Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/1287 E. 2025/547 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1287
Karar No
2025/547
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/1287 Esas KARAR NO: 2025/547 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/03/2023 NUMARASI: 2021/118 Esas, 2023/51 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) KARAR TARİHİ: 17/04/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Kars ili, ... ada, ... parselde tapuya kayıtlı taşınmaz üzerine yapılan ... Bankası Lojmanlı Kars Hizmet Binası’nın mimari projesinin müellifi olduğunu, bu binanın halen otel olarak kullanıldığını, davacının geçen yıl Kars’a yaptığı turistik gezi sırasında binanın mimari projesinde kendisinden izin alınmaksızın değişiklikler yapıldığını, eserin yok edilerek bambaşka bir binaya dönüştürüldüğünü gördüğünü, davalının bu eyleminin FSEK ve Uluslararası Bern Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu, davaya konu binanın inşa edildiği günlerde şehrin en büyük iki caddesinin kesişme noktasında yer alması ve özgün “brütalist mimari” tarzı ile şehrin en gözde binası olduğunu, davacının bu nedenle büyük üzüntü yaşadığını, bu konuda davalıya gönderilen ihtarnameden sonuç alınamadığını ileri sürerek, 100.000- TL manevi tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafa ait mimari projenin FSEK'in 2. maddesinin ilk fıkrasının 3. bendine göre "ilim ve edebiyat eseri" olarak korunması gerektiğinin tespit edildiği, 1983 tarihli ilk projede binanın bodrum kat+zemin kat+5 normal katlı, yani toplam 7 katlı olduğu, 13/05/2011 tarihli tadilat projesinde ise binanın bodrum kat+zemin kat+7 normal katlı, yani toplam 9 katlı olduğu, mevcut binaya 2 kat ilave edildiği, 13/05/2011 tarihli tadilat projesinde ise yapının otele dönüştürüldüğü, mimari projede yapılan bu değişikliklerin esaslı değişiklik olarak nitelendirilebilecek düzeyde oldukları, davacı tarafından hazırlanan ve ilim ve edebiyat eseri olarak korunması gerektiği değerlendirilen mimari projenin davacının izni olmaksızın tadilat projesi ile esaslı bir şekilde değiştirilmesinin davacının FSEK 16. maddesinde düzenlenen manevi hakkını ihlal ettiği, davacıya ait mimari projenin özelliklerine, dava konusu projede yapılan tadilatın niteliğine ve derecesine, davalının kusur durumuna ve davacının mali durumuna göre 50.000,TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 50.000- TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahalli mahkemece müvekkil lehine takdir edilen manevi tazminat tutarının, zararı tazmin etme amacından ve gelişen hukuk normlarından uzak olmakla hukuka, hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı şirketin ise mali gücü itibariyle talep ettiğimiz tazminat tutarını rahatlıkla karşılayabilecek potansiyelde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın başlangıç aşamasında davalı şirkete tebligatların elektronik yollarla gerçekleşmediğini, tebligatların Tebligat Kanununa aykırı yapıldığını, haberlere konu olan ve davacı tarafından çok önceden öğrenilmiş bir değişikliğin üzerinden 12 yıl geçtikten sonra böyle bir talepte bulunulmasının iyi niyetli olmadığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olduğunu, eserin hususiyetine zarar vermeyen değişikliklerin malik tarafından yapabileceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, FSEK'e dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava dilekçesinin 21/07/2021 tarihinde davalı şirket daimi çalışanına tebliği edildiği, davalı şirkete bilirkişi raporunun ise 21/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin ise 30/11/2022 tarihinde dosyaya vekaletname ibraz ettiği, istinaf dilekçesinde usulsüz tebligat iddiasında bulunan davalı vekilinin, yargılama sırasında usulsüz tebligat iddiasında bulunmadığı, davalı vekilinin vekaletname ibrazından sonra yapılan 2 duruşmaya da mazeretsiz olarak katılmadığı, davalı vekilinin vekaletname ibrazı sonrası kendisine tebligat yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı, ilim ve edebiyat eseri olarak korunması gereken davacı tarafından hazırlanan davaya konu mimari projenin, davacının izni olmaksızın tadilat projesi ile esaslı bir şekilde değiştirilmesinin davacının FSEK 16. maddesinde düzenlenen manevi hakkını ihlal ettiği, davacının bu değişiklikten daha önce haberdar olduğuna dair delil bulunmadığından, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının somut olayın özelliğine ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 3-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalıdan alınması gereken 3.415,50 TL harçtan, peşin alınan 854,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/04/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1287, K. 2025/547, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2023-1287-e-2025-547-k-16b73a036b11