup doğmayacağı hususunun incelenmediğini, her şeyden önemlisi müvekkillinin bu olaydaki kusurunun net olarak belirlenmediğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ...'nun 2002 yılında vefat ettiği ancak buna rağmen ana dava dosyası ile birleşen İzmi... ATM nin... Esas sayılı dosyasında İ... mirasçılarının davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunduğu belirlendiğinden asıl dava dosya davacısı TMSF vekili ile İzmir...ATM nin ... Esas sayılı dosya davacısı Hazine vekiline davadan önce öldüğü anlaşılan...nun mirasçıları hakkında dava açıp dosyamız ile birleştirilmesini temin etmek üzere süre verildiği, verilen süre doğrultusunda birleşen... ATM... Esas sayılı dosya davacısı Hazine vekili tarafından İzmir... ATM nin ... Esas sayılı dosyasında...nun mirasçıları ...,..., ... ve ...hakkında dava açıldığı ve açılan davanın 27/05/2013 tarihinde dosyamız ile birleştirilmesine karar verildiği ve birleştirilen dosyanın mahkememiz dosyası içerisine gönderildiği belirlenmiş, yargılamaya mahkememiz dosyası üzerinden devam olunmuş ana dosya davacısı TMSF vekili mahkememize verdiği 06/05/2013 tarihli dilekçesinde...mirasçıları aleyhine dava açılmayacağını belirtmiştir. İzmir İflas Müdürlüğünün ... sayılı dosyası celb edilerek dosya içerisine alınmıştır. Müflis... Giyim ve İç Dış AŞ nin 10/04/2007 tarihli Alacaklılar Toplantısı Tutanağının incelemesinde yapılan oylama ve görüşmeler sonucunda TMSF, 9 Eylül Vergi Dairesi Müdürlüğü, Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürlüğü, Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü, Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığını Temsilen Hazine, ... - ... Bankası AŞ , TC ... AŞ, T ....Bankası TAO ,... AŞ ,... Hizmetleri AŞ, ...Tekstil AŞ ne 31/03/2006-27/03/2006 ve 10/04/2006 tarihli denetçi raporlarında belirtilen sorumluluk davalarının açılması ve devri hususunda işbu alacaklılara dava açma hakkı devredilerek yetki verildiğine ilişkin karar alındığı belirlenmiştir. İzmir ... ATM nin...Karar sayılı ilamının incelemesinde davacının Sprinteks SA , davalının ....Giyim San ve Dış Tic AŞ , davanın İflas Davası olduğu, 27/10/2003 tarihinde davanın kabulü ile İzmir Ticaret Sicil Memurluğunun ... Sicil Numarasında kayıtlı davalı ....Giyim Sanayi ve Dış Ticaret AŞ nin iflasına, iflasın 27/10/2003 günü saat: 12.07'de açılıp yapılmasına karar verildiği, kararın 28/09/2004 tarihi itibariyle kesinleştiği belirlenmiştir. Dava ve birleşen dava dosyaları yönünden dava konusu edilen alacakların varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve ...ve... Giyim San ve Dış Tic AŞ defter kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına yönelik ara karar oluşturulmuş, bilirkişi kurulu tarafından mahkememize sunulan 17/02/2015 tarihli bilirkişi kurulu ön raporunda heyette hukukçu bilirkişi bulunmadığından heyete hukukçu bilirkişinin dahil edilmesinin uygun olacağı ve ayrıca dosyadaki eksik belge ve noksanlıkların taraflarca tamamlanması gerektiğinin belirtildiği belirlenmiştir. Bilirkişi kuruluna talep doğrultusunda hukukçu bilirkişi eklenmiş ayrıca taraf vekillerine ön raporda bahsi geçen belgeleri sunmak üzere süre verilmiş, taraflarca beyanda bulunulmuş, davacı TMSF vekiline ayrıca ticari defter kayıt ve belgeleri inceleyip beyanda bulunmak ve bunları sunmak üzere süre verilmiş, davacı TMSF vekili mahkememize verdiği 17/09/2015 tarihli dilekçesinde... Giyim ve Dış Ticaret AŞ ye ait ticari defter kayıt ve belgelerin İflas Masası İdare Memurlarının ... Caddesi No... ...Apt. Kat...Konak/ İzmir adresinde bulunduğunu, İflas İdaresine yazılacak müzekkere ile müflis ...Giyim ve Dış Ticaret AŞ nin 01/01/2001 -31/12/2003 takvim yıllarına ait ayrı ayrı tüm ticari defter ve kayıtlarının ibrazı için isticvap davetiyesi çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiş, talep doğrultusunda İflas İdaresine tebligat yapılmış, İflas İdaresi...mahkememize verdiği 15/10/2015 tarihli dilekçesinde söz konusu defter ve kayıtların İflas İdaresine teslim edilmediğinden temin edilemediğini belirtmiş, İflas İdaresi