İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/923 E. 2025/266 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/923
Karar No
2025/266
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/923 Esas KARAR NO:2025/266 BİRLEŞEN -----ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ----- KARAR SAYILI DOSYASI DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 23/06/2023 KARAR TARİHİ: 09/04/2025 Mahkememizde görülen Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili Banka ile dava dışı ----- arasında, davalı ---- kefil olarak yer aldığı ---- ---- imzalandığını, -----numaralı ticari kredili mevduat hesabı, ------- numaralı gayri nakdi çek kredilerinin kullandırıldığını, ------ numaralı ticari kredi kartının verildiğini, ancak davalı kefilin sözleşme hükümlerine aykırı davranarak kredi taksitlerini süresi içerisinde ödemediğini, dava dışı şirketin, dava dışı ------ve davalı kefilin taahhütlerini yerine getirmemesinden dolayı kredi borçlarının ---- tarihi itibariyle kat edilerek muaccel hale geldiğini, bu durumun -----yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı kefile, dava dışı şirkete ve dava dışı ----- bildirildiğini ve borçlarını ödemesinin ihtar edildiğini, ihtarname ile, çek yaprağı, ticari kredili mevduat hesabı ve şirket kredi kartı kredilerine ilişkin borçların --- tarihinde kat edildiği, anapara, faiz, kur farkı, ---- sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer kalemlerden oluşan toplam 41.823,43 TL tutarındaki borcu ve ihtarnameye ve ilgili diğer kişilere gönderilen ihtarnamelere ilişkin masrafların 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiği, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, davalının ihtarnameye rağmen müvekkili bankaya hiçbir ödemede bulunmadığını, davalının bu ihtarnameye karşı -------- yevmiye numaralı ihtarnamesini müvekkili bankaya gönderdiğini, bu ihtarnamede, 23.01.2018 tarihli hisse devri ile şirketle herhangi bir ortaklığının kalmadığını ve kullanılmış olan kredilerin tarafını kapsamadığını bildirdiğini, ardından yine dava dışı şirketin, dava dışı ---- ve davalı kefilin taahhütlerini yerine getirmemesinden dolayı kredi borçlarının ----tarihi itibariyle kat edilerek muaccel hale geldiğini, bu durumun--------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı kefile, dava dışı şirkete ve dava dışı ------- bildirildiğini ve borçlarını ödemesinin ihtar edildiğini, bu ihtarname ile, çek yaprağı, ticari kredili mevduat hesabı ve şirket kredi kartı kredilerine ilişkin borçların ---- tarihinde kat edildiği, anapara, faiz, kur farkı, ------ sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer kalemlerden oluşan toplam 51.026,44 TL tutarındaki borcu ve ihtarnameye ve ilgili diğer kişilere gönderilen ihtarnamelere ilişkin masrafların 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiği, imzalanmış olan sözleşmeler ve ilgili yasal mevzuat uyarınca müvekkili bankaca dava dışı şirkete verilmiş çek karnesi/karneleri nedeniyle risk oluşturan çek yasal yükümlülük toplamı olan 75.600 TL'yi 7 gün içinde depo etmesi, çek karnesi/karnelerinin kalan boş veya iptal edilmiş yapraklarını iade etmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, davalıların ihtarnameye rağmen müvekkili bankaya hiçbir ödemede bulunmadığını, davalının, bu ihtarnameye karşı ------- yevmiye numaralı ihtarnamesini müvekkili şirkete gönderdiğini, bu ihtarnamede, 23.01.2018 tarihli hisse devri ile şirketle herhangi bir ortaklığının kalmadığını ve kullanılmış olan kredilerin tarafını kapsamadığını bildirdiğini, ardından faiz ve masraflar hariç olmak üzere 128.735,80 TL meblağlı müvekkili banka alacağının tahsili için ---------- esas sayılı dosyası ile davalı kefil hakkında icra takibinin başlatıldığını, davalı vekili tarafından verilen 08.06.2022 tarihli dilekçe ile icra takibinde borca, borcun dayanağına, asıl alacağa, ödeme emrine, tüm ferilerine, faize ve faiz oranına itirazda bulunulmak suretiyle takibin durdurulmasının talep edildiğini, davalı borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine 27.06.2022 tarihinde zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, 04.08.2022 tarihinde yapılan görüşmede karşılıklı olarak anlaşma sağlanamadığından anlaşmama tutanağının düzenlenerek arabuluculuk faaliyetine son verildiğini, takibe konu alacağın, müvekkili banka ile davalı arasındaki ------ kaynaklanmakta olduğunu, davalının itirazının tamamen haksız, kötü niyetli ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, davalı tarafın, her ne kadar müvekkili bankaya göndermiş olduğu ihtarnamelerde hisse devri yaptığını ve herhangi bir sorumluluğu kalmadığını beyan etmiş olsa da davalının dava dışı --------- kullanmış olduğu kredilerde kefaletinin bulunduğunu, hisse devrinin yapılmış olmasının borçtan sorumlu olmayacağını göstermeyeceğini, bu sebeple davalının haksız ve hukuka aykırı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu borcun sözleşmeye dayalı olup likit bir alacaktan kaynaklanmakta ve muaccel olduğunu, öte yandan, müvekkili banka ile davalı arasında akdedilen sözleşmede borcun ödenmemesi halinde uygulanacak faiz oranlarının açıkça düzenlendiğini, anılan sebeplerle, davalı borçlunun takibe yapmış olduğu itirazın haksız, kötü niyetli ve alacağımızın tahsiline uzatmaya yönelik olduğundan söz konusu meblağa ilişkin olan itirazın iptalinin gerekmekte olduğunu