İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/357 E. 2025/2 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/357
Karar No
2025/2
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/357 KARAR NO: 2025/2 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 16/05/2023 KARAR TARİHİ: 08/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirketin yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet verdiğini, davalı şirketin talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde davacı şirketin, davalı borçludan 4.765,36 TL tutarında alacağının bulunduğu, davacı şirket, davalı/borçluya ait taşıma işlemlerinigerçekleştirmiş olduğunu, bu taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcunun doğmuş olduğunu, ancak davalı/borçlu, borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edilmiş olduğunu, herhangi bir olumlu netice elde edilemediğini ve bunun üzerine davalı tarafa karşı ---- İcra Müdürlüğü -----Esas Sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takibin durduğunu, davalı borçlu kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediğini, borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli borca, masrafa, faize, yetkiye ve tüm ferilerine itirazlarının iptalini, davalı/borçlu aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket, davacı şirket arasında abonelik anlaşmasının bulunduğunu, davalı dış ticaret yapmakta ve gelen ve giden yüklerini davacı şirket vasıtasıyla taşıttırmakta olduğunu, tarafların arasında bulunan abonelik anlaşması uyarınca davalı, davacı şirketten piyasa rayicinden daha avantajlı teklif aldığını, davalı davaya konu taşımanın yapılması için 10.05.2021 tarihinde 696 Euro bedel ile özel taşıma teklifi aldığını, bu teklifin detayları dilekçe ekinde bulunan delillerde mevcut olduğunu, davalı bu teklifi kabul ederek davacı şirket ile anlaşmış ve sözleşmedeki edimlerinin tamamını ifa ettiğini, buna karşın davacı şirket belirtilen tutardan daha fazla bir hizmet bedeli tahakkuk ettirerek davalıya fatura ettiğini, Davalı teklif edilen tutar 696 Euro olmasına rağmen kesilen fatura 1.154,26 Euro olduğunu, kesilen fatura 12.002,92 TL olmakla birlikte hizmet tarihindeki Kurun 10,3988 TL-Euro şeklinde olduğunu, davadan önce davalı ile davacı şirket arasında yapılan görüşmelerde aradaki farkın sebebi sorulduğunda "Gönderici olan dava dışı 3. Şirketten kargo takip belgesinin sunulmaması sebebiyle aradaki fark oluşmaktadır." cevabı alındığını, davalının elinde gönderici 3.kişide bulunan kargo takip belgesi bulunmadığını, bu sebeple davalının davacı şirkete bu belgeyi sunmasının beklenemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte işbu belge davalının elinde bulunsa dahi kargo takip evrakını davacıya sunma zorunluluğu bulunmadığını, davacının hizmet bedelini arttırmasının yasal bir nedenini bulunmadığını, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının belge sunulmaması nedeniyle bir zararı oluştu ise bu hususta zararın sorumlusu dava dışı 3. şirket olacağını, tüm bu hususlar dikkate alındığında davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiğini, dava konusu icra takip talebi ve ödeme emrinde 4.765,36 TL bedel talep edildiğini, icra takibinde belirtilen alacak muayyen, belirli olmadığını, toplu bir bedel talep olunduğunu, davacının talep ettiği alacak kalemlerini ayrıntılı açıklaması belirlemesi gerektiğini, davacının talep ettiği belirli bir tutar bulunmadığını, takip talebinde ve bu talebe göre düzenlenen ödeme emrinde davacının taleplerinin dayanağı da bulunmadığını, takip talebinde usule uygun düzenlenmiş bir evrak bulunmadığını, muayyen belirli olmayan dayanağı bulunmayan bir alacak için icra takibi yapılamayacağını, dava konusu ödeme emri 03.03.2022 tarihinde davalı tarafından tebliğ edilmiş olduğunu, Muayyen, likit