İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/159 E. 2024/894 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/159
Karar No
2024/894
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/159 Esas KARAR NO:2024/894 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 02/03/2023 KARAR TARİHİ: 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlunun sigortalılarının, farklı tarih ve farklı adreslerde aşağıda sıralanacak olan icra takiplerine konu edilen bedeller tutarında, müvekkili davacı şirketin tesislerine zarar verildiğini, Müvekkil şirkete ait tesislere davalılar tarafından defalarca zarar verilmiş olup, tüketiciye enerji taşıyan işbu tesisler müvekkili davacı şirket tarafından tamir edilmek durumunda kalındığını, Davalı/borçlu tarafından müvekkil davacı şirket sorumluluğundaki elektrik dağıtım tesislerine verilen zararın, icra dosyaları muhteviyatındaki tutanak ve diğer belgeler ile tespit edildiğini, Davalı/borçlu sebep olduğu hasarların tamiri için fatura edilen bedellerin tazmini amacıyla öncelikle davalıya yazılı bildirimler yapıldığını, ardından ödemeden imtina edilmesi üzerine icra takiplerine girişildiğini, İcra takip dosyalarına konu hasarların gerçekleştiği adresler aşağıda sıralandığını, -------dosya muhteviyatındaki tutanaklara göre; ---- tarihinde ------- adresinde; Davalı/borçlunun sigortalısı tarafından müvekkil şirkete ait aydınlatma direğine çarparak zarar verilmiş olup, işbu aydınlatma direğinin müvekkili davacı şirket tarafından tamir edilmek durumunda kalındığını, Davalı / borçlunun sebep olduğu hasarların tamiri için fatura edilen bedelin tazmini amacıyla, ------ numaralı yazı ile yukarıda bahsi geçen tutanağa ilişkin bildirim yapıldığını, Eldeki dava konusunu oluşturan icra dosyasına ilişkin ödeme emrinin davalı/borçluya ---- tarihinde tebliğ edildiğini, davalı/borçlunun ---- tarihinde olmak üzere süresinde itiraz ettiğini,------ dosya muhteviyatındaki tutanaklara göre; -------- adresinde; Davalı/borçlunun sigortalısı tarafından müvekkil şirkete ait aydınlatma direğine çarparak zarar verilmiş olup, işbu aydınlatma direğinin müvekkili davacı şirket tarafından tamir edilmek durumunda kalındığını, Davalı/borçlunun sebep olduğu hasarların tamiri için fatura edilen bedelin tazmini amacıyla, -------numaralı yazı ile yukarıda bahsi geçen tutanağa ilişkin bildirim yapıldığını, Eldeki dava konusunu oluşturan icra dosyasına ilişkin ödeme emrinin, davalı/borçluya ---- tarihinde tebliğ edildiğini; davalı/borçlunun ---- tarihinde olmak üzere süresinde itiraz ettiğini, Davalı /borçlunun itiraz sonrasında ---------- dosyasına kısmi ödeme gerçekleştirilmiş olup; 02.03.2023 tarihli kapak hesabı yaptırılarak dava değerine eklendiğini, Bakiye kapak hesabının, 3.747,91 TL olduğunu, davalının itirazı süresinde olduğundan, eldeki davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, İtirazın iptali davaları için dava şartı öngörülen arabuluculuk başvurusunun da taraflarınca yapıldığını ancak görüşmenin olumsuz olarak neticelendiğini, Dava şartı olan arabuluculuk sürecinde de anlaşmaya varılamadığından eldeki dava ikame edilmiş olup, icra ve işbu dava dosyasına sunmuş oldukları deliller kapsamında bahsi geçen hasarların davalı şirket tarafından verildiğinin sabit olması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Müvekkili davacı şirket tarafından başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazların iptalinin gerektiğini, belirterek; Davalı/ borçlunun filli neticesinde meydana gelen zararların rücuuna yönelik icra takiplerine gerçekleştirilen itirazların iptaline, davanın KABULÜNE, Davalının asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra - inkar tazminatına mahkum edilmesine, Karşı delil ve ek delil sunma hakları saklı kalmak üzere delil listelerinin kabulüne, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin merkezi ----- bulunduğunu, bu sebeple yetkili yer mahkemesinin-----------mahkemeleri olduğunu, Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, HMK Genel yetki kuralı gereğince dava davalının yerleşim yerindeki mahkemede açılması gerektiğini, Genel Yetkili Mahkeme HMK Madde 6 “(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.” Müvekkili şirketin yerleşim yeri şirket merkezi olan ---------- adresi olup davada yetkili mahkeme------Ticaret Mahkemesi olduğunu, Davanın yetkisiz mahkemede açıldığı için usulden reddini talep ettiklerini, davacı eksik evraklar ile talepte bulunmuş olup dava şartı olan sigortacıya yazılı başvuru şartını usule uygun ve tam olarak gerçekleştirmeksizin davasını ikame ettiğini, bu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, başvuran tarafın iddiasına dayanak olarak gösterdiği delillerin tamamının taraflarına