beyan ederek, anlatılanlar ışığı altında; davalının ------- esas sayılı dosyasına ilişkin yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve davalı hakkında asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava dışı asıl borçlu -------- tarihinde ----- bedelli ------müvekkilinin ---- tarihli beyanı ile--- azami kefalet miktarı ile kefil olduğunu, ------ yetkilisi ----kefaleti ile sözleşme limitinin sırasıyla, ---- tarihinde ----tarihinde 120.000 TL, 13.05.2020 tarihinde 8.000 TL, 22.04.2021 tarihinde 222.000 TL, 11.11.2021 tarihinde 1.000,000 TL artırılarak 1.500.000 TL’ye çıkartıldığını, ancak müvekkili ------ kendi kefalet limitini artırmadığı sabit olup kendi kefalet tarihinden sonra sözleşme limitinin artırılmasından kaynaklı borçtan sorumluluğunun söz konusu olmadığını, müvekkili ----, asıl borçlu --- bulunan hissesini --------devir ettiğini ve bu devir ile ilgili tescilin ve --------- ilan edildiğini, kefalet tarihinden sonra birkaç aşamalı olarak sözleşme limitinin arttırıldığını, müvekkilinin ilk artırımdan önce şirket hissesini devir ettiğini, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olan bankanın müvekkilinin şirket hissesini devrinden sonra ortaya çıkabilecek borç yükü yönünden müvekkiline sorumluluk yükleyebilmesi için eş rızasının gerekeceğini, ilk tahsis edilen kredi miktarı ve ilişkisi sabit iken müvekkilinin şirket hissesini devrinden sonraki süreçlerde sözleşme limitinin artırılmasından kaynaklı bir borç meydana gelmiş ise bankanın kanunun ön gördüğü emredici koşullarda müvekkilinin eş rızasını alma yükümlülüğünün bulunmakta olduğunu, bankanın ihmalinden kaynaklı alacağını haksız olarak müvekkiline yansıtmaya çalıştığını, bu durumda banka tarafından girişilen icra takibindeki borç yükünün kaynağının tespitinin önem arz etmekte olduğunu, eğer ki asıl borçlu tarafından ilk tanımlanan 56.000 TL’lik kredi borcu ödemesi ekstrelerden sabit olacağı üzere ödenmiş ise müvekkilinin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, çünkü kefaletin feriliği ilkesi gereğince asıl borç bitince kefilin borcunun da bitmekte olduğunu, daha sonraki süreçlerde sözleşme limitinin artırılmasından kaynaklı borçlardan doğan sorumluluk söz konusu ise müvekkilinin şirket ortağı olmadığından dolayı geçerli eş rızası belgelerinin olmaması dolayısı ile sonradan ortaya çıkan borç için geçerli kefalet akdinin kurulmamış olması, sözleşme limitinin artırılması sürecinde müvekkilinin aleyhine sorumluluk artışı ve onayının olmaması, sorumluluğunu doğurmayacağını, ayrıca kefalet sözleşmesi kapsamında kefilin, birden fazla borca kefalet verebilmesi her bir borcun ayrıca tanımlanmasına bağlı olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin, asıl borçluya tahsis edilen 56.000 TL`lik krediden sonra başkaca borçlardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin, icra takibi ödeme emrinde ifade edilen çek kredisinden kaynaklı yaprak bedelleri ve tüm ferileri ile çek yasal yükümlülük riski gayri nakdi alacak olarak tanımlanan borç kaleminden ve tüm ferilerinden sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, Çek Kanunu uyarınca hesap sahibi ile banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde bulunduğunu, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden de söz edilemeyeceği belirsiz alacak için kefalet sözleşmesi kurulamayacağını, bu nedenle çek depo bedelinden hesap sahibinin sorumluluğunun bulunduğunu, kredi sözleşmesinde imzalayan müteselsil kefilin risk altındaki çek yaprakları nedeniyle bankanın çek kanunu uyarınca ödemesi gereken asgari miktarlarla ilgili olarak depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hükmün bulunmasının gerektiğini, kefalet borcunun feri karakterinin, ferdileştirilmiş bir borç için tekeffülü zorunlu kılmakta olduğunu, azami miktar ile sınırlı olmak kaydı ile kefilin borçlunun belirli birden fazla yükümlülüğünü aynı kefalet sözleşmesinde tekeffül etmesinin mümkün olduğunu, ancak kefil olunan yükümlülüklerin neler olduğunun kefalet sözleşmesinden anlaşılmasının gerektiğini, kefaletin ferdileştirilmesinin zorunlu olduğunu, asıl borcun belirli veya en azından kefalet anında belirlenebilir olmasının gerektiğini, her ne sebeple olursa olsun ileride doğacak tüm borçlara kefaletin ise geçersiz olacağını, kefaletin mevcut borçlar yanı sıra daha sonra doğacak tüm borçlar için de verilmesi halinde kısmi hükümsüzlüğün söz konusu olacağını, sadece belirli veya belirlenebilir borçlar açısından kefaletin geçerli olacağını, kefalet sözleşmesinde kayıtsız, şartsız olarak bir kredi borcunun tekeffülü halinde dahi kefilin, belli bir kredi borcunu bazı hususlara uyulması şartı ile tekeffül ettiğini iddia edebileceğini, bir kimsenin, bir kredi borcuna kefil olduğu halde, gerçekte bir kredi tahsisinin söz konusu olmaması, kredi olarak zikredilen hususun aslında bir borca katılmadan ibaret bulunması halinde, kefil olunan belli ferdileştirilmiş borcun tahakkuk etmemiş demek olduğunu, banka ile müşterisi arasında yapılan çek hesabı açma sözleşmelerinde banka lehine risk gerçekleşmeden karşılıksız çek bedelinden bankanın ödemek zorunda kalacağı meblağın depo edilmesini isteme yetkisinin, söz konusu alacağın mevcut olduğunu göstermediği gibi, istenebilir olduğunu da göstermeyeceğini, mevcut dosya değerlendirildiğinde davacı bankanın kredi sözleşmesinde depo bedelinin, çek yaprağı bedelinin