İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/541 E. 2025/251 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/541
Karar No
2025/251
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/541 Esas KARAR NO : 2025/251 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 29/07/2024 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi özetle; 01.08.2023 Tarihinde davacı şirket nezdinde sigortalı bulunan malların davalı sorumluluğunda gerçekleştirilen nakliyesi sırasında zarar meydana geldiği, Meydana gelen zarar neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından 05.02.2024 tarihinde ödenen tazminat 8.909,67 TL tutarında rücu edildiği, Meydana gelen zarar miktarı ve kusur/rücu durumu ekspertiz raporu ile tespit edildiği, Davacının delil olarak dayandığı 23.03.2014 tarihli eksper raporundaki tespitlerin, sigortalının beyanlarına ve olaydan hemen sonra mahallinde yapılan gözlemlere dayandığı da raporda kayıtlı olduğu, Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere)Davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 9.219,44-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 05.02.2024 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, Asıl alacak tutarının *620'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine ,Yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim” denilerek dava açmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; “Davacı taraf, dava dilekçesinde refere ettiği ancak ---------- tercümesi sunulmayan birtakım yabancı belgelere dayandığı, Dava konusu taşıma emtianın uluslararası taşıması olup, Anayasamız ve CMR 1. Madde gereği usulüne uygun şekilde onaylanıp yürürlüğe giren CMR Konvansiyonunun kanun hükmünde sayılmakla somut ihtilafa uygulanması gerekmekte olduğu, Davacı tarafın mezkur maddede öngörülen sürede yapılmayan yazılı ihbar şartını yerine getirmediğinden ötürü davalı şirket iddia edilen hasardan sorumlu olmalıdır, Davaya konu taşıma, uluslararası kara taşıması olup; Anayasamız ve CMR 1. Madde gereği usulüne uygun şekilde onaylanıp yürürlüğe giren CMR Konvansiyonunun kanun hükmünde sayılmakla somut ihtilafa uygulanması gerekmekte olduğu, İşbu nedenle huzurdaki ihtilafın giderilmesi için alanında uzman CMR bilirkişilerce rapor tanzim edilmesi gerekmekte olduğu, Davacı yanın yürütmekte olduğu faaliyet, sigortacılık hizmeti olup; işbu nedenle yargılamanın aydınlatılması, açık ve adil bir şekilde yürütülmesi için alınacak bilirkişi raporunu tanzim eden heyet içerisinde sigorta uzmanı bir bilirkişinin de bulunması gerekmekte olduğu, Huzurdaki uyuşmazlıkta, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında Emtca Nakliyat Sigorta Poliçesi tanzim ettiği, Davacı tarafın dava dilekçesinde rizikonun 01.08.2023 tarihinde meydana geldiği ileri sürüldüğü, Nitekim yine davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporunda da hasar tarihi olarak 01.08.2023 tarihi belirtilmiş olup poliçenin, rizikonun meydana geldiği tarih olan 01.08.2023 tarihinden sonra 11.08.2023 tarihinde geçmişe etkili olacak şekilde akdedildiği tespit edildiği, Her ne kadar işbu poliçe tanzim edilmişse de zarardan haberdar olan sigortalının geçmişe etkili sigorta sözleşmesi akdetmesi kötü niyetli olup sigorta himayesi sağlamayacaktır zira sigorta sözleşmesi başlangıçta ölü doğduğu, Bu kapsamda rizikonun meydana gelme durumu ortadan kalktığı, Sigorta sözleşmesi gerek hasardan haberdar olan sigortalının geçmişe etkili olarak sigorta sözleşmesi akdetmesi, gerek rizikonun gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkması neticesinde sigorta poliçesinin akdedilmesi sebepleriyle geçersiz olduğu, Davacı sigorta şirketi, dava