İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/865 E. 2025/345 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/865
- Karar No
- 2025/345
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/865 Esas KARAR NO:2025/345 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/12/2023 KARAR TARİHİ : 30/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin öz ağabeyi olan ----- tarafından-----sayılı dosyası üzerinden --- başlatılmış olduğunu, takip kapsamında gönderilen Örnek No:10 Ödeme Emri, Müvekkile -----tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme emri incelendiğinde takip dayanağının müvekkili tarafından keşide edildiği iddia edilen----- tutarlı senet olarak gösterildiği görüldüğünü, İcra takip dosyasının ------ üzerinden yapılan incelemesinde ise, kambiyo senedi olarak vasıflandırılan evrakın, Müvekkilinin bundan 40 yıl önce ağabeyi --------- açığa imza atarak verdiğini hatırladığı boş kağıdın sonradan kötü niyetle ve verilme amacına aykırı şekilde doldurulan bir evrak olduğu; bu evraka dayanılarak --------D. İş ve ------- sayılı ihtiyati haciz kararı alındığı ve icra takibine geçildiği, icra takibi kapsamında müvekkilinin mevcut ve murisinden kalan hisselere haciz konulduğunun anlaşıldığını, takip dayanağı senedin müvekkili tarafından keşide edilmediğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığı gibi, dayanak evrak kambiyo senedi niteliğini de haiz olmadığını, tüm bu sebeplerle ilk olarak kambiyo senedi vasfını taşımayan evraka karşı------- Sayılı dosyası üzerinden şikayet ve itirazda bulunularak, senedin kambiyo senedi vasfı olmadığının tespiti ile takibin iptali talep edildiğini, bonoların kullanılmaması konusunda ihtarname keşide edildiğini de hatırlayan müvekkili, beyaza imza olarak tanımlanabilecek “boş kağıttaki imza” hakkında ise aklına kötü bir şey getirmediğinden herhangi bir önlem alınmasına gerek duymadığını, müvekkilinin ------ bedelli senet sebebiyle borçlu bulunmadığının tespiti ile Davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkilinin aleyhine---------sayılı dosyasında yapılan yargılamada davanın reddine karar verildiğini, Yine davacı tarafından--------sayılı ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itiraz neticesinde------- Mahkemesi nezdinde yapılan mürafaa da ihityati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı tarafça istinaf edilmeyerek kesinleştiğini, davacı her ne kadar senedin geçersizliğini savunmuşsa da istinaf kanun yoluna başvurmayarak senedi kabullendiğini, davacı ile müvekkillerinin murisi olan davalı ---------aşkın süredir konuşmadıkları hususu maalesef açıkça gerçek dışı beyan olduğunu, davacı ile müteveffa müvekkili davalı yaşlı olmalarından dolayı sık sık bir araya gelemeseler de dönem dönem aile meclislerinde bir araya geldiklerini, şayet davacı ile müteveffa davalı müvekkillerinin çocukları olan davalılar ile davacılar arasında dönem dönem vekalet ilişkileri dahi kurulduğunu, bu durumun gerçek dışı olduğu kolayca ispat edilebileceğini, keza davacı ile davalılar gerek ----- bulunan yazlıklarında, gerekse de -------- bulunan müşterek konutlarında dönem dönem bir araya geldiklerini, bu hususta davacı taraf tarafların müşterek olarak sahibi bulundukları dairelerindeki hissesini daha önce aynı taşınmazda müteveffa müvekkilinin komşusu olan ------- devrettiğini, davacı taraf her ne kadar tekerlekli sandalyeye mahkum olmuşsa da bu süreçte çeşitli gayrimenkulleri satmış, hukuki işlemlerden bir kaçını bizzat kendisi yaptığını, bu nedenle davacının evi dışında başka bir yere gitmediği hususları da doğru olmadığını, senetteki imzanın 40 yıl öncesine dayandığı hususu da gerçekle bağdaşmamakta olup borçtan kurtulmaya yönelik beyanlardan ibaret olduğunu, şayet bir kişinin 40 yıl boyunca bir kağıt parçasını muhafaza etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,. kaldı ki boş bir kağıt parçasını muhafaza etmesi mümkün olmadığını, bu durumun tamamen borçtan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğunu, davacı tarafından 40 yıl öncesinde müvekkiline verilmiş senetler bulunmakta olduğunu, ancak o senetler bu senet ile aynı dönemde imzalanmış senetler olmadığını, şayet davacı tarafından müvekkili lehine düzenlenen senetleri örnek olması açısından mahkemeye ibraz ettiklerini, davacı tarafından beyan edilen senetler eski senetler olup boş senetler olmadığını, Keza müvekkilinin ve davacı uzun yıllarca ticaret ile uğraşmış boş senedin taraflara ne tür bir borç yüklediğinin bilincinde hareket edebilecek insanlar olduğunu, davacı tarafından eldeki dava mesnetsiz ve kötüniyetli olarak ikame edildiğinden, davacı