İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/423 E. 2024/40 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/423
Karar No
2024/40
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/423 Esas KARAR NO: 2024/40 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ: 22/06/2017 KARAR TARİHİ: 11/01/2024 DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 22/06/2017 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; ------- şirketi ile dava dışı asıl borçlu ------- şirketi arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi ile--------- kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme uyarınca asıl borçluya ticari krediler kullandırıldığını------ kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı ve borçluların müvekkil bankadan kullandığı kredi borçlarını geri ödememesi nedeniyle kredinin ihtarname iİle kat edildiği ve söz konusu ihtarnameye rağmen borçluların müvekkil bankaya olan borcunu ödemediğini, bunun üzerine -------- E. sayılı dosyası üzerinden ile takibe geçildiği ve davalı tarafından başlatılan takipte borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı, itirazların haksız ve dayanaksız olduğunu, icra takibine vaki tüm itirazların iptali ile takibin devamına, davalıların % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 01/08/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil hakkında -------- E. sayılı dosyasından Genel Ticari Kredi Sözleşmesine dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını; taraflarınca takibe, faize, borca sair hususlara süresi içinde usulüne uygun olarak itiraz edildiğini ve mahkeme huzurunda itirazın iptali davasının tarafı konumunda bulunduklarını, söz konusu takibin diğer borçlusu --------- davacı bankaya kredi kullanımı amacı ile başvuruda bulunduğunu ve yapılan başvuru sonucu davacı bankaca talepleri davalı -------- ve --------- kefil olarak imzaları ile kabul edildiğini, bu durum üzerine davacı banka ile 24.02.2012 tarihinde 135.000,00 TL bedelli ------- sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme uyarınca imzalanan sözleşme tutarının yarısı oranında çek karşılığı kredi kullanımına izin verildiğini, kalan yarısı içinse ipotek karşılığı verilebileceği bildirildiğini, bu sebeple sadece yapılan sözleşmenin yarısı oranında çek karşılığı kredi kullanılabildiğini, daha sonra davacı banka ile 19/3/2013 tarihinde limit arttırmak üzere 360.000,00 TL bedelli -------- sözleşmesi yukarıda belirtilen şartlar altında imza altına alındığını, yapılan bu sözleşmede yine çek karşılığı olmak üzere imza altına alındığını ve bedelin yarısı oranında kredi kullanım hakkı verildiğini, yapılan sözleşmeler gereği 2012-2013 yılları arasında kullanılan kredileri bedellerinin hiçbir şekilde toplam bedel olan 306.098,59 TL olmadığı dosya arasına gelecek banka ekstreleri ve mali defterleri ile sabit hale geleceğini, gelecek evraklardan da sabit olacağı üzere kredi kullanım bedelinin 150.000TL'yi geçmediğinin anlaşılacağını, ----------- tarafından 2012 yılında kefil sıfatı ile imzalanan -------- sözleşmelerinin sona ermesinden dolayı davacı bankaya gerek mail yoluyla ve gerekse yazılı talimat ile kefilliğinin son bulduğuna dair ihtarname gönderildiğini, bu durum 2013-2014 yıllarına ilişkin davacı banka mail dökümlerinin ve kayıtlarının dosya arasına gelmesi ile sabit hale geleceğini, davacı tarafından şirketin tür değiştirmesi sebebi ile yeniden sözleşme imzalanması talebi doğrultusunda 11/09/2014 tarihinde -------- şirketi Adına 670.000 TL'ye 14.04.2015 tarihinde 2.200.000 TL'ye 27.07.2015 tarihinde 3.000.000,00 TL'ye, 18.04.2016 tarihinde 4.300.000,00 TL'ye arttırılmak suretiyle sözleşmeler imzalanmış olup bu sözleşmelerde -------- herhangi bir imzası yada kefaleti bulunmadığını, ayrıca