İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/595 E. 2025/272 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/595
Karar No
2025/272
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/595 Esas KARAR NO: 2025/272 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 23.11.2020 KARAR TARİHİ: 11.04.2025 İşbu davanın 07.01.2025 tarihinde işlemden kaldırıldığı anlaşılmakla, dosya ele alınıp incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.11.2017 tarihinde ---- meydana gelen kazada, davalılardan --- ait, diğer davalı ---- poliçesi ile sigortalanan --- yönetimindeki ---- plakalı araç ile ---- plakalı aracın çarpıştığını ve sürücü --- ve araçtaki yolcu ------ ölümüne ve yine aynı araçtaki yolcu müvekkili --- ağır yaralanmasına neden olduğunu, ------ tarihli raporunda; şüpheli sürücü --------- idaresindeki otomobil ile olay mahalli yolda seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni göstermediğini, gerisinden gelen ve bu mevkide kendisini geçmek üzere karşı yön bölümüne yönelen müteveffa sürücü idaresindeki araca rağmen hatalı ve kontrolsüz bir şekilde hafifçe karşı yön bölümüne taşacak şekilde sola yönelme yaparak kamyonetin direksiyon hakimiyetinin kaybolmasına zemin hazırladığını ve akabinde bu araçla çarpıştıklarının anlaşıldığını, meydana gelen olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu bulunduğunu, kazada yolcu olan müvekkilinin kusurunun söz konusu olmadığını, ------ Mahkemesinin de bu raporu dikkate aldığını ve bu karar doğrultusunda sürücü ----kusurlu bulup hüküm tesis ettiğini, ---- ilgili kararın sanık müdafiince istinaf edildiğini, -----sayılı ilamıyla istinaf başvurusununun reddedildiğini, -------- tarihinde kesinleşme şerhiyle beraber sanığın beş yıl hapis cezasının kesinleştiğini, tüm bu nedenlerle; trafik kazasında bedensel zarar nedeniyle, 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, bedensel ve maddi zararların belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) olay tarihinde işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara (davalı sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde) ödetilmesini, (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, harca esas olmak üzere 1.000,00-TL), davacı için 30.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme işleten ve sürücüden tahsilini, işletenin ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından, ------ adına, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik , tedavi gideri sebebiyle 1.000,00-TL maddi tazminat talepli huzurdaki davanın ikame edildiğini, yapılan talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, reddi gerektiğini, huzurdaki davanın öncelikle dava şartı eksikliği sebebiye usulden reddi gerektiğini, davacının, müvekkili şirkete Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun bir rapor sunmadığını, davacının maluliyetiyle alakalı herhangi bir raporun dosyada bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketine usulune uygun başvuruda bulunmadan, maluliyet tespiti yapılamadan davacının husumeti dava ettiğini, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, bu hususta sorumluluğun ----ait olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin davacıya tazminat ödemesi gerektiği kanaatine varılması halinde tazminat miktarının, -------- kadın/erkek tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplanması gerektiğini, dava konusu olayda müterafik kusur durumunun olup olmadığı hususunun araştırılmasını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla beyan ve itirazlarına itibar edilmeyerek müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi durumunda yerleşik ----gereği hesaplanan tutardan hatır taşıması indirimi yapılmasını, müterafik kusur ve hatır indirimine ilişkin beyanlarının kabul görmesi durumunda, aleyhlerine karar verilecek ise; hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinin ayrı ayrı yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle; müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı -------cevap dilekçesinde özetle; trafik kaza tespit tutanağında olay mahallindeki yolun iki şeritli 6,90 m genişliğinde çift yönlü yol olduğunu, bu yolda zeminin sathi kaplama-kuru, vaktin gündüz, havanın açık, yatay ve düşey güzergahın düz ve eğimli, mahallin meskün dışı olduğu ve mahaldeki azami hız limitinin 90 km/saat olduğu belirtildiğini oysa ------ görüntülerimden görüleceği üzere kamyonetin otomobillere göre hız sınırı daha düşük olması gereken bir araç olduğunu, oldukça hızlı olduğunu, 90 km hızdan çok daha yüksek hızda olduğunu, kazada sürücünün hiçbir kusurunun olmadığını, sanığın kaza tespit tutanağında "kusursuz", bilirkişi raporunda ise "asli kusurlu” olduğundan ortadaki çelişkili durumun kaldırılması için ----- ya da yetkin bir başka kurumdan yeni bir rapor alınması gerektiğini, şuan dosyadaki tutanağa ve rapora göre kusur tespitinin %100 farklılık olduğunu, bu çelişkinin giderilmesini, bu bakımdan dosyanın yeniden ---- gönderilmesini ya da ------- teknik üniversitelerin trafik mühendisliklerine yeniden rapor için gönderilmesine karar verilmeşi gerekirken ilk celsede doğrudan ceza tesisine gidilmesinin bu davada delil olarak kabul edilemeyeceğini, Ceza Mahkemesinin