İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/40 E. 2024/552 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/40
Karar No
2024/552
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/40 Esas KARAR NO : 2024/552 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/01/2024 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin... plaklı aracın maliki olduğunu, 02.12.2021 tarihinde Karabağlar'da ... plakalı araç ile müvekkili aracın çarpıştığını ve müvekkilinin aracının ciddi hasar aldığını, aracın tadilatının kasko şirketi tarafından yapıldığını, ... plakalı aracın davalı şirket tarafından sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, oluşan değer kaybının tazmini için sigorta şirketine başvuru yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak, alacak belirli hale geldiğinden artırılmak kaydıyla 1000 TL değer kaybı tazminatının arabuluculuk başvuru yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda öngörülen sürelerde açılmamış olup davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının belirsiz alacak talepli davasının yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, davacının taleplerinin 2 yıllık zamanaşımına uğradığını ve davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Ek 6. Maddesi gereğince müvekkili şirkete başvuru yapılması esnasında davacı tarafça ibrazı zorunlu olan belgelerin dosyaya ibraz edilmediğini, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 15.11.2021/2022 vadeli, ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 43.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, bu davaya konu olmamakla birlikte, taraflarınca kesinlikle kabul edilmemekle birlikte poliçe teminatından kalan tutarın mahkemeye bildirilmesi amacıyla, 02.12.2021 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından davacıya ait aracın kasko sigortacısı olan... Sigorta A.Ş.’ ye rücuen 22.04.2022 tarihinde 27.323,07-TL hasar ödemesi yapıldığını, değer kaybı talebine ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren faiz talebinin yasal düzenlemeye aykırı olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU : Açılan dava, 02/12/2021 tarihinde davalı sigorta şirketinden Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortaları bulunan ...plaka sayılı araç ile davacıya ait... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu davacıya ait ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının ne kadar olduğunun belirlenmesi ile belirlenecek bedelin arabuluculuk başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya, trafik uzmanı bilirkişi ve otomotiv alanında uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 31/07/2024 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Kusur Yönünden Senaryo... plakalı otomobil sürücüsü ...'in kırmızı ışık ihlali yaptığının kabulü halinde...mobil sürücüsü...'in kırmızı ışık ihlali yaptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ... 'ın atfı kabil kural ihlali bulunmadığından dolayı etken olmadığını; Senaryo ... plakalı otomobil sürücüsü...n kırmızı ışık ihlali yaptığının kabulü halinde ...plakalı otomobil sürücüsü ...'ın kırmızı ışık ihlali yaptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in atfı kabil kural ihlali bulunmadığından etken olmadığı; Değer Kaybı Yönünden kusur durumları dikkate alınmadan...plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 25.000,00 TL olabileceği hususlarında görüş bildirilmiştir. Davacı vekilinin 06/08/2024 havale tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 1.000,00-TL olarak belirttikleri değer kaybı tazminatı taleplerini 12.500,00-TL'ye artırdıklarını beyan ederek 12.500,00-TL değer kaybı tazminatının arabuluculuk başvurusu yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği ve ıslah edilen dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmüştür. Mahkememizce 24/09/2024 tarihli celse ara kararı ile "Yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle, gerek aktüer bilirkişinin yaptığı hesaplamanın kusur oranına göre yargılama sırasında belirli olmasının tarafların yapacakları iddia ve savunmalar gereği adil yargılanma hakkı çerçevesinde gerekli olduğu, gerekse davacı tarafça ıslah yoluna gidildiği takdirde ıslahın belirlenen kusur oranı üzerinden yapılabileceği dikkate alınarak, gereksiz ve karmaşıklığa yol açacak yeni sorunların yaratılmaması açısından kusur oranının mahkememizce belirlenip taraflara açıklanmasının gerekli olduğu göz önünde tutularak; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile kaza sırasında hangi tarafa yeşil ışık yandığının tespit edilememesinden kaynaklı olarak davaya konu kazada davalı sürücünün %50, davacının ise %50 oranında kusurlu olduklarının tespiti ile davalı vekilinin bilirkişi raporuna ilişkin itirazının reddine karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olundu." şeklinde hüküm kurularak yargılamaya devam olunmuştur. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmakla bu itiraz açısından bir değerlendirme yapma gerekliliği hasıl olmuştur. Dava konusu kazanın 02/12/2021 tarihli olduğu, davacının arabulucuya başvurması üzerine taraflar arasında arabuluculuk sürecinin 29/11/2023 tarihinde başladığı ve 17/01/2024 tarihinde sonlandığı, arabuluculuk süreci için öngörülen durma süresi gözetildiğinde 18/01/2024 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü, yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle yapılan değerlendirmede tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %50, davacıya ait araç sürücüsünün ise %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacıya ait araçta kaza sonrası oluşan hasar nedeniyle 25.000,00-TL değer kaybı oluştuğu, davacı vekilinin 06/08/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile dava değerini 12.500,00-TL olarak artırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, davacının zararını yukarıda değinilen yasal düzenlemeler karşısında davalının gidermekle mükellef olduğu kanaatine varılarak bu itibarla dava değeri artırım dilekçesi uyarınca davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-12.500,00-TL değer kaybı tazminatının poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 31/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 853,88-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL harç ile 196,70-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 256,58-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 50,00-TL elektronik tebligat, 3,50-TL (KEP) posta masrafı, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı ve 196,70-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.105,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 12.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN hükümlü nitelikte olmak üzere karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim... ¸e-imza

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/40, K. 2024/552, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-40-e-2024-552-k-25fbff3341f2