davacının ödenmediği gerekçesiyle takibe konu ettiği 06.02.2014 tarihli ---------Sözleşmesi dahilinde de borcu bulunmamakta, sözleşmeye ilişkin borcun kapatılmış vaziyette olduğunu, davacı bankanın, kendisinde bulunan kredi hesaplarına ilişkin taraflarına kat ihtarı gönderildiğini ve gönderilen kat ihtarnamesine ------- Noterliğinin ---------- yevmiye numaralı ve 23/11/2016 günlü ihtarı ile itiraz edildiğini, dolayısı ile söz konusu borcun yargılamayı gerektirdiği zorunluluk arz ettiğinden davacı tarafından konulan takibin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, icra takibine, ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca itiraz eder; davacı tarafından açılmış itirazın iptali davasının reddini , takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizden verilen -------- tarih ve------- Esas, --------sayılı kararı --------- sayılı ilamıyla bozulmakla, dava mahkememizin ------- esasına kaydı yapılmıştır.-------- Esas sayılı takip dosyasının celp ve tetkik edilmiştir. Davacı -------- şirketi --------- Şubesi'ne müzekkere yazılarak işbu davaya dayanak genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri ile dayanak belgelerin onaylı örneklerinin okunur şekilde mahkememize gönderilmesi istenmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Davalının nüfus kayıt örneğinin uyap üzerinden çıkarılarak dosya arasına alınmıştır. Ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı --------dava dışı ---------Şti.'nin ortağı olup olmadığı, ortağı ise hangi tarihlerde ortağı olduğu, ortaklık sona ermiş ise hangi tarihte ortaklığın sona erdiği hususu sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.--------- Bankası'na müzekkere yazılarak -------- esas sayılı takip dosyasına konu edilen ticari kredili mevduat kredisinin dava dışı -------- Şti.'ne ne zaman kullandırıldığı sorulmuş, bu kredinin hangi çerçeve sözleşmeye istinaden kullandırıldığının sorulmasına ve bu krediye ilişkin tüm evrakların mahkememize gönderilmesi istenmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi 07/02/2019 tarihli raporunda özetle; dava dışı asıl borçlu ------- şirketi firmsi ile davalı kefili --------- davacı Bankadan kullanmış bulunduğu kredili mevduat hesabı, borçlu cari hesap, İskonto kredileri ve gayrinakdi çek kredisi hesapları nedeniyle borçlu bulunduğunu, taraflar arasıda imzalanmış kredi sözleşmesi uyarınca temerrüt faiz oranının kredili mevduat hesabı, iskonto kredileri için yıllık % 54 olarak hesaplandığı ve davacı talebinin ise yıllık %40 oranında olduğunu, temerrüt faizinin bankanın talebi ile bağımlı olarak yıllık %40 olarak uygulanması gerekeceği, kredili mevduat hesabı için ise --------- tarafından belirlenen yıllık %28,08 gecikme faiz oranının uygulanması gerektiğini, davalı kefil ---------- kefalet tutarının 495.000 TL'si olduğu ve davacı bankanın kredi mevduat hesabı, şirket kredi kartı ve borçlu cari hesap için davalı kefilden talebi bulunduğu dikkate alınarak davalı kefil -------- itirazının iptalinin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ve 10.02.2017 takip talep tarihi itibariyle; --------- referans numaralı kredili mevduat hesabı için 1.452,08 TL asıl alacak, yıllık %28,08 temerrüt faizi üzerinden 87,21 TL temerrüt faizi, 4,36 TL faizin % 5'i bsmv olmak üzere toplam 1.543,65 TL üzerinden yapılması ve davacı banka tarafından takip talep tarihinden itibaren de 1.452,08 TL asıl alacak matrahı üzerinden yıllık %28,08 temerrüt faizi ve faizin % 5'i bsmv talep edilebileceğini, --------- referans no.lu borçlu cari hesap için 300.000 TL yıllık % 40 temerrüt faizi üzerinden işlemiş faizi 25.666,67 TL ve faizin %5'i bsmv 1.283,33 TL üzerinden yapılması ve davacı banka tarafından takip talep tarihinden itibaren de 300.000 