İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/837 E. 2024/959 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/837
- Karar No
- 2024/959
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/837 Esas KARAR NO:2024/959 DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 24/10/2022 KARAR TARİHİ: 20/11/2024 Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ kapsamında taraflar arasında 14.01.2022 tarihinde sözleme imzalandığını; davalı taraf, sözleşmenin imzalanmasından önceki aşamada, Kredinin çıkıp çıkmayacağı konusunda kaygı taşıyan müvekkili şirket yetkilisine, şirketin pozisyonunun, içinde bulunduğu şartların tam olarak personel teşvik kredisi almaya uygun olduğuna, ------- beş personel alımı yapılabileceğine ve her bir personel başına 100.000,00 TL teşvik kredisi alınacağına inandırdığını; davalının ayrıca, -------- personel teşvik kredisi şartlarına uygun eleman bulunması hususunda müvekkil şirkete yardımcı olacağını şifahen belirttiğini; --------------- personel teşvik kredisi alınması koşuluyla sözleşmeyi imzalayan müvekkil şirket yetkilisi, sözleşmede belirlenen hizmet bedelini (25.000 TL) ödemeyi, kredi çıkması/ kullanılması şartıyla kabul ettiğini; müvekkili şirketin, personel teşvik kredisinin çıkmasını ve ödenmesini beklerken, davalı şirket yetkilisinin, müvekkil şirket yetkilisi ile yaptığı whatsapp yazışmalarında, müvekkil şirketin vergi ve ---- borcu olup olmadığını sorduğunu; müvekkili şirketten ---- borcu bulunduğu yönünde cevap alınca, ------ borcunun ödenmesi gerektiğini belirttiğini; müvekkilinin, vergi ve --- borcu olan şirketlerin personel destek kredisinden yararlanmasının mümkün olmadığını davalı şirketten bu şekilde gelen mesajla birlikte sözleşmenin imzalanmasının üstünden aylar geçtikten sonra – öğrendiğini; kamu borcu olan şirketlerin personel destek kredisinden yararlanamayacağını esasını bilmesi halinde, hayatın olağan akışı içinde, müvekkili şirket dahil hiç kimse, kredi çıkmayacağını, kredi koşullarının oluşmadığını bile bile kredi için danışmanlık sözleşmesi imzalamasının beklenemeyeceğini; davalının ------ sayılı dosyası ile bahse konu danışmanlık sözleşmesini mesnet gösterilmek suretiyle 59.904,00 TL’nin tahsili için icra takibi başlatıldığından, müvekkili şirketin tebligattan yasal itiraz süresi geçtikten sonra haberdar olması nedeniyle takibin kesinleştiğini ve banka hesaplarına haciz geldiğinden bahisle, ------ dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline, cebri icra yoluyla tahsil edilen miktarların tahsilat tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan istirdadını, davalının %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının işyerinde ---- tarihinde yapılan görüşmede, -----kapsamında toplamda 500.000,00 TL faizsiz, 2 yıl ödemesiz toplam 4 yıl vadeli geri ödemeli destek alınabileceği ve yeni alınan personel başına 100.000,00 TL destek kullanabileceği, toplamda 5 personel alınması gerektiği, ödeme talebi yapılabilmesi için ---- ve vergi dairesine vadesi geçmiş borcunun olmaması gerektiğinin açıkça anlatıldığını; davacının ---- ve vergi dairesine borcunun olmadığını ve personele ihtiyacı olduğunu beyan etmesi üzerine 25.000,00 TL + KDV tutarın ödemenin ise ilk destek ödemesinde yapılacağı tarihte ödenmesi kaydıyla anlaşıldığını; davacı tarafla imzalanan sözleşme gereği ----nezdinde destek başvurusu yapıldığını ve toplamda 5 kişi üzerinden toplamda 500.000,00 TL geri ödemeli desteğin ön onayının alındığını; bu aşamadan sonra davacı desteğin şartlarına uygun 5 personel istihdam etmesi ve