Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/698 E. 2024/1742 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/698
- Karar No
- 2024/1742
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO:2023/698 Esas KARAR NO:2024/1742 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/01/2023 NUMARASI:2021/1114 Esas, 2023/26 Karar DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:07/11/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... sayılı takip dosyasına konu kambiyo senedindeki imzanın müvekkile ait olmadığını ileri sürerek; ... sayılı takibine konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... sayılı dosyasında davacı taraf süresi geçtikten sonra imzaya itiraz ettiğini, bu dosyanın derdest olduğunu, davacının asılsız yere senetteki imzaya itiraz ederek sahtelik iddiasında bulunduğunu, senetin davacı tarafından imzalandığını, icra dosyasındaki dilekçede imzanın aynı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"Davacının davasının REDDİNE, Dava konusu icra takibine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiği anlaşıldığından İİK 72/4 m. uyarınca davacı taraf aleyhine alacağın %20'si oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine," Şeklinde karar vermiştir. İlk derece mahkemesinin 07.02.2023 Tarihli tavzih kararı: ", ''Dava konusu icra takibine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiği anlaşıldığından İİK 72/4 m. uyarınca davacı taraf aleyhine 123.763,05-TL alacağın %20'si oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine'' şeklinde tavzihine şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde;Takibe konu senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, yazının da müvekkiline ait olmadığını,Raporun hatalı olduğunu, ATK'dan rapor alınması gerektiğini, Raporda yer alan görüntülerde, inceleme konusu imza ile mukayese imzanın başlangıç ve bitiş hareketlerini, orta kısımda yapılan şekil ve ara gramaları itibariyle olan farklılıklar açıkça görüldüğünü, raporda mahkemenin ve yargıtayın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şart olduğunu, Yargıtay kararlarında incelemenin nasıl yapılması gerektiğinin açıklandığını, incelemenin Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından yapılması gerektiğinin belirtildiğini, Yargıtay 12. HD., E. 2020/9308 K. 2021/4685 T. 29.4.2021 kararının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını, ATK dan rapor alınarak davanın kabulünü talep etmiştir. İNCELEME: Dava konu 100.000TL bedelli bonoda keşidecinin davacı, lehtarın davalı olarak yer aldığı, 22.08.2019 tanzim, 22.09.2019 vade tarihli olduğu, ihdas hanesinde nakden kaydının yer aldığı anlaşılmaktadır. Grafolog bilirkişi raporunda özetle; ''davacı ...'in referans imzaları ile aralarında genel yapı ve imza yolu yönünden gözlemlenen benzerlikler yanında karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler bakımından da ileri düzeyde uygunluk ve benzerlik saptandığından inceleme konusu, alacaklı “...”, borçlu “...” adlarına düzenlenmiş, 422/8/2019” tanzim ve “22.09.2019” ödeme günlü, “100.000/Yüzbin TL” meblağlı senet aslındaki borçlu imzalarının, davacı ...'in eli ürünü olduğu...'' şeklinde görüş bildirmiştir. GEREKÇE: Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili istinafında ATK'dan rapor alınmasını talep etmiş ise de; mahkemece alınan bilirkişi raporu Dairemizce incelendiğinde, davacının senetten önceki ve sonraki tarihli imzalarının bulunduğu evrakların incelendiği, mukayese evrakların davacı yanca bildirilen bankalardan celp edildiği, raporun yeterli ve hükme elverişli olduğu anlaşılmakla mahkemece rapora göre davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.07/11/2024