İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/219 E. 2024/1121 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/219
- Karar No
- 2024/1121
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/219 ESAS KARAR NO:2024/1121 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 22.03.2023 KARAR TARİHİ: 24.12.2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, dava dilekçesi ekinde yer alan cari hesap alacağının tahsil edilemediğini, davacı şirket adına ---------- sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ancak davalının herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davalının itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia ettiğini, söz konusu icra takibinde yer alan takibe dayanak teşkil eden evraklardan anlaşılacağı üzere borcun varlığının ortada olduğunu, davacı şirketin ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davacının haklılığının ortaya çıkacağını, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında kumaş temizleyici ve leke çıkarıcı bir ürünün tanıtımı ve satışına ilişkin ticari iş ilişkisinin bulunduğunu, buna göre davalı tarafından kumaş temizleyici ve leke çıkarıcı ürünün internet üzerinden tanıtım ve satışının yapıldığını, davalı davacı şirketten satın almış olduğu 24 adet 500 ml'lik deri bakım malzemesini iade ettiğini, işbu sebeple davalı, davacı şirkete ------- tutarlı iade faturası kestiğini, davalının faturada birim fiyat ve adet fiyatı sehven ters yazdığını fark ettiğini ancak yedi gün geçtiği için faturayı iptal edemediğini, davalının iyiniyetli bir şekilde davacı şirket ile e-posta üzerinden iletişime geçerek durumu izah ettiğini, davacı şirketin davalıya----- no.lu faturanın iptal olduğunu tekrar iade faturası kesmesini söylediğini, bunun üzerine davalının adet ve birim fiyatı düzelterek ---- tutarında iade faturası kestiğini, daha sonra davalının davacı şirket tarafından --- tarihinde kendisine ---- tutarında iade faturası kesildiğini fark edildiğini, davacı şirketin tutmuş olduğu muavin defterde sadece ------ tutarındaki iade faturasını işlediğini, ---- tutarında iade faturasını işlemediğini, buna ek olarak, davacı şirketin davalıya kestiği ------- tutarında iade faturasını da işlediği için cari de davalının davacı şirkete borçlu gibi göründüğünü, işbu haliyle davalının iade ettiği ürünleri sanki iade etmemiş ürünleri teslim almış ve ücretini de ödememiş gibi maddi gerçeğe aykırı yansıtılmaya çalışıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, her ne kadar davacı yanca davaya konu takip talebi ekinde cari hesap ekstresi olduğu ve davalı şirketin davacı şirkete bakiye 55.494,86-TL borcu olduğu iddia edilmişse de tek başına cari hesap ekstresi adı altında düzenlenen iddia olunan borcun varlığına ilişkin belgenin varlığı borcun mevcudiyetine delalet etmediğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin de kurulmadığını, davacı dava dilekçesinde her ne kadar ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucu davadaki haklılıklarının ortaya çıkacağını savunmuş olsa da, davalı tarafından tutulan ticari defter ile davacı şirket tarafından tutulan ticari defter ve cari hesapların birbiri ile uyuşmadığı yapılan inceleme sonucu ortaya çıkacağını ve haklılıklarının sübuta ereceğini, davacı şirket tarafından davalıya 05.08.2022 tarihinde "kalan bakiyeniz 18.769,51-TL gözükmektedir. Lütfen mutabık olup kalanı da ödeyip hesabımızı sıfırlayalım" şeklinde mail atıldığını, davalının ise 11.08.2022 tarihli cevabi mailde "kalan bakiyenizi bugün kapatacağız" ifadelerine yer verdiğini ve aynı gün 18.769,51-TL tutarlı kalan bakiyeyi davacı şirkete ödediğini, davacı şirket tarafından yapılan bu hata nedeniyle davalı defter kayıtlarında inceleme yaptığını, işbu inceleme sonuncunda davacı şirkete daha önce kesmiş olduğu ---- tutarındaki ve yine ------ adet iade faturasını da işlemediklerini fark ettiğini, tüm bu nedenler; fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla---- sayılı icra dosyası ile başlatılan takip haksız ve dayanaksız olmakla itirazın iptali davasının reddini, asıl alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava;---- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle tutulan cari hesap alacağının tahsil edilemediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini