Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/1738 E. 2025/699 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1738
Karar No
2025/699
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/1738 KARAR NO: 2025/699 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 12/10/2021 NUMARASI: 2020/504 Esas - 2021/663 Karar DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ: 28/04/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.08.2019 tarihinde davalı şirket tarafından sigortalı, dava dışı sürücü yönetimindeki araçla seyir halindeyken davacının tali yoldan anayola çıkmak amacıyla ilerlerken ve tali yoldan anayola tam olarak çıktıktan sonra davacının ... plakalı aracın aracının sol arka tarafından çarptığını, kazanın meydana geliş şeklinin, kaza tutanağı ile kaza yerinde çekilen fotoğraflar ile de sabit olduğunu, dava dışı sürücünün olayda asli ve tam kusurlu olduğunu, bu nedenle davacının zararından davalı şirketin sorumlu olduğunu, dava dışı sürücünün anayol ile tali yolun birleştiği yerden hemen sonra, davacı aracıyla anayola tam olarak çıktıktan sonra gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin trafik güvenliğini tehlikeye attığını ve davacı aracına sol arkadan çarptığını, 2918 sayılı KTKya göre dava dışı sürücünün kusurlu olduğunu, buna rağmen davalı şirket tarafından davacının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu belirterek davacının zararının tazmini başvurusunu reddettiğini, davacının aracının yabancı plakalı olması nedeniyle seçimlik hakları olduğunu, ancak davacının iyi niyetle aracını ... Ltd. Şti.nde tamir ettirdiğini, bu şekilde zararı azaltmaya çalıştığını, ekspertiz raporuna göre davacının onarım bedelinin 19.497,14 TL olduğunu, ayrıca 240,15 TL ekspertiz ücreti ödediğini, davalı şirkete başvurduğunu ancak başvurunun reddedildiğini, davalı kurumun zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, dava şartlarının yerine getirildiğini, arabuluculuk tutanağının ekli olduğunu belirtmiş ve şimdilik 100,00 TL zararın avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı büronun yabancı ülke yeşil kart büroları ile yaptığı iç sözleşmeler çerçevesinde yabancı plakalı araçların Türkiyede karıştıkları kazalarda şayet geçerli Yeşil Kart sigortaları varsa sigortacıları adına kusur esasına göre zarar gören 3. Şahısların hasarlarını Türk mevzuatına göre tedvi ettiğini, ekspertiz ücretinin makul gider olması için iyi niyetli olarak yapılmış olması gerektiğini, ancak davacının davalı kuruma başvurusundan önce kendisinin doğrudan eksper atadığın, bu nedenle iyi niyetle yapılmayan ekspertiz incelemesi sonucu ücret talebinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kazanın meydana geliş şekli, Yerel Mahkemesi dosyasında mübrez 14/08/2019 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ile ve yine Yerel Mahkeme dosyasında mübrez olan kaza yerinden çekilen fotoğraflar ile de sabit olup, bu fotoğrafların incelenmesi ile dava dışı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, hal böyle olunca davalı Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu'nun, müvekkilinin kaza nedeniyle uğradığı zararı tazmin ile yükümlü olduğunun görüleceğini, trafik kazalarında kusur tespiti alanında herhangi bir uzmanlığı bulunmayan bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda varsayıma dayalı tespit yapıldığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağında anayola giriş yaptığı sırada aracının sol arka tarafına çarptığı belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Dava konusu olayda davacı sürücü ... tali bağlantı yolundan bölünmüş yola katılmadan önce kendi şeridini koruması, anayola katılıma izin verilen kesikli çizgi bölgesinde anayola katılması gerekirken bu kurallara uymamış, sürekli çizgi ile bölünen yolda bölünmüş yoldan gelen aracın şeridine tecavüz ederek bölünmüş yolda seyreden davalı taraf aracının seyir güvenliğini tehlikeye sokmuş ve aracının sağ yan kısımlarıyla bölünmüş yolda seyreden davalı taraf aracına sağ ön yan basamak ve tekerlek kısımlarından çarpmıştır. Bu nedenle davacı sürücü ... şeride tecavüz ettiğinden ve kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından % 100 oranında tamamen kusurlu, davalı taraf araç sürücüsü ise, kendi şeridinde normal süratle seyrederken sağındaki bağlantı yolundan dikkatsizce ve süratle gelip sürekli çizgi ihlali yaparak şeridine tecavüz eden ve aracına yandan çarpan davacı sürücüye karşı kazayı önlemek bakımından kaza noktasında fren yapıp durduğundan ve kazayı önlemek bakımından alabileceği başka ek bir tedbir olmadığından olayda kusursuz olduğu belirtilmiştir. Dosyada bulunan bilirkişi teslim tutanağına göre Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunu düzenleyen bilirkişinin, uzmanlık alanının trafik kazalarına sebebiyet veren teknik sorunler olduğunun anlaşılmasına bilirkişinin uzmanlık alanına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. İlk Derece Mahkemesince kusurun belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağı, aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak değerlendime yapıldığı, bu durumda bilirkişi raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu KTK hükümlerine göre kusurun belirlendiği anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından kusur raporuna ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/04/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1738, K. 2025/699, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-9-hukuk-dairesi-2022-1738-e-2025-699-k-0a5726b8900e