aleyhine -----Sayılı dosyaya konu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, İİK 72. madde uyarınca Menfi Tespit davasıdır.Davaya konu edilen ---- düzenleme tarihli, --- ödeme tarihli, borçlu ----tarafından imzalı--- bedelli bononun kardeş olan taraflar arasında yaklaşık 40 yıl önce açığa imza atılarak boş bir kağıda verilmesi sonucu kötü niyetli bir şekilde doldurularak takibe konulduğu gerekçesiyle menfi tespit davasıdır. Takibe konu edilen------ numaralı takip dosyasının incelenmesi sonucu davalı alacaklı---- tarafından davacı borçlu ---- bedelli bono nedeniyle Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile takip başlatıldığı görülmüştür.Uyuşmazlık; takibe konu edilen bononun kardeşler arasında 40 yıl önce açığa imza atılarak verilip verilmediği, eğer açığa imza sonucu 40 yıl önce boş bir evrak imzalanmış ise tarihlerin yeni doldurulup doldurulmadığı, menfi tespit talep eden davacının açığa imzayı kabul etmesi nedeniyle imzaya herhangi bir itirazının olmadığı anlaşılmakla yapılacak inceleme sonucu imza yaşının tespitinin mümkün olup olmadığı ile davacının menfi tespit talebinin haklı olup olmadığı hususlarıdır.Yapılan Yargılama Sonucu; davacı ---------bedelli bono nedeniyle 40 yıl önce açığa imza attığı ve kardeşi davalı tarafından tarihlerin doldurularak takibe konulduğunu iddia etmiştir. Uyuşmazlığın vasfı gereği her iki taraf kardeş olup her ne kadar davacı taraf tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de kardeş olan davalı taraf iddiasını ispat için kambiyo senedi ibraz ettiğinden artık bu aşamada bir tarafın senet deliline karşılık diğer tarafın tanık iddiasının hükmü olmayacağından davacının tanık dinletme talebinin reddi gerekmiştir. Bono aslı ----- gönderilerek bono üzerindeki imzanın 40 yıl öncesine ait olup olmadığı yönünde inceleme yapılması talep edilmiştir. Dosya içerisine gelen ----------- raporu doğrultusunda "İnceleme konusu belge altındaki imzanın bir kalem, belgede yer alan yazıların farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem ile oluşturulmuş olduğu, ancak kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tarihine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, söz konusu belgede yer alan yazıların ve imzanın yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur." şeklinde rapor ibraz edilerek bono üzerindeki imzanın yaşının tespit edilemediği görülmüştür. Her ne kadar davacı taraf ön inceleme duruşmasındaki beyanında müvekkilinin 83 yaşında olduğunu, senedi düzenlemediğini bu nedenle imza ve el yazısı incelemesi talep etmiş ise de dava dilekçesinde bu konuda bir talep olmadığı, imzanın kabul edildiği ancak kardeş olan davalı tarafa boş olarak verilen evrakın 40 yıl önce imzalanarak verildiği, ödeme ve tanzim tarihlerinin davalı tarafından sonradan doldurulduğu iddiası olduğundan mahkememiz tarafından davacının iddiasını genişletmesi nedeniyle imza incelemesi yapılmamıştır. Her ne kadar taraflar kardeş ve kardeşler arasındaki hukuki işlemlerde 6100 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesi uyarınca tanık dinlenebilir ise de; taraflar aralarındaki ilişkiyi yazılı belgeyle düzenlemişlerse artık yazılı belgenin aksi iddia ediliyor ise bu iddianın da yazılı belgeyle ispatı gerekir. -------Davalı kardeş tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen bono nedeniyle takip başlatıldığı,------- tarafından gelen ---- tarihli rapor uyarınca bononun üzerindeki imzanın yaşının tespit edilemediği, uyuşmazlığın vasfı gereği davalı alacaklı kardeş tarafından alacağın ispatı için kambiyo senedi vasfında bir bono ibraz edilmesi nedeniyle davacı tarafın tanık dinletme talebinin reddine karar verildiği, borçlu olunmadığına ilişkin senede karşı senet ile ispat ilkesi gereği aynı eş değerde bir delil sunulamadığı görülmekle açılan davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE. Davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatının REDDİNE 2-Alınması gerekli karar harcı 615,40 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 119.542,50 TL harcın mahsubu ile artan 118.927,1 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 614.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 6-Mahkememizin 16/01/2024 tarihli ara kararı ile verilen tedbirin İİK'nun 72/4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, 7-Davacı tarafça dosyaya yatırılan teminatın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 392/2 maddesi gereği yasal süre sonunda davacıya iadesine, İlişkin olarak davacı/davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde-------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2025