Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2020/1473 E. 2023/868 K.

Konu: Alacak

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1473
Karar No
2023/868
Karar Tarihi
Konu
Alacak

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1473 KARAR NO: 2023/868 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/12/2019 NUMARASI: 2018/1291 Esas - 2019/1222 Karar DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/09/2023 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin dava dışı ... San.Tic.Ltd. Şti ile olan ticari ilişki nedeniyle bu şirketten 5 adet çek aldığını, bu çeklerin ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edildiğini ancak dava dışı keşideci tarafından İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/440 Esas sayılı dosyasından talep edilen İflasın Ertelenmesi davasında 13.04.2016 tarihinde ihtiyati tedbir karan verilmesi nedeniyle banka tarafından çeklerin arkasına mahkeme, dosya ve tedbir kararı yazılmak suretiyle çeklerin müvekkil şirkete iade edildiğini, İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/440 Esas sayılı dosyasında görülen davanın neticesinde "Davacı şirketin iflas ertelenmesine ilişkin talebinin reddine" ve aynı kararda "13.04.2016 tarihli ihtiyati tedbir kararının da kaldırılmasına" karar verildiğini ve kesinleştiğini, bu kararın kesinleşmesi sonrasında davalı bankaya yeniden müracaat edilerek, dava konusu çeklerle ilgili bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktarın talep edildiğini ancak banka tarafından çeklerin tedbir kararının var olduğu dönemde keşide edilmesi nedeniyle kayyum onaylarının bulunmaması gerekçe gösterilerek yükümlülük bedelinin ödenmediğini, bankanın gerekçesini hiçbir şekilde kabul etmediklerini, talep konusu çeklerin İflas Ertelenmesine ilişkin davadan ve tedbir talebinden önce alındığını, davalı bankanın çek sorumluluk bedellerini ödemesi gerektiğini beyan ederek davanın kabulü ile her bir çek için bankanın sorumluluk bedeli 1.200 TL olmak üzere toplamda 5 adet çek için 6.000 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, usul ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddi gerektiğini, davacının taraf dava dilekçesi ekine hukuka aykırı olarak delillerini eklemediğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 121’inci maddesinde açıkça düzenlenen usulün gereği gibi yerine getirilmeyip dava dilekçesi ekinde hiçbir belge olmaksızın müvekkili bankaya gönderildiğini, müvekkili bankanın çekteki keşideci imzasını araştırma yükümlülüğü olduğunu, dava konusu edilen çeklerin keşide tarihlerinin İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/440 Esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararı devam ettiği süre içerisinde olduğunu, dava konusu çeklerin geçerliliğinin kayyım onayı ile mümkün olabilecekken herhangi bir kayyım onayı olmaksızın tedbir kararının yürürlüğü sürecinde keşide edilen çeklerin geçerliliğinden ve dolayısıyla yasal unsurları taşıdığından bahsedilemeyeceğini, davacı tarafından çeklerin ileri tarihli keşide edildiği iddiasının ispatlanamadığını, tüm bu sebeplerle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda "..Muhatap bankanın her çek yaprağı için belli miktarda yasal garantisi bulunduğu, bankanın çek yaprağından sorumlu tutulabilmesi için çekin zorunlu unsurları havi geçerli bir çek olması, ibraz süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmiş olması ve ibrazda çekin karşılığının olmaması gerekir. Çek karşılığı olmadığından değil de örneğin rehin, haciz, tedbir, ödeme yasağı gibi hallerin varlığı nedeniyle ödenmemiş ise artık bankanın ödeme yükümlülüğü de doğmayacaktır. (REİSOĞLU Seza, Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, 2003, Ankara.). Somut olayda, dava dışı keşideci şirketin kambiyo taahhüdü de dahil olmak üzere her türlü işlemi tedbiren kayyum imzasına veya onayına tabi kılındığından, dava konusu çeklerin kayyımlar tarafından keşide edilmediğinden, çekin ileri tarihli çek olmasının da sonucu değiştirmeyeceğinden, davalı banka çekin keşidecisi olan müşterisinin iflas erteleme davası nedeniyle hesaplarına tedbir konulduğunu ileri sürerek çeke bu yönde şerh koyduğuna ve tedbirin kalktığı da tespit edilemediğine göre, davalı banka çek yaprağı başına ödenmesi gereken güvence bedel tutarını ödemekle yükümlü olmayacağından davanın reddine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çeklerin ibrazı anında, tedbir nedeniyle işlem yapılamasa dahi çeklerin "karşılıksız" olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, yargılama sırasında davalı banka ile yapılan yazışma ile bu hususun belgelendiğini, görülmekte olan davada, banka ile müşteri arasında kurulan gayrı nakti kredi sözleşmesi üzerinde durulmadığını , ortada böyle bir sözleşme var iken, bankanın hangi şartlarda ödeme yapmaktan kaçınacağı hususlarının belirtilmediğini, bu hususlar irdelenmeksizin verilen kararın eksik olmakla kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini, çekin keşide edildiği tarihte kayyumlarca idare edilen şirkette kayyum onayı olmaksızın