Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2021/706 E. 2024/436 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/706
Karar No
2024/436
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/706 KARAR NO: 2024/436 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16/12/2020 NUMARASI: 2015/269 (E) - 2020/597 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi, Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 19/03/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/08/2012 tarihinde davalı ... şirketinin sigortacısı, davacının sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklet ile işleteni ..., sürücüsü ... olan ... plakalı araçların kaza yapması ile davacının yaralandığını ve şimdilik 10.000 TL maddi ve manevi zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince, "vaki kazada davalıya yüklenebilecek bir kusur olmadığı kanaatine varıldığından" davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili; trafik Kazası olduğunda davcının baygın olarak acilen hastaneye kaldırıldığı için tutulan raporu imzalayamadığını, olay mahallindeki kamera kaydı istenmesine rağmen kayıtların silinmiş olarak gönderildiğini, trafik kazasının olduğu alt geçitin tek yönlü iki şeritli bir yol olduğunu, kamyonetin davacıya çarptığını ve ... Hastanesinde operasyonlar geçirerek halen ayak kemiklerinde kırıklar nedeniyle metal çiviler bulunduğunu, yerel mahkeme tarafından ihtimalli raporları dikkate alarak inceleme ve araştırmaları yeteri kadar yapmadan hakimlik mesleğinin gereği hukuki bilgi ile çözülmesi gereken konuda davayı reddederek, vicdana, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir karar verdiğini beyanla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece alınan 12/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücünün %75; davacının da %25 oranında kusurlu olduğu tespitine yer verilmiş, ancak bu tespit, davacının tamamıyla kusurlu olduğunu ifade eden kaza tespit tutanağına ve soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına kararına aykırı olduğundan ATK Trafik İhtisas Kurulundan yeniden rapor alınmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda ise; davalı sürücü ...'ın sağa manevra yapmadan önce sağında akan trafiği kontrol etmesi, gelen araçların seyir durumunu dikkate alması gerekirken yeterli kontrolü yapmadan sağa manevra yapıp şerit değiştirmesi sonucu kontrolündeki kamyonet ile sağında seyreden motosiklete çarpmış olması ihtimalinde davalı ...'ın %75 oranında ve davacı ...'ın ise %25 oranında kusurlu olabileceği; ikinci ihtimalde davacı sürücünün sevk ve idaresindeki motosiklet ile kendi hatası sonucu sağındaki bariyerlere çarptıktan sonra kontrolü kaybedip solundaki kamyonete çarpması halinde ise davacı sürücü ...'ın %100 kusurlu ve davalı ...'ın kusursuz olacağı şeklinde görüş bildirilmiş, bunun üzerine İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi (Ulaştırma) Öğretim Elemanı Araş. Gör. ...'den bilirkişi raporu alınmış, bu raporda da iki seçenekli sonuç tekrarlanmıştır. Soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden hukuk hakimini bağlayan kesinleşmiş bir maddi olgunun varlığından bahsedilmeyecektir. Hal böyle olunca, kaza tespit tutanağının da davacının yokluğunda davalı beyanına göre hazırlandığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, olay yerinde keşif yapılarak, taraf beyanları dikkate alınarak 12/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücünün %75; davacının da %25 oranında kusurlu olduğu tespitinin, davacının zararına neden olan olayın oluşumuna daha uygun düştüğü, ATK Trafik İhtisas Dairesinden ve Araş. Gör. ...'den alınan raporların seçenekli hazırlandığı, bu nedenle raporlar arasında çelişkiden söz edilemeyeceği kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmesinin dosya içeriğine uygun olmadığı sonucuna varılmış, davalı sürücünün %75 oranında, davacının da %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek bu doğrultuda hazırlanan aktüerya raporundaki tazminat miktarından davacının ıslah ettiği bedele hükmedilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne, 5.112,37 geçici, 26.887,63 kalıcı işgöremezlik olmak üzere 32.000 TL toplam tazminatın davalılardan ... ve ...'dan kaza tarihi olan 24/08/2012 tarihinden itibaren, davalı ... şirketinden (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2-Usulüne uygun açılmış manevi tazminat davası bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca, kabul edilen maddi tazminat davası yönünden hesaplanan 2.152,24 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 34,25 TL peşin harç ve 75,15 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 109,35 TL harcın mahsubu ile 2.042,89‬ TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında sarf edilen 2.200 TL bilirkişi ücreti, 200 TL araç ücreti ve 862,55‬ TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 3.262,55‬ TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 11 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/03/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/706, K. 2024/436, T. 19.03.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2021-706-e-2024-436-k-01c936873c4f