Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/1821 E. 2025/940 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1821
Karar No
2025/940
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO:2023/1821 Esas KARAR NO:2025/940 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ:18/07/2023 NUMARASI:2021/113 Esas, 2023/148 Karar DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) KARAR TARİHİ:02/07/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "..." markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, ... alan adının davalı şirket tarafından satın alındığının ve kullanımına tahsis edildiğinin anlaşıldığını, sö hâlihazırda 2010 yılından beri kendisine ait olan markaya ilişkin internet sitesini kullanamaz durumda olduğunu, davalı tarafça SMK'nın 7. maddesinin ihlâl edilerek davacının markasına tecavüz edildiğini, davacı internet sitesini kullanamadığı için de ticari olarak zarar gördüğünü ve itibarının zedelendiğini, günümüzde internetin sosyal hayat, ticaret ve reklam yapma kapsamında geldiği nokta göz önüne alındığında, müvekkilinin kendi markasına ait internet sitesini kullanamıyor olmasının açıkça ticarî faaliyetlerine zarar verdiğini belirterek, müvekkiline ait markaya tecavüzün durdurularak, ... uzantılı alan adının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafça kullanılan ... alan adında davacı adına tescilli "..." markasının aynen yer aldığı, ancak davalının alan adının davacı şirketin ticaret sicile tescil tarihinden ve markasının tescil tarihinde daha önce alındığı, alan adlarında önce gelen alır kuralı gereğince davalının bu alan adını kullanmakta haklı olduğu, ayrıca davalının internet sitesinin içeriğindeki marka kullanımlarının davacının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile aynı, benzer ya da bağlantılı olmadığı, bu nedenle davalının davacıya ait tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz etmediği, davalıya ait alan adının davacıya devir edilmesi koşullarının da mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, müvekkili şirketin hastane olarak faaliyetlerine devam ettiğini, hâlihazırda 2010 yılından beri kendisine ait olan markaya ilişkin internet sitesini kullanamaz durumda olduğunu, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün durdurulması ve alan adının davacıya verilmesi talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "..." alan adını davacı şirketin ticaret sicile tescil tarihinden ve "..." ibareli markasının başvuru tarihinden önce alındığı, bu nedenle alan adlarında önce gelen alır kuralı gereğince davalının bu alan adını kullanmakta haklı olduğu gibi, davalının internet sitesinin içeriğindeki marka kullanımlarının davacının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin farklı olması nedeniyle davalının davacıya ait tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz de etmediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1821, K. 2025/940, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2023-1821-e-2025-940-k-4d069c7e5ad5