Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2024/2449 E. 2025/83 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2449
Karar No
2025/83
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2024/2449 KARAR NO:2025/83 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:26/9/2024 NUMARASI:2024/27 (E) - 2024/542 (K) DAVANIN KONUSU:Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ:21/1/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ...'nin, alkollü olarak yönetimindeki müvekkili davacıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ... Şirketine ait ... plakalı araçla seyir halinde iken, 2/11/2021 günü %100 kusuruyla ..., ... ve ... plakalı araçlara çarpması sonucu, dava dışı üçüncü kişilere toplam 76.358,42 TL tazminat ödendiğini, davalıya ait araç sürücüsünün alkol metreyi üflemeyi reddederek, kötüniyetli olarak doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmediğini belirterek, 76.358,42 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince, rücu koşullarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçelerinde özetle; Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4'üncü maddesinin "f" bendi uyarınca, sigortacının alkol raporu düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesi durumunda rücu hakkının bulunduğunu, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında ise anılan yasal düzenlemeyi yanlış yorumlayıp bedeni hasar koşulunu aradığını, bilirkişi raporunda da davalıya ait araç sürücüsünün alkol raporu alınmasını reddetmesi nedeniyle rücu koşullarının oluştuğunu açıkça ifade edildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, ZMSS poliçesini düzenleyen davacının, gerçekleşen riziko nedeniyle dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatın, sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürdüğü sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.Eldeki davada davacı ... Sigorta Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında 20/5/2021 günü, adı geçen davalı şirkete ait ... plakalı otomobil cinsinden araç için, 20/5/2021 başlangıç, 20/5/2022 bitiş tarihleri arasında geçerli ZMSS poliçesi düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ZMSS poliçesiyle sigortalı otomobilin sürücüsünün alkolmetre cihazını üflememesinin, sigortacının sigortalıya rücu hakkını verip vermeyeceği konusunda toplanmaktadır.Kolluk tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı içeriğinde, davacı ... Şirketine ZMSS poliçesiyle sigortalı davalıya ait, dava dışı sürücü ...'nin yönetimindeki ... plakalı otomobilin, aynı yönde seyir halinde olan ...plakalı aracın sol arka kısımlarına, ardından da aynı yönde seyir halinde olan ... plakalı araca çarpmasının etkisiyle bariyerlere ve ... plakalı araca çarparak hasar gördüğü belirtilmiş; kolluk tarafından düzenlenen alkol raporunda ise dava dışı sürücü ...'nin alkol metre cihazına üflemekten imtina ettiği anlaşılmış; makine mühendisi tazminat hesabı uzmanı ve nöroloji uzmanı tabipten oluşturulan bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen raporda ise, kazanın oluşumunda, seyir halinde olduğu yönetimindeki araçla, trafik güvenliği ve düzeniyle ilgili yönetmelikte düzenlenen kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak ve önündeki aracı yeterli ve güvenli mesafeden takip etmek zorunda olmasına karşın, dikkatsizlik ve tedbirsizlikle özen yükümlülüğüne uymayıp önünde seyir halinde olan ... plakalı araca arkadan çarpan ...'nin kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ..., ... ve ... plakalı araç sürücülerinin kusurunun bulunmadığı belirtilmiş; ... ve ... plakalı araçlara yönelik hasar tespitinin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda olduğu, davaya konu kaza nedeniyle... plakalı araç için 17/11/2021 günü 13.688 TL, 18/8/2022 günü 15.663,04 TL; ... plakalı araç için 29/12/2022 günü 2.753,99 TL; ... plakalı araç için 4/1/2022 günü 43.000 TL ödendiği; buna göre işletenden tahsili gereken toplam alacağının 75.105,03 TL olduğu sürücü ...'nin olayın seyrine göre alkollü olduğu kuvvetle olası olmakla birlikte, polis memurlarının alkolmetre cihazına üflemeyi reddeden sürücünün alkollü olduğuna dair kanaat bildirmediklerinden dolayı kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleştiğinin söylenemeyeceği belirtilmiş; davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, uzun süreden beri araç kiralama işiyle uğraşan müvekkili şirket tarafından kazadan önce ...'ye kiralanan ... plakalı otomobil üzerinde kaza tarihi itibarıyla fiili hakimiyeti bulunmayan müvekkilinin işleten sıfatını taşımadığını, ayrıca olayın gerçekleştiği tarihte davaya konu otomobil üzerinde yakalama kararı bulunduğunu ileri sürmekle yetinmiştir.Poliçenin