İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/748 E. 2025/53 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/748
Karar No
2025/53
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/748 Esas KARAR NO: 2025/53 DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 30/09/2022 DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 30/09/2022 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin son olarak ---------- Şti. olarak davalı şirketin acenteliğini yaptığını, söz konusu şirketin sahibi olan ----------- 1995 yılında davalı işyerinde işe başladığını ve 2000 yılından itibaren de önce şahıs şirketi olarak ve daha sonraki yıllarda çeşitli adlar altında limited şirketler kurarak davalı şirketin acenteliğini yaptığını, son olarak ---------- şirketiyle acenteliği devam ederken davalı şirket tarafından acenteliği fiilen elinden alınarak acentelik sözleşmesi sona erdirildiğini, müvekkili şirketin yetkilisi ve sahibi olan ------------ davalı işyerinde 1995 yılında eşi ---------- ile birlikte işe girdiğini, sonrasında 2000 yılında ---------- acentesi olması istenince önce ----------- olarak şahıs şirketini acente olarak açtığını, sonraları eşi adına ---------- şahıs şirketi olarak acenteliğe devam ettiğini, sonra --------- Şirketini kurarak acenteliğe devam ettiğini, başarılarından dolayı 2009 yılında şirket merkezine çağrılarak çalışmasına bir yıl kadar orada devam ettiğini ve 2010 yılında davalı şirket kendi bünyasinde ---------- "şube" açarak kendisini buraya müdür olarak gönderdiğini, daha sonra ----------- yeniden ------------ acente açmasını istediğini ve 2012 yılında ---------- Şti'ni kurarak acenteliğe devam ettiğini, son olarak da 2018 yılında ----------- Şti'ni kurarak sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar davalı şirketin acentesi olarak faaliyetine devam ettiğini, 2022 yılında davalı şirket müvekkili şirketin elindeki tüm kredi kartları ve acentelik faaliyetlerine dair tüm bilgileri alarak acentelik sözleşmesine fiilen son verdiğini, müvekkilinin ahde vefa ilkesi gereği kuruluşundan beri hizmet verdiği davalı şirket herhangi bir yazılı fesih bildiriminde bulunmasa da şirket merkezinden yetkililere istedikleri tüm bilgi ve belgeleri teslim ettiğini, ancak davalı şirketin, müvekkili şirkete bugüne kadarki eksik acentelik hakedişlerini vermeyi reddedince önce zorunlu arabuluculuğa başvurmak ve anlaşma sağlanamayınca da huzurdaki davayı açmak hasıl olduğunu, işbu davada müvekkili firmaya ilişkin alacak taleplerine yer verildiğini, daha önce sahip olunan ve kesintisiz ticari acentelik faaliyeti devam ettirilmiş olan --------- firmalarına ilişkin alacak talepleri için ayrı bir dava açarak işbu davayla birleştirme isteneceğini, davalı şirketin bankalardan aldığı kart başına bedelinin %50'sini acentelere vermesi gerekirken, haksız ve hukuka aykırı şekilde kendi belirlediği oranda acentelerin fatura kesmesini, acentelere ilgili ayın hak ediş tutarını gönderdiği maillerde yazdığını, davalı şirketten olan hak ediş alacağı için şimdilik 10.000 TL harca esas değerli belirsiz alacak davası açmakla, bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilecek alacaklarına ticari temerrüt faiziyle birlikte hükmedilerek davanın kabulüne karar verilmesini ve davalının tüm yargılama giderlerine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili 17/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin ----------Ş. 6475 sayılı posta hizmetleri kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca ---------- almış olduğu usulüne uygun yetki belgesi ile; ulusal çapta evrensel posta hizmeti verdiğini, uzun yıllardır sektöründeki öncü firmalardan olduğunu, davalı müvekkili şirketin; hem sunduğu posta dağıtım hizmetinde hem kendi iç işleyişinde hem de acenteleri ile olan tüm faaliyet, ilişki, hukuki iş ve işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete uygun şekilde davrandığını, davacı --------şti. ile davalı müvekkili şirket arasında 19.03.2018 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını; davacının, 6102 sayılı ttk'nın ilgili hükümlerinde bağımsız tacir yardımcılarından