İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/866 E. 2025/457 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/866
Karar No
2025/457
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/866 KARAR NO : 2025/457 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2024 KARAR TARİHİ : 27/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı borçluya KDV dahil 312.160,27 TL değerinde malzeme sattığını, karşılığında -----Şubesi'ne ait ------- seri numaralı, 312.160 TL bedelli, 30.04.2024 vadeli çek almış ve işbu satış için 16.02.2024 tarihinde 312.160,27 TL'lik fatura kestiğini, mezkur malzemelerin davalıya teslim tesellüm fişleri ile teslim edildiğini, davalı şirket yetkilisi ----- olmasına rağmen, baştan beri kendini firma yetkilisi olarak tanıtan ------ isimli şahıs olduğunu, firma ünvanının da bu şahsın soyadının sessiz harflerinden oluştuğundan müvekkilinin bu konuda kendisine güvendiğini, firma yetkilisi olduğunu düşünerek hareket ettiğini, müvekkiline çek teslim edenin ----- olduğunu, çekin vadesi geldiğinde, ------ müvekkilini arayarak çek ödemesini yapamayacağını, çekinin yazılmasını istemediğini beyanla müvekkiline 112.000 TL ödeme yaptığını, kalan 200.000 TL'nin 60 günlük vade farkı 20.000 TL de eklenerek çekteki vade 30.04.2024 tarihinden 30.06.2024 tarihine ertelendiğini, bedelin de 312.160 TL'den 220.000 TL olarak düzeltildiğini, çekteki değişikliklerin ------ tarafından paraflanarak müvekkiline iade edildiğini, çekin ödeme günü bankaya giden müvekkilinin, çekteki parafların şirket yetkilisine ait olmadığını şube çalışanından öğrendiğini, şube müdürünün yanına giderek durumu sorduğunu, ilgili firmanın yetkilisinin---- değil ------ isimli şahıs olduğunu öğrendiğini, çekin arkasına işbu durumun banka tarafından şerh edilmesini isteyen müvekkilinin bu talebinin bankaca karşılanmadığını, çek arkasına hiçbir ibraz şerhi olmadan müvekkiline iade edildiğini, çekteki parafın şirket yetkilisine ait olmaması ve ibraz şerhi de bankaca yapılmaması sebebiyle çek kambiyo vasfını yitirdiğinden ilgili fatura ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, işbu takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi sebebiyle öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşmama ile sonuçlandığını, davalı yanın, organize şekilde hareket ederek müvekkilini yanıltarak mallarını aldığını, ödemesini yapmamak için türlü hilelere başvurduğunu, davalının mal kaçırma kastı da mevcut olduğundan ihtiyati haciz talebimiz bulunduğunu belirterek açıklanan nedenlerle; ihtiyati haciz talebinin kabulüne, davalı borçlunun -----. İcra Müdürlüğü'nün------ Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı taraf dosyaya iddia ettiği borcun isatını sağlayacak herhangi bir delil sunmadığını, davacı taraf haksız ve kötü niyetli bir şekilde emtia satış bedeli bakımından alacağı olduğunu iddia etmişse de borcun varlığının ispatını sağlayacak herhangi bir belgeyi sunmadığını, borcun varlığına ilişkin ispat külfeti, borç ilişkisini iddia eden tarafa aittir ancak herhangi bir imzanın bulunmadığı alelade davacı tarafça hazırlanmış fatura borcun ispatını sağlayacak delil niteliğini haiz olmadığını, davacı tarafça sunulan teslim tesellüm fişlerinde davalı müvekkili şirketin yetkilisinin imzası bulunmadığını, şu halde emtianın müvekkili şirkete teslim edildiği iddiası soyut ve ispat gücü olmayan nokta olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle; davacı yanca ikame edilen haksız davanın reddini, borcun var olmadığının tespitinin sağlanması bakımından dosyanın bilirkişiye gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir.Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan kanun hükümleri karşısında somut olaya gelindiğinde, dava mutlak ticari davalardan değildir. Davalı tacirdir. Davacının ise esnaf ve gerçek kişi tacir veya ticari işletme kaydının olmadığı, vergi dairesinden gelen cevabi yazıda işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır. Davacı şahıs işletmesi bulunsa da faaliyetinin esnaf sınırları içinde kaldığı ve tacir sayılamayacağı anlaşılmaktadır.---- BAM ----. HD. 06/11/2024 tarih,------ Bu durumda dava nispi ticari dava da olmadığından davanın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp karara bağlanması gerektiği kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın görevli ------ Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK.nun 331/2 maddesi gereği yargılama giderleri, harç vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/866, K. 2025/457, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-866-e-2025-457-k-bb87b30df5b9