müteselsil kefilleri de kapsayacağı konusunda açık hüküm bulunmamakta olduğunu, müvekkilden tahsili talep edilen çek kredisinden kaynaklı yaprak bedelleri ve tüm ferileri ile çek yasal yükümlülük riski gayri nakdi alacak olarak tanımlanan borç kalemi ve tüm ferileri yönünden davacı banka tarafından müvekkilinin bilgilendirilmediğini, bunun dahi tek başına yeterli olmadığını, kefaletin verildiği anda borcun belirli ya da belirlenebilir olmasının gerektiğinin, kefalet sözleşmesindeki belirlilik ilkesi uyarınca kefil olunan açısından belirli yani ferdileştirilmiş bir borcun varlığının arandığını, kefilin yalnızca azami kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile bağlı olduğunu, ayrıca dosyaya sunulu çek nüshalarının 2022 yılı tarihli olduğunu, müvekkilinin ------ tarihinde azami limiti belli olmak kaydı ile kefil olduğunu, bir ay geçmeden de şirket hissesini devrettiğini ve daha sonraki dönemlere ilişkin tahakkuk edebilecek borçlar yönünden eş rızasının alınmasının zorunlu hale geldiğini, davacının talep konusu kalemleri için kefalet akdi kurulabilmesinin de mümkün olmadığını, aradan geçen dört yılın sonunda bankanın asıl borçluya çek defteri vermesinin müvekkili kefil açısından belirlilik ilkesi uyarınca belirli yani ferdileştirilmiş bir borcun varlığının aranması koşuluna uymadığı gibi diğer koşullara da uymamakta olduğunu, belirsiz bir borca kefaletin de mümkün olmadığını, ayrıca kefilin sorumluluğunun sonradan ağırlaştırılmasının hukuken mümkün olmadığı gibi tüm bu hususlar karşısında bankanın kötü niyetinin de aşikar olduğunu, müvekkilinin talep edilen faiz miktarından, faiz oranlarından, faiz türlerinden, ------ bedellerinden sorumluluğunun da bulunmadığını, müvekkilinin asıl alacak ve ferilerinden sorumlu olmadığını, davacı bankanın geçerli bir alacağı bulunmamakta buna binaen de ferisi niteliğinde olan faizden ve ------- ferilerinden de müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca kefilin, borcun kabulü manasına gelmemek kaydı ile, para borçlarında asıl borç tutarı ile birlikte işlemiş yasal temerrüt faizinden azami miktarı aşmamak kaydı ile sorumlu olduğunu, temerrüt faizi oranının, asıl borç ilişkisinde alacaklı ve asıl borçlu tarafından kanunda belirlenen orandan farklı takdir edilmesi halinde de temerrüt faizini sözleşme faizi haline getirmeyeceğini ve sözleşme faizine uygulanacak olan süre sınırlamasının burada uygulanmayacağını, ancak, asıl borç ilişkisinde kanunda belirlenenden daha yüksek oranda temerrüt faizi kararlaştırılmış ise kefilin bu orandan sorumlu olması için bunu kefalet sözleşmesinde ayrıca tekeffül etmesinin gerektiğini, banka tarafından talep edilen temerrüt faizi oranları ödeme emri içeriğinden incelendiğinde bir kısım alacaklar için yıllık % 25,20, bir kısım alacaklar için ise yıllık % 70,80 olduğunu, yasal temerrüt faizi oranı incelendiğinde ise bankanın yasal oranın çok üstünde oranlarda talepte bulunduğunu, müvekkilin kefalet sözleşmesinde bu oranı kabul ettiğine ilişkin açık rızası, onayı başka bir deyişle tekeffülü olmadığını, bu sebeple müvekkilinin işbu oranlardaki faiz oranlarından sorumluluğunun mümkün olmadığını, borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile, yasal temerrüt faizi oranları yönünden hesaplama yapılmasının gerekmekte olduğunu, her halükarda müvekkilin sorumluluğunun, borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile, TBK m.589/2 f. 3 uyarınca, sözleşmede kefil için belirtilen azamî miktarla sınırlı olmak üzere, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdi faizler ile gerektiğinde tahvil karşılığında ödünç verilen anaparanın işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait faizleri para borçlarında asıl borç tutarı ile birlikte işlemiş yasal temerrüt faizinden azami miktarı aşmamak kaydı ile sorumlu olduğunu, yine, banka tarafından müvekkili kefile karşı bileşik faizin yürütülmüş olduğunu, kanunen bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun bileşik faizi düzenleyen 8/2. maddesi uyarınca, üç aydan aşağı olmamak üzere, faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartının, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç verme sözleşmelerinde geçerli olduğunu, bu fıkrada, tacir olmayanlara uygulanmaz denilmekte olduğunu, anılan sözleşmede müvekkilinin gerçek kişi kefil olduğunu, müvekkilinin tacir vasfının bulunmadığını, bu sebeple müvekkiline karşı bileşik faiz talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin kefalet sözleşmesinde asıl borçlunun borcunu ödememesi halinde işleyecek faiz oranları, faiz türleri, komisyon vs. gibi alacakların talep edilebileceğine ilişkin tekeffülü bulunmadığı gibi, banka tarafından bu hususta gerekli bilgilendirmelerin yapıldığı, bu konuda müvekkile ayrıca bilgilendirme notları gönderildiği, alacağın ferisi niteliğindeki faize ilişkin tüm hususların müvekkilinin açık imzası, açık rızası ve tekeffülü alınarak işleme konulduğuna, tüm bu hususların tartışıldığına ilişkin ispatının olmadığını, bu sebeple de bankanın faiz talebinin, faiz oranları ve faiz türü ile komisyon vs. gibi işlemlerinin hukuken dayanağı olmayıp reddinin gerekmekte olduğunu, müvekkilinden ödeme emrinde talep edilen ticari kredi kartı bedeli yönünden de bankanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin -------- kefaletinin azami 11.000 TL olduğunu, kefilin sorumlu olduğu miktar ve