Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2025/1608 E. 2026/458 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1608
Karar No
2026/458
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2025/1608

KARAR NO : 2026/458

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 23/12/2024

NUMARASI : 2023/357 (E) - 2024/1030 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ: 2/4/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye ait, sürücüsü davalı ...'nun yönetimindeki kamyonetin dönemeci alamayarak, karşı yönden gelmekte olan davacının yönetimindeki araca çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını belirterek ve dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına da yer vererek, 1.000 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen, 100.000 TL manevi tazminatın ise davalılar ... AŞ ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 1/6/2020 günü sunduğu dava değeri belirleme dilekçesi niteliğinde olduğu anlaşılan dilekçeyle, talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatının 10.533,09 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 182.306,82 TL olmak üzere toplam 192.839,91 TL olduğunu; 25/11/2024 günü sunduğu talep sonucu bakımından ıslah niteliği taşıdığı anlaşılan dilekçeyle talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatının 10.533,09 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 2.771.184,51 TL olmak üzere toplam 2.781.717,60 TL olduğunu beyan etmiştir.

Davalı ... AŞ vekili dava dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesinin, davanın kabulüne, 10.533,09 TL geçici iş göremezlik, 182.306,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 192.839,91 TL'nin davalılar ... Şirketi ile ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine; atiye bırakılan ...'ya karşı açılan davada karar verilmesine yer olmadığına; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 20.000 TL manevi tazminatın davalı ... AŞ'den tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmesine ilişkin 24/9/2020 gün ve 2017/640 (E) - 2020/623 (K) sayılı kararının davacı ve davalı ... AŞ ile ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 22/2/2023 gün ve 2020/2554 (E) - 2023/292 (K) sayılı kararıyla kaldırılmasının ardından sürdürülen yargılamada bu kez maddi tazminat davasının kabulüne 10.533,09 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.771.184,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.781.717 TL maddi tazminatın, davalı ... Şirketinin 330.000 TL teminat limitiyle sorumlu olması koşuluyla, davalı ... Şirketinden 7/6/2017 gününden, diğer davalı ... AŞ'den ise kazanın meydana geldiği 19/4/2017 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 70.000 TL manevi tazminatın, davalı ... AŞ'den kazanın meydana geldiği 19/4/2017 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; bakiye ömrün ... Yaşam Tablosuna göre belirlenmesi gerektiğini; hükmolunan manevi tazminat miktarının düşük olduğunu; olası kaldırılma kararından sonra asgari ücrette yapılabilecek artış miktarlarının da müvekkili lehine kazanılmış hak oluşturması konusunda taleplerin olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ölene %100 kusur yükleyen raporun hükme esas alınmasından dolayı tüm alacak kalemlerin hatalı ve hukuka aykırı hesaplandığını, davacının maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesinin kabul edilemeyeceğini; davacının %52 olarak belirlenen engellilik oranının sabit olup olmadığı ve zaman içinde azalma olasılığının bulunup bulunmadığının da belirtilmediğini, maddi ve manevi zararlardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, ölen ...'nun asli kusuruyla iş kazasına neden olduğundan, müvekkili şirketin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin maddi ve manevi tazminat yönünden herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, müvekkili şirketten manevi tazminat isteminden bulunamayacağını, müvekkili şirketten manevi tazminat isteminden bulunamayacağını belirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:

Davacı ... vekilinin daha önce 16/11/2020 günü sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde, PMF Yaşam Tablosunun dikkate alınmasını istemesi karşısında, Dairemizin 21/2/2023 gün ve 2020/2554 (E) - 2023/292 (K) sayılı kararında da belirtildiği gibi, taleple bağlılık ilkesine ilişkin HMK'nin 26'ncı maddesi uyarınca, davacının sürekli sakatlığından kaynaklanan maddi tazminatının hesaplanmasında, olası yaşam süresi bakımından PMF 1931 Yaşam Tablosunun dikkate alınmasında isabetsizlik görülmemiş; Adli Tıp Kurumu (ATK) İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 6/8/2019 tarihli raporda, yönetimindeki davalı işleten ... AŞ'ye ait ... plakalı kamyonetle seyir halinde iken tehlikeli viraj tabelasını dikkate alarak hızını azaltması, şeridini koruşacak biçimde seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususlara uymayıp, tehlikeli viraja geldiğinde sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı yön şeridine geçerek davacı sürücü ...'nın yönetimindeki kamyonete çarpan ve otopsi raporunun tetkik ve sonuçlar kısımında kanında 333 mg/dl, göz sıvısında ise 359 ml/dl etanol bulunduğu saptanan ...'nun %100 oranında tam kusurlu olduğu, davacı ... ile dava dışı ...'un ise kusursuz olduğu bildirilmesi, böylece davacı sürücü ...'nın yönetimindeki ... plakalı kamyonet ve dava dışı ...'un yönetimindeki ... plakalı otomobil ile davalı işleten ... AŞ'ye ait davalı sürücü ...'nun yönetimindeki ... plakalı kamyonetin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının, yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında bu konulara yönelen istinaf nedenleri yerinde görülememiş; ... plakalı kamyonetin kaza tarihinde maliki olması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 3'üncü maddesi uyarınca işleten sıfatını taşıdığı anlaşılan davalı ... AŞ'nin, davaya konu trafik kazası nedeniyle oluşan maddi ve manevi zarardan, aynı Kanunun 85'inci maddesinin 1'inci ve son fıkraları uyarınca davalı sürücü ...'nun kusuru oranında

sorumlu tutulmasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

Diğer yandan, davacı ...'nın 19/4/2017 günü meydana gelen trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranı ile iyileşme süresinin, ATK 2'nci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 29/1/2024 gün ve ... sayılı raporuyla, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içeren ve haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içerdiğinden tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak veren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi karşısında, davalı vekilinin bu konulara yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiş; tarafların dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporundan anlaşılan kusur oranlarına, davacının ATK 2'nci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 29/1/2024 gün ve ... sayılı raporundan anlaşılan yaralanmasının ağırlığına, 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde yer verilen takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlara, olayın meydana geldiği tarihe göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı ... vekili ile davalı ... AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 615,40 TL mahsup edilerek, bakiye 116,60 TL istinaf karar ve ilam harcının davacı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 194.800,82 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen toplam 48.701,30 TL mahsup edilerek, bakiye 146.099,52 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

4-Davacı ... ile davalı ... AŞ'nin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

5-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 2/4/2026

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/1608, K. 2026/458, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2025-1608-e-2026-458-k-9e223abb6fa3