Temsilcisi mahkememizin 17/12/2015 tarihli celsesinde defterler yönünden inceleme yaparak beyanda bulunmak üzere süre talep etmiş, mahkememizce İflas İdaresi Temsilcisine ticari defterler konusunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmiş, İflas İdaresi Üyesi ... mahkememize verdiği 25/12/2015 tarihli dilekçesinde müflis şirketin ticari defter ve kayıtlarının İflas İdaresine teslim edilmediğini, kaldı ki iflas tarihi olan 2003 yılından bu yana ticari defter ve belgeleri saklama yükümlülükleri de sona erdiğinden söz konusu belgelere İflas İdaresince ulaşılmasının mümkün olmadığını ancak TMSF nin hissedarı olması nedeniyle müflis şirketin ilgili dönemlerdeki belge ve kayıtlarının TMSF tarafından atanan denetçiler tarafından incelenerek denetim raporuna geçtiğini belirtmiştir. Davalılardan ...un vefat ettiği,... mirasçılarının Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları ile mirası reddettikleri belirlenmiş, söz konusu dosyalar UYAP üzerinden celb edilmiş,... sayılı dosyasının incelenmesinde davacının ... ...n ..., davanın mirasın gerçek reddi davası olduğu, 15/03/2016 tarihinde davacı...ın ... 'un mirasını reddettiğinin tespitine karar verildiği, kararın 17/05/2016 tarihinde kesinleştiği belirlenmiş, Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin... sayılı dosyasının incelemesinde davacıların... ,..., davalının... , davanın mirasın gerçek reddi davası olduğu, 15/03/2016 tarihinde davanın kabulü ile ..., ... ve ...un mirasını reddettiklerinin tespitine karar verildiği, kararın 24/05/2016 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. ... mirasçılarının tümünün mirası reddettikleri belirlendiğinden Urla Sulh Hukuk Mahkemesine...le ilgili tasfiye memuru atanıp atanmadığı sorulmuş, tasfiye memuru olarak ...'ün atandığı belirlenmiş, tasfiye memuruna tebligat yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Dosyanın mevcut hali ile rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiş, alınan 21/02/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ; TMSF yönünden 2008 tarihli protokolün eki olan kefalet taahhütlerini gösterir ek dosya içinde bulunmadığından herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, diğer üç davacı yönünden Yargıtay kararlarında sürekli olarak vurgulandığı üzere mahkemenin denetimine açık bir rapor ile davalıların sorumluluklarının bulunduğunun tespitinin mevcut delil durumuna göre mümkün olmadığı, özellikle mevcut delil durumu için de özen eksikliğinin ve zararın tespitinin mümkün olmadığı ancak mahkemece DRT Denetim Raporundaki değerlendirme ve tespit yeterli delil sayılırsa raporda belirtilen miktarda davacılar zararının bulunduğunun kabul edilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Rapora taraflarca itiraz edildiğinden taraf itirazları ve sunulan tüm belgeler değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, alınan 06/03/2018 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda ; davanın dayanağının davalıların kefaletinden doğan sorumluluk temeline değil yönetici olarak özen eksikliği nedeniyle şirkete verdikleri zararının tazmini talebine dayalı olduğu, Yargıtay kararlarında sürekli olarak vurgulandığı üzere mahkemenin denetimine açık bir raporla davalıların sorumluluklarının bulunduğunun tespitinin mevcut delil durumuna göre mümkün olmadığı, özellikle mevcut delil durumu için de özen eksikliğinin ve zararın tespitinin mümkün olamadığı ancak mahkemece DRT Denetim Raporundaki değerlendirme ve tespit yeterli bir delil sayılırsa raporda belirtilen miktarda davacılar zararının bulunduğunun kabul edilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. ... mirasçıları vekilinin 06/03/2019 tarihli dilekçesi ile feri müdahale talebinde bulunduğu belirlenmiş, feri müdahale harcı tamamlattırılarak feri müdahale talebinin kabulüne karar verilmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça ....Giyim San ve Dış Tic AŞ nin Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Üyeleri olan davalıların kanunun ve esas mukavelenin yüklediği vazifeleri yerine getirmediği ve bu