İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/487 E. 2025/756 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/487
Karar No
2025/756
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/487 Esas KARAR NO: 2025/756 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 09/07/2024 KARAR TARİHİ: 21/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;----- sıralarında Sürücü---- sevk ve idaresindeki ---- üzerinde seyir halindeyken davalı----- sevk ve idaresinde olan -----plaka nolu aracın arıza yapması sebebiyle aracından indiği esnada aracı geri kayarak yol çalışması yapan ---- plakalı araca çarprarak yola girmesiyle -------- plakalı araca çartığından maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Ekte Sunduğumuz Kaza Tespit Tutanağı da Sayın Mahkemenizce incelendiğinde işbu kaza anlatıldığı şekilde olduğu görülecektir. Kaza sonucunda müvekkil aracı hasara uğramış olup söz konusu hasar bedeli , hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedeli ve müvekkilin işbu kaza sebebiyle aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu hak mahrumiyet bedeli ortaya çıkmıştır. Müvekkil aracın onarımda kaldığı gün sayısınca aracını kullanamamış hak mahrumiyeti kaybına uğramıştır. Bilirkişice onarım gün sayısı ve aracın rayiç piyasa değerinin tespiti ile müvekkilin davalının haksız fiili sebebiyle ortaya çıkan hak mahrumiyet bedelinin tespiti ve davalıdan tanzimi gerekmektedir." şeklinde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;"Trafik kazalarında hukuki sorumluluk sigorta şirketlerinde olup, müvekkil şirket ile müvekkil ------ ilgili davaya konu edilen trafik kazasında aracı işleten olarak görülmektedir. Dolayısıyla kaza tespit tutanaklarında da belirtildiği üzere müvekkil -------kusuru olmaksızın kaza meydana gelmiştir. Müvekkilin aracında teknik bir bozukluk sebebi ile kaza meydana gelmiş olup, müvekkil-------- kusuru bulunmamaktadır. Teknik arıza, araçtaki bozukluğu anlatan bir kavramdır. Rot çıkması, fren boşalması, lastik patlaması, bijon kesmesi, direksiyon kilitlenmesi gibi teknik arızalardır. Müvekkilin aracında meydana gelen arıza nedeni ile diğer müvekkil --------- gerekli özen ve yükümlülüğünü yerine getirmek amacı ile aracını emniyet şeridine çekerek uzun süre bekleyeceği durumunu anlamış ve teknik ekipmanlarını hazırlamaya başlamıştır. Ancak daha araçtan iner inmez müvekkilin aracının freninin boşalmasından dolayı araç geri bir şekilde kayarak davaya konu edilen trafik kazası gerçekleştirilmiştir. Önemle belirtmek isteriz ki kazanın meydana gelmesinde ki sebep, müvekkillerin kusuru olmaksızın araçta meydana gelen teknik arızadan kaynaklanmakta olup, bu hususta araçta meydana gelen teknik arızanın araştırılması için uzman bir bilirkişiden rapor alınmasını talep ederiz" şeklinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık; ------ plakalı araçlar arasında meydana gelen kazadan dolayı davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği var ise miktarının tespiti, araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği var ise miktarının tespiti, hasar bedeli bulunup bulunmadığı var ise miktarının tespiti talebi ile tarafların kusur oranlarının tespiti ile davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarının tespiti talebine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 123. Maddesi; "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. ------- Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir." şeklindedir. Davacı vekili 10/10/2025 tarihli dilekçesinde özetle; "...işbu davamızdan vazgeçiyoruz, HMK 123 gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalılar vekili 16/10/2025 tarihli dilekçesinde özetle; "Davacı taraf vekili tarafından 10.10.2025 tarihinde HMK 123 gereği davanın geri alınması talebinde bulunulmuş (vazgeçme) olup söz konusu geri almaya davalı taraf olarak muvafakatimiz vardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekili 21/10/2025 tarihli celsede " Biz HMK 123 maddesi gereğince huzurdaki davamızı geri alıyoruz, 10/10/2025 tarihli dilekçemizdeki vazgeçme talebimiz davanın geri alınmasına ilişkindir, davalı vekili de 16/10/2025 tarihli dilekçesi ile davanın geri alınmasına karşı açık muvafakati olduğuna dair yazılı beyan sunmuştur, bu halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur.Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda: dava devam ederken davacı vekilinin davayı geri aldığını beyan ettiği, davalılar vekilinin de geri almaya muvafakat ettiği, HMK'nın 123. Maddesi doğrultusunda davanın geri alınması durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, sonucuna varılarak davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 615,40 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri masrafı ile harç masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 29.019,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 7-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ----------Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/10/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/487, K. 2025/756, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-487-e-2025-756-k-872da0e373dc