İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/208 E. 2025/59 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/208
- Karar No
- 2025/59
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/208 ESAS KARAR NO: 2025/59 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20.03.2024 KARAR TARİHİ: 21.01.2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı------ davacı şirketin--- numaralı abonesi olduğunu, sözleşme hesap numarası ----- numaralı tesisattaki elektrik enerjisi kullanımı neticesinde tahakkuk eden ve dava dilekçesi ekinde sunulan faturalara konu borcun davacıya ödenmediğini, fatura borcunun ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine---- sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak icra dosyasına davalı tarafından itiraz dilekçesi sunularak borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafça yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının davacı şirketin ---- numaralı abonesi olduğunu, işbu abonelik uyarınca; ----adresindeki elektrik kullanımı neticesinde---- sözleşme hesap numaralı, ---- numaralı tesisata ilişkin olan ve dava dilekçesi ekinde sunulan ----- tarihli faturaya konu borcun ödenmediğini, işbu davaya konu olan ve davalının itirazda bulunduğu icra takibinin, fatura borçlarının ödenmemesi nedeniyle başlatıldığını, faturalarda da görüleceği üzere davalı adına olan abonelikte yapılan elektrik kullanımından kaynaklanan bir borç bulunmadığı, bu nedenle abonelik sözleşmesi kapsamında davalı tarafın, söz konusu tesisattaki kullanımdan kaynaklanan, takibe ve işbu davaya konu elektrik faturası borcundan sorumlu olduğunu, davalının yalnızca takibi durdurmak ve sürüncemede bırakmak maksadıyla itirazda bulunduğunu, usule uygun şekilde başlatılan icra takibine davalı tarafın haksız olarak itiraz etmiş olması sebebiyle davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacının alacağının tahsili amacıyla başlatılmış olan ------------- takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamını talep etmek için işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; asıl alacak, geçmiş dönem faizi, gecikme faizi, KDV ve takip sonrasında işleyecek yasal faizi ile birlikte davanın kabulünü, ------- dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olan davalının, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini, yargılama giderleri ile dava ve arabuluculuk vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, fatura alacağı iddiası ile davalıya karşı------dosyası üzerinden başlattığı icra takibi tamamen haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını, işbu haksız icra takibine karşı taraflarınca itiraz edildiğini, haksız takibin durdurulduğunu, icra takibinin durmasından da anlaşılacağı üzere davalının, davacı tarafa karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının dosyaya sunmuş olduğu evrakların, davalının davacıya karşı borcunun mevcudiyetini ispatlayamadığını, davacı tarafın her ne kadar davalı şirketin adının geçtiği bir faturaya ilişkin takip başlatmış olsa da işbu iddia ettiği borcu, davalının ödemediğine dair dosyaya herhangi bir evrak da sunamadığını, davacının dosyaya sunmuş olduğu fatura evrakında "Ödemelerinizi zamanında yaptığınız için teşekkür ederiz." şeklinde yazdığını, aksini davacı tarafın ispat etmesi gerektiğini, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; davalının borçlu olmadığı halde borcu varmış gibi göstererek davalının mağdur olmasına neden olan davacı tarafın huzurdaki haksız ve kötü niyetli davasının reddini, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak mezkur davayı davalıya karşı açmış olduğundan davacının, alacağın %40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; elektrik aboneliği sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli davadır.Davacı vekili özetle; davalının elektrik enerjisi kullanımı neticesinde tahakkuk eden faturaları ödemediğini, fatura borcunun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise özetle; davacıya borçlu olmadıklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, icra dosyası celp edilmiş, bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlanmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasında elektrik aboneliğine dair bir sözleşme bulunduğu ihtilafsız olup; davalıya yansıtılan fatura içeriklerinin taraflar arasındaki sözleşmeye ve kullanıma uygun olup olmadığı, davalının kullanım bedelini kısmen ya da tamamen ödeyip ödemediği, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.----- dosyası icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, ---- tarihli faturaya dayalı olarak, --- üzerinden takip başlattığı görülmüştür.Dosya Mali Müşavir ve Elektrik Mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine verilmiştir.Bilirkişi heyetinin 17/12/2024 tarihli raporunda özetle; "...Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında davacının raporun 4.a. bölümünde 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin incelemesi neticesinde; fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile elektronik ortamda tutulan GIB onaylı Defter-i Kebir ve Yevmiye defterlerinin e-defter beratlarının süresinde alındığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre süresinde ve usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacı alacaklının ---- sayılı dosyasındaki ------işlemiş faiz taleplerine ilişkin yapılan mali inceleme neticesinde; taraflar arasında ihtilafsız olan sözleşme kapsamında ticari ilişkinin kurulduğu, davacının raporun 4.b.1.bölümünde incelenen kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından 14/11/2023 takip tarihi itibariyle 27.560,58 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, takip dayanağı faturanın davacının defterlerinde davalı aleyhine borç olarak kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalının ise Sayın Mahkeme kaleminde 25/10/2024 tarihinde saat 10.30’ da yapılan defter incelemesine katılmadığı, ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, bu sebeple davalının defter ve kayıtları karşılaştırmalı olarak incelenememiştir. Öte yandan; Sayın Mahkemenin talebiyle davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünden celp edilen 2023 yılı temmuz dönemine ilişkin BA bildirim formu incelendiğinde; davalı şirketin davacı taraftan 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 23.338,93-TL, tutarında “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, davalının bahse konu BA bildiriminin davacı şirketin incelenen kendi defterlerinde davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu takip dayanağı faturadan ibaret olduğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden ve kendi defterlerine kendi borcu olarak kaydetmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Teknik Açıdan Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler sonucunda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının dava ve icra takibine konu elektrik tüketim faturasının düzenleme adresinden sorumlu olup olmadığı ile söz konusu fatura için ödeme olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Dava ve İcra takibine konu faturanın düzenlendiği adreste faaliyet gösterdiği------bilgileri sayfasından açıkça görülen davalının, bir başkasının kullanımında olduğuna yönelik sunduğu kira sözleşmesinin 3. Taraflar açısından bağlayıcı olup olmadığı konusunda takdir ve değerlendirme sayın Mahkemede olmak üzere, dava konusu faturadan karşılığında ödemeyapıldığını gösteren bilgi ve belgeler sunamadığı takdirde sorumlu olduğu, dava ve icra takibine konu faturanın, düzenleme tarihi olan ---- tarihleri arasında aşağıda verilen ve ilgili dönemde yürürlükte olan birim fiyat tarifesi üzerinden doğru şekilde hesaplandığı görülmektedir. Geçmiş Dönem Faizi: Davacı alacaklının takipte talep etmiş olduğu 1.440,08 TL tutarlı geçmiş dönem faizi alacağının ------- fatura ile kendi defterlerine davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu (1.196,14 TL+243,94 TL) tutarlı sözleşmekapsamında hesaplanan gecikme faizi olduğu görülmüştür..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına dair iddiasını ispat etmesi gerekir. Davacının akdi ilişkinin varlığını ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında elektrik satışına dair sözleşme bulunduğu hususunun ihtilafsız olduğu, mahkememizce tarafların defter ve belgelerinin incelenmesine karar verildiği, davacının incelenen kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından 14/11/2023 takip tarihi itibariyle 27.560,58-TL tutarında alacaklı gözüktüğü, takip dayanağı faturanın davacının defterlerinde davalı aleyhine borç olarak kayıtlı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, ancak davalının bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünden celp edilen 2023 yılı temmuz dönemine ilişkin BA bildirim formu incelendiğinde; davalı şirketin davacı taraftan 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 23.338,93-TL tutarında “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, davalının bahse konu BA bildiriminin davacı şirketin incelenen kendi defterlerinde davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu takip dayanağı faturadan ibaret olduğu, bu kayıtların hizmet tesliminin yapıldığına karine oluşturduğu, davacı bu suretle ticari ilişkiyi ve hizmet teslimini ispat ettiğinden, ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalının karinenin aksini veya ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, ancak davalının bu yönde bir delil sunmadığı anlaşılmakla; davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur: HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE, -Davalının ---------- sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 26.363,50-TL asıl alacak, 2.058,22-TL işlemiş faiz ve 411,64-TL KDV olmak üzere 28.833,36-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari faiz işletilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Asıl alacak miktarı olan 26.363,50-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 1.969,61-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 517,59-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.452,02-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 517,59-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 7.873,20-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 7.490,10-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 383,10-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 60,80-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak takdiren davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 28.833,36-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 1.474,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----------bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 3.424,83-TL'sinin davalıdan, 175,17-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 11-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.21.01.2025