Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2021/522 E. 2023/1542 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/522
- Karar No
- 2023/1542
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/522 KARAR NO: 2023/1542 DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 14/11/2023 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü...'un sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile yaya...'e çarpması sonucu çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkili ...in eşi ...'in trafik kazası sonucu 64 yaşında hayatını kaybetmesi nedeniyle onun desteğinden yoksun kaldığını,...plakalı aracın kaza tarihinde herhangi bir sigorta poliçesinin bulunmadığını, davalı Güvence Hesabına maddi zararın karşılanması amacıyla yazılı başvuruda bulunulduğunu, ancak davalı Güvence Hesabı tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını belirterek, 4.500 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı Güvence Hesabına başvuru tarihi olan 30/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11/09/2020 tarihli dilekçesiyle talep ettikleri toplam tazminatın 6.144,32 TL olduğunu bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 6.144,32 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; soruşturma aşamasında şikayetçi olunmadığı için tazminat hakkından vazgeçildiğini, kusur yönünden Kaza Tespit Tutanağı ve Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu arasında çelişki bulunduğunu, müvekkil kurumun sorumlu olduğunun kabul edilmesi ihtimalinde sorumluluk miktarının poliçesi bulunmayan aracın sürücüsünün kusuru ile sınırlı olacağını, yerel mahkemece rapor ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu, başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Kaza nedeniyle düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre kazanın oluşumunda yaya ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (KTK)yer alan yaya kusurlarından ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne almalıdır (68/b-3) kuralını ihlal ettiği ve tamemen kusurlu olduğu belirtilmiş, İlk Derece Mahkemesince yargılama aşmasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 02/12/2019 tarihli raporda ise; sürücü ...'un idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken kaza noktasına yaklaştığı sırada yolun sağında gördüğü yayaya karşı ikazda bulunup bu alana daha müteyakkız yaklaşması gerekirken bu hususa riayet etmeksizin kaza noktasına yaklaştığından %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'in, olay mahalli mevkide karşıdan karşıya geçişini bu mevkinin ön ilerisinde bulunan yaya geçidini kullanarak gerçekleştirmesi gerekirken bu hususa riayet etmeksizin yaklaşan araca rağmen kendi can güvenliğini tehlikeye atar vaziyette hatalı bir şekilde uygun olamayan alandan geçiş yaptığından %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesince Kaza Tespit Tutanağı da gözönüne alınarak düzenlenen raporun dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olmayan taksirle ölüme neden olma suçu açısından soruşturma aşamasında davacının şikayetten vazgeçmesinin tazminat hakkını ortadan kaldırmadığı, ATK rapor ücreti yargılama giderlerinden olduğundan İlk Derece Mahkemesince rapor ücretinin ödenmesine hükmedilmesi doğru olduğundan, bu hususlara ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.Davacı tarafından davalıya 30/01/2019 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup KTK'nin 99. maddesi hükmü gereğince Güvence Hesabına başvuru tarihinden sekiz iş günü sonrası 12/02/2019 tarihinde temerrüt gerçekleşmiş olacağından bu tarihin temerrüt tarihi olarak alınması gerekirken başvuru tarihinin temerrüt tarihi olarak alınması doğru olmamıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kabulüne, 6.144,32 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 419,71 TL nispi karar ve ilam harcından, 44,40 TL peşin ve 65 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 109,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 310,31 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen 109,40 TL peşin harç ile 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 153,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 839,45 TL (bilirkişi ücreti ve posta gideri) yargılama gideri ve 323 TL ATK masrafı olmak üzere toplam 1.162,45 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.400 TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında dava tarafından yapılan 31,50 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/11/2023