nedenle şirketin öz kaynaklarının yitirilmesinde ve iflasa sürüklenmesinde sorumluluklarının bulunduğundan bahisle oluşan zararın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline yönelik olarak mahkememize dava açıldığı, mahkememiz dosya davalıları ile ilgili yine aynı nedene dayalı olarak... Bankası AŞ tarafından İzmir ... ATM nin ...4 Esas sayılı dosyasında , Türkiye ... Kredi Bankası AŞ tarafından İzmir... ATM nin...sayılı dosyasında , Hazine tarafından İzmir ... ATM nin... sayılı dosyasında da sorumluluk davalarının açıldığı, açılan tüm sorumluluk davalarının mahkememiz dosyası üzerinde birleştirilerek yargılamaya devam olunduğu, Davalı...nun 29/03/1993 - 18/03/1998 ve 26/04/2000 ve 12/04/2001, davalı...nun 26/04/2000 - 12/04/2001, davalı...n 09/06/2000 - 28/04/2001 , davalı ...'ın 26/04/2000 - 09/07/2001, ...'un 28/07/2000- 09/07/2001 , davalı...ın 26/04/2000 - 27/09/2001 , davalı...ın 28/07/2000- 24/09/2001, davalı ...ın 09/07/2001- 24/09/2001, davalı...'nun 29/03/1993 - 16/04/1997 ve 27/09/2001- 03/06/2002, davalı ... 'un 24/09/2001 - 03/06/2002, davalı ...'in 18/03/1998- 18/09/1998 , 15/04/1999 - 14/10/1999 ve 09/07/2001 - 03/06/2002 davalı...'ın 13/05/1996 - 20/08/1996 ve 20/09/2001 - 03/06/2002, davalı ...ın 18/03/1998 - 15/04/1999 ve 13/04/2001 - 03/06/2002 tarihleri arasında ...Giyim Sanayi ve Dış Ticaret AŞ nin yönetim kurulu üyesi , davalı ...ın 15/04/1999 - 23/05/2001, davalı ...ın 15/04/1999 - 23/10/2001 , davalı ...ın 23/05/2001 - 23/10/2001 tarihleri arasında ...Giyim Sanayi ve Dış Ticaret AŞ nin denetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları, Kural olarak yönetim kurulu üyelerinin şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamayacakları ancak 6762 sayılı TTK’ nin 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticilerin oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olacakları, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin kabulünün gerektiği, Türk Ticaret Kanunu' nun yönetim kurulu üyeleri için ispat yükü ters çevrilmiş kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngördüğü ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul ettiği, TTK’ nin 338. maddesinde; yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu olduklarının düzenlendiği, Sorumluluk davasının açılabilmesi için; 6762 sayılı TTK' nin 341. Maddesi gereğince genel kurulca yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılmasına karar verilmesi gerektiği , ...Giyim Sanayi ve Dış Ticaret AŞ. nin İzmir ... ATM nin... Karar sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, iflas tasfiye işlemlerinin İzmir İflas Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile sürdürüldüğü, 6102 sayılı TTK 309/2 maddesi hükmü doğrultusunda İflas İdaresinin 10/04/2007 tarihli Alacaklılar Toplantısında sorumluluk davası açılması ve devri hususunda alacaklılara dava açma hakkı verilerek yetki verildiği, bu hususta karar alındığı ve söz konusu karara dayalı olarak eldeki davaların açıldığı , ....Giyim San ve Dış Tic AŞ. nin yönetim ve denetiminin Fon Kurulunun 16/05/2002 tarih 326 sayılı kararı ile fon tarafından devir alındığı ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15/7-a maddesi kapsamında alacağın fon alacağı niteliğinde olduğu bu husus göz önüne alındığında 5411 sayılı yasanın 141. maddesinde “Bu Kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi yirmi yıldır.” düzenlemesi doğrultusunda açılan davaların zamanaşımına uğramadığı, Davacı tarafça davalıların sorumluluğunun dayanağı olarak 5 ayrı davranışın gösterildiği, söz konusu davranışların dosya içerisinde mevcut 16/06/2002 tarihli...Denetim Raporundan alındığı, raporun 4.5. Maddesinde 2000 yılı içinde özellikle ... Tekstil Sanayi ve Ticaret AŞ den olan kredi alacağının tahsili maksadıyla alınan tekstil konfeksiyon ürünü mamüllerin 2001 senesi içinde muhtelif alıcılara maliyetinin altında satıldığının belirtildiği, söz konusu fiilin doğruluğu ve davalı yöneticilerin şirketi zarara uğratıp uğratmadığının belirlenmesine yönelik olarak alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere zararına mal satışının yapıldığına ilişkin dosya içerisinde yeterli delil ve belge bulunmadığı, söz konusu malların maliyetinin tespitinin imkan dahilinde olmadığı, bu kalem yönünden zarar iddiasının ispat edilemediği, ...yöneticilerinin 2000 ve 2001 yıllarında şirket adına dava dışı... Alışveriş AŞ hisse senetlerini satın aldıkları fakat ... Alışveriş Hizmetleri AŞ nin önceki dönemlerden gelen zararının 1999 yılında artarak devam ettiği, 2000 yılında öz kaynaklarında tamamen kaybettiği, bu nedenle hatalı yatırım nedeniyle yöneticilerinin sorumluluğunun bulunduğunun iddia edildiği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere hisse alımına karar verildiği sırada... Alışveriş Hizmetleri AŞ nin hisselerinin değer kaybedeceği, şirketin mali yapısının bozuk olduğu yönünde bir delilin bulunmadığı, bu husus dikkate alındığında yöneticilerin bu kararlarında bir özen eksikliğinin bulunduğunun kanıtlanamadığı, ...yöneticisi olan davalıların 18/12/2000 tarihli 56 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile üzerinde yüklü miktarda ipotek bulunan ... Sivas Tekstil San ve Tic. AŞ nin aktifindeki fabrika binası ve arsasını ... Grubu şirketlerinin şirkete olan borçlarına mahsuben 2.000.000.000,00 TL değer ile satın alınması nedeniyle şirketin zarara uğratıldığı, buna göre 2.000.000.000,00 TL lik alacağa karşılık satın alınan taşınmaz üzerinde yaklaşık 10.000.000.000,00 TL lik ipotek bulunduğu için şirketin zarara uğratıldığının iddia edildiği, bu zararın varlığının belirlenmesi açısından bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davaya konu olan taşınmazın alım tarihindeki değeri ile bir kıyaslama yapılması gerektiği, söz konusu tespit yapılmadan zarar veya sorumluluğun bulunup bulunmadığının söylenemeyeceği, dosyada buna ilişkin bir delil bulunmadığı söz konusu iddia yönünden sorumluluk iddiasının kanıtlanamadığı, ...yöneticisi olan davalıların 20/12/2000 tarihli 57 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile üzerinde yüklü miktarda ipotek bulunan ...Turizm ve Tanıtım ve Mağazacılık AŞ nin aktifindeki gayrimenkulün söz konusu şirketin borçlarına mahsuben KDV hariç 2.640.000.000.000,00 TL değer ile satın alınması nedeniyle şirketin zarara uğratıldığı, buna göre 2.640.000.000.000,00 TL lik alacağa karşılık satın alınan taşınmaz üzerinde yaklaşık 5.000.000.000,00 TL lik ipotek bulunduğu için şirketin zarara uğratıldığının iddia edildiği, bu zararın varlığının belirlenmesi açısından bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davaya konu olan taşınmazın alım tarihindeki değeri ile bir kıyaslama yapılması gerektiği, söz konusu tespit yapılmadan zarar veya sorumluluğun bulunup bulunmadığının söylenemeyeceği, dosyada buna ilişkin bir delil bulunmadığı söz konusu iddia yönünden sorumluluk iddiasının kanıtlanamadığı, Sonuncu zarar kaleminin ...Şirketine ait kaynaklardan grup şirketlerine şirketin yönetiminde görev yapmış kişilerin ilişkili şirketlerine şirketin küçük ortaklarına, şirketin ödenmiş sermayesine oranla büyük miktarlarda krediler ya da kredi niteliğinde cari hesaplar kullandırıldığı, söz konusu kredilerin geri ödenmediği gerekçesi ile ortaya çıkan zarardan yöneticilerin sorumlu olduğu iddia edildiği, bir şirketin tahsil edemediği alacaklarından yöneticilerin sorumluluğunun doğması için yöneticilerin özen borcuna aykırı olarak borçlanma işlemleri yaptığının tespiti gerektiği, bunun için de kredi kullandırılmış ise kredi ile tüm belgelerin veresiye mal satılmış ise cari hesapla çalışılmış ise mal verilen firmaların mali durumlarının kötü olduğuna dair delillerin sunulmasının gerektiği bu konuda bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere denetime elverişli değerlendirme yapılmasına uygun verilerin dosyada bulunmadığı, bu konuda da bir zarar ve sorumluluk tespitinin mevcut delil durumuna göre imkan olmadığı, iflas eden şirkete ilişkin ticari defter kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesine sunulamadığı, davacı tarafça tüm talep kalemleri yönünden zararın varlığı ve