sayılan ve sair mevzuatlarda da düzenleme alanı bulan acente sıfatını olduğunu, .2022 yılı temmuz ayında; davacı tarafça davalı müvekkili şirket tarafından acentelerine sağlanan gerekli donanım, tüm teknik ekipman (dağıtım takip programı vb.) ve emtia davalı müvekkili şirkete iade edildiğini ve davacı tarafça artık davalı müvekkili şirkete acentelik hizmeti sunulmayacağı bildirilerek sözleşme haksız şekilde feshedildiğini, davacının, davalı müvekkili şirket ile çalıştığı uzun yıllar boyunca ücret, hak ediş yahut başkaca bir hususta hiçbir talep ve itirazı olmadığını, bu hususun, davalı müvekkili şirketin taraflar arasındaki ticari ilişkide hukuka, hakkaniyete ve taraflar arasındaki sözleşmesel edimlere uygun davrandığının en büyük ispatı olup aynı zamanda tüm bunların davacı tarafça da zımnen kabulü niteliğinde olduğunu, taraflar arasında akdedilen ve basiretli davranma yükümlülüğü altındaki iki tüzel kişi tacirin mutabık kaldığını, sözleşmenin alıntılanan hükmü uyarınca; yürütülecek tahkikat sırasında toplanacak delillerin, taraflar arasında yürürlüğe koyulan delil sözleşmesinin ve işbu davanın taraf ve sınırlarını aşmaması gerektiğini, davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğü yönünden: davacının dava dilekçesi incelendiğinde Mahkemece görüleceği gibi, dava konusu talep ve iddialar ile maddi vakıaların somutlaştırılamadığı sabit olduğunu, davacının davası bu yönden de usule aykırı olup haksız ve mesnetsiz davaya cevap ve itirazlarını sunduğunu, davanın öncelikle usulden, işin esasına girilmesi halinde ise esastan tümden reddine, ayrıca her türlü yargılama gideri, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA :Davacı vekili --------- Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde Özetle; davacının 2012-2018 yılları arasında davalı şirketin acenteliğini yaptığını, davalı şirketçe, davacı şirkete eksik acentelik hakedişlerini vermediği, bu sebeple bu davanın açıldığını, davacı şirkete, davalının acentelik çeşitli tarihlerde farklı şirketler kurmasını istediğini, bunun üzerine davacıca farklı şirketler kurulduğunu, davalının 600 acentesinde bu işlemleri yaptığını, bunun sebebinin vergi ve sigorta borçlarından kaynaklandığını, davalı şirketin her ay acentelere mail atarak "ne kadar hak ediş faturası keseceklerini tek taraflı olarak dayattığını, bankalardan kart başına aldığı bedelin %50'sini davacıya vermesi gerekirken, davalının davacıdan tamamen kendi belirlediği tutarı fatura etmelerini istediğini, davaya konu alacak talebinin kaynağı da eksik faturalandırılan tutarın bakiyesi oluşturduğunu, davalı şirket eksik faturalandırdığı hak edişleri de ay içerisinde değişik tarihlerde ödeyerek acenteleri mağdur ettiğini, yine davalı şirketin, acentenin herhangi bir kusuru olmaksızın yaptırım bedeli adı altında her acentenin hak edişinden de haksız ve hukuka aykırı şekilde çeşitli miktarlarda kesintiler yaptığını, davalı şirketçe acentelere, acentelerin vergi ve --------- primlerini ödeyememeleri halinde bu vergi ve primleri de ---------- ödeyeceğinin taahhüdünü verdiğini, ancak bu taahhüdünü acentelik sözleşmesine yazmayan davalı şirketin bu şekilde taahhüt verdiği de tanık anlatımlarıyla ispatlanacağını, davalı şirketin bankalar ve e-ticaret yapan firmalarla sadece ----------- olarak değil, kurmuş olduğu ve organizasyonel yapıda -------- bağlı olan paravan şirketler üzerinden de iş yaptığını, bu şirketlerin ------------Ş. , ----------- Şti. ve -----------Ş. olduğunu belirterek şimdilik 10.000,00 TL hak ediş alacağının avans faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili ----------- Esas sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında acentelik sözleşmesi imzalanmış olduğunu, davacı tarafça öncelikle ---------- ŞTİ. olarak 2012 yılında ----------- acente ismi ile acentelik faaliyetine başlanmış olduğunu, 2013 yılında ----------- acentesi de alınarak iki ayrı acente ile faaliyete devam edildiğini, 2014 yılı Nisan ayında ----------- acentesi davacı tarafça kapatıldığını, 2015-2018 yılları arasında aynı isimle ----------- acentesi olarak faaliyet sürdürdüğünü, 2018 yılında davacının