Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2022/2203 E. 2025/501 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2203
Karar No
2025/501
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2203 KARAR NO: 2025/501 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/09/2022 NUMARASI: 2020/182 Esas - 2022/510 Karar DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu) Davanın aktif husumet yokluğundan reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye ait emtiasının nakliyat emtia sigorta poliçesiyle teminat altına alındığını, sigortalı tarafından Türkiye'den Djibouti'ye gönderilen 25 adet farklı alıcıya ait emtiaların ...isimli gemiye yüklendiğini, konişmentoda belirtilen 300 bundle betonarme demirin gemiye hasarsız şekilde yüklendiğini, 35 bundle betonarme demir cinsi emtianın alıcıya eksik teslim edildiğini, ekspertiz incelemesinde 05/05/2018 tarihinde Aliağa'dan emtianın eksiksiz yüklendiği ve zarardan davalının sorumlu olduğunun tespit edildiğini; alıcı şirkete eksik teslimin tespitinin akabinde, sigortalı tarafından hasarla ilgili geminin tahliye limanındaki yetkili acentesi olan ... Ltd.'ye emtianın eksik teslimine ilişkin protesto mektubu gönderildiğini, davalının 07/05/2018 tarihli navlun faturasının ödendiğini, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısına 123.206,05-TL'yi ödeyerek tazmin ettiğini ve halefi olduğunu; 123.206,05-TL'nin rücuen tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline,icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin 12/04/2018 tarihli navlun sözleşmesini taşıyan ... S.A. ...'yla taşıtan olarak navlun sözleşmesi akdedildiğini, yükün tahliye limanında gemi kancasında teslim olacak şekilde taşımanın gerçekleştirildiğini, malların dava dışı icra takibinin diğer borçlusu olarak gösterilen ... tarafından varış limanına eksiksiz bir şekilde tahliyesinin yapıldığını, malların yerel makamlarca eksiksiz şekilde alındığının ... Gümrüğü tarafından düzenlenen belgede 300 bundle demirin teslim alındığının tasdik edildiğini,malların müvekkilinin sorumluluğunda kaybolduğu iddiasının gerçek olmadığını belirterek, davanın reddine,kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, akdi taşıyan davalının 07/05/2018 tarihli navlun faturası düzenlediğinden pasif husumete ehil olduğu; emtianın CFR satış, yani taşıma sözleşmesinin satıcı-gönderici tarafından yapılıp, malların gemi küpeştesini geçtikten sonra masraf ve riskin alıcıya geçtiği satım şekli olduğu; CFR satışa konu poliçede sigortalının, satıcı-gönderici olması durumunda satış yapan sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesinin sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olmasına bağlı bulunduğu; sigortalının ticari defterlerinin incelendiği faturadan dolayı alıcı şirket hesabına 193.590,30-USD karşılığı 823.726,73-TL borç kaydedildiği, yapılan tahsilat nedeniyle 17/05/2018 tarihli ve 6682 sayılı yev maddesinde, 120-Bankalar hesabına 193.590,30-USD karşılığı 863.044,92-TL borç, alıcı hesabına ise alacak kaydedildiğinin,"Kur Farkı"nın alıcının TL hesabına 39.318,19-TL borç kaydedilerek TL hesap bakiyesinin de kapatıldığı ve mal bedelinin tamamen tahsil edildiğinin belirtildiği; sigortalı satıcının sigortalanabilir bir menfaati bulunmadığından davacının alacağın temliki suretiyle dahi taraf sıfatını kazanamayacağı gerekçesiyle, davacının aktif husumeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının haklarına TTK 1472 gereği kanunen halef olduğundan davalılara rücu şartları oluştuğun; bilirkişi raporunda sigortalı ve alıcının cari hesapları incelenmeden ve yapılan itirazların dikkate alınmadığını,sigortalı ile alıcı arasında uzun zamandır süre gelen ticari ilişki bulunduğunu; alıcı hesabına alacak olarak kaydedilen bedel tespit edilerek cari hesap ilişkisinin devam ettiği belirtilse de, sigortalının mamelekinde azalma meydana geldiğinden sigortalıya ödeme yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE: Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında deniz yoluyla taşıma sırasında kaybolan emtia için sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca, sigortacının, halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için, geçerli bir poliçe teminatı kapsamında sigortalıya tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak sigortalısının zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka, ödediği bedel oranında halef olacaktır. Somut olayda davaya konu poliçede sigortalı satıcı olup, gümrük beyannamesinde ve faturalarda, emtianın teslim şeklinin CFR olduğu belirtilmiştir. CFR teslim şeklinde, malların geminin küpeştesini aştığı andan itibaren yarar ve hasar alıcıya ait olup, bu aşamadan sonra satıcının mal üzerinde sigortalanabilir bir menfaati kalmamaktadır. Bu nedenle bu satış sözleşmesi gereğince satıcının yaptırmakla yükümlü olduğu sigorta, esas itibariyle alıcının menfaatini korumayı amaçlamaktadır. Satıcının bu aşamadan sonra sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Satıcının kendi hesabına yaptırdığı sigorta, CFR satış sözleşmesi gereği yapılmış bir sigorta olarak kabul edilemez. Mal bedelinin dava dışı satıcı sigortalıya tamamen ödenip ödenmediğinin tespiti amacıyla, sigortalının ticari defterleri üzerinde yaptırılmış mali müşavir bilirkişi incelemesinde de mal bedelinin dava dışı sigortalıya tam olarak ödendiği tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının sigorta sözleşmesine dayalı halefiyet hakkının, dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedeni yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/2203, K. 2025/501, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-12-hukuk-dairesi-2022-2203-e-2025-501-k-d2ea544de4c5