Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/159 E. 2024/1442 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/159
- Karar No
- 2024/1442
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/159 Esas KARAR NO: 2024/1442 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/12/2022 NUMARASI: 2019/629Esas, 2022/796 Karar DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ :13/11/2019 KARAR TARİHİ: 26/09/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi yapıldığını, davalının çekilen ihtarnameye rağmen sözleşmeye aykırı şekilde finansal kiralama konusu malların teslim etmediğini, sözleşme konusu malların, halen ... AŞ'de olduğunu, davalı tarafça taraflarına hacizli malların finansal kiralamaya konu edildiğini, müvekkili şirkete gönderilen faturaların, finansal kiralamaya konu malların tesliminin yapılmadığı ve sözleşme şartlarının yetine getirilmemesi nedeniyle davalı tarafa iade edildiğini, davalı tarafça müvekkilleri aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.s sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibin itirazları nedeniyle durdurulduğunu ileri sürerek, taraflar arasında akdedilen ... sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesinin şartları oluşmadığından hükümsüz olduğunun tespitiyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; akdedilen finansal kiralama sözleşmesine konu olan kiralananların, sözleşmenin ayrılmaz parçası olan proforma faturada Organize Sanayi Bölgesi ... Bulvar .... Sok. No:... Mardin adresinde kurulu olarak teslim edildiğini, sözleşme ve eklerinin davacılar tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin imzalandığını, müvekkili şirket tarafından teslim yükümlülüğünün yerine getirildiğini, davacıların sözleşmeden kaynaklanan kira bedellerini ödemede temerrüde düştüğünü, davacı şirketin 10/05/2019 tarihinde müvekkili şirkete hitaben yazılı bir talep gönderdiğini ve sözleşmeden kaynaklanan borçlarının yapılandırılmasını istediğini, davacıların sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödememesi sebebi ile müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiğini, davaya konu takibin sözleşmeden kaynaklanan alacakların tahsili başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat yoluyla yapılan bilirkişi incelemesi ile sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile, davacı tarafın kendi ticari defter ve kayıtları ile davalı tarafa borçlu olduğunun tespit edildiği, yine davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile de davacının davalıya tarafa borçlu olduğunun tespit edildiği, finansal kiralama konusu malların, herhangi bir ihtirazi kaydı bulunmaksızın 14/11/2017 tarihinde davacı tarafa teslim edildiği, bilirkişi raporları ile davacının davalıya borçlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek, sözleşme konu malların teslim edilmediğini, sözleşmede teslim yerinin belirtilmediğini teslim belgesinin sözleşme ile aynı tarihte imzalandığını, proforma faturada teslime ilişkin ibarelerin küçük puntolarla yazıldığını, teslim belgesindeki telefon numarası ve mail adresinin önceki kiracıya ait olduğunu, finansal kiralama konusu malların halen eski kiracıda olduğunu, bu hususun tespiti için yaptıkları keşif talebinin kabul edilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her iki davalı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin imzalanan 14/11/2017 tarihli "Tesellüm Belgesi"ine göre, davacıların finansal kiralama konusu malları teslim aldıkları, davacı şirketin sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık 1,5 yıl sonra 10/05/2019 tarihinde, davalı şirkete finansal kiralama sözleşmesinden doğmuş olan borçlarını güncel piyasa koşulları nedeniyle ödeyememeleri nedeniyle, ödeme planının yeniden yapılandırılması için yazılı talepte bulunduğu, söz konusu talep sırasında da finansal kiralama konusu malların teslim edilmediğine dair bir iddia ileri sürülmediği, sözleşme konusu malların teslim edilmediği iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.