İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/281 E. 2025/885 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/281
- Karar No
- 2025/885
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/281 KARAR NO : 2025/885 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2018 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın,---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile müvekkili aleyhine takip başlatmış olduğunu, müvekkilinin davalı tarafa hiçbir borcu bulunmamakta olduğunu, davacı müvekkilinin, ticari faaliyetlerine devam ederken kendisi aleyhine, ---- İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı dosyası ile 15.06.2016 tanzim tarihli, 15.12.2017 vade tarihli 600.000,00 TL miktarlı bono ile kambiyo senedine özgü takip yolu ile takip başlatıldığını öğrenmiş olduğunu, kendisine karşı sözü edilen takibin başlatıldığını öğrenen müvekkilinin, takibe konu senedi ödeme emri ekinde gönderilen fotokopi üzerinden incelemiş olduğunu ve senedin hiçbir şekilde müvekkili tarafından doldurulmayan çok eski bir senet olduğunu tespit etmiş olduklarını, müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmamakta olduğunu, aralarında hiçbir alım/satım işlemi, hizmet alışverişi olmadığı gibi müvekkilinin davalıdan borç para da almamış olduğunu, ilgili senedin nasıl ve ne şekilde davalının eline geçtiği konusunda müvekkili tarafından yapılan araştırmada ortaya tek bir sonuç çıkmamış olduğunu, hiçbir şekilde borcu ve senedi kabul etmemekle birlikte 1998-2003 yıllarında müvekkili ile şüphelinin ---- ve işyerinde işçi olarak çalışan kardeşi ... ile ------ ortak olduğunu, aynı işyerinde bulunurken, müvekkilinin her tacirin yapmış olduğu gibi ticari hayattaki acil işlemlerinde ihtiyaçlarını karşılayabilmek üzere şirket kasasında imzalı fakat üzeri boş senetler bırakmakta olduğunu, davalının oğullarının bu senelerden birini, haksız ve hukuksuz biçimde ele geçirip, hukukun korumadığı biçimde davalıya ulaştırmış olabileceği aşikar olduğunu, görüleceği üzere senedin 1900'lü yıllarda kullanılabilmesi amacı ile ödeme gününde bulunan 19... ibareli yıl kısmı daha sonra tahrifat yapılarak 20... yapılmış olduğunu, yani 1 rakamı 2' ye 9 rakamı 0' a çevrilmiş olduğunu, müvekkilinin bunu onaylayan hiçbir parafı yahut imzası da bulunmamakta olduğunu, yapılacak araştırma neticesinde ilgili senedin müvekkilim tarafından doldurulmadığının anlaşılacağını, senedin miktar kısmında da oynama olabileceği ve senedin rızası dışında alınarak hukuksuzca işleme konulduğunun ortaya çıkacağını, sözde alacak iddiasına konu senet, davacı müvekkilin kasasından rızası hilafına çıkarılan bir senet olduğunu ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle; davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davalarının kabulüne, davacı müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari ve borçlandırıcı ilişki olmadığından davalının hukuk dışı olarak senedi ele geçirmek suretiyle senedi doldurarak yapmış olduğu takip miktarı bakımından herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, borcun varlığını kabul etmemekle birlikte varsa bu borcun zamanaşımına uğraması sebebi ile zamanaşımından davalarının kabulüne, müvekkillerinin böyle bir senet vermemiş ve doldurmamış olmasından ve ilgili senedin müvekkilinin rızası dışında üçüncü kişiler eline geçmiş olduğundan haksız ve kötüniyetli olarak takibe konulan senedin iptaline, davalının kötü niyetli olması sebebiyle %20' den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçelerinde davalarının temelini müvekkilleri ile hiçbir alışverişinin olmadığına yönelik olduğunu, ancak davacının bu iddialarını ispatlamaya yönelik en ufak bir delil dahi ibraz edilmediğini, müvekkillerinin kötüniyetli hamil olduğu iddiasının haksız davasına dayanak bulmaya çalıştığının anlaşılmakta olduğunu, gerek icra hukuk mahkemesinde ikame ettiği borca itiraz davasında ve gerekse huzurdaki dava dilekçelerinde inkar edemediği tek gerçeğin ise dava konusu bono altındaki imzanın kendisine ait olduğu gerçeği olduğunu, öncelikle davaya konu olan evrakın TTK anlamında imzası davacıdan sadır Kambiyo senedi vasfı taşıyan bir belge olduğunu, sunulan ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ----- sayılı İhtiyati Haciz kararından da anlaşılacağı üzere --- İcra Müdürlüğü----- sayılı takip dayanağı olan evrakın Ticaret Mahkemesinde Heyet tarafından incelenmiş ve kambiyo evrakı niteliğinde herhangi bir noksanlık tespit edilmediğinden ihtiyati haciz taleplerinin dahi kabul edilmemiş olduğunu, aynı şekilde alınan ihtiyati haciz kararının da ----. İcra Müdürlüğü ------sayılı takip ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ) infaz edilmiş olduğunu, bu itibarla borçlu tarafın takibe dayanak belgenin kambiyo senedi niteliğine yönelik itirazları yersiz ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı borçlunun yazılı belge de ileri sürememiş olduğunu, dava konusu olayda tanık deliline dayanılamayacağı gibi davacının tanık deliline de kesinlikle muvafakalerinin olmadığını ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, bono nedeniyle menfi tespit talebi, icra tehdidi altında bononun ödenmesi sonucunda da istirdat talebidir.Davaya konu 15/06/2016 tanzim tarihli 15/12/2017 vade tarihli 600.000,00 TL bedelli bono nedeniyle takip başlatılmış, davacı tarafından bahse konu bononun yazı ve rakam kısmının boş ve imzalı bir şekilde saklandığı ve kasasında muhafaza edildiği, davalının eline geçtiği, davalıya kesinlikle borcunun olmadığı senedi kabul etmediği bildirilerek menfi tespit talep edilmiş, yargılama sırasında borcun icra tehdidi altına ödenmek zorunda kalınması nedeniyle dava istirdat davasına dönmüştür. ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasının incelenmesi sonucu; 15/06/2016 tanzim 15/12/2017 vade tarihli 600.000,00 TL bedelli davacı ...'ın tanzim ettiği bono nedeniyle takibe geçildiği anlaşılmıştır.Bonoda şekil şartları TTK’nın 776. maddesinde sayılmıştır. Bunlar; “Bono” ya da “Emre Muharrer Senet” ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir.Davacı taraf kendi kasasında mevcut olan boş senedin yazı ve rakam kısmının boş olarak davalının eline geçtiği herhangi bir şekilde davalıya borcunun olmadığını bildirmesi nedeniyle ispat yükü davacıya aittir. 6102 sayılı TTK'nın 773/2-f maddelerine göre bonolarda da uygulama olanağı bulunan aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlemesinin mümkün olduğu tespit edilmiştir. TTK'nın 776.maddesi uyarınca davaya konu bonoda bütün yasal zorunlulukları bulunduğu ve bono vasfında olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin ---- Esas ----- Karar 10.11.2021 tarihli ilamı ile; "İspat edilemeyen davanın reddine" dair karar verilmiştir.---- BAM ------.Hukuk Dairesi ----- Esas ------ Kararı; "Davacı vekilince icra takibine konu edilen bononun vade tarihinde tahrifat yapıldığına dair iddialarıyla ilgili mahkemece inceleme yapılmadığına dair istinaf talebinde bulunulmuş olmakla, yapılan incelemede; senedin boş olarak saklandığı yerden davacının bilgisi dışında alındığı ve senedin vade tarihinde 1 rakamının 2 rakamı olarak, 9 rakamının ise 0 rakamı olarak tahrif edildiğinin gözle dahi görüldüğü iddialarıyla ilgili Mahkemece hiçbir inceleme yapılmadığı gibi, mahkeme kararında da bu iddiaların neden reddedildiğine dair bir gerekçe bulunmadığı, Mahkemece Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan bilirkişi raporu delil olarak kabul edilemeyecek olmakla birlikte, bu raporda da tahrifat iddiasına ilişkin bir inceleme yapılmamış olduğu, yalnızca senet üzerindeki yazıların ve imzanın kime ait olduğuna dair inceleme yapıldığı, senetteki imzanın davacıya ait olduğu gerekçesiyle senette sahtecilik suçundan takipsizlik kararı verildiği, senedin vade tarihinde tahrifat yapıldığı iddiasıyla ilgili bir soruşturma ve inceleme yapılmadığının anlaşıldığı, bu nedenle mahkemece eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin diğer istinaf talepleri incelenmeksizin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece senedin vade tarihide tahrifat bulunup bulunmadığı, varsa bu değişikliğin davacının eli ürünü olup olmadığına dair Adli Tıp Kurumu’dan rapor alınarak değerlendirme yapılarak yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. " gerekçesiyle dosya mahkememize geri gönderilmiştir. Dosya içerisine 12.03.2025 tarihli Adli Tıp Kurumu Fiziki İhtisas Dairesinin raporu alınmıştır. Raporun incelenmesi sonucu senedin "ödeme günü" bölümünün yıl hanesindeki binler ve yüzler basamağında matbu "19" yazılı ile üzerine mürekkepli kalem ile "20" yazıldığı, inceleme konusu senette bedelin rakam ile belirtildiği bölümde on binler basamağının altında "2" rakamı ve "TL" ibaresinin sol kısmında "0" rakamına ait kurşun kalem bakiyeleri bulunduğu, yine ödeme tarihi bölümünde yer alan "17" ibaresinin altında kurşun kalem ile yazılmış "17" ibaresinin olduğu, senedin ön yüzünde "1998" yılına ait damga pulunun olduğu, açığa atılmış imzaların bir kalem ile , diğer yazıların ise farklı fiziki evsafta ikinci bir kalemle atıldığı şeklinde rapor sunulmuş olup bu haliyle dava konusu bonoda raporda tespit edildiği üzere rakamlarla oynamalar yapıldığı "19" rakamının "20" olarak değiştirildiği, senet üzerinde ödeme tarihi bölümünde "17" ibaresinin altında kurşun kalem kalıntılarının olduğu, bunun yanında davaya konu bononun "2017" yılına ait olmasına rağmen "1998" yılında kullanılan damga pulunun mevcut olduğu ve "2017" yılında tanzim edilen bir bonoda "1998" yılına ait damga pulunun olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve tüm bu gerekçeler ile de bono üzerinde tahrifat yapıldığı tespit edildiğinden davacının takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın bilerek ve isteyerek kötü niyetli olarak alacaklı olmadığı bono hakkında takip başlatması nedeniyle kötü niyet tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası uyarınca BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Davalı tarafın takibe konu bononun asıl alacak miktarı olan 600.000,00 TL'nin %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 40.986,00-TL karar harcının, davacılar tarafından yatırılan 10.296,46-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 30.689,54-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yatırılan 10.296,46-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine, 4-Davacılar tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, ATK ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 6.349,33-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine, 5-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacılar lehine takdir olunan 96.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine, 6-Davacılar tarafından dosyaya yatırılan teminatın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 392/2 Maddesi gereği yasal süre sonunda yasal şartları oluşması halinde davacılara iadesine, 7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.