İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/736 E. 2026/11 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/736
Karar No
2026/11
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/736 Esas KARAR NO : 2026/11 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/08/2025 KARAR TARİHİ : 08/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, sağlık güzellik ve danışmanlık sektörlerinde faaliyet göstermekte olduğunu ve faaliyet konuları kapsamında davalı ... --------- 2024 yılı içerisinde danışmanlık, eğitim ve uygulamalı hizmetlerden oluşan bir hizmet paketi sunduğunu, satın almayı takiben 30.08.2024 tarihinde müvekkili şirket tarafından düzenlenen, ---------- numaralı faturada borç miktarı 428.241,05 TL olarak gösterildiğini, bu fatura e-arşiv sistemi üzerinden düzenlenerek davalının elektronik vergi adresine uygun şekilde gönderildiğini, davalı sunulan hizmete karşılık olarak herhangi bir ödeme yapmamış, bu sebeple müvekkili şirket tarafından--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. Sayılı dosyası ile 428.241,05 TL asıl alacak, 159.044,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 587.285,67 TL üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafça takibe karşı itiraz edilerek takip durdurulduğunu, takibe itiraz dilekçesi, 22.08.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak, sunulan itiraz dilekçesi incelendiği üzere, ' borcum yoktur ' şeklindeki itiraz; genel ve gerçeklikten uzak olup herhangi bir somut dayanak/delil içermediğini, borçlunun hukuki temelden yoksun, yalnızca icra takibini durdurmak ve süreci uzatmak amacıyla ileri sürdüğü bu itiraz nedeniyle müvekkili, alacağını tahsil edememekte, ticari faaliyetlerinde gecikme yaşamakta ve haklı olduğu bir alacak sebebiyle haksız gecikmeye maruz kalmakta olduğunu belirterek, davalının -------- İcra Dairesi'nin --------- E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden tümüyle devamını talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın sözleşmenin tarafı olmadığını, bu tek başına pasif husumet yokluğu sebebi olduğunu, davacının, alacağını dayandırdığı sözleşmeyi --------- ile imzaladığını, davalı müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmeden doğan borç, yalnızca sözleşmenin taraflarını bağlayacağını, sözleşmede adı dahi geçmeyen müvekkili aleyhine alacak/ifa/bedel talep edilemeyeceğini, bu nedenle davanın, husumet yokluğundan esastan reddi gerektiğini, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, faturanın tek başına borcu ispat edemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇEDava itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak tacir olup olmadığı ve hangi usulde defter tuttuğuna ilişkin hususların sorulmasına ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenmiş olup, muhatap vergi dairesinden gelen cevapta "......'ın işletme hesabına göre defter tuttuğu... " bildirilmiştir. HMK.'nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Ticari davalar TTK.4.maddesinde sayılmıştır. Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.Dosyanın incelenmesinde davalı ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunduğu, esnaf kaydının bulunmadığı ve her yıl bakanlar kurulu tarafından belirlenen beyannamelere göre gelir vergisi az olduğu, ikinci sınıf işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmış olup davalının tacir olmadığı anlaşılmış olup, HMK 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir denilmekle; ve göreve ilişkin kuralların yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliği'ne, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 115/2. Mad. uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ---------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Davaya bakmaya----------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.08/01/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/736, K. 2026/11, T. 08.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-736-e-2026-11-k-9de18ee826bc