TL asıl alacak matrahı üzerinden yıllık % 40 temerrüt faizi ve faizin %5'i bsmv talep edilebileceğini, ---------- no.lu -------- şirket kredi kartı için geri ödeme yapılması nedeni ile asıl alacak talebi bulunmadığı ancak; yılılk %40 temerrüt faizi üzerinden işlemiş faizi 1.579,61 TL ve faizin %5'i bsmv 79,48 TL üzerinden itirazın iptalinin yapılmasının mahkemenin takdirinde olduğunu, tarafların haciz, vekalet ücreti, 4.426,91 TL ihtarname masrafı, masraf, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğunu beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi 29/08/2019 tarihli raporunda özetle; davacı --------- şirketinin dava dışı asıl borçlu --------- şirketine kullandırılan krediler nedeniyle, davalı müteselsil kefil --------- kefalet limitleri ile sınırlı olmak üzere, takip 10.02.2017 tarihli itibariyle, a)-------- kredisinden; 327,999,99 TL toplam alacaklı olduğunu, b)Ticari Kredili Mevduat Hesabından; 1.547,21 TL toplam alacaklı olduğunu, takip 10.02.2017 tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar; Ticari Kredili Mevduat hesabi 1.452,08 TL asıl alacak (Matrah) üzerinden yıllık %28,08 temerrüt faizi, borçlu cari hesap 300.000,00 TL asıl alacak üzerinden yıllık %40 temerrüt faiz ve faizin %5 oranında BSMV uygulanması talep edilebileceğini, davalı müteselsil kefil --------, dava dışı firmanın toplam borcundan, TBK 588 maddesi ve bu konudaki Yargıtay kararlarının takdiri mahkemeye ait olmak üzere, 495.000,00 TL kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, tarafların, icra inkar tazminatı, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğunu beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi 10/02/2020 tarihli raporunda özetle; "taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı sundukları itirazların gerekçeli ve karşılıklı olarak irdelenmesi ayrıca davaya konu edilen kredi borçlarının taraflar arasında yapılmış ve davalı kefilin imzası olan ve olmayan şeklinde ayırım yapılmış sözleşmelere göre hangi sözleşmelerden kaynaklandığının da tespit edilerek ek rapor düzenlenmesi...” konusu ile davacının sunduğu dilekçe ve davalı ---------vekilinin sunduğu 20.09.2019 tarih ve “Bilirkişi Raporuna beyanlarımızın sunulması hakkındadır.” konulu beyanlarında, talep edilen "..KREDİLERİN TAMAMI 2016 YILINDA KULLANDIRILMIŞ İKEN, işbu kredilerin 24.02.2012 ve 19.03.2013 tarihli --------- binaen değil, şirketin tür değiştirdikten sonraki dönemde imzalanan --------- binaen müvekkilin kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı döneme ilişkin olduğu açıkça görüldüğünü, buna göre müvekkilin yalnızca 2012 ve 2013 tarihli --------- imzası bulunduğunu, şirketin 2014 yılında tür değiştirmesi ile müvekkilin kefaletinin son bulduğu nazara alındığında müvekkilin 2016 yılında kullandırılan krediler sebebiyle kefalet limiti ile sınırlı tutulması kabul edilemez niteliktedir...” hususlarının tespiti ve değerlendirilmesi için; davacı banka tarafından, dava dosyasına, dava dışı -------- şirketi firmasına ait --------- İBAN numaralı -------- 27.04.2012 ile 16.01.2016 tarihleri arası hesap ekstresi, dava dışı --------- şirketi firmasın kullandığı kredilere ait teminata alınan 27.04.2012 ile 16.01.2016 dönemi kapsayan çek ile teminat senetleri'nin tahsil edilenlerin hangi tarihte hangi hesaba alındığının, ayrıntılı olarak, sunulması halinde ek bilirkişi raporunun tanziminin mümkün olacağını beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi heyeti 05/05/2020 tarihli raporunda özetle; davacının 327.300.00 TL alacaklı olduğunun hesaplandığını, takip tarihinden itibaren 300.000.00 TL asıl alacağa %40 oranında temerrüt faiz oranı davalıdan istenebileceğini, buna göre, icra takibinde 4.553,75 TL fazla faiz ve BSMV alacağının talep