tanzim tarihinde ve olayın meydana geldiği günde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1409'uncu maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2'nci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının (KMAZMSSGŞ), A.6'ncı maddesinde sayılan teminat dışında kalan haller ile B.4'üncü maddesinde sayılan zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı kapsamında olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, KMAZMSSGŞ'nin, A.6'ncı ve B.4'üncü maddeleri ve TTK'nin 1446'ncı maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yükü yer değiştirir. Bu durumda oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.ZMSS'de sigortacının rücu hakkı KTK'nin 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası ile KMAZMSSGŞ'de düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bu tür davalarda KTK'nin 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri sürme olanağı bulunmayan sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre sigorta ettirene rücu edebilir.Davacı ile davalı arasında ZMSS poliçesinin akdedildiği 20/5/2021 günü ve kazanın meydana geldiği 2/11/2021 tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın (KMAZMSSGŞ), zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkına ilişkin B.4'üncü maddesinin "f" bendi uyarınca, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, ödemede bulunan sigortacı, sigortalıya rücu edebilir.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, sırf maddi hasarla sonuçlanan kimsenin yaralanmadığı davaya konu trafik kazasında, davacıya ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme veya can güvenliği gibi zorunlu bir neden altında olmaksızın alkolmetre cihazına üflememek suretiyle alkol raporu düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığı, böylece davacı ... Şirketi ile ZMSS poliçesini düzenleyen davalı işleten ... Şirketinin sözleşme ve KMAZMSSGŞ'ye aykırı davrandığının anlaşılması karşısında, KTK'nin 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası ile KMAZMSSGŞ'nin B.4'üncü maddesinin "f" bendinde öngörülen rücu koşullarının oluştuğu gözetilmeden, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle reddine hükmolunmasında isabet görülmemiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:I-Davacı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 75.105,03 TL maddi tazminatın; 13.688 TL tutarının 17/11/2021 tarihinden, 2.753,99 TL tutarının 29/12/2021 tarihinden, 43.000 TL tutarının 4/1/2022 tarihinden, 15.663,04 TL tutarının ise 18/8/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Şirketinden tahsil edilen davacı ... Şirketine verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan maddi tazminatın tutarına göre hesaplanan 5.130,42 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.304,02 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 3.826,40‬ TL karar ve ilam harcının davalı ... Şirketinden tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen 30.000 TL maktu vekâlet ücretinin, davalı ... Şirketinden tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ... Şirketine verilmesine, 4-Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası ile 13'üncü maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca kısmen reddine karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen 1.253,39‬ TL vekâlet ücretinin, davacı ... Şirketinden tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalı ... Şirketine verilmesine, 5-Davacı tarafından harcanan 10.500 TL bilirkişi ücreti, 221 TL tebligat posta masrafı, 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekâletname harcı olmak üzere toplam 10.813,2‬0 TL yargılama giderinin, davalı ... Şirketinden tahsil edilerek, davacı ... Şirketine verilmesine,6-Davacı tarafından peşin ödenen ve maddi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen 1.253,39 TL karar ve ilam harcının davalı ... Şirketinden tahsil edilerek, davacı ... Şirketine verilmesine, 7-Davalı ... Şirketi tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,8-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, II-İstinaf incelemesi bakımından ;1-Davacı ... Şirketi tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davacı .. Şirketi tarafından harcanan posta ve tebligat gideri 260 TL, istinaf kanun yolu başvuru harcı 1.169,40 TL olmak üzere toplam 1.429,4‬0 TL yargılama giderinin, davalı ... Şirketinden tahsil edilerek, davacı ... Şirketine verilmesine,3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,4-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/1/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/2449, K. 2025/83, T. 21.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2024-2449-e-2025-83-k-8cbd5df341a5