olmayan, hukuki dayanağı belirsiz ve açıklanmadığını, takip öncesinde ödemesi yapılmış bir konuda likit alacak iddiasında bulunulamayacağını ve icra inkâr tazminatı talep edilemeyeceğini, davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----. İcra Müdürlüğünün -----. sayılı takip dosyasının Uyap çıktıları, tarafların ----kayıtları, bilirkişi raporları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Davalının davacı şirket vasıtasıyla gelen ve giden yüklerini taşıttırdığı hususunda anlaşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın takibe konu fatura miktarı için davalının davacıya borçlu olup olmadığı hususunda toplandığı, eldeki davanın itirazın iptali davası olarak açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın tarafların defter ve kayıtlarını incelemek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle;Tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a.1. bölümünde davacı -----yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2021 yılına ilişkin fiziki ortamda tutulan Envanter defterinin noter onayı ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalı ----- Sayın Mahkemeye ön buradan sunmuş oldukları 2021 yılına ilişkin e-defter beratları raporun 4.a.2. bölümünde incelendiğinde; 2021 yılında e-defter kullanıcısı mükellef olduğu, incelenen GIB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu görülmüştür. Davacının Alacak Talebi ve Hizmet İfası Yönünden: Davacının----İcra Müdürlüğünün ---- sayılı takip dosyasındaki 4.765,36 TL tutarlı alacak talebine ilişkin, her iki tarafın ticari defter kayıtları raporun 4.b.3. bölümünde karşılaştırmalı olarak irdelendiğinde; davacı şirketin davalı açık hesabından 07.02.2022 takip tarihi itibariyle 4.765,36 TL tutarında alacaklı, davalı şirketin ise incelenen kendi defter kayıtlarında davacı tarafa takip tarihi itibariyle herhangi bir borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı görülmüştür. Tarafların defter kayıtları arasındaki uyumsuzluk irdelendiğinde ise; davalı şirketin kendi defterlerinde davacı açık hesabına 02.07.2021 tarihinde ----- no.lu yevmiye kaydı ile 4.765,36 TL tutarında davacı aleyhine borç kaydetmiş olduğu “----” açıklamalı kayıt işleminden kaynaklandığı, diğer kayıt ve işlemlerin her iki tarafın defter kayıtlarında lehte ve aleyhte tarafların kabulünde olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olan 28.06.2021 tarihli 12.002,92 TL tutarlı “Taşıma Hizmet Bedeli” faturası ile başladığı, akabinde davalının kendi defterlerinde 02.07.2021 tarihinde davacı açık hesabına 4.765,36 TL tutarında -----” açıklaması ile davacı aleyhine borç kaydı girildiği, bu kayıt işlemine ilişkin davalı, davacının “10.05.2021 tarihinde 696 Euro bedel ile özel taşıma teklifi” nin üzerinde bir hizmet bedeli tahakkuk ettirmiş olduğundan kaynaklandığını iddia etmiştir. Dosya kapsamında sunulan bahse konu teklif mektubu, taşıma belgeleri, ordino ve ardiye hizmetlerine ilişkin belgelerin incelenmesinin uzmanlık alanımın dışında olması sebebiyle bu hususta ilave bir yapılmamıştır. Tüm bu tespit ve incelemeler çerçevesinde; davacının ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı takipteki 4.765,36 TL tutarlık asıl alacak talebine ilişkin nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde kanaatine varılmıştır. FAİZ: davacı/alacaklı takip öncesi için faiz talebinde bulunmadığı, taleple bağlılık kuralı gereği bu hususta ilave bir değerlendirme yapılmamıştır. Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında yasal faizi talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir.ahkememizin 29/05/2024 tarihli duruşmasında verilen ara karar uyarınca; Dosyanın taşıma konusunda uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.Dosyada mübrez taşıma konusunda uzman bilirkişinin raporunda özetle; Tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle; Taşıyıcı taşıma sözleşmesine istinaden aldığı eşyayı teslim adresine götürmeyi ve alıcıya teslim etmeyi, buna karşılık gönderici veya alıcı taşıma ücretini ödemeyi borçlanacağı, Dava konusu taşıma ile ilgili oluşan fiyat farkının "Gönderici olan dava dışı 3. Şirketten kargo takip belgesinin sunulmaması sebebiyle aradaki fark oluştuğu." Beyan edilse de ekstra masraf oluştuğunda taşımacının müşterisine bilgi vererek talimat alması gerektiği kanaatini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda, davacı şirketin davalı/borçluya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı taraf, bu taşıma ilişkisi sonucu davalının ödemesi gereken hizmet bedelinin davalı tarafça ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine ----İcra Müdürlüğü ----Esas Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatmış, davalının borca ve faize itiraz etmesi sonucu eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Davalı taraf tarafların anlaştıkları bedelin çok üzerinde fatura kesildiği savunmasında bulunmuştur. Tarafların ticari defter ve kayıtları bilirkişi marifeti ile inceletilmiş, hazırlanan raporda, "...Somut olayda, davacının ---- İcra Müdürlüğünün ----. sayılı takip dosyasındaki talebine ilişkin, her iki tarafın ticari defter kayıtları raporun 4.b.3.irdelendiğinde; davacı şirketin raporun 4.b.1. bölümünde davalı açık hesabından 07.02.2022 takip tarihi itibariyle 4.765,36 TL tutarında alacaklı, davalı şirketin ise raporun 4.b.2. bölümünde incelenen defter kayıtlarında davacı tarafa takip tarihi itibariyle herhangi bir borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı görülmüştür. Tarafların defter kayıtları arasındaki uyumsuzluk irdelendiğinde ise; davalı şirketin kendi defterlerinde davacı açık hesabına 02.07.2021 tarihinde ----- no.lu yevmiye kaydı ile 4.765,36 TL tutarında davacı aleyhine borç kaydetmiş olduğu “- ----” açıklamalı kayıt işleminden kaynaklandığı, diğer kayıt ve işlemlerin her iki tarafın defter kayıtlarında lehte ve aleyhte tarafların kabulünde olduğu..." tespit edilmiştir. Kural olarak, satışın yapılıp malın/hizmetin teslim edildiğini ve satışın veresiye yapıldığını davacının ispatlaması gerekir. Bir başka anlatımla bir alacak davasında mal sattığını/hizmetin ifa edildiğini iddia eden taraf karşı tarafın kabulünde değilse ispat külfeti öncelikle bu iddiayı öne sürendedir. Dosya gerekli teknik incelemelerin yapılması için taşıma alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; "...A- Taşıyıcı taşıma sözleşmesine istinaden aldığı eşyayı teslim adresine götürmeyi ve alıcıya teslim etmeyi, buna karşılık gönderici veya alıcı taşıma ücretini ödemeyi borçlanacağı, B- Dava konusu taşıma ile ilgili oluşan fiyat farkının "Gönderici olan dava dışı 3. Şirketten kargo takip belgesinin sunulmaması sebebiyle aradaki fark oluştuğu." Beyan edilse de ekstra masraf oluştuğunda taşımacının müşterisine bilgi vererek talimat alması gerektiği..." tespit edilmiştir. Eldeki davada çözülmesi gereken husus, dava dışı 3.Şirketten kargo takip belgesinin sunulmaması sebebiyle davalıdan ekstra bedelin talep edilip edilemeyeceğidir. Eldeki olayda, davalıya 3.Şirketten kargo takip belgesinin sunulması yükümlülüğünün yüklenemeyeceği, kaldı ki taraflar arasında buna ilişkin bir anlaşmanın bulunmdığı, raporda da belirtildiği üzere ekstra masraf oluştuğunda taşımacının müşterisine bilgi vererek talimat alması gerektiği kanaati ile davacının davalıdan dava konusu fatura bedelini talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.765,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar yönüyle kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/357, K. 2025/2, T. 08.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-357-e-2025-2-k-84f90fe9255c