beyan ederek, itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; taraflar arasında kumaş temizleyici ve leke çıkarıcı bir ürünün tanıtımı ve satışına ilişkin ticari iş ilişkisinin bulunduğunu, davalının davacı şirketten satın almış olduğu 24 adet 500 ml'lik deri bakım malzemesini iade edip, 47.174,40-TL'lik iade faturası düzenlemesine rağmen davacının takip başlattığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin ---------- kayıtları bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır.Davalının cevap dilekçesinden anlaşıldığı üzere taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu hususunun ihtilafsız olduğu; ihtilafın; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiye istinaden, davacının davalıya teslim borcunu tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, teslim ettiği ürünlerin bir kısmının davalı tarafça iade edilip edilmediği, iade edilmişse bunun haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.-------- esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, cari hesap ekstresine dayalı olarak, 55.494,86-TL üzerinden takip başlattığı görülmüştür. TTK'nın 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca tarafların 2021-2022-2023 yılına ilişkin tüm yasal ticari defterleri üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişi eşliğinde incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.Bilirkişinin 03/01/2024 tarihli kök raporunda özetle; "...davacının yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2021-2022 yıllarında fiziki ortamda tutulan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin noter açılış ve kapanış onayları ile 2023 yılında GIB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalının yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde;2021 yılında ikinci sınıf işletme defterine tabi mükellef olduğu, işletme defteri hesap özetlerinin süresinde GİB’ e kaydedildiği, 2022 yılında 1. Sınıf işletmeye geçtiği ve bilançoya usullerine göre defter tuttuğu Yevmiye, Defter-i kebir ve Envanter defterlerinin noter açılış/kapanış onaylarının süresinde, usulüne uygun yapıldığı, 2023 yılında ise e-defte kullanıcısı mükellef olduğu, bu kapsamda GIB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göreusulüne uygun tutulduğu, davalının kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden; Davacı şirketin ------- takip dosyasındaki talebine ilişkin tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davacı şirketin kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından 18/01/2023 takip tarihi itibariyle 55.494,86 TL tutarında alacaklı, davalının da incelenen kendi defter kayıtlarında davacı şirkete takip tarihi itibariyle 3.921,48 TL tutarında borçlu gözüktüğü görülmüştür. Tarafların defterkayıtları arasında 51.573,38 TL tutarında uyumsuzluk bulunduğu, bahse konu uyumsuzluğundavalının kendi defter kayıtlarında davacı aleyhine raporun 4.b.3. bölümünde gösterildiği üzere 51.573,38 TL tutarında borç kaydetmiş olduğu “İADE” faturası açıklamalı iki ayrı işlemden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davalının cevap dilekçesinde; davacı şirkete gerçekleştirmiş olduğunu iddia ettiği iade ürünlere ilişkin ---- tutarında iade faturası sonrası davacının davalıya aynı tutarda ----- no.lu karşı faturayı düzenlediği, akabinde davalının bu kez --- tutarında bir iade faturası daha düzenlediğini bu sebeple davacı şirkete borçlu olmadığını beyan etmiştir. Davalının iade işlemleri her iki tarafın ticari defter kayıtları üzerinde karşılaştırmalı olarak irdelendiğinde ise; davacının kendi defterlerinde davalı açık hesabında ------ tutarlı iade faturasının kayıtlı olmadığı gibi, işbu iade faturasına ilişkin davacının incelenen 2022 yılına ilişkin BA bildirim formlarında davalı lehine herhangi bir bildiriminin de bulunmadığı görülmüştür. Davalının Raporun 4.c.2 bölümünde incelenen BA bildirim formlarında; bağlı bulunduğu kendi vergi dairesine----- yılında davacı ---adet fatura karşılığı ---- tutarında “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, bu bildirime ilişkin davacının kendi defterlerinde davalı açık hesabında davalı aleyhine borç kaydedilen faturalar ile uyumlu olduğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı, “alım” olarak vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu faturalar içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı şirkete geçtiği, davalı şirketin işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini somut olarak ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Defter ve belge incelemesine göre tarafların arasındaki ticari ilişkinin ---- tarihinde başladığı, davacının ---- kayıtlarının boş göründüğü, ----- kayıtlarının ise hiç gönderilmediği, yine dava ve cevap dilekçelerine göre ----kayıtlarının henüz hiç celp edilmediği, bilirkişinin defterler yanında davalının--- kayıtlarına da atıfta bulunduğu, ancak davalının ---- kayıtlarının davacının --- karşılaştırılmadığı, taraf defterleri arasında iki adet iade faturasından kaynaklı uyumsuzluk bulunduğu, bu hali ile raporun uyuşmazlığın çözümünde elverişli olmadığı anlaşılmakla; davacının ----kayıtlarının istenmesine, davalının ----- kayıtlarının istenmesine karar verilmiş, eksikler celp edildiğinde dosyanın aynı bilirkişiye tevdii edilerek, davalının süresinden sonra sunduğu ve delil listesinde de yer almayan, malların fiziken iade edildiğine dair evrakı dikkate alınmaksızın davalı vekilinin diğer itirazları dikkate alınarak, --- defterlerin birlikte karşılaştırılması suretiyle ek rapor düzenlenmesi istenmiştir.Bilirkişinin ----- tarihli ek raporunda özetle; "...Davalı vekilinin kök rapora beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi; Davalı vekilinin kök rapora itirazında iddiası, davalının davacı şirketten satın almış olduğu 1.820 adet 500 ml'lik deri bakım malzemelerini iade ettiği ve davalının, davacı şirkete ---- tutarlı iade faturası kestiği, birim fiyat ve adet fiyatı sehven ters yazdığını fark ettiği, fakat 7 gün geçtiği için faturayı iptal edemediğini beyan etmiştir. Bu hususa ilişkin gerek tarafların ticari defter kayıtları gerekse ---formların yönünden yapılan incelemede; davalının davacıya düzenlemiş olduğu kök raporun 4.c. bölümünde incelenen faturaların davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yer almadığı, aynı şekilde davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği --- formlarında daalım/iade bildiriminin bulunmadığı, Eş deyişle davalının düzenlendiği ihtilaf konusu iadefaturaların davacı şirketin kabulünde olmadığı görülmüştür..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur ------------İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına dair iddiasını ispat etmesi gerekir. Davacının akdi ilişkinin varlığını ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; tarafların defter ve belgeleri ile --------- kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, bilirkişi raporuna göre davacının defter ve belgelerinde kayıtlı faturaların davalı tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalının 15.07.2022 tarihli ve 47.174,40 TL tutarlı iade faturasının davacının defterlerinde yer almadığı, davalı faturaya süresi içerisinde itiraz etmediğinden bu kayıtların, mal/hizmet tesliminin yapıldığına karine oluşturduğu, davacının ticari ilişkiyi ve mal/hizmet teslimini ispat ettiğinden, ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalının karinenin aksini, ödeme yaptığını veya iade faturasına neden olacak iade sebebini ispat etmesi gerektiği, ancak davalının iade nedenine dair bir delil sunmadığı anlaşılmakla; davacı davasını ispat ettiğinden davasının kabulüne karar verilmiş; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan icra inkar tazminatı talebi kabul edilere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur: HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, -Davalının------------ sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz işletilmesine, 2-Asıl alacak miktarı olan 55.494,86-TL'in %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 3.790,85-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 670,25-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 277,47-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.843,13-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam 947,72-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 5.247,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 65,60-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.24.12.2024