dışı sigortalısına sunmuş olduğu sigorta himayesinin kapsamını Alüminyum ile sınırlandırmış olup ambalaj ve elleçleme hizmeti ücretini teminat kapsamı dışında bıraktığı, Davacı taraf, işbu cevap dilekçesinde ekli CMR senedine herhangi bir hasar hususunu şerh etmediği ve teslimden itibaren 7 günlük süre içerisinde bu hususu bildirmediği gibi ambalajların hasarlandığı iddiasını ispatlayamadığı, Her ne kadar ekspertiz raporu ile ambalajların hasarlandığı hususu öne sürülmüşse de işbu ekspertiz raporu; iddia edilen hasar tarihinden yaklaşık 4 ay sonra düzenlenmiş, sadece evrak üzerinden inceleme yapılmış, sigortalının beyanları doğrultusunda hazırlandığı, Taşımacının sorumluluğunun ortadan kaldıran özel hallerin düzenlendiği 17/4-c maddesinde yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılmasından kaynaklanan hasarlar nedeniyle taşımacının Sorumlu tutulamayacağı, Hasarın taşıma esnasında kabul edilse dahi, davalı şirketin kusurundan veya davalı şirketten kaynaklanan bir sebepten dolayı değil, yükleme, ambalajlama ve istifleme hatasından kaynakladığını, Bu husus, dosya nezdinde alınacak bilirkişi raporları ile de tespit altına alınacağı, haksız davanın reddine, Davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi taleple dava dilekçesine cevap verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği bedelin tahsili amacıyla --------- İcra Dairesinin ---------E. Sayılı dosyasından girişilen icra takibine itirazın iptali, icra inkar ve kötüniyet tazminat talebine ilişkindir. Davada taraf teşkili sağlanmış deliller toplanmıştır. ---------- yerleşik Dava dışı sigortalı -----------Ş. Firması tarafından ------------ bulunan dava dışı ---------- Firmasına ------------ sayılı fatura muhteviyatı olan toplamda 3 kap, 1.999 kg Net, 2.071kg Brüt ağırlığında olan 7604.21.00.00.00 GTİP’li(Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonlu) ve “Alüminyum Profil/Boyasız” ticari tanımlı olan emtianın 7.636,18 EUR bedeli ve ---------- Teslim şekli ile ihracatının planlandığı, Taşıma sorumluluğunu davalı taşımacı olan -----------Ş. firmasının üstlendiği ve ------------ plakalı araç ile taşınarak ---------- ---------- sevk edildiği, Taşıma sırasında hasar oluştuğundan sebeple yapılan kontrollerde emtianın kendisinde herhangi bir hasar olmadığı fakat emtianın ambalajında hasar tespit edildiği ve buna ilişkin olarak da elleçleme ve yeniden paketleme işlemi yapıldığından 300 EUR Tutarında Masraf oluştuğu, Oluşan 300 EUR tutarındaki masraf Dava dışı sigortalı ------------Ş. Firması tarafından davacı Sigortacı firma olan -----------Ş.’den talep edildiği, Davacı ----------Ş. Tarafından dava dışı Sigortalıya ödendiği iddia edilen 300 EUR tutarındaki masrafın Türk Ticaret Kanunu’nun 1481.Maddesine istinaden Halefiyet ilkesi kapsamında davalı taşımacıdan talep edilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosya bilirkişe heyetine tevdi edilmiş olup sunulan bilirkişi raporunda neticeten; Öncelikle Taşıyıcı, eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi, buna karşılık gönderen veya gönderilen ise taşıyıcıya taşıma ücretini ödemeyi borçlanmaktadır. Taşımacıların gerek Ulusal mevzuat gerekse de Uluslararası Taşıma mevzuatı uyarınca eşyanın teslim alınmasından teslim edilmesine kadar olan süre içerisinde eşyanın zıyaından ve hasarından doğacak zararlardan sorumlu olduğu sabittir. Fakat, taşıyıcının bu sorumluluğu zararın oluşmasına varsa gönderenin/yükletenin bir davranışı ya da taşınan eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde bu kriterlerin ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınması gerekir. Ayrıca, ortaya çıkan zıya ve hasar taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmiş ise taşıyıcı sorumluluktan kurtulabilecektir. Gelinen bu noktada Dava konusu olayı taşımacılık mevzuatı yönünden etraflıca ele aldığımızda CMR konvansiyonunun 8.Maddesi, “Taşımacının Sorumluluğu” başlıklı 17. Maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun “Taşımacının Sorumluluğu” ana başlıklı 875, 876, 877 ve 878. Maddeleri şu şekildedir; CMR KONVANSİYONU MADDE 8 1. Yükü teslim aldığı sırada taşımacı şunları kontrol edecektir: a) Parça sayısı ve bunların üzerindeki marka ve numaralar bakımından sevk mektubundaki beyanların doğruluğu, b) Yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumu. 2. Taşımacı bu maddenin 1 inci paragrafında belirtilen beyanları kontrol etmek için gerekli makul araçlardan yoksun ise, sevk mektubuna çekincesini gerekçesi ile birlikte yazacaktır. Aynı şekilde yükün ve ambalajların görünürdeki durumu ile ilgili yazacağı çekincenin gerekçelerini de belirtecektir. Çekinceler, gönderici sevk mektubunda bu çekincelere bağlı kalacağını açıkça kabul etmiş olmadıkça göndericiyi bağlayıcı olmayacaktır. Gönderici, yükün brüt ağırlığını veya bunların başka türlü ifade edilmiş miktarlarını, kontrol etmesini taşımacıdan isteme hakkına sahiptir. Ayrıca parçaların kontrol edilmesini de isteyebilir. Taşımacı kontrol giderlerini isteme hakkına sahiptir. Kontrollerin sonuçları sevk mektubuna yazılır. CMR KONVANSİYONU MADDE 17: 1. Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 2. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. 3. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur. 4. Madde 18 paragraf 2 ila 5'e uygun olmak üzere kayıp veya hasar durumları aşağıda belirtilen koşullardan bir veya birkaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. a) Kullanılmasında anlaşmaya varılmış ve sevk mektubunda açıkça belirtilmiş olduğu üzere, madeni levha ile kaplanmamış açık taşıtlar kullanılması, b) Ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması, c) Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması, d) Özellikle kırılma, paslanma, çürüme, kuruma, normal fire yahut da güve ve haşerattan kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliği, e) Sandık veya paketlerin üzerindeki marka veya numaraların yetersiz veya hatalı oluşu, f) Canlı hayvan nakli, 5. Kayıp, hasar ve gecikmeye neden olan faktörlerden bazıları bakımından bu maddeye göre sorumlu olduğu faktörlerin kayıp, hasar ve gecikmeye yaptıkları katkı oranında sorumlu olacaktır. “B) Taşıyıcının sorumluluğu I - Zıya veya hasar ile gecikmeden doğan zarardan sorumluluk MADDE 875- (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. (3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun. II - Sorumluluktan kurtulma 1. Genel olarak a) Taşıyıcının özeni MADDE 876- (1) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. b) Araç arızası ve kiraya verenin kusuru MADDE 877- (1) Taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. Özel hâller MADDE 878- (1) Zıya, hasar veya teslimdeki gecikme, aşağıdaki hâllerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur: a) Sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olması yahut güverteye yükleme yapılması. b) Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama. c)Eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılması. d) Eşyanın; özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği. e) Taşınacak paketlerin gönderen tarafından yetersiz etiketlenmesi. f) Canlı hayvan taşıması. g) 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan hükümlerin taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını haklı gösterdiği hâller. (2) Herhangi