Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2025/1674 E. 2025/1272 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1674
- Karar No
- 2025/1272
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/1674 KARAR NO: 2025/1272 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 29/04/2025 NUMARASI: 2024/927 (E) - 2025/327 (K) DAVANIN KONUSU: Tespit KARAR TARİHİ: 22/09/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 22/12/2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, müvekkili aracının 22/12/2023 tarihinde tek bir kaza gerçekleştirmiş olmasına rağmen Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER) aynı kaza için iki ayrı tarihli 24/12/2023 ve 22/12/2023 tarihli iki adet hasar kaydı girildiğini öğrendiklerini, bu hususta davalı sigorta şirketine başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını, 22/12/2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkiline ait ... plakalı araç ile ilgili olarak davalı sigorta şirketince mükerrer hasar bildirildiğini ve kaza tarihinin 22/12/2023 olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, yerel mahkemece davanın tespit davası olduğu, davacının güncel hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş olsa da; davanın tespit değil eda davası olup kaydın tramerde düzeltilmesi talebini içerdiğini, davanın tespit davası olarak kabul edilmesi halinde bile müvekkilin tramer kaydından dolayı aracının değeri düştüğünden davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, tramer kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 15/1. maddesinin 1. fıkrasında "Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi, Merkeze bağlı bir alt bilgi merkezi olup faaliyetlerini bu Yönetmelik uyarınca yürütür." Aynı maddenin 3. fıkrasında "Sigorta şirketleri, eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına girer." Aynı maddenin 6. fıkrasında "Sigorta şirketleri veya eksperler, hasarlara ilişkin olarak Müsteşarlıkça belirlenecek kayıtları Merkez veri tabanı üzerinden tutmak veya raporlamak zorundadır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 23/4. maddesine göre ise "Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından, hatalı olarak gönderildiği tespit edilen bilgileri gecikmeksizin düzeltmek ve düzeltme kayıtlarını en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır." Bu hükümlere göre, üye sigorta şirketleri Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi veri tabanına araçlara ilişkin hasar kayıtlarını kaydetmek ve hatalı kayıt bildirildiğinde bu kayıtları düzeltmek zorundadır. Bu yükümlülük sigorta şirketlerine verilmiştir. Dosya kapsamına göre davacının maliki olduğu aracın karıştığı kaza nedeniyle iki ayrı tarihli iki adet hasar kaydının bildirildiği ve bu nedenle hatalı olduğu halde kaydın düzeltilmemesi nedeniyle tramere mükerrer olarak bildirilen hasar kaydının tespitine, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne gönderilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacının aracının hasar tutarının mükerrer olarak bildirilmesi halinde aracın satışında değerinin düşük olarak belirlenmesine yol açacaktır. Dava dilekçesinde tespit ve aynı zamanda kaydın düzeltilmesi için hükmün gönderilmesi talep edildiğinden dava sadece tespit davası mahiyetinde değildir. Kaldı ki; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 23/4. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin düzeltme yapmak sorumluluğu bulunduğu halde bu sorumluluktan kaçınması ve başka bir yöntem ile hatalı kaydı düzeltme imkanı bulunmadığından davacının tespit isteminde hukuki yararı bulunmaktadır.Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Davacı tarafından sarf edilen istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/09/2025