istihdam işlemi tamamlandıktan sonra personelin işe giriş bildirgesi ile vergi- ---- borç yoktur yazılarını göndermesi gerektiğini; davacı taraf ödemenin talep edildiği son tarih olan 25.05.2022 tarihine kadar bu evrakları tarafımıza ulaştırmadığını; sözleşmede her ne kadar ilk destek ödemesinde sözleşme tutarının ödeneceği karara bağlanmışsa da davacının kusuru nedeniyle ilk ödeme gerçekleşmediği için sözleşme tarihinin aynı zamanda ödeme tarihine dönüştüğünü; TBK ‘nın 175 maddesinde "Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır" düzenlemesi bulunduğunu; davacının, dava dilekçesinde açıkça -----borcu nedeniyle ---- desteğini kullanamadığını beyan ettiğini; desteğin kullanımında kendisinin bilgilendirmediğini iddia etse de 17.01.2022 tarihli ---- mailinde ve ----- yazışmalarından bilgisi olduğunun anlaşıldığı; ayrıca davacı şirketin sahibi 40 yıllık tacir olduğunu; ----- ve vergi borcu olmasına karşın herhangi bir destek alamayacağını bildiğinden bahisle yerine olmayan davanın reddi ile davacının % 20 inkâr ödencesine mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası---- çıktıları, -----Müdürlüklerinden gelen yazı cevabı, ---- müzekkere cevabı, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ----- nedeni ile davalıya borçlu bulunmadığının tespit ile ödenen tutarların istirdadı istemine ilişkindir.------- sayılı İcra dosyasının incelenmesinde, 07.12.2002 tarihli kapak hesabına konu bakiye borç olarak gözüken 614,13 TL’nin aynı gün yatırıldığı ve davalı/alacaklı vekiline ödendiği; buna göre davacı ödemesi toplamının 85.620,92 TL olduğu; bunun üzerine dosyanın infaz suretiyle kapatıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davacı tarafça davalı şirketten ------- -----ı kapsamında kredi almak için yapılan sözleşmenin geçerli olup olmadığı, sözleşme şartlarının ayakta olup olmadığı, davacının bu sözleşme nedeni ile davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. İİK'nın 72. maddesinin 5. fıkrası gereğince borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almamış veya verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının herhangi bir sebeple kaldırılmış olması nedeniyle dava konusu borcu alacaklıya ödemiş olursa açılmış olan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (İİK m. 72/6). Bu durumda borçlunun menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştürülerek devam edilmesi için bir talepte bulunmasına gerek yoktur. Borcun ödenmiş olduğunu öğrenen mahkemenin yukarıda yazılı yasa hükmü gereğince davaya kendiliğinden istirdat davası olarak devam etmesi gerekir ----------Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın hesap bilirkişisine tevdine karar verilerek, bilirkişiden teknik ayrntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Sayın Mahkemenin görev tevdi eden ara kararı kapsamında yapılan inceleme sonunda: Yukarıda değerlendirme başlığı altında (1) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konusunun, bağlandığı somut olayın (2) sayılı bentte yapılan incelemesinde açıklanan gerekçelerle, menfi tespit istemine konu takip dosyasındaki her bir alacak kaleminin (3) sayılı bentte yapılan irdelemesinde benimsenen tutarlara nazaran, istirdadı gereken tutarın (4) sayılı yapılan hesaplamaya göre 41.948,55 TL olduğu; bu tutarın 41.334,42 TL’sine 03.11.2022, 614,13 TL’sine ise 07.12.2022 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini İsteyebileceği; Tüm delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf dava dilekçesi ile, taraflar arasında 14/01/2022 tarihli sözleşme