tebliğ edilmesinin gerektiğini ve taraflarınca talep olunduğunu, Bilindiği üzere 6100 Sayılı HMK'nın 121. maddesine göre, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerini taraflarına tebliğ etmesinin zorunlu olduğunu, Huzurdaki dosyada yasal başvuru koşullarının gerçekleşmemiş olduğunu, bu gerekçe ile öncelikle usulden ret kararının verilmesinin gerektiğini, Başvuran vekilinin, işbu başvurusundan önce dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olmasının gerektiğini, Karşı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle başvurunun usulden reddini talep ettiklerini, müvekkil sigorta şirketinin sigorta bedelini ödeme borcunun muaccel olmadığını, davacı tarafından müvekkil sigorta şirketinin temerrüde düşürülemediğini, KTK'nın 99.maddesi konu ile ilgili olarak “sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar” Bu düzenleme uyarınca zarar gören tarafından KZMSSGŞ'de belirtilen belgelerin tam olarak sigortacıya iletilmesini müteakip sekiz iş gününün sonunda sigortacının tazminat ödeme borcunun muaccel olduğunu ve TTK'nın 1427.maddesi uyarınca tazminat borcunun muaccel olduğu an sigortacının temerrüde düşeceğini, müvekkil şirketin sorumlu olduğu poliçe teminatının sınırlı olduğunu, sigorta himayesi bakımından TTK M.1473 gereği zarar görenin uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının ödeneceğini ve bu bedelin de müvekkil şirket tarafından ödendiğini, --- plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ---- vadeli ------ sigortalı olduğunu, Poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 43.000,00 TL olduğunu, Poliçe kapsamında yapılan ödemenin 05/07/22 tarihinde ------ olarak ödendiğini, Poliçe kapsamında yapılan ödeme ile birlikte müvekkil sigorta şirketinin davacı taraf nezdinde muaccel bir borcu bulunmadığını, işbu sebeple derdest -------- dosyasının haksız bir şekilde yürütüldüğünü, aynı kazaya ilişkin olarak ----------tazminat ödemesi yapıldığını, 26/08/22 tarihinde gerçekleşen diğer kazaya ilişkin olarak; ---- vadeli trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, Poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 100.000,00 TL olduğunu, Poliçe kapsamında 31.10.2022 tarihinde ------ ödendiğini, Davacı tarafın, müvekkil sigorta şirketine başvurduğu-------- bedelli fatura keşide ettiğini fakat faturada düzenlenen bedelden farklı olarak müvekkil sigorta şirketinden 7.381,32TL hasar bedeli talep ettiğini, Davacı kendi düzenlediği ve hesapladığı hasar bedelinden tamamen farklı şekilde bir bedel ile müvekkil sigorta şirketine başvurarak haksız ve usule aykırı bir başvuruya sebep olduğunu, Bununla birlikte davacının, fatura bedelini ----------- Dosyası ile icra takibine konu ettiğini, Bu bedel ise 3.995,40 TL olarak icra takibinden önce poliçe kapsamında müvekkil sigorta şirketi tarafından ödendiğini, halihazırda derdest olan icra dosyasının haksız bir şekilde yürütüldüğünü, Müvekkil sigorta şirketinin davacı kuruma muaccel bir borcu bulunmadığını, davacı alacaklı tarafından her iki dosyada kötüniyetli şekilde yürütüldüğünü, Dosyalara müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme dolayısıyla kötüniyetli yürütülen icra takiplerinin varlığı sebebiyle itirazın iptali davasının reddini ve alacaklı tarafın icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etiklerini, Poliçe limitlerini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, Poliçe limitlerinin, poliçe süresince araç başı toplam limit olduğunu, müvekkil sigorta şirketi yukarıda defaatle belirtildiği üzere poliçe kapsamında ödemeleri yapmış olup muaccel bir borcunun da olmadığını, aksi durumda kabul anlamına gelmemek şartıyla işbu tutarların poliçe bakiye limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, Poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, Yine, dosya üzerinden yapılan tüm ödemelerin poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, Poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, Hasar kapsamında müvekkil şirket tarafından ödemelerin yapılmış olduğunu, ödemeye ilişkin mahsup fişinin, işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, Bu kapsamda mahsup fişinin dosyaya kabulü ile ödeme yapıldığına ilişkin delil niteliğine haiz olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, Bilirkişinin hesap edeceği tutarın, ödenen tutardan fazla ise ancak şirket tarafından bakiye kısım yönünden bir ödeme yapılabilecek olup, önceki ödemelerin tenzilinin gerektiğini, Aksi halde başvurucu tarafın, sebepsiz zenginleşeceğini, Şirketin hak kaybı yaşamaması adına bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken dosyaya sunulan mahsup fişinin dikkate alınmasını ve ödemenin tenzil edilmesini talep