Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2025/769 E. 2025/563 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/769
Karar No
2025/563
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/769 KARAR NO: 2025/563 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/03/2025 NUMARASI: 2025/224 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 27/05/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, taraflar arasında kazan bakım ve buhar tesisat işlemleri için anlaşmaya varıldığını, davacının edimlerini yerine getirdiğini, davalı iş sahibi tarafından birtakım kısmi ödemeler yapıldığı ancak fatura borcuna karşılık gelmediğini, eksik ödeme nedeniyle davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... icra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve mesnedsiz olarak itiraz ettiğini beyanla davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili esasa ilişkin taleplerinin yanında, davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 14/03/2025 tarihli ara karar ile, talep eden alacaklı tarafından sunulan faturanın e- fatura olduğu, faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği de sabit olmamakla birlikte sunulan belgelerin yaklaşık ispata yeterli olmadığı ayrıca faturaya konu hizmetin davalı tarafa verildiği kabul edilse dahi bu kez de hizmet bedelinin borçlu tarafça ödenip ödenmediğinin belirlenemediği, dolayısıyla alacağının varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davalının icra takibine itirazın amacının dava sürecinde varlıklarını elden çıkararak mal kaçırmak ve zaman kazanmak ve alacağın tahsilini dava sürecinde imkansız kılmak olduğunu, yerel mahkemenin faturanın e-fatura oluşu ve bu faturanın tebliğ edilip edilmediğinin sabit olmadığı, hizmet bedelinin borç tarafından ödenip ödenemediğinin dolayısıyla alacağın varlığının ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar kazan bakım ve buhar tesisat işlemleri için anlaşmışlardır. Somut olayda, davacı yüklenicinin icra takibine konu ettiği, dava konusu fatura alacağının varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2025 tarih ve 2025/224 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 27/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2025/769, K. 2025/563, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-15-hukuk-dairesi-2025-769-e-2025-563-k-8e4d1aa9238e