burada yeniden keşif de yapmadığını, çelişkinin giderilmesi için tanık beyanları, kamera kayıtları, kaza tutanağı irdelenerek yeniden yapılmasını, sürücünün hiçbir şekilde kusurunun bulunmadığı sarih olduğundan ------- da itiraz ettiklerini ve her iki rapor arasında da büyük çelişki olduğundan; açılmış olan davayı ve iddiaları kabul etmediğini, davacılardan bir kısmının adresi----- olmamasına rağmen----- Mahkemelerinde davanın açılmasının da doğru olmadığından bize göre yetkili mahkemenin ---- olduğundan yetki itirazında da bulunduğunu, belirtilen ve iddia olunan maddi ve manevi tazminat taleplerinin de fahiş olduğunu ve reddi gerektiğini, bu hususa da itiraz ettiğini, tüm bu nedenlerle; açılmış olan haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-------dilekçesinde özetle; dava konusu kazada şerit ihlali yapılmasının sözkonusu olmadığını, aracın hafifçe yolun soluna yöneldiğinin de tümüyle gerçek dışı bir değerlendirme olduğunu, video görüntülerinde de böyle bir durumun olmadığı açıkça görüleceğini, dava konusu trafik kaza tutanağında da şüphelin müvekkilinin şerit ihlali yapmadığı ve kendi şeridinde gittiği şeklinde kroki çizildiğini, trafik kaza tespit tutanağında olay mahallindeki yolun iki şeritli 6,90 m genişliğinde çilt yönlü yol olduğunu, bu yolda zeminin sathi kaplama-kuru, vaktin gündüz, havanın açık, yatay ve düşey güzergahın düz ve eğimli, mahallin meskun dışı olduğunu ve mahaldeki azami hız limitinin 90 km/saat olduğu belirtildiğini oysa ------- görüntülerinden görüleceği üzere kamyonetin otomobillere göre hız sınırının daha düşük olması gereken bir araç olduğunu, oldukça hızlı olduğunu, 90 km hızdan çok daha yüksek hızda olduğunu, kazada hiçbir kusurunun olmadığını, sanığın kaza tespit tutanağında "kusursuz", bilirkişi raporunda ise "asli kusurlu" olduğundan ortadaki çelişkili durumun kaldırılması için ---------- ya da yetkin bir başka kurumdan yeni bir rapor alınmasını, şuan dosyada tutanağa ve rapora göre kusur tespitinin % 100 farklılık gösterdiğini, bu çelişkinin giderilmesini, bu bakımdan dosyanın yeniden ----- gibi teknik üniversitelerin trafik mühendisliklerine yeniden rapor için gönderilmesine karar verilmesi gerekirken ilk celsede doğrudan ceza tesisine gidilmesinin bu davada delil olarak kabul edilemeyeceğini, Ceza Mahkemesinin burada yeniden keşif de yapmadığını oysa burada bu çelişkinin giderilmesi için tanık beyanları, kamera kayıtları, kaza tutanağı irdelenerek yeniden yapılmasını, tarafının hiçbir şekilde kusurumun bulunmadığı sarih olduğundan --------- Raporuna da itiraz ettiğinden ve her iki rapor arasında da büyük çelişki olduğundan; açılmış olan davaya ve iddiaları kabul etmediğini, davacılardan bir kısmının adresi İstanbul olmamasına rağmen ------Mahkemelerinde davanın açılması da doğru olmadığından bize göre yetkili mahkemenin -----olduğundan yetki itirazında da bulunduğunu, belirtilen ve iddia olunan maddi ve manevi tazminat taleplerinin de fahiş olduğunu ve reddi gerektiğini, bu hususu da itiraz ettiğini, tüm bu nedenlerle açılmış olan haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava, cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.HMK 150 maddesinde; "(1)Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır." denilmektedir.Davacı tarafından eldeki dosyanın 07.01.2025 tarihinde takip edilmemesi sebebiyle işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından üç aylık yasal süre içerisinde dosyanın yenilenmediği anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur: HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-1-Maddi Tazminat yönünden; 2-İşbu dava 07.01.2025 tarihinde işlemden kaldırıldığı, yasal süre içerisinde yenilenmediğinden davanın HMK 150/5. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA; 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 561,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı -----tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 7,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ----verilmesine, 7-Açılmamış sayılması dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı ----- lehine takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---------- verilmesine, 8-Karar tarihinde davalılar --- vekil ile temsil ettirmediğinden davalılar ------lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, B-1-Manevi Tazminat yönünden; 2-İşbu dava 07.01.2025 tarihinde işlemden kaldırıldığı, yasal süre içerisinde yenilenmediğinden davanın HMK 150/5. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA; 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının davacı tarafından yatırılan 51,48-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 560,92-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 51,48-TL tamamlama harcının davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Açılmamış sayılması dava yönünden karar tarihinde davalılar ---- vekil ile temsil ettirmediğinden davalılar ------- lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde------------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.11.04.2025

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/595, K. 2025/272, T. 11.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-595-e-2025-272-k-8fb49adf7a22