Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/108 E. 2024/918 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/108
Karar No
2024/918
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/108 KARAR NO: 2024/918 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 26/10/2021 NUMARASI: 2018/1108 Esas - 2021/775 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 29/05/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.05.2018 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın olay yerinde yaya olarak bulunan müvekkiline çarpması suretiyle meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin malul/ sakat kaldığını, müvekkilinin kaza neticesinde vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığını, tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığını belirterek şimdilik 400,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 4.500,00 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile taraflarının verilmesine, davalıya başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrası olan tarihten itibaren avans faize işletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;zarar görenin dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuruda bulunması ve Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca gerekli belgeleri ibraz etmesi gerektiğini, eksik evraklar bulunduğundan davacının başvurusunun neticelendirilemediğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddi ile davacının davasının ispatı halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza sonucunda yaya olarak bulunan müvekkili Melike Nur Güler'in malul kaldığını, müvekkiline atfedilen kusur durumunu kabul etmediklerini, araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza ile müvekkilin sakatlığı arasında uygun illiyet bağı bulunmakta olup ilgili sigorta şirketinin oluşan zarardan sorumlu olduğunu, kaza sonucu, müvekkilin 3 aylık geçici iş göremezlik süresinin bulunmasının %100 malul kaldığı dönem olduğunu, yetişkin olmayıp, bir işte çalışmaması nedeniyle geçici iş göremezlik talebinin reddinin de hukuka aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesinin, kaza illiyetli olarak 4 ay boyunca bedeni malul olarak bulunduğu ATK'da tespit olunan müvekkile karşı, çocuk olması nedeniyle maddi bir zararı yoktur diyerek davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 23/05/2018 tarihinde, davalı Sigorta şirketine sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın seyir halinde iken yaya olarak bulunan yaşı küçük davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeniyle davalıdan geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve daimi iş göremezlik tazminatı talep edilmiştir. Somut olayda davacı küçük Melike kaza tarihinde 5 yaşında olup hükme esas alınan maluliyet raporuna göre davacı küçüğün sürekli maluliyetinin olmadığı, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Mahkemece davacı Melike'nin kaza tarihinde henüz 5 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından, geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/24152 Esas 2023/661 Karar sayılı kararı)Daire kararının kapsamına göre davacının talep edebileceği tazminat bulunmadığından kusura ilişkin istinaf talebi inceleme konusu yapılmamıştır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/108, K. 2024/918, T. 29.05.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-9-hukuk-dairesi-2022-108-e-2024-918-k-60d3b0f8b1c1