alacak kalemlerinin 6098 sayılı TBK m. 589`da tahdidi olarak sayıldığını ve bu alacak kalemlerinin kefilin azami kefalet limitine kadar olduğunun düzenlediğini, davaya konu icra takibinde tanzim ve tebliğ edilen ödeme emrinde ticari kredi kartı için 25.097,074 TL’nin talep edildiğini, borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin ilgili kredi kartından kaynaklı sorumluluğunun tüm ferileri dahil en fazla azami kefalet limit olan 11.000 TL olabileceğini, borcun kabulü anlamına gelmemek kaydı ile her halükarda müvekkilinin sorumlu olacağı maksimum tutarın azami kefalet limiti olup davacı banka kötü niyetli olarak kanunun emredici hükmüne riayet etmeksizin tüm borcun ödenmesi amacı ile müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, borcun kabulü anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin ------ azami kefalet limitinin 56.000 TL ve --------- azami kefalet limitinin ise 11.000 TL olduğunu, Türk Borçlar Kanunu`nun sıkı şekil şartlarına bağladığı emredici nitelikteki kefalet sözleşmesi hükümlerini düzenleyen m.583/1 uyarınca; kefalet sözleşmesinin, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğinin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğunu, müvekkili aleyhine ikame edilen davanın reddi ile takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak girişilen icra takibi dolayısı ile davacı bankanın, takibe konu alacak tutarının % 20 si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı banka üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA DAVA:Dava dışı şirket, dava dışı ----- ve davalı kefilin taahhütlerini yerine getirmemesinden dolayı kredi borçlarını 10/05/2022 tarihi itibariyle kat ettirilerek muaccel hale geldiğini, işbu durum ------- yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davalı kefile, dava dışı şirkete ve dava dışı ---- bildirildiğini ve borçlarını ödemesi için ihtar edildiğini, İşbu ihtarname ile çek yaprağı, ticari kredili mevduat ve şirket kredi kartı kredilerine ilişkin borçların 10/05/2022 tarihinde kat edildiğini, anapara, faiz, kur farkı, ------ve sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer kalemlerden oluşan toplam 51.026,44-TL tutarındaki borcu ve ihtarnameye ve ilgili diğer kişilere gönderilen ihtarnamelere ilişkin masrafların 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiğini, Banka ile imzalanmış olan sözleşmeler ve ilgili yasal mevzuat uyarınca Bankamızca tarafınıza verilmiş çek karnesi/karneleri nedeniyle risk oluşturan çek yasal yükümlülük toplamı olan 75.600-TL'yi 7 gün içinde depo etmesini, çek karnesi/karnelerinin kalan boş veya tarafınızca iptal edilmiş yapraklarını iade etmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, davalıların ihtarnameye rağmen davacı bankaya hiçbir ödemede bulunmadığını, davacı bankanın alacağının tahsili için ------ sayılı dosyası ile ---tarihi itibariyle -------meblağlı davalı kefil hakkında icra takibinin başlatıldığını, davalı vekili tarafından verilen ---- tarihli dilekçe ile icra takibinde borca, borcun dayanağına, asıl alacağa, tüm ferilerine, faize ve faiz oranına itirazda bulunulmak suretiyle takibin durdurulması talep ettiğini, takibe konu alacağın davacı banka ile davalı arasındaki --------kaynaklandığını, davalıların itirazlarının tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın tahsilini de geciktirmeye yönelik olduğunu, dava konusu borç sözleşmeye dayalı olup likit bir alacaktan kaynaklandığını ve muaccel olduğunu, davacı banka ile davalı arasında akdedilen sözleşmede borcun ödenmemesi halinde uygulanacak faiz oranlarının düzenlendiğini, davalı borçlunun ----- Sayılı dosyasına ilişkin yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve davalı hakkında asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA CEVAP:Dava dışı asıl borçlu ------ tarihinde ----müvekkilin ---- tarihli beyanı ile --- azami kefalet miktarı ile kefil olduğunu, ---- yetkilisinin------ aracılığı ile sözleşme limitini --------yapıldığını, sırası ile aynı tarihlerde de -------kendi kefalet limitini sözleşme limitinin artırıldığı günlerde ve miktarda artırtığını, davalının kendi kefalet limitini artırmadığını, kendi kefalet tarihinden sonra sözleşme limitinin artırılmasından kaynaklı borçtan sorumluluğunun söz konusu olmayacağını, borcun kabulü anlamına gelmemek kaydı ile her halükarda davalının sorumlu olacağı maksimum tutarın azami kefalet limiti olduğunu, davacı bankanın kötü niyetli olarak kanunun emredici hükmüne riayet etmeksizin borcunu ödenmesi amacıyla davalı aleyhine icra takibine giriştiğini, Mahkemenizin------- numaralı derdest dosyasında yine taraflarının ---- (davalı) olduğu dava bulunduğunu, Gerek ----dosyada gerekse de huzurdaki -----dosyada davacı bankanın talep dayanağı her iki davada da aynı olan banka ile dava dışı ----- arasında tanzim olunan ve davalı -------da kefil olarak yer aldığını -----------olduğunu, davacı bankanın her iki davada da aynı sözleşmeden kaynaklanan alacak iddialarını kötü niyetli olarak farklı davaları ileri sürdüğünü, borcun kabulü anlamına gelmemek kaydı ile davalının ------- azami kefalet limiti 56.000 - TL,------- olduğunu, her iki davadaki taleplerin aynı sözleşmeye dayalı olduğunu, bu sözleşmedeki davalının sorumluluğunun kefalet limiti yönünden sınırlandırılmış olduğunu, her iki davanın birbirinden habersiz olarak seyri hak kayıplarına sebebiyet