ettiklerini, müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesinin gerektiğini, Bu suretle dosyanın kusur bilirkişisine verilmesini talep etiklerini, başvuranın faize ilişkin istemlerinin mesnetsiz olduğunu, faiz başlangıcı yönünden, davacı tarafın müvekkil şirket nezdinde muaccel bir alacağı bulunmadığından faiz istemleri de dayanaktan yoksun olacağını, Faiz Türü Yönünden: Sigortacının tazminat sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 maddesi atfı ile 85/1 maddesinde düzenlendiğini, Buna göre Sigorta kuruluşu, oluşan riziko sebebiyle işleten, zarar görenlere karşı hangi oranda temerrüt faizi ödemesi gerekiyor ise, onun hukuksal sorumluluğunu üzerine alan sigorta kuruluşu da aynı oranda temerrüt faizi ödemekle yükümlü olacağını, Dolayısıyla işletenin sorumlu tutulamayacağı bir faiz türünden, onun sorumluluğunu üzerine alan Trafik Sigortacısının sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, İşletenin ve Sigorta kuruluşunun faiz ile ilgili yükümlülüğünün, yasal faiz olacağını, Yukarıda açıklanan nedenlerle, müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ;Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak Elektrik Elektronik Mühendisi Bilirkişiden alınan 19/10/2023 tarihli raporda özetle; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalının sigortalısı----- %100 kusurlu olduğu, -------- dosyası için davacı alacağının, masraf, Vekalet ücreti ve vergi vb. ilave bedeller hariç takip tarihi itibariyle 116,91 TL tutarındaki faiz + KDV’si olacağı,----- dosyası için takip öncesi -------- tarihinde davacı------3.995,40 TL ödeme yapıldığı, Ödeme, 14.12.2022 tarihli takip öncesi yapıldığından, davalı sigorta şirketinin icra takibi kapsamında, davacı ------- herhangi bir borcu bulunmadığı yönünde beyan ve rapor düzenlemiştir. Taraf vekillerinin rapora karşı itirazları doğrultusunda nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisi eklenerek bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır:Bilirkişi heyeti tarafından alınan 16/09/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalının sigortalısı ---- %100 kusurlu olduğu, ---- dosyası için davacı alacağının 5.463,18 TL olacağı, ----- dosyası için 3.728,49 olacağı yönünde beyan ve rapor düzenlemiştir.Bilirkişi kök ve ek raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Somut uyuşmazlıkta ------ sayılı dosyasında yer alan tutanaklara göre --- tarihinde ------ davalının sigortalısının davacıya ait aydınlatma direğine çarpıldığı ve bu şekilde zarar verildiğinin ve hasarın davacı şirket tarafından karşılandığının tespit edildiği, --------adresinde yine davalının sigortalısı tarafından davacıya ait aydınlatma direğine çarpılarak zarar verildiği ve zararın davacı tarafça giderildiğinin anlaşıldığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde ve dosyada yer alan tutanaklara göre ---- dosya yönünden meydana gelen hasardan davalının sigortalısı olan ---------- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ve icraya konu edilen bedelden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ancak icra dosyasına yapılan ödemelerin mahsubu ile takibin devamına karar verilmesi gerekdiği, yine ----- dosya yönünden yapılan kusur incelemesine göre de davalının sigortalısı olan---------- plakalı araç sürücüsünün hasarın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığı ve meydana gelen ayrıca takibe konu edilen bedelden davalının sorumlu olduğunun anlaşıldığından davalının ----- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın icra dosyasına yapılan ödemelerin mahsubu sonrası kalan bakiye bedel üzerinden devamına, işbu bedele takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ayrıca davalının --------dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş, takip konusu alacaklar kusur incelemesine matuf olup likit olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ İLE; A------ sayılı dosyası yönünden; 1-Davalının ---------dosyasına yapmış olduğu itirazın icra dosyasına yapılan ödemelerin mahsubu sonrası kalan bakiye bedel üzerinden devamına, işbu bedele takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, B------ sayılı dosyası yönünden; 1-Davalının ------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 510,71 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 330,81 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 5.590,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 7.476,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 9-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda KESİN olarak karar verilip usulen okunup anlatıldı. 19/11/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/159, K. 2024/894, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-159-e-2024-894-k-ddff5f3b7c3e