Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi 2022/807 E. 2024/1228 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/807
Karar No
2024/1228
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/807

KARAR NO: 2024/1228

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/02/2021

NUMARASI: 2015/448 Esas, 2021/65 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 13/11/2024

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı yüklenici (alt taşeron ), davalı iş sahibi ( taşeron) ... - ... ile 03.06.2013 tarihinde alt taşeron sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmeye göre işin yapılması için gerekli malzemelerin temininden kendilerinin sorumlu olduğunu, malzeme bedellerinin ise davalı tarafından karşılanacağını, karşılanmayan malzeme bedelleri için davalı tarafa 10.01.2014 tarih ... sayılı ve 284.388,11 TL bedelli fatura gönderdiklerini, davalı tarafın faturaya itiraz ettiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine de İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından icra takibi yaptıklarını, takibe davalı tarafın itiraz etmesi üzerine de itirazın iptali davası açtıklarını belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahibi, davacı ile 03.06.2013 tarihinde alt taşeron sözleşmesi yaptıklarını, davacının eksik işleri tamamlamadığını, fatura kesme işleminin sözleşmenin 7.2 maddesindeki düzenlemeye göre yapılması gerekirken sözleşmenin bu hükmüne uygun davranılmadığını, sözleşmeye göre gecikme cezası talep haklarının doğduğunu, bunun mahsubu durumunda davacının alacağının çıkmayacağını, davacının SGK ilişiksizdir belgesinin kendilerine sunulmadığını, hak ediş raporu olmadan fatura düzenlenmesinin sözleşmeye aykırı olması nedeniyle de davacının muaccel hale gelmiş alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, talebin eksik malzeme bedeline ilişkin olduğu, davacının düzenlediği faturanın davalı defterine kayıtlı olmadığı, bilirkişi raporuna göre davalı iş sahibinin malzeme bedeli için 700.000,00 TL avans çeki verdiğinin sabit olduğu, sözleşmeye göre düzenlenecek hak edişlerin sözleşmenin ifası için olduğu, malzeme bedeli için ayrı hak ediş düzenlenmeyeceği, davacının malzeme bedelini peşin aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, malzeme bedelinin götürü bedel olarak kararlaştırıldığı sözleşmeden anlaşılmadığını, malzeme bedelinin verilen 700.000,00 TL çekin çok üzerinde olduğunu, sevk irsaliyelerine göre takibe konu faturanın malzeme bedeline ilişkin olduğu, sevk irsaliyelerine göre malzeme bedelleri davalı tarafından itirazi kayıt sunulmadan teslim alındığını, bu irsaliyelerin dikkate alınmadığını, 700.000,00 TL çekin götürü olarak verildiğinin dava konusu olmadığını, bunun belli olmadığını davalı bile bu çekin malzeme bedeli olarak verildiğini beyan etmediğini, mahkemenin sadece bu çekin malzeme için verilip verilmediğine karar vererek karar verdiğini, davacı tarafından bu faturanın 163.184,00 TL lik kısmının zaten ödendiğini, 136.423,00 TL hak ediş alacağı varken davalının niye 163.184,00 TL ödediği, davalının malzeme bedelinin çek olarak verildiğine ilişkin savunması olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici (alt taşeron ), davalı iş sahibidir. (taşeron) Davacı yüklenici, davaya konu takiple faturaya dayalı malzeme bedellerinin tahsilini talep etmiş; davalı ise, hak edişler yapılmadan fatura düzenlenmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece, malzeme bedelinin davacı yükleniciye avans olarak verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının malzeme bedelini talep edip edemeyeceği noktasındadır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 6. maddesinde işin bedeli, malzeme +işçilik dahil birim fiyat esasına göre belirlenmiş, sözleşme ve dosya kapsamına göre, malzemelerin yüklenici tarafından temin edileceği kararlaştırılmış, malzemeler için ayrıca bir fiyatlandırma yapılmamıştır. Sözleşmenin 7.2. maddesinin ikinci cümlesinde çok açık bir şekilde malzeme bedelinin davacı yüklenici tarafından alındığı belirtilmiştir Yüklenici malzeme bedelinin tamamının ödenmediği iddiasındadır. Oysa ki, madde metninden de anlaşılacağı üzere, malzeme bedelinin sözleşme imzalanırken yükleniciye ödendiği kabul edilmiştir. Gerek sözleşmenin tümüne gerekse ilgili maddedeki açık düzenlemeye karşı yüklenici tarafından imza veya içeriğine yönelik herhangi bir itiraz ileri sürülmediği gibi sadece tamamının ödenmediğini savunmuş ise de bu iddiasını da yasal ve kesin delillerle ispatlayamadığından mahkemece belirtilen madde hükmüne göre davacının malzeme bedelini aldığı kabul edilerek bu gerekçeye dayalı olarak verilen ret kararı doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/02/2021 tarih ve 2015/448 Esas, 2021/65 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/807, K. 2024/1228, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-53-hukuk-dairesi-2022-807-e-2024-1228-k-968f473ffb95