verebileceğini, İşbu sebeple dava dosyalarının ilk davanın açıldığı Mahkemeniz ----numaralı dosyasında birleştirilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Asıl dava ve birleşen dava hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Mahkememizin ----- sayılı birleştirme kararı ile dosyanın Mahkememizin ---sayılı dosyasına geldiği, Mahkememizce birleşen dosyanın incelenmesinden, tensip tutanağının hazırlandığı, dilekçelerin teatisinin tamamlanmadığı ve dosyanın ön inceleme duruşmasının yapıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın davacı banka ile dava dışı -------arasında genel nakdi ve gayrinakdi ------ sözleşmesi imzalandığı, davalının ise bu sözleşmeyi kefil olarak imzaladığı, sözleşmeye istinaden şirkete kredi kullandırıldığı, itilafsız olup, itilafın kefaletin geçerli olup olmadığı, takibe konu faizin sözleşmeye uygun olup olmadığı, kefilin sorumlu olduğu miktarın ne olduğu, takip anında borcun muaccel olup olmadığı, muaccel ise miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dava dosyasının bankacı bilirkişiye tevdi ile ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlığı çözümleyen rapor düzenlemesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi ---- Tarihli raporunda; Davacı ---- ile dava dışı ---- arasında, davalı ---- müteselsil kefaleti ile, --- tarihinde; ----- tarihinde; ----- akdedildiği, Söz konusu ----- limiti, dava dışı ---- müteselsil kefaleti ile, - tarihlerinde arttırılarak 1.500.000 TL yükseltildiği, davalı ---- işbu limit arttırımlarına katılmadığı, Sözleşmenin imza tarihinde dava dışı --------- ortağı olan davacının imzaladığı kefalet sözleşmesinin, ait olduğu Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerinde belirtilen hususları içerdiği ve kefaletinin geçerli olduğu, Davalı ------- Sözleşmesi’ni müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dava dışı ---------- ödenmeyen kredi borçlarından kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere halen sorumlu olduğu, davacının, dava dışı borçlu şirket ile fiili hiçbir bağının kalmamış olmasının, dava dışı şirketten ayrılmasının bu sorumluluğa bir etkisinin bulunmadığı, davacı eğer davalı şirketteki hissesini devretmiş ise, kredi kullandırılmadan önce noter kanalı ile alacaklı bankaya bildirmiş olması ve ispat belgelerini dosyaya sunması halinde; kefaletin geçerli olup olmadığı hususunun tekrar değerlendirmeye alınabileceği, Taraflar arasında imzalanan ---------- “Muacceliyet ve Temerrüt Halleri ile Uygulanacak Gecikme Faiz Oranı” başlıklı 10.5. Maddesi ile taraflar arasında temerrüt faizinin, yasalara uygun biçimde serbestçe belirlendiği, Davacı ---- davalı - müteselsil kefil ------ takip tarihi itibariyle, dava dışı ---------kullandırılan, ------ numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış,----- asıl alacak, ---- faiz ve ------- olmak üzere; toplam 5.189,15 TL alacağının olduğu, ------- numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış, 11.000 TL asıl alacak, 15,40 TL faiz ve -------- olmak üzere; toplam 11.016,17 TL alacağının olduğu, --------- numaralı çekler için, çek hamillerine ödenmiş garanti bedellerinden kaynaklanmış, (3.600 TL x 6 adet =) 21.600 TL asıl alacak, 984,11 TL faiz ve 49,21 TL ----- olmak üzere; toplam 22.633,32 TL alacağının olduğu, Davacının icra ödeme emrinde yazılı talebinin ise (3.600 TL x 6 adet =) 21.600 TL asıl alacak, 1.189,44 TL faiz ve 59,47 TL ------- olmak üzere; toplam 22.848,91 TL olduğu,Davacının, hesaplanan 984,11 TL faiz alacağı ile icra ödeme emrinde yazılı 1.189,44 TL faiz talebi arasındaki 205,33 TL aleyhte farkın; raporumun 4. maddesinde açıklandığı üzere, davalı - müteselsil kefilinin 25.05.2022 tarihinde temerrüde düşmesine rağmen, davacının 10.05.2022 hesap kat tarihinden itibaren % 70,80 temerrüt faiz oranından temerrüt faizi hesaplamasından ve talep etmesinden kaynaklandığı, Davacının, takip tarihi itibariyle, dava dışı --------uhdesinde bulunan + alacaklı bankaya dönmemiş + karşılıksız yazılmış 21 adet çek yaprağı sebebiyle 75.600 TL gayri nakdi riskinin olduğu, davacının bu riski sebebiyle ------- ilgili hükümlerine dayanarak davalı - müteselsil kefilden depo talebinde bulunmasının yerinde olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle henüz nakdi riske dönüşmemiş bu riski sebebiyle davalıdan depo talebinde bulunabilmesi için ------ bu yönde açıkça bir hüküm bulunması ve davalının kefalet limitinin de buna müsait olmasının gerektiği, Tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca takip tarihinden sonra yapılacak kısmı ödemeler öncelikle faiz, masraf ve borcun ferilerine mahsup edilmek kaydıyla, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar,-------- numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış, ---------numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış 11.000 TL asıl alacak tutarlarına, yıllık % 25,20 ve kredi kartları ve kredili mevduat hesapları borçlarına uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranlarının belirlenmesi görevi verilen ------- aylık dönemler itibariyle kamuoyuna duyurduğu azami gecikme faiz oranlarını geçmemek üzere, davacı bankanın uyguladığı, dönemler itibariyle değişen oranlardaki gecikme faiz oranları üzerinden, ------ numaralı çek kredisinden (çek yaprağı garanti bedeli) kaynaklanmış, (3.600 TL x 6 adet =) 21.600 TL asıl alacak tutarına, davacı bankanın