İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/666 E. 2024/926 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/666
Karar No
2024/926
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/666 Esas KARAR NO: 2024/926 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 28/08/2024 KARAR TARİHİ: 21/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ---------- plakalı aracın kaza tarihi olan 12/07/2022 tarihinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza, davalı şirketin bakım, onarım ve işletilmesinden sorumlu olduğu yol üzerinde ölü inek bulunması nedeniyle meydana geldiğini, hasarın sigorta şirketine bildirildiği, hasarın tespiti amacıyla eksper incelemesi yapıldığı, bu kapsamda yapılan tespitte kaza dolayısıyla, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi kapsamında hasar onarım bedeli olarak kasko sigortalı olan ----------- 19/10/2022 tarihinde 19.398,99 TL, -----------Ş'ye 26/09/2022 tarihinde 2.764,62 TL ve --------- Şirketi'ne 05/10/2022 tarihinde 16.992 TL olmak üzere toplam 39.155,61 TL tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, sigortalıya yapılan 19.398,99 TL ödemenin 2.481,00 TL'si 27/12/2022 tarihinde sigortalı tarafından şirkete geri iade edildiğini, böylece meydana gelen kazaya ilişkin hasar bedeli olarak toplam 36.674,61 TL ödeme yapıldığını, işbu ödemenin davalı şirketten tahsili amacıyla takip başlatıldığını, ancak davalı şirket itiraz ederek takibi durdurduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı, itirazın iptaline karar verilerek takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın müvekkilinin sorumluluk alanı dışındaki bir otoyolda gerçekleştiği nazara alınarak husumet yokluğundan reddi gerektiği ayrıca yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, kaza tespit tutanağında kazanın gerçekleştiği bölgede yer alan tel çitlerde herhangi bir yırtılma ya da hasar bulunduğuna dair bir tespit bulunmadığı gibi davaya konu kazada illiyet bağının kesildiği dikkate alındığında işbu davada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, toplam 38.964,61 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.HMK'nın 114. ve 115. maddelerinde dava şartları düzenlenmiş olup, açılan bir davada öncelikle dava şartlarının incelenmesi ve kanundaki düzenleme sırasına göre dava şartlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra "Kapsam" başlıklı ikinci maddesinde: "Bu kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar." hükmüne yer verilmiştir.Anılan Kanun'un 3. maddesinde "Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, mal; alışverişe konu olan taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü vb. her türlü gayri maddi malları, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.6502 Sayılı Kanun'un 73. maddesinde, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörmüştür. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması ve işlemin tüketici işlemi sayılması gereklidir. Yine 6502 sayılı yasanın 83/2. maddesinde taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması,bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerini uygulanmasını engellemez.Dava, davalı şirketin işletim sorumluluğunda olduğu iddia edilen otoyolda meydana gelen kaza sebebiyle uğranılan maddi zararın rücuen tahsili talebine yöneliktir.Her ne kadar trafik kazalarından kaynaklı tazminat talepli davaların genel mahkemelerde görüleceği düzenlenmişse de; gerek 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, gerekse de 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanun ile genel mahkemelerin görev alanlarına istisnalar getirilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davanın asliye ticaret mahkemesinde değil; araç ruhsat durumu dikkate alınarak şahıs olan araç sahibi bilgileri uyarınca davanın tüketici mahkemesinde açılması gerekmektedir.Somut olayda; davacı sigorta şirketinin davalı ----------Ş aleyhine rücuen tazminat istemini içerir mevcut davayı açtığı, dava dışı sigortalının gerçek kişi olduğu, aracın hususi kaydının bulunduğu ve aracın otoyolda giderken hasar gördüğünün belirtildiği, davaya konu aracın ruhsat kaydının ticari araç kaydı olmadığının tespit edilmesi durumunda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine göre söz konusu uyuşmazlık bir tüketici işlemi olduğu, zira araç sürücüsü ücretli bir otoyoldan geçerek bir hizmet almakta ve karşılığında bir ücret ödemekte olduğu böylece davacının dava konusu işlemlerde tüketici konumunda olduğu ve bu durumda davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle HMK.nin 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-HMK.nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi ile iki haftalık hak düşürücü süre içinde talep edilmesi halinde, dosyanın görevli --------- Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 Sayılı HMK. 331/2. maddesi gereği yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Tarafların iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi halinde, 7251 sayılı yasayla değişik HMK.nun 20/1 maddesi uyarınca resen davanın açılmamış sayılacağına ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınacağının ihtarına; Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 21/11/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/666, K. 2024/926, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-666-e-2024-926-k-e0f568f56ebc