İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/469 E. 2024/1118 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/469
- Karar No
- 2024/1118
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/469 KARAR NO : 2024/1118 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03.07.2023 KARAR TARİHİ : 24.12.2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirkete 20.10.2022, 24.12.2022 ve 24.12.2022 tarihlerinde mobilya malzemeleri sattığını ve bu satışı faturalandırdığını ancak davalı şirketin müvekkiline olan toplam 144.992,91-TL borcunun tamamını ödemediğini, bunun üzerine davalının borcun kalanını ödemesi için 14.04.2023 tarihinde ----Noterliği ----- yevmiye numarası ile ihtar çekildiğini, davalı tarafın bu ihtara sessiz kaldığını ve bunun üzerine müvekkilinin bakiye fatura alacağı miktarı üzerinden 02.05.2023 tarihinde-----İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı dosyası kapsamında icra takibine başlandığını, davalı şirketin ise taraflarına gönderilen ödeme emrine 09.05.2023 tarihinde itiraz ettiğini, itiraz üzerine 30.05.2023 tarihinde ticari satımdan kaynaklanan işbu dava için zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ancak ---- dosya numaralı arabuluculuk görüşmeleri sonucunda işbu arabuluculuk sürecinin 13.06.2023 tarihinde "anlaşamama" ile sonuçlandığını, alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin tüm iyi niyetli çabalarının sonuçsuz kaldığını, işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunu, alacağı inkar eden davalı şirketin ticari defterleri sunması ve bu defterler hakkında ilgili bilirkişi incelemelerinin yapılması ile de haklılıklarının sübut bulacağını, basiretli bir tacir olarak borcunu ödemek yerine davalı şirketin, haksız ve kötü niyetli olarak işbu haklı icra takibine itiraz ettiğini, müvekkiline borcunu ödemeyen, tüm ihtar, uyarı ve anlaşma çabalarına sessiz kalan davalının tek amacının davayı uzatmak ve ödeme süresini geciktirmek olduğunu, tüm bu neden ve gerekçelerle davanın kabulünü, davalı borçlunun itirazının iptalini, takibin devamını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ---- tarafından müvekkil şirket----- açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketin kendilerine borcu olduğundan bahisle icra takibi başlattığını ve haksız olarak başlatılan icra takibine müvekkili şirketin itirazı üzerine huzurdaki itirazın iptali davasını açtığını, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, yapılacak incelemeler neticesinde davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunun açıkça ortaya çıkacağını, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen takdir edilecek sebeplerle, öncelikle yetki itirazının kabulü ile açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama masraflarının davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava; -----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili özetle; davalıya mobilya malzemeleri sattığını ancak davalının bakiye borcunu ödemediğini, alacaklarının tahsili için başlattıkları takibe de itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; davalının davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin BA/BS kayıtları bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın; taraflar arasında mobilya alım-satımına dair bir ticari ilişki olup olmadığı, varsa davacının mal teslimini yapıp yapmadığı, davalının kısmi veya tamamen ödemede bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davacının davalıdan takip tarihi itibariyle faturaya/cari hesaba dayalı olarak alacaklı olup olmadığı, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu görülmüştür. ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, 20/10/2022 ve 24/11/2022 tarihli faturalardan kaynaklı bakiye alacağa dayalı olarak 35.054,15-TL üzerinden takip başlattığı görülmüştür. Davacının defter ve belgelerinin incelenmesi için adres mahkemesine talimat yazılmıştır. Bilirkişinin 11/06/2024 tarihli raporunda özetle; "...----’in Ticari defter Noter tasdikinin zamanında yapıldığı, defter tasdikinin usulüne göre olduğu, davacı ---- ’in ticari defter kayıtlarına istinaden; Davalı ------borcu ya da alacağının olmadığı..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür. Davalı defter ve belgelerini sunmamıştır. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına dair iddiasını ispat etmesi gerekir. Davacının akdi ilişkinin varlığını ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; tarafların BA-BS kayıtlarında her iki tarafın da vergi dairesine 3 belge karşılığı 144.992,91-TL'Lik mal alım-satım bildiriminde bulundukları, Ba-Bs bildirimlerinin uyumlu olması karşısında davacının davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ispat ettiği, ancak davacının incelenen defter ve belgelerinde davalıdan alacaklı olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı, ticari defterlerine 144.992,91-TL alacak ve borç kaydetmek suretiyle alacak bakiyesinin 0 TL olduğu, davalının defter ve belge sunmadığı, davacının kendi ticari defterleri ve BA-BS kayıtlarına göre alacağını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur: HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 598,64-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 171,04-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL karar harcının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 2.969,05-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 38,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla; arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.