uyguladığı yıllık % 70,80 ve dönemler itibariyle değişen oranlardaki gecikme faiz oranları üzerinden temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği rapor edilmiştir. Dosyanın bankacı bilirkişiye verilerek birleşen dosya yönünden kök rapor asıl dosya yönünden de tarafların itirazlarının incelenerek ek rapor aldırılmasına, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi ---- tarihli ek raporunda; Davacı ----ile dava dışı ----- arasında, davalı ------- müteselsil kefaleti ile, 25.01.2018 tarihinde; 11.000 TL limitli -------- tarihinde; 56.000 TL limitli ------ akdedildiği, Söz konusu ------ limiti, dava dışı ----müteselsil kefaleti ile, ------ tarihlerinde arttırılarak 1.500.000 TL yükseltildiği, davalı ------ işbu limit arttırımlarına katılmadığı, Sözleşmenin imza tarihinde dava dışı ------------hissedarı olan davacının imzaladığı kefalet sözleşmesinin, ait olduğu Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerinde belirtilen hususları içerdiği ve kefaletinin geçerli olduğu, Davalı ------müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dava dışı ------------ ödenmeyen kredi borçlarından kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere halen sorumlu olduğu, davacının, dava dışı borçlu şirket ile fiili hiçbir bağının kalmamış olmasının, dava dışı şirketten ayrılmasının bu sorumluluğa bir etkisinin bulunmadığı, davacı eğer davalı şirketteki hissesini devretmiş ise, kredi kullandırılmadan önce noter kanalı ile alacaklı bankaya bildirmiş olması ve ispat belgelerini dosyaya sunması halinde; kefaletin geçerli olup olmadığı hususunun tekrar değerlendirmeye alınabileceği, Taraflar arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi’nin“Muacceliyet ve Temerrüt Halleri ile Uygulanacak Gecikme Faiz Oranı” başlıklı 10.5. Maddesi ile taraflar arasında temerrüt faizinin, yasalara uygun biçimde serbestçe belirlendiği, Davacı----- davalı - müteselsil kefil ---- dava dışı ------ kullandırılan, ---- sayılı dosyası; ------takip tarihi itibariyle, -----numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış, 5.125,18 TL asıl alacak, 60,92 TL faiz ve 3,05 TL ------ olmak üzere; toplam 5.189,15 TL alacağının olduğu, b) ------numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış, 11.000 TL asıl alacak, 15,40 TL faiz ve --- olmak üzere; toplam 11.016,17 TL alacağının olduğu, davalının ----- kefalet limitinin 11.000 TL olduğu, c) -------numaralı çekler için, çek hamillerine ödenmiş garanti bedellerinden kaynaklanmış, (3.600 TL x 6 adet =) 21.600 TL asıl alacak, 984,11 TL faiz ve 49,21 TL---- olmak üzere; toplam 22.633,32 TL alacağının olduğu,Çekler yönünden; davacının, tarafımca hesaplanan 984,11 TL faiz alacağı ile icra ödeme emrinde yazılı 1.189,44 TL faiz talebi arasındaki 205,33 TL aleyhte farkın; davalı - müteselsil kefilinin 25.05.2022 tarihinde temerrüde düşmesine rağmen, davacının 10.05.2022 hesap kat tarihinden itibaren % 70,80 temerrüt faiz oranından temerrüt faizi hesaplamasından ve talep etmesinden kaynaklandığı, Davacının, takip tarihi itibariyle, dava dışı ----------uhdesinde bulunan + alacaklı bankaya dönmemiş + karşılıksız yazılmış 21 adet çek yaprağı sebebiyle 75.600 TL gayri nakdi riskinin olduğu, davacının bu riski sebebiyle ------- ilgili hükümlerine dayanarak davalı - müteselsil kefilden depo talebinde bulunmasının yerinde olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle henüz nakdi riske dönüşmemiş bu riski sebebiyle davalıdan depo talebinde bulunabilmesi için ----- bu yönde açıkça bir hüküm bulunması ve davalının kefalet limitinin de buna müsait olmasının gerektiği, -------- böyle bir hükme rastlanmadığı gibi davalı müteselsil kefilin de kefalet limitinin de bu talebe uygun olmadığı, Tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca takip tarihinden sonra yapılacak kısmı ödemeler öncelikle faiz, masraf ve borcun ferilerine mahsup edilmek kaydıyla, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, a + b) ----- numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış, --------numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış 11.000 TL asıl alacak tutarlarına, yıllık % 25,20 ve kredi kartları ve kredili mevduat hesapları borçlarına uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranlarının belirlenmesi görevi verilen ------ dönemler itibariyle kamuoyuna duyurduğu azami gecikme faiz oranlarını geçmemek üzere, davacı bankanın uyguladığı, dönemler itibariyle değişen oranlardaki gecikme faiz oranları üzerinden, ---- numaralı çek kredisinden (çek yaprağı garanti bedeli) kaynaklanmış, (3.600 TL x 6 adet =) 21.600 TL asıl alacak tutarına, davacı bankanın uyguladığı yıllık % 70,80 ve dönemler itibariyle değişen oranlardaki gecikme faiz oranları üzerinden temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği,-----sayılı dosyası yönünden; ------ takip tarihi itibariyle, Dava dışı --------- verilen dava dışı şirketin keşide ettiği ve karşılıksız çıkan, ----- numaralı çek yaprağı için çek hamiline ödenmiş garanti bedelinden kaynaklanmış, 3.600 TL asıl alacak, 77,88 TL faiz ve 3.89 ---olmak üzere toplam 3.681,77 TL alacağının olduğu, b)---- numaralı çek yaprağı için çek hamiline ödenmiş garanti bedelinden kaynaklanmış, 3.600 TL asıl alacak, 35,40 TL faiz ve 1,77 BSMV olmak üzere toplam 3.637,17 TL alacağının olduğu, c) ------ numaralı çek yaprağı için çek hamiline ödenmiş