İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/491 E. 2024/911 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/491
- Karar No
- 2024/911
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/491 Esas KARAR NO: 2024/911 DAVA: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/02/2019 KARAR TARİHİ: 06/11/2024 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ---- yılı olağan genel kurul toplantısında alınan karar gereğince borçluya ait ödenmeyen üye aidat alacağının şifai taleplerine rağmen ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine----esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilgili icra takibine borçlunun (davalının) itiraz ettiğini belirterek yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, daireyi davacıya satan ----- ihbarını talep ettiğini, davacının kooperatife üye olmadığını, davacının konut kredisini kullanarak dava dışı ---- daire satın aldığını, daireyi 128.000.-TL. bedelle aldığını, davacının ortaklık başvurusu dilekçesinin düzenlenmediğini, davacının ----sayılı yönetim kurulu karan ite ortak yapıldığını, davacının düzenlenen hazirun cetvellerinde isminin bulunmasına karşın genel kurul toplantılarına katılmadığını, --- kurulu için düzenlenen hazirun cetvelinin 64. arasında, isminin karşısında atılan imzanın davacıya ait olmadığını, imzanın sahte olduğunu, üç yıl genel kurul yapmayan, ferdileşmenin üzerinden 15 yıl geçen davacı kooperatifin münfesih olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyan ve talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, kooperatif genel kurulunca toplanmasına karar verilen aidat borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ilişkindir.Davacı kooperatif, davalı hakkında, üyelik ilişkisinden kaynaklanan aidat borçları nedeniyle, davacı hakkında yukarıda belirtilen icra takibini başlatmış, davalı ise taşınmazı kooperatiften değil, dava dışı bir üçüncü şahıstan satın aldığını, davacı kooperatifin üyesi olmadığını, kooperatife herhangi bir üyelik başvurusunda bulunmadığını belirterek, aidat borcunun da olamayacağını ileri sürmüştür. Bu durumda aradaki temel uyuşmazlık, davalının davacı kooperatife üye olup olmadığı ve buna bağlı olarak takip konusu üyelik aidatları nedeniyle kooperatifin alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Mahkememizin -------Davacı kooperatifin, genel kurul kararına dayalı aidat ödemelerinin tahsilini davalıdan talep edilmesi için öncelikle, davalının davacı kooperatifin ortağı olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. '' Kooperatif ortaklığı, kooperatif yetkili organlarının bu hususta alacağı açık bir kararla gerçekleşebileceği gİbi, bu hususta açık bir karar olmasa bile kooperatifin bu kişi ile üyesi sıfatıyla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belirli bir miktarda ödeme kabul etmesi veya konut tahsis ve teslim etmesi ve tadilata izin verilmesi şeklinde somut ilişkiler ile zımnen de gerçekleşebilir.'' ----- nolu dairenin davalıya tahsis edildiği, ----- tarihli faaliyet yılları için yapılan ---- hazirun cetvellerinde davalının adının bulunduğu, dosyada mevcut tapu sicil kaydına göre,---bölümün kat irtifakı tesisi suretiyle ---- nosuyla davacı kooperatif adına tescil edildiği, daha sonra -----açıklamasıyla tescil edildiği, davalının da bu taşınmazı--- tarihinde dava dışı ---- bir şahsa sattığı ve tapuda devrettiği görülmektedir. Söz konusu taşınmazın dava dışı-----olduğuna dair tapuda bir kayıt mevcut değildir. Bu durumda davacı kooperatif, tapuda münhasıran kendi üzerine kayıtlı bu daireyi, ancak ortak adına tapuda tescil edebileceğinden, nitekim, somut olayda da buna uygun şekilde dairenin davalı tarafça tapu kaydına göre bizzat kooperatiften devraldığından, fiilen davalının ortaklık sıfatının oluştuğunun kabulü gerekmektedir. Fiili durum karşısında artık davalıyla ilgili olarak ayrıca üyelik başvuru belgesine gerek olmayacaktır. Takibe dayanak davacı kooperatifin 18.01.2015 tafihli olağan genel kurul toplantısının 13.gündem maddesine göre; "Kooperatif borç ve alacakları görüşülerek kooperatifin amacına ulaşması, tasfiye olması ve bu doğrultuda 2015 yıtında yapıtacak faaliyet ve işler için hazırlanan tahmini bütçe görüşüldü. Pay başına; 1 Mart 2015 tarihine kadar 14.505.168 Tı. peşin olarak veya 15.