bir zararın hâl ve şartlara göre birinci fıkrada öngörülen bir sebebe bağlanmasının muhtemel bulunduğu durumlarda, o zararın bu sebepten ileri geldiği varsayılır. Birinci fıkranın (a) bendinde öngörülen olağanüstü zıya veya hasar hâlinde bu karine geçerli olmaz. (3) Zıya, hasar veya gecikme, gönderenin eşyanın taşınmasına ilişkin özel talimatlarına taşıyıcının uymamasından ileri gelmişse, taşıyıcı birinci fıkranın (a) bendine dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. (4) Taşıyıcı, sözleşme uyarınca eşyayı sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, neme, sarsıntılara ya da benzer etkilere karşı özel olarak koruma yükümlülüğü altında ise, birinci fıkranın (d) bendine ancak, hâl ve şartlara göre, özellikle de gerekli donanımın seçimi, bakımı ve kullanımına ilişkin kendisine düşen tüm önlemleri almış ve özel talimatlara uygun davranmış bulunması hâlinde dayanabilir. (5) Taşıyıcı birinci fıkranın (f) bendine ancak hâl ve şartlara göre kendisine düşen tüm önlemleri almış ve özel talimatlara uygun davranmış bulunması hâlinde dayanabilir. Bu açıdan değerlendirme yapıldığında Dava konusu ortaya çıkan hasarın oluşmasına gönderenin veya yükletenin bir davranışının ya da taşınan eşyanın özel bir ayıbının sebep olup olmadığı yönünden değerlendirme yapıldığında, davalı taşımacı yönünden yukarıda belirtilen “sorumluluktan kurtulma” şartlarının emtianın “Ambalajlanması” yönünden oluştuğu değerlendirilmektedir. Şöyle ki; özellikle dosyaya sunulan ve raporda incelemeler kısmında bir örneğine yer verilen dava dışı sigortalı ve aynı zamanda taşıma konusu emtianın göndericisi/ihracatçısı konumunda olan ----------Ş. Firması tarafından davacı ------------Ş.’ye hitaben yazılan talep yazısında özetle “TAŞIMA KONUSU EMTİADA HASAR OLMADIĞI, YANİ SADECE PAKETLEMEDE HASAR OLDUĞUNUN belirtilerek buna ilişkin olarak ayıklama ve yeniden paketleme yapıldığından dolayı Elleçleme ve Yeniden Paketleme Bedeli adı altında 300 EUR tutarındaki masrafın talep edildiği görülmektedir. Yani Taşıma sırasında emtianın ambalajında oluşan hasarın, emtianın değerine veya kullanılabilirliğine etki etmediği anlaşılmaktadır. Gelinen noktada gerek yukarıda yer verilen CMR konvansiyonunun 17/4-b maddesi, gerekse de 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 878/1-b maddesi delaletiyle Emtianın özelliğini de dikkate alarak Taşıma Güvenliğine Uygun olacak şekilde doğru ve sağlam ambalajlama yapılmasından emtiayı gönderen tarafın direkt olarak baş sorumlu olduğu sabittir. Buradan hareketle dava konusu olayda taşıması yapılan emtianın zarar görmediği, sadece ambalajının zarar gördüğü ve bu sebepten yeniden ambalajlama işlemi yapıldığı, bu noktada ise elleçleme ve yeniden paketleme adı altında masraf oluştuğu, kanaatine varılmıştır. Sigorta yönünden;Davacı Sigortacı davadışı sigortalısı ---------- Profilin ------------ göndereceği Maden Cevheri, Demir ve Çelik Levhalar, Saç, cüruf için 226.786,15 TL sigorta bedeli üzerinden Geniş Kapsamlı Nakliyat Poliçesi düzenlemiştir. Taşınan sigortalı kıymetin ambalajında meydana gelen zarar açısından, ayıklama ve yeniden paketleme yapılmasından kaynaklı Elleçleme ve Yeniden Paketleme Bedeli olarak 8.909,67.TL hasar tazminatı ödemiş olduğunu beyan etmiştir. Ödemeyi gösterir belge dava dosyasında görülememiş olup, ilave edilmesi ile başkaca eksiklik kalmayacaktır. Paketin/ambalajın zarar görmesi sigorta kapsamında olup, davacı sigortacının düzenlenmiş olduğu poliçede temin edilen riskin gerçekleşmesi nedeni ile davadışı sigortalısına hasar tazminat ödeme sorumluluğu bulunmaktadır. Rücu Talebi Açısıdan Değerlendirme Davacı Sigortacı ödemiş olduğu tazminat tutarı