edildiğini, davalının kefaletten azlinin takdirinin mahkemede olduğunu, davalı vekili itiraz dilekçesinde teminatta duran çeklerin davalılara iade edilip edilmediğinin açıklığa kavuşturulmasını talep ettiğini, dvacı banka tarafından sunulan teminat çeki listesinde 90 adet çekten 46 adedinin ödendiğini, 5 adedinin iade edildiğini, 39 adedidinin ödenmediğinin görüldüğünü, söz konusu 39 adet çekin akıbetinin davacı banka tarafından açıklanması gerektiğini, keyfiyeti 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran sayın mahkemeye ait olduğunu beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi heyeti 04/01/2021 tarihli ek raporunda özetle; takip tarihinden itibaren 300.000.00 TL asıl alacağa %19.50 oranında temerrüt faiz oranı davalılardan istenebileceğini beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi 26/12/2022 tarihli raporunda özetle; Borçlu Cari Hesap kredisinin 06.02.2014 tarihli davalının imzasının olmadığı krediden sonra kullandırıldığını, ancak kredinin 300.000 TL miktarı için %40 temerrüt faizi ile birlikte alacağın 326.950 TL olduğunu, ticari kredili mevduat kredisi yönünden asıl borçlu şirkete ne zaman kullandırıldığının belli olmadığını, 1.218,38 TL asıl alacak, temerrüt faiziyle 1.901,13 TL olduğunu, ---------- kart yönünden de işlemiş faizin 442,26 TL olabileceğini beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi 10/07/2023 tarihli raporunda özetle; yapılan inceleme ve tespit neticesinde davacı bankanın 10.02.2017 takip tarihi itibari ile bankanın toplam 442,26 TL talep edebileceğini beyan ve rapor etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, fatura, -------- kaydı, sevk irsaliyesi, takip dosyası, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; 26/12/2022 tarihli bilirkişi ve 10/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporda borçlu olan davalının 06/02/2014 tarihinden sonraki kredi sözleşmelerinde imzasının olmadığı yazılmıştır. Bu sebeplerle bu tarihten sonraki kullanılan kredilerden sorumluluğu olmadığı görüşüyle Mahkememizin takdirine sunulmuştur.Mahkememizce 26/12/2022 tarihli raporun ibrazından sonra 14/02/2023 tarihli duruşmada,--------- Bankası ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına ve yazı cevapları geldikten sonra da yazı cevapları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, yazı cevapları geldikten sonra düzenlenen raporda hesap edilen alacak miktarları kök raporda yazılı miktarların aynı olduğu, kefilin eş imzası, sözleşmede imza ve şirket ortaklığının bulunmaması noktalarında görüş bildirilmiştir.------- Kararında; "Davalının kefalet imzasını taşıyan 22.10.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borcun bir noktada ödenmiş olması davalı kefilin, kefalet sorumluluğunu; daha sonra aynı sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan krediler yönünden son erdirmez ise de banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması halinde ise şayet yeni sözleşmede ilk sözleşmeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaz ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaması halinde buyeni kullandırılan krediden dolayı borcu ödenerek kapatılan ilk sözleşmeye kefalet eden davalının sorumluluğundan söz edilemez." Bu sebeple davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafça peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 3.696,91‬ TL harçtan alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile fazla yatan 3.269,31‬ TL'nin davacı tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 47.914,79 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/01/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/423, K. 2024/40, T. 11.01.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-423-e-2024-40-k-a6d45db5daf2