ticari tercih ve kararı doğrultusunda unvan değişikliğine gidilerek bundan sonraki acentelik faaliyeti ------------ ŞTİ. unvanıyla sürdürdüğünü, işbu yeni unvanlı acente ile davalı şirket arasında da ayrıca bir acentelik sözleşmesi akdedildiğini, davacının, davalı şirket ile çalıştığı uzun yıllar boyunca ücret, hak ediş yahut başkaca bir hususta hiçbir talep ve itirazı olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının davasını ve dayandığı maddi vakıaları somutlaştırması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin hiçbir maddesinde davacı tarafından ileri sürüldüğü şekilde bir prim ve vergi borcu ödemesi davalı şirkete yüklenmemiş olduğunu ve yine sözleşmenin hiçbir maddesinde %50'lik hakediş bedeli yer almadığını, acentelik sözleşmesinde sabit bir rakam gösterilmemesinin nedeninin başarı-başarısızlık oranına ilişkin değişen prim sistemi olduğunu, davacının davalı şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafça üçer aylık periyotlarda yapılan hesap bakiyesi kesinleştirme işlemine de sözleşmede gösterilen süresinde itiraz edilmeyerek taraflar arasındaki cari hesap bakiyesi kesinleşmiş ve davalı müvekkil davacı tarafından hukuken ibra edildiğini, talebin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: ---------- Merkezi'nin 17/01/2023 tarihli müzekkere cevabı, ----------- Esas sayılı dava dosyası Uyap sureti, ----------- Esas sayılı dava dosyası Uyap sureti, ----------- Muh.sayılı müzekkere cevabı, ----------- Esas sayılı dava dosyası Uyap sureti, ----------- ait 12/10/2022 tarihli müzekkere cevabı, -Taraflar arasındaki 01/01/2014 tarihli Acentelik Sözleşmesi, -Taraflar arasındaki 19/03/2018 tarihli Acentelik Sözleşmesi, -Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporu , Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 16/04/2024 tarihli müzekkere cevabında özetle; " Ticari defter(lerin Türk Ticaret Kanunu'na ve ---------- düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/ticaret sicil müdürlüğü tasdiklerinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davalı Yönünden; Verilen yetki ile davalının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2012-2014 dönemi dönemi Yevmiye, Defteri-Kebir ve 2012-2022 dönemi Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, 2012-2014 dönemi Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin TTK'nun 64/3 maddesi gereğince süresinde yaptırıldığı, davacının 2015-2022 döneminde e-defter kullanan mükellef olduğu 2015-2022 yılı Ocak ayı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı açılış ve kapanış beratlarının süresinde alınmış olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. (Ek-I Defter Tasdik Bilgileri)Asıl dava davacısı ----------- davalı şirket ile çalışmaya başladığı 2018-2022 dönemleri ile ilgili yapılan inceleme neticesinde davalı kayıtlarına göre davacı adına en son hesap hareketinin 30.09.2022 tarihinde olduğu, bu tarihten sonra bir çalışma olmadığı, yine davalının ticari defter kayıtlarına göre 30.09.2022 tarihi itibariyle davacı yanın düzenlemiş olduğu hakediş faturaların: binaen bir alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. (Ek-2 Cari Muavin ekstreleri 2018-2022 Dönemi) Birleşen dava davacısı ---------- davalı şirket ile çalışmaya başladığı 2012-2018 dönemleri ile ilgili yapılan inceleme neticesinde davalı kayıtlarına göre davacı adına en son hesap hareketinin 15.03.2018 tarihinde olduğu, bu tarihten sonra bir çalışma olmadığı, yine davalının ticari defter kayıtlarına göre 15.03.2018 taril tibari davacı yanın düzenlemiş olduğu hakediş faturalarına istinaden bir alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. (Ek-3 Cari Muavin ekstreleri 2012-2018 Dönemi)" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Birleşen dava dosyasında davacı ile davalı şirket arasında imzalanan 01/01/2014 tarihli Acentelik Sözleşmesine dayalı olarak , asıl davada davacı ile davalı şirket arasında imzalanan 19/03/2018 tarihli Acentelik Sözleşmesine dayalı olarak eksik ödenen hak ediş bedellerinin tahsili istemiyle açılan belirsiz açılan alacak davasıdır.