İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/256 E. 2025/882 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/256
Karar No
2025/882
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/256 Esas KARAR NO : 2025/882 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/03/2025 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkilinin iş bu ticari ilişkiden kaynaklı "Tahribatsız Muayene Hizmeti" sebebiyle davalı tarafa 03/11/2022 tarihli, 4.720,00 TL bedelli, 28/11/2022 tarihli 2.360,00 TL bedelli, 26/12/2022 tarihli 4.720,00 TL bedelli toplam 3 adet faturanın düzenlendiğini, düzenlenen faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı tarafından itiraz edilmediğini ancak faturaya ilişkin borç ödenmediğini, faturaya dayanan ve ödenmeyen fatura alacaklarına ilişkin olarak davalı borçlu aleyhine 14/03/2024 tarihinde -------İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini, davalının haksız olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü,--------İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığını, dosyaya sunulan faturalarda müvekkil şirkete ne ürün ve hizmet verildiğinin anlaşılamadığını, ürünün veya hizmetlerin gereği gibi ifa edilip edilmediği hakkında herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığını, taraflar arasında geçerli bir borç ilişkisinin bir akdin olması gerektiğini, sadece faturanın tebliğ edilmesi ve tebliğden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemesinin akdi ilişkinin varlığının kanıtı olmadığını, dava konusu iptali istenen -------İcra Müdürlüğü--------- esas sayılı icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, takipte ödeme emrinde bir sözleşmenin bahsedilmediğini, faturaların neye ilişkin olduğuna dair icra dosyasında hiçbir bilginin sunulmadığını, icra müdürülüğü ve mahkemelerin takipte dayanağı yapılmayan bir belgeye üzerinden incelenebilmesi ve değerlendirilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, avans faizi isteminde bulunulduğunu, müvekkile iletilen fatura ve bunlara ilişkin ihtarname, cari hesap ekstresi bulunmadığını, bunların tebliğ edilmediğini, bu nedenle avans faizinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin likit olmayan bir alacağa dayanan icra takibine itiraz ettiğini savunarak; davanın reddini, --------İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı takibin iptalini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, tüm faiz taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. DELİLLER:-------- Şirketi, ------- Şirketi, ------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü. Dosyaya 25/09/2025 tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu görüldü. SMMM Bilirkişi -------- tarafından hazırlanan 25/09/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ''Tahribatsız Muayene Hizmeti''ne ilişkin sözleşmeye dayalı kesilen 03.11.2022 tarihli, 4.720,00-TL bedelli, -------- numaralı; 28.11.2022 tarihli, 2.360,00-TL bedelli, --------- numaralı ve 26.12.2022 tarihli, 4.720,00-TL bedelli, -------- numaralı üç adet faturada gösterilen alacağın tahsili için başlatılan -------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davalı tarafça, taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, faturanın kendilerine tebliğ edilmediği ve faturaya konu herhangi bir hizmet teslim edilmediği hususunun savunulduğu görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 sayılı TTK 21/1). Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 sayılı TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacak miktarı kadar iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Aradan uzun zaman geçtikten sonra iade faturası düzenlenmiş olması alacağın varlığını ortan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacaktır .Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı (ve davalı) defterlerinde 11.800,00 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, her ne kadar davalı tarafça hizmetin ifa edilmediği savunulmuş ise de, davalının faturalara süresinde itiraz etmemiş olması ve faturaları defterlerine işlemiş olması nedeniyle hizmetin ifa edildiğinin karine olarak kabulünün gerektiği, aksini ispatlama külfetinin davalıya ait olduğu, davalının aksini ispat eder nitelikte delil ileri sürmediği, bu sebeple davalının faturadan kaynaklanan borcunu ödemek yükümlülüğü altında olduğu, tarafların tacir olması nedeniyle takipte talep edilen faiz türünün hukuka uygun olduğu, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun -------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Takip konusu alacağın (11.800,00 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 2.360,00 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (11.800,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 806,05 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 190,65 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 1.318,30 TL dava açma masrafı ve 6.590,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 7.908,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (11.800,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 11.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 04/11/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/256, K. 2025/882, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-256-e-2025-882-k-7d9715a3fcd7