kadar Sigortalısının haklarına halef olmuştur. Türk Ticaret Kanununun 1472 Maddesinin 1 Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiştir. Bu durumda davacı Sigortacının meydana gelen hasarda kusur/sorumluluğu bulunanlara rücu hakkı elde etmiş olup, işbu davayı meydana gelen hasarda davalı tarafın kusuru/sorumluluğu açısından açmış olduğu anlaşılmaktadır. Heyetimiz teknik bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonucuna davalı tarafın meydana gelen zarar açısından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava dava dışı sigortalıya ödenen bedelin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali talebidir. ----------- yerleşik Dava dışı sigortalı -----------Ş. Firması tarafından ------------ bulunan dava dışı ------------ Firmasına ---------- sayılı fatura muhteviyatı olan toplamda 3 kap, 1.999 kg Net, 2.071kg Brüt ağırlığında olan 7604.21.00.00.00 GTİP’li(Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonlu) ve “Alüminyum Profil/Boyasız” ticari tanımlı olan emtianın 7.636,18 EUR bedeli ve -------- Teslim şekli ile ihracatının planlandığı, Taşıma sorumluluğunu davalı taşımacı olan -----------Ş. firmasının üstlendiği ve ----------- plakalı araç ile taşınarak --------- --------- sevk edildiği, Taşıma sırasında hasar oluştuğundan sebeple yapılan kontrollerde emtianın kendisinde herhangi bir hasar olmadığı fakat emtianın ambalajında hasar tespit edildiği ve buna ilişkin olarak da elleçleme ve yeniden paketleme işlemi yapıldığından 300 EUR Tutarında Masraf oluştuğu, Dava konusu ortaya çıkan hasar için davalı taşımacı yönünden yukarıda belirtilen “sorumluluktan kurtulma” şartlarının emtianın “Ambalajlanması” yönünden oluştuğu ve Taşıma sırasında emtianın ambalajında oluşan bu hasarın, emtianın değerine veya kullanılabilirliğine etki etmediği, CMR konvansiyonunun 17/4-b maddesi, gerekse de 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 878/1-b maddesi delaletiyle Emtianın özelliğini de dikkate alarak Taşıma Güvenliğine Uygun olacak şekilde doğru ve sağlam ambalajlama yapılmasından emtiayı gönderen tarafın direkt olarak baş sorumlu olduğu, Buradan hareketle dava konusu olayda taşıması yapılan emtianın zarar görmediği, sadece ambalajının zarar gördüğü ve bu sebepten yeniden ambalajlama işlemi yapıldığı, bu noktada ise elleçleme ve yeniden paketleme adı altında masraf oluştuğu, dolayısıyla davacı tarafından talep edilen dava konusu bu masraftan bilirkişi raporunda da açıklanan nedenlerden ötürü davalı taşımacının sorumlu olmayacağı, Yani davalı tarafın rücu talebi açısından tazminat ödeme sorumluluğu bulunmadığı, değerlendirilmekle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davalı kötüniyet tazminatı talep etmiş olup kötüniyet tazminatının şartlarının oluşmadığı değerlendirilmekle sehven bu konuda karar oluşturulmamıştır. HÜKÜM: Gerekçesi açıklanacağı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 629,78 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 202,18 TL harcın davacıdan tahsil ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Yargılama gideri mahiyetinde olan 427,60 TL peşin harcının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yapılan 18.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 235 TL Tebligat masrafı olan masraflar toplamı 18.235,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulanan AAÜT uyarınca 9.219,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 3.600 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10.04.2025

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/541, K. 2025/251, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-541-e-2025-251-k-ad3a86d57dc5