----------- sayılı kararı ile; "----------- Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde davalı yanın ve dava konusu olayın aynı olduğu , davacı yanlar farklıysa da dava dilekçeleri okunduğunda---------- farklı tarihlerde aynı acentelik işi kapsamında kurduğu, aynı acentelik işinin devamını sağlayan bir nevi ünvan değişikliği yapılan şirketler olduğu, bu kapsamda her iki davada toplanacak delillerin ve yapılacak araştırma ve incelemelerin aynı nitelikte olup HMK'nun 166/4. maddesinde belirtilen şekilde davaların aynı nedenlerden doğduğu ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle davalar arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu, davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse delillerin birlikte değerlendirilmesi ve bir biri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılması yanında yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla işbu dava dosyasının ----------- Esas sayılı dava dosyalarının birleştirilmesine, yargılamanın bundan sonra ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine " karar verilerek dava dosyası Mahkememiz dava dosyası ile birleştirilmiştir.HMK.'nın 190. Maddesinde; "ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendine hak çıkaran tarafa aittir."; Medeni Kanun 6. Maddesi ise "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." düzenlemelerine haizdir. HMK 73. Maddesinde ise, davaya vekalet gereği, vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapması gerektiği düzenlenmiştir. Davacı yanın iddiaları salt sunulan delil ve belgeler üzerinden değerlendirilebilecek hususları içermemekte, taraflar tacir olduğundan ticari defterlerinin de incelenmesi ve alacak durumu ile birlikte alacağın varlığı ve miktarının teknik bilgiyi gerektiren uzman bilirkişiler tarafından tespit edilmesi gerekmektedir Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; Dosya kapsamında taraflar acentelik sözleşmesi imzalanmış olduğu, davacı tarafça----------- Şirketi olarak 2012 - 2017 yılları arasında acentelik faaliyetleri sürdürüldüğü, unvan değişik sonrasında ----------- Şirketi olarak 2018 - 2022 yılları arasında acentelik faaliyetleri sürdürüldüğü hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmayıp ihtilaf, davalı yanca eksik acentelik hakedişi ödenip ödenmediği, varsa miktarının ne olduğu, sözleşme hükümleri gereği cari hesaptan kaynaklı davalının ibra edilip edilmediği hususlarındadır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup dilekçeler teatisi tamamlanmış, taraflarca dosyaya sunulan acentelik sözleşmesi, emsal bedelleri gösterir belgeler incelenmiş, davacıya teslim edilen kartların tespiti amacıyla davacının defter incelemesi kararına karşı bilirkişi ücreti yatırılmaması nedeniyle tespit yapılamadığı anlaşılmıştır. Davacıya HMK 194. Md. uyarınca davayı somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında delillerin somutlaştırılması hangi bankadan hangi tarihler arasında ne kadar kart dağıtımı yapıldığı hususunda beyanda bulunmak üzere iki haftalık süre verilmiş ise de davacı vekili beyanda bulunmamıştır. Mahkememizin 28/11/2023 tarihli ara kararı ile davalı vekilinin talebi de gözetilerek Mahkememizin 06/06/2023 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereğince bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki ara karardan rücu edilmesi talebinin kabulü karar verilmiş ve davacı vekilinin dava dilekçesinde delil olarak bildirdiği dava dışı banka ve şirketlere müzekkere yazılarak davalı ile bankalar arasındaki ve dava dışı şirketlerle bankalar arasındaki 2012-2022 yılları arasındaki sözleşmelerin celbi hususundaki talebinin değerlendirilmesinde davacı vekiline 06/06/2023 tarihli celsede 1 nolu ara karar gereği hangi bankadan hangi belgelerin isteneceği hususunda beyanda bulunması hususunda süre verilmesine rağmen davacı vekilinin açıkça talebini somutlaştırılmadığı ayrıca talebinin HMK 194. maddesi ile taraflara yüklenen somutlaştırma külfetine uygun olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu delillerin celbine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekiline asıl dava dosyasında talep ettiği