İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/57 E. 2024/931 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/57
- Karar No
- 2024/931
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/57 Esas KARAR NO: 2024/931 DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ: 22/01/2024 KARAR TARİHİ: 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili bankanın ----numaralı müşterisi olduğunu, müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla --------- sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, takip açılması ile dava açılması arasında bir kısım gayrinakdi çek yaprakları tazmin olduğunu, dava tarihi itibari ile Nakdi alacak 31.417,76 TL, gayri nakdi alacak ise 1.600,00 TL olduğunu toplam takip çıkışına göre alacağın 33.017,60 TL asıl alacak ve takipte talep edilen 469,37 TL--- olmak üzere toplamda takip çıkışından davaya konu asıl alacak 33.486,97 TL olduğunu, belirterek itirazın iptali ile takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.------sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 09.05.2019 tarihinde 16.937,73 TL kurumsal kredi alacağı,---- 17.407,10 TL deposu talep edilen gayri nakdi alacak olmak üzere toplam 34.814,20 TL üzerinden takip başlattığı, borçlunun süresinde takibe itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği belirlendi. Dosya banka kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ----- hazırlamış olduğu raporda özetle; taraflar arasında doğrudan akdedilmiş bir sözleşmenin bulunmadığını, ancak, çek karnesi teslim tutanakları ile yanlar arasında temel ilişkinin kurulmuş olduğunun aşikar olduğunu, her ne kadar sözleşme yok ise de, bahse konu çek karnesi teslimi ile temel ilişkinin kurulduğunun kabulü halinde, Nakdi krediler yönünden asıl alacak miktarının 17.838,32 TL olduğunu taleple bağlılık ilkesi gereğince 16.937,73 TL olarak belirlendiğini, işlenmiş faizin 205,51 TL olduğunu toplam alacağın 17.143,24 TL olduğunu, ------Yönünden bedeli tanzim edilen çek yapraklarının bedelinin 12.180,00 TL olduğunu, bedeli depo edilecek çek yapraklarının ise 4.060,00 TL olduğunu ancak, 5 yıllık yasal yükümlülük süresinin dolmuş bulunması ve diğer yandan alacağın varlık yönetimi şirketine TEMLİK edilmiş olması nedeniyle, anılan davacı şirketin gerek sözleşmesel ve gerekse de yasal olarak çek hamillerine karşı herhangi bir yükümlülüğü/sorumluluğu bulunmadığı için, çek taahhüt bedellerinin depo edilmesinde kanımızca hukuki bir yararın bulunmadığı söylenebileceğini belirtmiştir.Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme sunulmamış ise de çek karnesi teslim tutanakları ile yanlar arasında temel ilişkinin kurulmuş olduğunun aşikar olduğu tespit edilmiş olup hüküm kurmaya elverişli rapor ile Nakdi krediler yönünden asıl alacak miktarının 17.838,32 TL olduğunu taleple bağlılık ilkesi gereğince 16.937,73 TL olarak belirlendiğini, işlenmiş faizin 205,51 TL olduğunu toplam alacağın 17.143,24 TL olduğu, Gayrinakdi Çek Taahhüt Bedeli Kredisi Yönünden bedeli tanzim edilen çek yapraklarının bedelinin 12.180,00 TL olduğu, bedeli depo edilecek çek yapraklarının ise 4.060,00 TL olduğu tespit edilmiştir. 5 yıllık yasal yükümlülük süresinin dolmuş bulunması ve diğer yandan alacağın varlık yönetimi şirketine TEMLİK edilmiş olması nedeniyle, anılan davacı şirketin gerek sözleşmesel ve gerekse de yasal olarak çek hamillerine karşı herhangi bir yükümlülüğü/sorumluluğu bulunmadığı için, çek taahhüt bedellerinin depo edilmesinde kanımızca hukuki bir yararın bulunmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile---------sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin; 16.937,73 TL kurumsal kredi alacağı, 205,51 TL işlemiş faiz ve 12.180,00 TL çek yaprak bedeli olmak üzere toplam 29.368,24 TL üzerinden 16.937,73 TL kurumsal kredi alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %14,50 oranında faiz işletilmek suretiyle, 12.180,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %14,50 oranında faiz işletilmek suretiyle, devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.006,14 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.578,54 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 29.368,25 TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 4.118,73 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harç toplamı: 855,20 TL ile 4.449,00 TL yargılama giderinden davanın red %12,30 ve kabul %87,70 oranına göre hesaplanan 3.901,77 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.157,20 TL'sinin davalıdan, 442,80 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6831 sayılı Kanuna göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024