İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/391 E. 2026/275 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/391
Karar No
2026/275
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/391 Esas KARAR NO : 2026/275 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2025 KARAR TARİHİ : 02/04/2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA: Davacı vekili; ticari yaşamını turizm-taşınmacılık/okul ve personel servisi sektöründe sürdürmekte olan davacı, davalı şirket ile kurduğu ticari ilişki uyarınca dava dilekçesine ekli muhtelif tarihli fatura kapsamında iği belli hizmete karşılık 30.305,00.-TL alacağı bulunduğunu, alacağın sulh yolu ile tahsili için müteaddit kereler çaba gösterilmiş ise de davalı şirket ödemeyi sürekli ödeyerek ödemeye yanaşmadığını, Alacağın sulhen tahsil edilememesi üzerine davalıya --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyası tahtında takip başlatıldığını, takip kapsamında davalı şirkete tebliğ edilen Örnek 7 ödeme emrine karşı süresi içerisinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi üzerine icra takibini durdurduğunu, Davanın kabulü ile --------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasına yöneltilen haksız itirazın iptaline ve takibin takip talebindeki koşullar ile aynen devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalı yandan alınarak davacı yana verilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı şirket üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ll. CEVAP: Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, --------- Müdürlüğünün --------- Esas sayılı takip dosyasında, "fatura alacağı" sebebine dayalı olarak 30.305,00 TL asıl alacağın takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacının davalıdan fatura alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede; Davacının, davalıya fatura konusu hizmeti verdiğin/ malı sattığını ispatlaması gerektiği, davacı vekili teslime dair bir vesika sunmamışsa da ticari defterler taraflar lehine delil olabilecekitir, zira uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu yani iki tarafında defter tutma yükümlülüğü bulunduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari defterlerine geçirilmesi gereken bir işten doğmuş olduğu, davacının defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğu bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır. TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterlertacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020 T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere inceleme günü verilmiş, bu karar davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, davalının ticari defterlerini sunmadığı, bilirkişi raporunun davacının ticari defterlerinin incelenmek suretiyle hazırlandığı, dava konusu fatura alacağının davacı şirketinin defterlerinde ise kayıtlı olduğu ise, bilirkişi raporu ile sabittir. HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibariyle bilirkişi raporuna göre 30.305,00 TL asıl alacağı bulunduğu değerlendirilmekle, davanın kabulü ile davacının yaptığı takibe davalının itirazının iptaline karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-Davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-Alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.070,13 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.454,73 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.305,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.230,80 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 8.771,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/391, K. 2026/275, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-391-e-2026-275-k-683816fbc138