imzalandığını, davalı tarafın, kredinin çıkıp çıkmayacağı konusunda kaygı taşıyan davacı şirket yetkilisini, şirketin pozisyonunun, içinde bulunduğu şartların tam olarak personel teşvik kredisi almaya uygun olduğuna, ---------- kapsamında beş personel alımı yapılabileceğine ve her bir personel başına 100.000,00 TL teşvik kredisi alınacağına inandırdığını, ------- teşvik kredisi alınması koşuluyla sözleşmeyi imzalayan davacı şirketin, sözleşmede belirlenen hizmet bedelini (25.000 TL) ödemeyi, kredi çıkması/ kullanılması şartıyla kabul ettiğini, davacının, personel teşvik kredisinin çıkmasını ve ödenmesini beklerken, taraflar arasında yapılan whatsapp yazışmalarında, davalı şirket yetkilisinin, davacı şirketin vergi ve ---- borcu olup olmadığını sorduğunu, davacı şirketten ---- borcu bulunduğu yönünde cevap alınca, ----- borcunun ödenmesi gerektiğini belirttiğini, davacının vergi ve ------ borcu olan şirketlerin personel destek kredisinden yararlanmasının mümkün olmadığını davalı şirketten bu şekilde gelen mesajla birlikte sözleşmenin imzalanmasının üstünden aylar geçtikten sonra öğrendiğini, kamu borcu olan şirketlerin personel destek kredisinden yararlanamayacağını esasını bilmesi halinde, hayatın olağan akışı içinde, kredi çıkmayacağını, kredi koşullarının oluşmadığını bile bile kredi için danışmanlık sözleşmesi imzalamasınınbeklenemeyeceğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile icra kapsamında ödenen paranın istirdatına karar verilmesini, davalının ise cevap dilekçesi ile davacı iddialarını inkarla davanın reddini talep ettiği görülmüştür.Uyuşmazlığın, ------- işi kapsamında danışmanlık hizmeti veren davalı şirketin davacıya bu başvuru ve destek kredisinden faydalanabilmesi için ---- ve vergi borcu olmaması gerektiği koşulu yönünden bilgilendirip bilgilendirmediği, bağlandığı bu sorunun kırılma noktasına göre davalının sözleşmeye dayalı olarak, davacı hakkında başlattığı takipte borçlu bulunup-bulunmadığı; buna göre istirdadı gereken tutar olup olmadığı hususunda toplandığı anlaşılmıştır.Yargılama sırasında icra dosyasındaki borç miktarının davacı tarafça ödendiği ve icra dosyasının kapatıldığı, bu sebeple eldeki davanın tümünün istirdat davası olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda; taraftar arasında imzalanan sözleşmede yapılacak hizmete ilişkin koşulların açıklanmadığı, bir başka anlatımla, verilecek hizmetin sağlanabilmesi için davacıdan istenecek belge ve koşulların yer almadığı, taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesinin 14 Ocak 2022 günü imzalandığı,-----yazın cevabına nazaran davacı şirketin başvurusunun da 14 Ocak 2022 tarihli olduğu ve bu başvurunu davacı şirket yetkilisinin e-devlet şifresi ile onaylandığının bildirildiği, --------- cevabındaki anlatıma nazaran, başvuruyu yapanın ve formunu dolduranı kural olarak davacı şirket yetkilisi olması gerektiği, zira e-devlet şifresi ile onaylandığı ancak, sözleşme ile başvuru aynı gün yapılmasına göre (davalının cevap yazısındaki anlatımıyla sabit olduğu üzere, davacının işyerinde 14.01.2022 tarihinde yapılan görüşmede danışmanlık sözleşmesinin imzalandığı ve ----- aynı gün başvuru yapıldığı) doğal olarak Danışman Şirket’in davacı işyerinde bilgisayar (e-devlet) üzerinden bu başvuruyu doldurduğu ve davacı şirket yetkilisinde şifresi ile onayladığı sonucunun ortaya çıktığı, normal beklenen davranış biçiminin ise bu onaylı başvurunun (karedollu) çıktısının alınması ya da bilgisayara kaydedilmesi gerektiği, başvuru formunda koşullar arasında yer alan başvuru tarihi ve özellikle