Şubat 2015 tarihinden itibaren 12 x 1,426.00 toplam 17.117.00TL ödeme yapılması 4 ret oyuna karşın 40 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi. ” şeklinde; 14. Maddesine göre ''ödemelerini zamanında yapmayan üyeler için gecikme oranı aylık %3 olarak oy birliği ile kabul edilmiştir'' şeklinde karar alındığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar genel kurul kararının iptaline ilişkin bir dava açılmamış ise de, davalı taraf genel kurul toplantısına katılmadığı halde hazirun cetvelinde isminin yer aldığını, imzasının sahte olduğunu iddia etmektedir. Mahkemece genel kurul toplantı tutanakları, hazirun cetveli, üye kayıt defteri getirtilerek toplantı yeter sayısı oluşmuş mu denetleyip, davalının oyu yeter sayısına etki etmiş ise imza incelemesi yapılması gerekmektedir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nin 353-(1).a.6. maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine..." karar verildiği ve dosyanın mahkememize geldiği anlaşılmıştır. Davacı vekiline davacı kooperatifin --------- yılı olağan genel kurul toplantı tutanaklarını, hazirun cetveli ve üye kayıt defterinin suretlerini mahkememize sunulması için 2 haftalık süre verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve ---- kararı, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacının ---- Noterliğince düzenelenen karar defterine göre ---nolu dairenin davalıya tahsis edildiği, ----- toplantılarında hazirun cetvellerinde adınan bulunduğu, tapu sicil kaydına göre, --- kat irtifakı tesisi suretiyle --- nosuyla davacı kooperatif adına tescil edildiği, daha sonra---- yevmiye nosuyla davalı adına "ferdileşme" açıklamasıyla tescil edildiği, davalının da bu taşınmazı --- tarihinde dava dışı----- isimli bir şahsa sattığı ve tapuda devrettiği, davalı yanca taşınmazı bizzat kooperatiften devraldığından, fiilen davalının ortaklık sıfatının oluştuğu anlaşılmıştır. Davalının genel kurul toplantısına katılmadığı halde hazirun cetvelinde isminin ve imzasının yer alıp almadığı hususunda Mahkemece inceleme yapılmak üzere davacı kooperatiften genel kurul toplantı tutanağı ve genel kurul hazirun listesi istenmiştir. Kooperatif kanununa göre toplantı nisabı 1/4'tür. ---------- tarihli genel kurul anında 292 üye bulunup toplantı nisabı 73'tür. 80 üye hazır olmuştur. 40 kabul 4 red oyu vardır. 37 oy kabul için yeterli iken 40 kabul oyu çıkmıştır. Davalının imzası tutanakta mevcut değildir. Katılmadığı zaten kendisinin kabulündedir. Katılsa idi dahi bu durum karar nisabını değiştirmeyecek 5 red oyu çıkacaktır. Bu nedenle genel kurulda alınan kararların iptal şartlarının doğmadığı kooperatife üye olan davalının kararlaştırılan ödemeleri yapması gerekir. Üyelerin imzaları tutanak altına değil isimlerinin karşılarına atılmaktadır. Tesadüf davalı tutanaktaki en altta olan üyedir. Sayfa olarak en alttadır. Alttaki imzanın davalıya ait olmadığını iddia ediyor. Ancak imza tutanağın tüm sayfalarında aynı şekilde yer alıyor ve divan üyelerine aittir. Açıklanan nedenlerle davalının itirazları yerinde görülmemiş ve davanın kabulüne karar verilmiş olup; takip konusu alacağın likit olduğu, itiraz haksız bulunduğundan davacı lehine bu alacak üzerinden inkar tazminatı tahsiline karar verilmesi gerektiği belirlenmiş; aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere: Davanın KABULÜ ile; 1-Davalının ------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 17.112,00 TL asıl alacak, 6.183,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.295,14 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %18 faiz uygulanarak DEVAMINA, 2-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 17.112,00 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 1.591,29 TL harçtan, peşin alınan 281,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.309,94 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 23.295,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ve 281,35 TL peşin harç toplamı 325,75 TL ile 968,40 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri ve İstinaftan sonra yapılan yargılama gideri olarak toplam 134,00 TL olmak üzere toplam 1.428,15 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avansı varsa hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde---- Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 06/11/2024