İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/149 E. 2024/575 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/149
Karar No
2024/575
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/149 Esas KARAR NO:2024/575 Karar DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 28/02/2023 KARAR TARİHİ: 10/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında bir acentelik sözleşmesi bulunduğunu, ancak söz konusu acentelik sözleşmesinden ve kamu ihalelerinden kaynaklı davacıya olan prim borçlarını ödememeleri nedeni ile----- tarihinde davalıya--- yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini fakat bir yanıt alınamadığını, bu sebeple-----sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar söz konusu icra takibine 03.01.2023 tarihinde itiraz ettiklerini, taraflar arasındaki ilişki davacı kasko, trafik, bireysel, otomobil, konut ve ferdi kaza sigortaları gibi çok çeşitli ürün ve hizmetler sunan bir sigorta şirketi olduğunu, davalı şirket-----davacı sigorta şirketinin faaliyette bulunduğu sigorta branşlarında sigorta sözleşmeleri yapmak ve prim tahsil etme yetkilerine sahip olmak üzere 18.06.2020 tarihli yazı ile acente olarak atanmış olduğunu ve taraflar arasında aynı tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, davalı acentenin davacı şirkete olan prim borçlarını vaktinde ödememesi nedeni ile acentelik sözleşmesi davacı şirket tarafından -------- yevmiye nolu fesih bildirimi ile feshedildiğini, söz konusu primi ödemeleri kendileri tarafından tahsil edilmesine karşın davacı şirkete ödenmediğini ve bu yüzden sigorta primlerinin tahsilatını yapan davalının, işbu primler davacı şirkete intikal ettirmemesi sebebiyle ihtiyati haczin talep edileceği tarih itibariyle davacı şirkete 1.913.154,73 TL prim borcu bulunduğunu, diğer yandan her ne kadar ----- acentelik sözleşmesinde müşterek müteselsil kefil olarak yer aldığından dolayı tüm borçlar bakımından kendisinin de sorumluluğunun bulunduğunu, davalı acente ve ---- aleyhinde ikame edilen her iki borçlu içinde itirazın iptalini ve icra emrinde yazılı olan tutar ve faizleri için takibin aynen devamına, yukarıda açıklanan nedenlerle -----dosyasına yapmış olduğu tüm itirazlarının iptalini ve cari hesap kayıtlarında alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile aynen devamına, borçluların takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere davacı şirkete icra inkar tazminatına ödenmesine, davalılar aleyhinde teminatlı yahut teminatsız olarak ihtiyati haciz karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının, davacı şirketin acentesi olarak faaliyette bulunduğu dönemde, davacı şirketin komisyon tarifeleri ve davalı şirketin ayrıca davacı ile imzalamış olduğu üretim protokolleri uyarınca kendisine tahakkuk ettirilmesi gereken komisyon tutarları doğru şekilde hesaplanıp tahakkuk ettirdiğinde davacının talebinin haksız olduğu anlaşılacağını, davacı tarafça davalı acentenin acentelik sözleşmesi tek taraflı olarak feshedildiği ve akabinde davalının üretim ve raporlama ekranlarına erişimi kapatıldığını, bu nedenle davalı tarafından taraflar arasındaki cari hesabın net olarak belirlenmesi mümkün olmayacağını, her halükarda tartışmasız bir borç söz konusu olmayıp davacı tarafın icra inkar talebi tazminatı haksız ve temelsiz olduğunu, davalı ---- yanı sıra şirketin yönetim kurulu başkanı davalı ---- hakkında da dava ikame edildiğini, davalı ----- yönetilen dava kefalete ilişkin kanun hükümleri dolanılarak görünüşte müşterek borçlu olarak gösterilerek ancak gerçekte kefil sıfatında olduğunu, ------arasındaki acentelik sözleşmesinde, davalı----- müşterek ve müteselsil kefaleti öngörülmüş olsa da, kefilin sorumlu olduğu azami tutar açıkça belirtilmediği, azami miktarı kefalet tarihi ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade davalının el yazısıyla yazılmadığını, bu nedenlerle sözleşmedeki anılan hüküm tartışmasız bir biçimde geçersiz olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ---- bakımından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle İİK 67 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. Dilekçeler aşaması tamamlanarak tahkikat aşamasına geçilmiş dosya kapsamında deliller toplanmak suretiyle bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili mahkememize sunduğu 10/07/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirmiş, davacı vekilinin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisi olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili de ibraz ettiği aynı tarihli dilekçesi ile tarafların uzlaştığını belirterek yargılama gideri vekalet ücreti ve diğer tüm taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir. Davadan feragat davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğundan davanın bu nedenle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu 22. maddesi uyarınca alınması gereken 285,06 TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 23.106,13 TL harçtan mahsubu ile bakiye 22.821,07 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadğına, 6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine adına irad kaydına, 7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 10/07/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/149, K. 2024/575, T. 10.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-149-e-2024-575-k-c7311073fbe5