Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2025/168 E. 2025/172 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/168
Karar No
2025/172
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/168 KARAR NO:2025/172 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/12/2024 NUMARASI:2024/663Esas - 2024/899 Karar DAVA:İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/02/2025 Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; taraflar arasında 24/01/2019 tarihli satış sözleşmesi ve işbu sözleşmeye esas olmak üzere ödeme şeklini düzenleyen bir ek protokol tanzim ve imzalandığını, davalılar tarafından sözleşme hükümlerine uyulmaması nedeniyle, davacı şirketin cari hesap alacağından kaynaklı olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını,kendisine gönderilen ödeme emrini tebliğ alan davalı borçlunun tüm borca, faiz ve fer'ilerine itiraz ettiğini, davacı şirketin, taraflar arasındaki akdedilen satış sözleşmesi ve ek protokol gereği kendi edimini yerine getirerek davalı borçluya mal/ hizmet verdiğini, davalı borçlunun ise borcunu ödemediğini, davalılar tarafından ileri sürülen yetki itirazının kabulü mümkün olmadığını, davalıların itiraz dilekçesinde ileri sürdükleri derdestlik itirazının haksız olduğunu, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini istemiştir. CEVAP:Davalı vekili; davacı tarafça davalılara karşı aynı icra takibine itirazın iptali davasının İstanbul 16. ATM' nin 2023/741 esas sayılı dosyası halen derdest olduğunu, huzurdaki dava ile tarafları, talep konusu, sebebi hatta dava değerleri dahi aynı olduğunu, davacı tarafça arabuluculuk yoluna başvurulmadığından ötürü davanın usulden reddine karar verildiğini, karar henüz kesinleşmediğinden halen derdest olduğunu,davanın esasa girilmeksizin HMK m. 114/1-ı hükmü gereği usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; elde ki dava ile İstanbul 16. ATM'nin 2023/741 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, her iki dosyanın da konusunun, taraflarının ve dava sebeplerinin aynı olduğu, mahkemenin 2024/663 esas sayılı dosyasının işbu davadan daha önce açıldığı, elde ki dava ile derdestlik oluşturduğu, derdestliğin HMK.114 maddesi uyarınca dava şartı olduğu gerekçesiyle,davanın usulden reddine davalı yararına nispi vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava esas değeri itibariyle hesaplanan nispi vekalet ücretinin tarife gereği maktu vekalet ücretinin çok üzerinde olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından tavzih taleplerinin yerinde görülmediğini belirterek,vekalet ücreti yönünden hatanın düzeltilerek vekalet ücretinin maktu vekalet ücreti sınırlarına çekilmesine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE:Dava, itirazın iptaline ilişkindir. Davanın derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından davalı yararına; takdir olunan vekalet ücreti ile sınırlı olarak istinaf edilmiş, kararın diğer kısımları kesinleşmiştir.Davacının; aynı icra takibine ilişkin İstanbul 16. ATM' nin 2023/741 esas sayılı dosyasında açtığı itirazın iptali davasında verilen usulden red kararı kesinleşmeden elde ki davayı açtığı hususu kesinleşmiştir. HMK nın 114(-ı)maddesinde aynı davanın daha önceden açılmış ve görülmekte olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. AAÜT'nin 7(2) maddesinde "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Ancak mahkemece, davalı lehine karar tarihindeki tarife uyarınca 102.244-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesine rağmen davalı yararına maktu vekalet ücreti yerine, bu miktarı aşan nispi vekalet ücreti takdir edilmesi AAÜT'nin 7/2 maddesine aykırı olduğundan, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından kararın kesinleşen kısımları tekrar edilerek; derdestlik dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine ve davalı lehine 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2024 Tarih 2024/663 Esas 2024/899 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın derdestlik nedeniyle reddine;"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, mahkeme veznesine yatırılan 11.185,04-TL peşin harçtan mahsubu ile ‬‬‬10.569,64‬-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,"Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/168, K. 2025/172, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-12-hukuk-dairesi-2025-168-e-2025-172-k-b4e6e41437bd