miktarının usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığı, incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, dava ve birleşen davaların reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: A- MAHKEMEMİZİN 2007/384 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: 1-Davanın REDDİNE , 2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar ... ,... ve müteveffa ... dışındaki davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan 5411 sayılı Yasa' nın 133/son maddesi hükmü gereğince hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL tek maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak ... ve müteveffa ... dışındaki davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, B-MAHKEMEMİZİN 2007/384 E. SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 5. ATM' NİN 2007/642 E. 2009/37 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: 1-Davanın REDDİNE , 2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar... ve müteveffa ... dışındaki davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan 5411 sayılı Yasa' nın 133/son maddesi hükmü gereğince hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL tek maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak... ve müteveffa... dışındaki davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, C-MAHKEMEMİZİN 2007/384 E. SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 5. ATM' NİN 2007/642 E. 2009/37 K. SAYILI DOSYASINDA BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 1. ATM' NİN 2008/829 E. 2008/727 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: 1-Davanın REDDİNE , 2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan 5411 sayılı Yasa' nın 133/son maddesi hükmü gereğince hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL tek maktu vekalet ücretinin 2.725,00 TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, D-MAHKEMEMİZİN 2007/384 E. SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 1. ATM' NİN 2008/64 E. 2008/452 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: 1-Davanın REDDİNE , 2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar... ve müteveffa ... dışındaki davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan 5411 sayılı Yasa' nın 133/son maddesi hükmü gereğince hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL tek maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak... ve müteveffa ... dışındaki davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, E-MAHKEMEMİZİN 2007/384 E. SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 2. ATM' NİN 2008/264 E. 2010/326 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: 1-Davanın REDDİNE , 2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar...ve müteveffa ...dışındaki davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan 5411 sayılı Yasa' nın 133/son maddesi hükmü gereğince hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL tek maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak ... ... ındaki davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, F-MAHKEMEMİZİN 2007/384 E. SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN İZMİR 8. ATM' NİN 2013/204 E. 2013/248 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: 1-Davanın REDDİNE , 2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan 5411 sayılı Yasa' nın 133/son maddesi hükmü gereğince hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL tek maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar Davacı ... vekili Av. ... ile Birleşen...ATM... Esas sayılı dosya davacısı...Bankası vekili Av...., birleşen ...ATM ... dosya davacısı Av... ile bir kısım davalılar vekili Av....valı...li Av....avalı ...kili Av....avalı ...ili Av. Burcu ... ile davalı asiller... ... 'ın yüzlerine karşı diğerlerinin yokluğunda açıkça okunup anlatıldı. 13/06/2019 Başkan... E imza Üye... eimza Üye ... E imza Katip... E imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2007/384, K. 2019/652, T. 13.06.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2007-384-e-2019-652-k-60ed5ff7ce2b