garanti bedelinden kaynaklanmış, 3.600 TL asıl alacak, 35,40 TL faiz ve 1,77 BSMV olmak üzere toplam 3.637,17 TL alacağının olduğu ------ numaralı çek kredisinden (çek yaprağı garanti bedeli) kaynaklanmış, (3.600 TL x 3 adet =) 10.800 TL asıl alacak tutarına, davacı bankanın uyguladığı yıllık % 70,80 ve dönemler itibariyle değişen oranlardaki gecikme faiz oranları üzerinden temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği, -----sayılı dosyası +---- sayılı dosyası yönünden; ----- sayılı dosyası yönünden 26.725,18 TL asıl alacak, 1.45,03 TL faiz ve 52,26 TL -------- olmak üzere toplam 27.822,47 TL ve ---------sayılı dosyası yönünden; 10.800 TL asıl alacak, 162,84 TL faiz ve 8,14 TL ---- olmak üzere toplam 10.970,98 TL ve genel toplamda 38.793,45 TL alacağının olduğu, Davalının -------- kefalet limitinin 56.000 TL olduğu ve davalının kefalet limitinin hesaplanan alacak miktarı yönünden kefalet limitinin dahilinde olduğu, Davalının Kredi Kartı Sözleşmesi’ndeki kefalet limitinin 11.000 TL olduğu ve davalının temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam alacaktan kefalet limit ile sınırlı olmak üzere ve kendi temerrüdünden dolayı hesaplanan temerrüt faizinden sorumlu olduğu; böylece davalının Kredi Kartı Sözleşmesi’ndeki kefalet limitinin kredi kartı için hesaplanan alacak miktarı yönünden Kredi Kartı Sözleşmesi’ndeki kefalet limitinin dahilinde olduğu, Rap rapor etmiştir.Dosyanın önceki bilirkişiye tevdii ile itirazlar doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi ---- tarihli ek raporunda; Davacı ----- davalı - müteselsil kefil ------ esas sayılı, ------ - takip tarihi itibariyle, dava dışı ----- kullandırılan, a) -------numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış, 5.125,18 TL asıl alacak, 60,92 TL faiz ve 3,05 TL BSMV olmak üzere; toplam 5.189,15 TL alacağının olduğu, Davacının, “takip tarihi itibariyle” alacağı - ---------Toplam 5.189,15 TL, davacının, “icra ödeme emrinde yazılı” alacak talebi ------- Toplam 5.189,15 TL, -------- numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış, 11.000 TL asıl alacak, 15,40 TL faiz ve 0,77 BSMV olmak üzere; toplam 11.016,17 TL alacağının olduğu, Davacının, “takip tarihi itibariyle” hesaplanan alacağı -------- Toplam 11.016,17 TL, Davacının itirazı dikkate alınarak hesaplanmış, ------ numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış, 23.897,67 TL asıl alacak, 33,45 TL faiz ve 1,67 --- olmak üzere; toplam 23.932,80 TL alacağının olduğu, Davacının, “takip tarihi itibariyle” davacının itirazına göre hesaplanan alacağı -------Asıl Alacak Temerrüt Faizi ------ Toplam ---------- numaralı çekler için, çek hamillerine ödenmiş garanti bedellerinden kaynaklanmış, (3.600 TL x 6 adet =) 21.600 TL asıl alacak, 984,11 TL faiz ve 49,21 TL ---- olmak üzere; toplam 22.633,32 TL alacağının olduğu, Davacının, “takip tarihi itibariyle” alacağı ----- TL, davacının icra ödeme emrinde yazılı talebinin ise (3.600 TL x 6 adet =) 21.600 TL asıl alacak, 1.189,44 TL faiz ve 59,47 TL--------- olmak üzere; toplam 22.848,91 TL olduğu, Davacının, “icra ödeme emrinde yazılı” alacak talebi - [ÇEK] Sıra Çek No Asıl Alacak Faiz -------- Toplam 22.848,91 TL, Davacının, takip tarihi itibariyle, dava dışı --------- uhdesinde bulunan + alacaklı bankaya dönmemiş + karşılıksız yazılmış 21 adet çek yaprağı sebebiyle 75.600 TL gayri nakdi riskinin olduğu, davacının bu riski sebebiyle ----ve-------ilgili hükümlerine dayanarak davalı - müteselsil kefilden depo talebinde bulunmasının yerinde olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle henüz nakdi riske dönüşmemiş bu riski sebebiyle davalıdan depo talebinde bulunabilmesi için ------- bu yönde açıkça bir hüküm bulunması ve davalının kefalet limitinin de buna müsait olmasının gerektiği, Tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca takip tarihinden sonra yapılacak kısmı ödemeler öncelikle faiz, masraf ve borcun ferilerine mahsup edilmek kaydıyla, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, ---- numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış, 5.125,18 TL ve ----- numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış Mahkeme’nin takdirine göre; 11.000 TL veya 23.897,67 TL asıl alacak tutarlarına, yıllık % 25,20 ve kredi kartları ve kredili mevduat hesapları borçlarına uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranlarının belirlenmesi görevi verilen ------ üçer aylık dönemler itibariyle kamuoyuna duyurduğu azami gecikme faiz oranlarını geçmemek üzere, davacı bankanın uyguladığı, dönemler itibariyle değişen oranlardaki gecikme faiz oranları üzerinden, ------ numaralı çek kredisinden (çek yaprağı garanti bedeli) kaynaklanmış, (3.600 TL x 6 adet =) 21.600 TL asıl alacak tutarına, davacı bankanın uyguladığı yıllık % 70,80 ve dönemler itibariyle değişen oranlardaki gecikme faiz oranları üzerinden temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği rapor edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; Davacı banka ile dava dışı ------ tarihinde Bankacılık ---- tarihinde ------- sözleşmeleri imzalandığı, davalının ise bu sözleşmelere müteselsil kefil olarak imzaladığı, borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı bankanın vermiş olduğu kredi alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde davalının borçtan sorumlu olmadığını, dava dışı asıl borçlu ve dava