şimdilik 10.000,00 TL eksik hakediş ücretinin hangi yıllara ilişkin olduğu hususunda ve birleşen dava dosyasında talep ettiği şimdilik 10.000,00 TL eksik hak ediş ücretinin hangi yıllara ilişkin olduğu hususunda beyanda bulunması ve asıl ve birleşen dava dosyalarında talep ettiği eksik hak ediş bedelinden her yıl için talep edilen miktarın somutlaştırılarak ne kadar olduğu hususunda HMK 31. maddesi gereğince açıklama yapması için 2 haftalık kesin süre verilmiş ve davacı vekili beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 5. nolu celsesinde davalı tarafın niza konusu uyuşmazlığın asıl ve birleşen dava dosyalarında ait olduğu 2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 yıllarına ilişkin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup sunulan raporda asıl dava davacısı ------------ davalı şirket ile çalışmaya başladığı 2018-2022 dönemleri ile ilgili yapılan inceleme neticesinde davalı kayıtlarına göre davacı adına en son hesap hareketinin 30.09.2022 tarihinde olduğu, bu tarihten sonra bir çalışma olmadığı, yine davalının ticari defter kayıtlarına göre 30.09.2022 tarihi itibariyle davacı yanın düzenlemiş olduğu hakediş faturaların: binaen bir alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Birleşen dava davacısı ----------- davalı şirket ile çalışmaya başladığı 2012-2018 dönemleri ile ilgili yapılan inceleme neticesinde davalı kayıtlarına göre davacı adına en son hesap hareketinin 15.03.2018 tarihinde olduğu, bu tarihten sonra bir çalışma olmadığı, yine davalının ticari defter kayıtlarına göre 15.03.2018 tarihi tibari davacı yanın düzenlemiş olduğu hakediş faturalarına istinaden bir alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davacılar vekili davanın aydınlatılabilmesi için aylar bazında davacının acenteye ne kadar kart dağıttığı ve davalı firmanın bankalardan kart başına ne kadar ücret aldığı hususunun araştırılması gerektiğini, bu verilerin münhasıran davalı şirketin elinde bulunmakta olduuğnu bankalara müzekkere ile bu hususlar istenmeyecek ise de HMK 220. Md. uyarınca davalı taraftan celbi gerektiğini beyan etmiş, davalı vekilin bankalara müzekkere yazılmasına muvafakat etmediklerini bu hususların ticari sır niteliğinde olduğunu, beyan etmiş olup taraflar arasında acentelik sözleşmesinde taraflar arasında ihtilaf çıkması halinde hangi bilgi ve belgelerin delil teşkil edeceği gösterildiği ve sözleşmelerin 22. Maddesi ile davalının defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil edeceği hususunda delil sözleşmesi yapılmış olduğu anlaşılmıştır.Ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede yüzde elli gibi bir hakediş ücretine hak kazanılacağı hususunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmeler ve sözleşmenin 22. Maddesi ile münhasır delil sözleşmesi ile davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli 16/04/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu hep birlikte değerlendirildiğinde ispat yükü kendisine ait olan davacı tarafça dosyaya sunulan belge ve bilgilerin dava konusu ettiği alacağının varlığını ve miktarını kanıtlamaya yeterli olmadığın davacının ispatlanamayan asıl ve birleşen davaların reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: ASIL DAVA YÖNÜNDEN 1-Asıl davanın reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 170,78 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 444,62‬ TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca resen yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN 1-Birleşen davanın reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 170,78 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 444,62‬ TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca resen yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, asıl ve birleşen dosya davacılar vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile), asıl ve birleşen dosya davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle karar verildi.16/01/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/748, K. 2025/53, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-748-e-2025-53-k-643f452bd433