çek keşide edilemeyeceğine ilişkin gerekçesinin gerçeği yansıtmadığının tahsilat makbuzları ile de ortada olduğunu, Mahkeme tarafından bu iddialarının hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, bankayı koruma odaklı olarak geliştirilen, hiçbir hukuki dayanağı olmayan, kayyum onayı olmaması gibi zorlama bir gerekçeyle davanın reddedildiğini, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1291 Esas sayılı dosyasından verilen karara ilişkin istinaf taleplerinin kabulü ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak verilen kararın kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, ödenmeyen çek sorumluluk bedelinin tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli, dava konusu çek keşidecisi dava dışı şirket hakkında iflas davası sırasında verilen tedbir kararı nedeniyle bankanın çek sorumluluk bedellerinden sorumlu olup olmadığına ilişkindir. 5941 Sayılı Kanun’un 3. maddesinde bankalarca verilen çek defterlerinden kullanılıp karşılıksız kalan her bir çek yaprağı için bankanın ödemek zorunda olduğu zorunlu karşılık tutarları düzenlenmiş olup, muhatap bankanın anılan hüküm uyarınca sorumlu tutulabilmesi için çekin süresinde ibraz edildiğinin ve karşılığının bulunmadığının usulünce belgelenmesi gereklidir. Somut olayda, dava konusu çekler takasa sunularak süresinde ibraz edilmiş olup, iflasın ertelenmesi talebine ilişkin dava nedeniyle işlem yapılmamış, ibraz tarihi itibariyle karşılığının bulunup bulunmadığı hususu ...-...-...-... nolu çeklere yazılmamıştır. Sadece ... nolu çek üzerine karşılığının bulunmadığı, hesap bakiyesinin 0 olduğu yazılmıştır. Davacı şirket , dava dışı keşideci şirket hakkında 22/03/2018 tarihinde verilen iflasın ertelenmesi davasının reddi ve tedbir kararlarının kaldırılmasından sonra davalı bankaya başvurmuş ancak davalı banka tarafından, davaya konu çeklerin Mahkemenin ihtiyati tedbire ilişkin 13/04/2016 tarihinden sonra keşide edildiği ve çeklerin keşidesine dair kayyım onayının bulunmadığı, çeklere ilişkin banka sorumluluk tutarlarının ödenemediği yönünde cevap verilmiştir. Davalı bankanın çek yaprağından sorumlu tutulabilmesi için çekin zorunlu unsurları havi geçerli bir çek olması, ibraz süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmiş olması ve ibrazda çekin karşılığının olmaması gerekir. Çek karşılığı olmadığından değil de örneğin rehin, haciz, tedbir, ödeme yasağı gibi hallerin varlığı nedeniyle ödenmemiş ise artık bankanın ödeme yükümlülüğü de doğmayacaktır. (REİSOĞLU Seza, Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, 2003, Ankara.) İhtiyati tedbir kararı ile çekte karşılıksız işlemi yapılması engellenmiş ise muhatap bankanın, mahkeme tedbir kararı gereğince işlem yapılamadığı hususunu, ibraz tarihi ve hesap bakiyesi belirterek çeke şerh düşmesi gerekir.Muhatabın çekin ibrazında sadece tedbir kararının bulunduğunu belirterek hesapta karşılık olup olmadığını ayrıca yazmaması hâlinde, çeke düşülen şerh karşılığın olduğu anlamına gelmeyecek, hamil bu durumda çek karşılıksızmış gibi hukuki haklarını kullanabilecektir (REİSOĞLU, 2011, s. 273). Somut uyuşmazlıkta davalı banka çeklerin keşidecisi olan müşterisinin iflas erteleme davası nedeniyle hesaplarına tedbir konulduğunu ileri sürerek çeklere bu yönde şerh koymuş ancak iflas erteleme davasının reddi üzerine verilen ihtiyati tedbir kararı kalktıktan sonra çek sorumluluk bedellerinin ödenmesi yönünde davalı bankaya başvuru yapılmış olması karşısında , davalı banka çek yaprağı başına ödenmesi gereken sorumluluk bedel tutarını ödemekle yükümlüdür. Ödeme yükümlülüğü bankaya yasayla verildiğine göre bankanın bir nevi garanti borcu olan bu miktar açısından kayyım onayı bulunmadığından bahisle ödeme yapmaması yasanın amir hükmüne aykırıdır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/12627 esas, 2016/2333 karar sayılı kararı, 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/3937 esas, 2015/5887 karar sayılı kararı) Bu haliyle davalı bankanın sorumluluk tutarını ödemesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekirken reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece eldeki davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KABULÜ ile; 6.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 409,86 TL harçtan peşin alınan 102,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 307,39 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 35,90 TL, peşin harç 102,47 TL, posta ve tebligat gideri 105,75 TL, olmak üzere toplam 244,12 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 6.000 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Karar kesin olduğundan HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine, 6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL ile posta ve tebligat gideri 11.75 TL toplam 160,35 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/09/2023

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1473, K. 2023/868, T. 21.09.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-43-hukuk-dairesi-2020-1473-e-2023-868-k-4caa20620545