Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2024/1958 E. 2024/1890 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1958
Karar No
2024/1890
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1958 KARAR NO: 2024/1890 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/05/2024 NUMARASI: 2020/594 Esas - 2024/288 Karar DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2024 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Borçlu ...AŞ ile davacı banka arasında nakdi ve gayrinakdi genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, davalıların aynı zamanda borçlu şirketin hissedarı ve yetkilisi oldukları, borçlu şirketin ödemeleri aksatması üzerine hesapların katedilerek davalılara muaccel hale gelen borçların ödenmesini ihtar edildiğini, borç ödenmeyince İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe itiraz ettiklerini bildirerek itirazların iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili; Müvekkillerine usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadığını, kat ihtarının müvekkillerine tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin iflas halinde olduğunu, hakkında takip başlatılmasının mümkün olmadığını, müvekkilleri gerçek kişiler yönünden kefalet sözleşmesinin geçerlilik koşullarından olan eş rızasının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. TEFRİK: Davalı ... Otomotiv A.Ş nin iflası üzerine davalı şirket yönünden davanın tefriki ile mahkemenin 2023/630 Esasına kaydedilmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; alınan bilirkişi raporu benimsenerek, asıl borçlu şirketin takip tarihi itibari ile ... nolu taksitli ticari kredi nedeniyle 2.736.975,82-TL asıl alacak, 90.282,19-TL temerrüt faizi, 4.514,11-TL gider vergisi, vs nedeniyle toplam 2.832.367,32-TL borçlu olduğu, davalı ...'ın temerrüt tarihi18/07/2018 tarihi itibariyle davalının 2.739.550,10-TL'si asıl alacak olmak üzere 83.137,74-TL işlemiş temerrüt faizi, 4.156,89-TL gider vergisi, 110,20-TL masraf ve 485-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti sorumlu olduğu, davalılar ... ve ...'ın asıl borçlu ile aynı tarihte temerrüte düştüklerinden davalıların 2.736.975,82-TL asıl alacak, olmak üzere toplam 2.832.367,32-TL borçlu olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %47,50 temerrüt faizin %5'i gider vergisi işletilmesi gerektiğinden; davalılar ... ve ...'ın İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının 2.736.975,82-TL asıl alacak olmak üzere toplam 2.832.367,32-TL için iptaline, davalı ...'ın 2.739.550,10-TL asıl alacak olmak üzere toplam 2.827.439,92-TL alacak için iptaline ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %47,50 temerrüt faizi, %5 gider vergisi işletilerek devamına ,fazla istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davaya konu söz konusu taksitli ticari kredinin takibe düşmeden önceki ödenmeyen faizi ve BSMV'si dikkate alınmayarak asıl alacak miktarının 2.812.230,21-TL olması gerekirken 2.724.104,43-TL eksik olarak belirlendiğini, temerrüt faizinin taraflarca serbestçe kararlaştırılabileceğini, sözleşmede alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeneceğinin hükme bağlandığını, bankaca uygulanan temerrüt faiz oranlarının dosyaya sunulduğunu, "%58” temerrüt faizi uygulanması gerektiğini,bilirkişi raporunda yapılan %47,50 orandan hesaplanmasının doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı banka vekilinin istinafı; hesap kat tarihinden evvel tahakkuk eden akdi faizlerin asıl alacağa ilave edilmediği ve hesaplamaya esas alınan temerrüt faizinin eksik olması nedeniyle alacağın eksik hesaplandığı ve işletilecek temerrüt faizi oranına ilişkindir. Davacı banka tarafından davalılar aleyhine ... nolu taksitli kredi borcu için; 2.814.315,17-TL asıl alacak, 06/07/2018-10/08/2018 tarihleri arasında %58 orandan hesaplanan 171.927,01-TL işlemiş temerrüt faizi, 110,20-TL masraf, 485-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere 10/08/2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmıştır. Hesap kat ihtarında 2.812.230,21-TL anapara, 22.621,97-TL işlemiş faiz, 3.216,06-TL BSMV toplamı 2.838.068-TL nin tebliğden itibaren üç gün içinde ödenmesi istenilmiştir. Davacı vekili asıl alacağın eksik hesaplandığın ileri sürse de bilirkişi raporu ek-2-2 de bulunan kanuni takip hesabına aktarılan tutarın tamamı anapara olarak; ekstrelerde 2.698.266,40-TL olarak kayıtlıdır.Bu miktara hesap kat ihtarında talep olunan faiz alacağı 22.621-TL ile BSMV tutarı 3.216-TL aynen ilavesi ile asıl borçlu şirketin temerrüt tarihinde ki borcu 2.724.104,43-TL hesaplanmıştır. Bu tesbite göre; hesap kat tarihinden evvel tahakkuk eden faizlerin hesaba katılmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Sözleşmenin 10.5 maddesinde "... müşteri borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder" hükmü bulunmaktadır. Yine bilirkişi raporu ek 5/2 belgeden 30.06.2018 vade tarihli BCH hesabına %23,75 oranda faiz uygulandığı tesbit edilmiş, bu orana göre %47,50 oranda temerrüt faizi talep edilebileceği tesbit edildiğinden bu orana göre bilirkişi tarafından temerrüt faizi hesaplaması yapılmıştır. Yargıtay 11 ve kapatılan 19. HD ile HGK kararlarında, temerrüt faizine esas alınacak faiz oranı, banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan faiz oranı olarak kabul edildiği, bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için TCMB'ye bildirilen oranın değil, belgelenmesi halinde bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarının esas alınması gerekmektedir. Bankalar tarafından TCMB'ye uygulanacağı bildirilen, ancak müşterilerine uygulamadıkları en yüksek faiz oranları, temerrüt faizinin belirlenmesine esas alınmamaktadır (Yargıtay 11. HD'nin 2020/8317 Esas, 2022/3418 Karar sayılı ve 26.04.2022 tarihli ilamı da aynı yöndedir). Banka tarafından bilirkişi tarafından tesbit edilen %23,75 orandan daha fazla bir oran ile kredi kullandırıldığı belgelendirilmediğinden hesaplamaya esas alınan temerrüt faizi oranına ilişkin ve alacağın bu nedenle eksik hesaplandığına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; akdi faizin hesaba katılmadığı ve temerrüt faiz oranına ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/12/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/1958, K. 2024/1890, T. 23.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-12-hukuk-dairesi-2024-1958-e-2024-1890-k-442a1bc89652