İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/195 E. 2024/853 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/195
- Karar No
- 2024/853
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/195 Esas KARAR NO: 2024/853 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 14/03/2024 KARAR TARİHİ: 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı şirket aleyhine, müvekkili ile ticari ilişkisi olduğu için taraflar arasında ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalardan kaynaklanan 18.612,03 TL bedelli borçlarının tahsili amacıyla ---------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini, davalı borçlunun tanzim edilen faturalardan kaynaklanan borcunu ödemediğinden dolayı icra takibi başlatıldığını, faturalar ve malın teslim edildiğine dair irsaliyenin hem dava dilekçesinde hem de icra takibinde bulunduğunu, davalının borcun olmadığına, zaman aşımına ve derdestliğe itiraz ettiğini, müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmadığını, müvekkilinin teslim ettiği malların irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içinde düzenlediğini ve davalıya gönderdiğini, davalının düzenlenen ve kendisine gönderilen ve beyan ettiği faturalara ilişkin itirazının olmadığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulü ile icra dosyasındaki itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, icra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkiline ait ticari defterler ile davacının ticari defterlerinin birbirini doğrulamadığından davacı ticari defterlerini lehine delil olarak kullanamayacağını, alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturaya dayandırılan söz konusu borcu ve karşı tarafın fatura alacağı iddiasının kabul edilmediğini savunarak; itirazın iptali ve icra inkar tazminat taleplerinin reddini, %2/'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsilini talep ve beyan etmiştir. İNCELEME: ----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü, ------------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görüldü. Mahkememiz dosyasına 23/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu anlaşıldı. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari alım/satım ilişkisinden kaynaklı olarak kesilen dava ve takip konusu faturalarda gösterilen alacağın tahsiline ilişkin başlatılan --------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır.Davalının hak düşürücü süre itirazının, borca itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edildiğine dair bir delilin icra dosyasında bulunmadığı, kaldı ki takip başlangıç tarihinin 26/12/2023 tarihi olduğu ve bu sebeple davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla reddine karar verilmiştir.Davalının zamanaşımı def'inin dava konusu alacağın satım sözleşmesinden kaynaklanan satım bedeli alacağına ilişkin olduğu, alacağın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. Maddesi uyarınca on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, dava konusu faturaların kesim tarihinin 2021 olduğu, dava konusu takibin 26/12/2023 tarihinde başlatılmasıyla zamanaşımının TBK 154/1-b.2 uyarınca kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının arabuluculuk sürecinde durduğu, 22/01/2024 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının yeniden kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. 23/07/2024 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki ticari alım/satım ilişkisinden kaynaklı olarak kesilen dava ve takip konusu faturalarda gösterilen alacağın tahsiline ilişkin başlatılan ---------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, tarafların dava konusu yapılan faturaya ilişkin hizmeti Vergi Dairesi'ne bildirdiği, tarafların BA/BS formlarının uyumlu olduğu, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı (ve davalı) defterlerinde davacının 18.612,03 TL alacağının varlığının görüldüğü (her ne kadar tarafların defterleri arasında 80 kuruş fark bulunsa da bunun davalının fatura bedelini defterine yanlış yazmasından kaynaklı olduğu bilirkişi raporunda tespit edilmiştir), davacının alacağını ispatladığı, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Takip konusu alacağın (18.612,03 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 3.722,40 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (18.612,03 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 1.271,38 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 843,78 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 916,00 TL dava açma masrafı ve 5.170,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 6.086,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (18.612,03 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 18.612,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 19/11/2024