gerekli koşulları sağlayan personelin alımını müteakip desteği destek kredisinin talebi anında ----- borcu bulunmaması veya bulunmakta ise destek kredisi ödemesine esas alınacak koşulları sağlayan personelin işe giriş bildirgesi verilmesini müteakip ödenmiş olacağı taahhüdünü içeren bir başvuru olduğu, Davacı şirket yetkilisinin e-devlet şifresi ile onayladığı bu başvuru formunudaki bilgileri ve taahhüt işaretlemelerine (davalı danışman doldursa dahil) alıp incelemesi gerektiği; bu belgede----- borcu olmamasına ilişkin koşulu içeren kaydın, tacir sıfatına bağlı olarak kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediği, çalıştıracağı 5 kişiyi geçmeyecek her personel için verilecek 100.000,00 TL tutarlı destek kredisi için -----belli koşulları aramasının normal hayat şartları içinde Davacı tarafından denetlenmesi gerektiği; Zira bu tip kredinin belli koşullara bağlı olduğunu bilmesi gerekeceği; sadece çalıştıracağı personelin niteliklerine bağlı koşullar dışında ----- kredisine başkaca koşullara bağlı bulunabileceği özellikle devlete ----- ve vergi borcu bulunmaması yönündeki koşulun kural olarak aranması gerekeceği; dolayısıyla kendi e-devlet şifresi ve imzaladığı bu belgenin çıktısın alıp kontrol etmesi- okuması gerekmesine göre, davacının bu yönden kusurlu olduğu; e-devlet şifresiyle onayladığı tarihi itibariyle borcu olsa bile artık -----kredisine esas alınacak çalıştırılacak personeli işe aldığı tarihi itibariyle, somut olayda 22 Nisan 2022 tarihi itibariyle varsa borcunu kapatması gerektiği, bu durumu bilmediğini ileri sürmüş ise de, kendi e –devlet şifresi ile onayladığı belgeyi okumadan imzalamasının sonuçlarına katlanması gerektiğinin basiretli tacir olma sıfatına bağlı sorumluluğu kapsamında kaldığı; Hal böyle olunca, davacının kusurundan kaynaklanan ----- borcu nedeniyle, destek kredisi alınmamasının, davalı-takip alacaklısının sözleşmeden kaynaklı ücret talebine engel teşkil etmeyeceği; ancak davada menfi tespit-istirdat bulunduğundan, icra takibindeki her bir alacak kaleminin, sözleşme hükümlerine göre aşağıda miktar yönünden gözden geçirilmesi cihetine gidildiği; Yukarıda somut olayı incelenmesinde açıklanan nedenlerle, davalı takip alacaklısının ücret talebine iştirak edilmiş olmakla beraber, icra takibindeki alacak kalemlerin niteliğine ve sözleşmedeki kararlaştırmalara göre, menfi tespit/istirdat talebinin gözden geçirilmesi gerektiği; buna göre: Hizmet Bedeli ve KDV’si Yönünden Yukarıda da açıklandığı üzere, geciktirici şarta bağlı borçlandırıcı işlem, bir borç sözleşmesi olmakla, yapıldığı andan itibaren tarafları bağlar. Diğer bir anlatımla, taraflar şart gerçekleşmeden önce de yapmış oldukları sözleşme ile bağlıdırlar. Bundan dolayı da, taraflar dürüstlük kuralına aykırı olarak şartın gerçekleşmesini engelleyecek her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır. Aksi halde, TBK'nın 175 maddesi uyarınca şart gerçekleşmiş sayılır. Yukarıda somut olayı incelenmesinde açıklanan nedenler ve mevcut delil durumuna nazaran, destek kredilerinden ilkinin alınması halinde ödenmesi kararlaştırılan 25.000,00 TL ücreti alınmama nedeninin davacının ----- borcundan kaynaklı, bir başka anlatımla, şartın tahakkuka engel olan hususun davacı-takip borçlusuyla ilişkili olmasına göre, kararlaştırılan KDV hariç ücret tutarı ile 25.000,00 TL ile takipte talep edilen %18 KDV karşılığı 4.500,00 TL talebinin olanaklı bulunduğu; bir başka anlatımla takip tarihi itibarıyla istenebilir alacak tutarının 29.500,00 TL olduğu, istirdadı gereken tutarın 41.948,55 TL