dışı kefil ---- aracılığı ile sözleşme limiti arttırıldığı, ancak davalının kendi kefalet limitini arttırmadığı ve davalının dava dışı asıl borçlu ------ bulunan hissesini dava dışı ---- devir ettiğini, bu devir ve tescilin -------- ilan edildiği, bu nedenle borca, faize, kefalete ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve davacıya borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır. Bankacı bilirkişi hazırladığı raporunda, davalının kefil olarak imzaladığı sözleşme nedeniyle kullandırılan kredinin bir süre sonra ödenmediği bu nedenle bankaca hesabın kat edildiğini, ödenmeyen takip konusu alacağın ----------- esas sayılı, 27.05.2022 - takip tarihi itibariyle, ticari kredili mevduat hesabından kaynaklı 5.189,15 TL, ticari kredi kartından kaynaklı 11.016,17 TL, çek yaprağı garanti ücretlerinden kaynaklı 22.633,32 TL ve gayri nakdi(depo) alacağının yerinde olmadığı;---------takip tarihi itibariyle, çek hamiline ödenmiş garanti bedelinden kaynaklı 10.970,98 TL alacağı olduğu rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınmış olup, davacı banka ile dava dışı ---------arasında, davalı ----müteselsil kefaleti ile, --- tarihinde; 11.000 TL limitli ------ tarihinde; ---- ---akdedildiği, söz konusu ----- limiti, dava dışı ---- müteselsil kefaleti ile, ----tarihlerinde arttırılarak 1.500.000 TL yükseltildiği, davalı -------- işbu limit arttırımlarına katılmadığı, sözleşmenin imza tarihinde dava dışı --------ortağı olan davacının imzaladığı kefalet sözleşmesinin, ait olduğu Borçlar Kanunu'nun ilgili maddelerinde belirtilen hususları içerdiği ve kefaletinin geçerli olduğu, davalı ---------- müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dava dışı ---------- ödenmeyen kredi borçlarından kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere halen sorumlu olduğu, davalı dava konusu krediler kullandırılmadan ve limitleri arttırılmadan önce davacı bankaya noterden bir ihtarname çekerek şirketteki hissesini devir ettiğini ve kefaletten ayrıldığını ve bu tarihten sonra kullandırılacak kredilerde kefaletinin geçerli olmayacağını davacı bankaya bildirdiğine dair dosyaya ihtarname ve tebliğine ilişkin evrakları sunmadığı nazara alınarak; şirket ortak ve yöneticilerinin şirket için çekilen krediye eş rızası olmaksızın verdikleri kefaletlerin geçerli olduğu; keza kefaletnamelerinde sözleşme tarihindeki meri yasaya uygun olarak alınmış olduğu; davalıyı bağlayıcı olduğu mahkememizce belirlenmiş ve asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilerek hüküm oluşturulmuştur.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur. HÜK Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının ---------- sayılı dosyasına yaptığı itirazların kısmen iptali ile; Takibin: ---------- numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanan 5.125,18 TL asıl alacak, 60,92 TL faiz, 3,05 TL BSMV olmak üzere toplam 5.189,15 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen DEVAMINA, ------- numaralı ticari kredi kartından kaynaklanan 11.000,00 TL asıl alacak, 15,40 TL faiz, 0,77 TL BSMV olmak üzere toplam 11.016,17 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen DEVAMINA, --------numaralı çekler ile ilgili hamillerine ödenmiş "çek yaprağı garanti ücretleri" kaynaklı 21.600,00 TL asıl alacak, 984,11 TL işlemiş faiz, 49,21 TL BSMV olmak üzere toplam 22.633,32 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen DEVAMINA, -Fazlaya dair itirazın iptali taleplerinin ve gayri nakdi(depo) alacağı ile ilgili itirazın iptali talebinin REDDİNE, 2-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 37.725,18 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı tarafın reddedilen kısım üzerinden talep ettiği kötü niyetli takip tazminatı taleplerinin şartları oluşmadığından reddine, 4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 2.653,07 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.198,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 454,58 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıldan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılmış 2.198,49 TL peşin harcın ve 80,70 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, BİRLEŞEN------ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ---- SAYILI DOSYASI 9-Birleşen Mahkememizin --------karar sayılı dosyasındaki davanın KABULÜ ile; Davalının -------- Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, 10-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 10.800 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 749,43 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 569,53 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 12-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 10.970,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacı tarafça yatırılmış 179,90 TL peşin harcın ve 179,90 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 14-Dava ve birleşen davada, davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 11.357,00 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 4.049,11 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 15-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 16-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 17-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/923, K. 2025/266, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-923-e-2025-266-k-6e4e4391709c