olduğu; bu tutarın 41.334,42 TL’sine 03.11.2022, 614,13 TL’sine ise 07.12.2022 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini isteyebileceği tespit edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalının --------- sayılı takibi ile davalı aleyhine 25.000,00 TL hizmet bedeli, 25.000,00 TL cezai şart, 4.500,00 TL KDV alacağı, 4.500,00 TL KDV alacağı, 904,00 TL hizmet bedeli vade farkı olmak üzere toplam 59.904,00 TL üzerinden takip başlattığı, dosya kapsamında davacının sözleşme imzalanırken basiretli bir tacir gibi sözleşme maddelerini incelemesi ve buna göre akdin kurulup kurulmayacağına karar vermesi gerekirken davacının basiretli davranmadığı, bu sebeple sözleşme maddesi gereği davalının 25.000,00 TL hizmet bedeli ile 4.500,00 TL KDV alacağını talep etmesinin haklı olduğu, ancak, somut olayda vadenin belli olmayıp takip öncesi davalı temerrüde düşürülmediğinden davalının 904,00 TL hizmet bedeli vade farkını davacıdan talep edemeyeceği, yine somut olayda protokolde zaman yönünden kesin bir tarih bulunmadığından ifaya ekli cezai şart tanımına uygun olmadığı gibi sözleşmenin 11. maddesinde “Ödemelerde aksaklık yaşanması durumunda aylık %5 vade farkı işletilir; yasal işlem başlatılması durumunda ayrıca sözleşme bedeli kadar ceza bedeli konulabilir” sözcük dizinine nazaran, gecikme halinde zaten akdi faiz kararlaştırılmasına göre, ayrıca hem gecikme halinde akdi faiz dışında bu gecikmeye dayalı takip başlatılması halinde cezai şart talep edilebileceği düzenlemesini ifaya ekli cezai şart olarak değerlendirilemeyeceği; zira yukarıda da açıklandığı üzere teorik olarak ifa bedelini eş tutarın ifaya ettiği ceza-i şart değil seçimlik ceza olarak değerlendirilmesi gerekeceği; davalı takip alacaklısının hem ücreti hem de gecikme halinde akdi oranı olan aylık %5 (yıllık %60) faiz oranını talep ettiği, hal böyle olunca, davalı takip alacaklısı hem ücreti hem de gecikme halinde ödenecek olan aylık %5, yıllık %60 (akdi) faiz oranını talep ettiğinden, seçimlik hakkını ifa yönünde kullandığından, artık seçimlik cezayı isteyemeyeceği mahkememizce kabul edilmiş, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime uygun olduğu kanaati ile raporda yapılan hesaplama üzerinden davanın kısmen kabulü ile, davacının --------- dosyasına ödediği miktarın 41.334,42 TL’sinin 03/11/2022 tarihinden 614,13 TL’sinin 07/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, davalının takibi başlatmakta kötüniyetli olduğunun ispat edilememesi, davacının ise icra dosyasındaki parayı alacaklıya ödemesi nedeni ile tarafların kötüniyet tazminatı taleplerinin şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacının ------- sayılı dosyasına ödediği miktarın ----------- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddine, 3-Davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.865,51 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 1.023,02 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.842,49 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 1.023,02 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.103,72 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 104,50 TL tebligat gideri olmak üzere 5.104,50 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 3.574,49 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 1.092,41 TL'sinin davalıdan tahsili, 467,59TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı taraf karar tarihinde kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden 17.955,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 20/11/2024