İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/918 E. 2024/876 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/918
- Karar No
- 2024/876
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/918 Esas KARAR NO: 2024/876 DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 21/11/2022 KARAR TARİHİ: 12/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 06.04.2022 tarihli Hizmet sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili tarafından sözleşme ile güvenlik hizmetinin sağlanması maksadı ile davalı nezdinde 2 personel çalıştırılmaya başlandığını, davalı tarafından bahse konu sözleşmenin -------- Noterliği 16.05.2022 tarihli, -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haksız şekilde feshedildiğini ve sözleşmeye istinaden sunulan hizmet bedeli ve sözleşmeye istinaden kesilen faturaların ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, müvekkili tarafından 25.04.2022 tarihli ----------- fatura numaralı 17.566,67-TL bedelli ve 18.05.2022 tarihli ---------- fatura numaralı 11.900,00-TL bedelli ve faturalardan ve taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı toplam 29.466,67-TL alacak hasebiyle ---------- İcra Müdürlüğü ----------Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı borçlu tarafından başlatılan takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı borçlu tarafından taraflar arasında akdedilmiş olan özel güvenlik sözleşmesinin davalı tarafından -------- Noterliği 16.05.2022 tarihli,--------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haksız şekilde feshedildiğini, müvekkili şirket tarafından ----------- Noterliği 23.05.2022 tarihli, ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının göndermiş olduğu ihtarnameye cevap verildiğini, cevaben ihtarnamede müvekkili şirkete gönderilen ihtarnamenin içeriğinin gerçeği yansıtmadığı ve hukuki dayanağı olmadığının belirtildiğini, davalı tarafından sözleşmenin haksız şekilde feshedilene kadar müvekkili tarafından sözleşmeye uygun şekilde sorumlulukları yerine getirildiğini ve hizmet ifa edildiğini, davalı tarafından da icra takibine konu faturaya veya içeriğine veya sözleşmeye itiraz edilmediğini beyan ederek davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itizarının iptaline, takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı'nın 5188 sayılı Kanun'a ve Sözleşme'ye aykırı bir şekilde çalışma izni ve özel güvenlik kimlik kartı bulunmayan kişileri özel güvenlik görevlisi olarak istihdam ederek vermekle yükümlü olduğu hizmeti ifa edememiş olup müvekkili şirket tarafından haklı nedenle feshedilen Sözleşme'den kaynaklı hiçbir alacağı bulunmadığını beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle ---------İcar Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı itirazın iptali gerekip gerekmediği buna ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı tanığı ----------- 14/11/2023 tarihli duruşmada beyanında:" Ben davalı şirkette fabrika müdürlüğü yapmaktayım, 10 aydır müdürlük yapmaktayım, daha önce üretim müdürü olarak çalıştım, ben 3 yıldır davalı şirkette çalışmaktayım, ben çalışmakta olduğum süre içerisinde davacı şirket tarafından özel güvenlik personeli gönderildi, bir kaç kişi geldi, daha sonra ayrıldı, en sonunda ----------- isimli güvenlik personeli çalışmaya başladı, kapıda bekçi olarak görevli idi, mesaiye riayet edip etmediği hususunda bir bilgim yoktur, işini yapmakla ilgili bir sıkıntısı yoktu, ancak sakallı idi ve kılık kıyafeti güvenlik görevlisi olarak uygun değildi, ben bir gün kendisine bu hususu sorduğumda , pandemi döneminde çalışmadığını işsiz olduğunu, davacı şirkette bir tanığı vasıtası ile işe girdiğini, beyan etti , kendisinin herhangi bir yaka kartı bulunmuyordu, biz de bu alanda kalifiye bir personel olmadığını ve müdahale edecek yetkisi olmadığını anlamamız üzerine, tutanak tutarak, gereğini yaptık, davacı şirket tarafından gönderilen güvenlik görevlileri 2021 sonu, 2022 başı gibi davalı şirkette çalışmaya başladılar, 2022 mayıs ayı gibi hizmet ilişkisi kesildi, 4-5 aylık süreçte sürekli güvenlik görevlileri değişti, biri geldi, biri gitti, 3-4 kadar görevli değişti, bu dönemde gelip davalı işyerinde çalıştılar, başkaca bir bilgim, görgüm yoktur." demiştir. Davalı tanığı ---------- 14/11/2023 tarihli duruşmada beyanında:" Ben davalı şirkette idari işler ve satın alma müdürüyüm, iki yıldır çalışmaktayım, sözleşme aşamasında ben de görev aldım, sözleşme yapıldı, ardından güvenlik personelleri davalı şirkette çalışmaya başladı, hatırladığım kadarıyla 2022 yılı mart ayında çalışmaya başladılar, ilk gönderdikleri personelin güvenlik kartı vardı, bu personelle düzgün bir şekilde çalıştık, yaklaşık bir ay kadar çalıştık, sonrasında o personel farklı bir göreve alındı, sonrasında gelenler kısa süreli çalıştı, biz sorduğumuzda güvenlik görevlisi olmadıklarını öğrendik, içlerinden bir tanesinin ---------- insan kaynakları personeli olduğunu öğrendik, bu sebeple sözleşmeyi fesh ettik, mesai ya da çalışma şekilleri ile ilgili bir sıkıntımız yoktu, ancak güvenlik görevlisi olarak çalışmaya yetkileri olmadıklarından fesh ettik, Emniyet Genel müdürlüğünün uygulamasında da çalıştığım davalı şirketi proje olarak bildirmemişlerdir, Özel Güvenlik denetleme platformu olarak geçmektedir, gönderilen güvenlik görevlilerinde kılık kıyafet ve sakalsız işe gelme hususuna riayet etmiyorlardı, biz bunu davacı şirkete de bildirdik, özellikle son çalışan ---------- bu sıkıntıyı yaşadık, başkaca bir bilgim, görgüm yoktur." demiştir. Dosya konusunda uzman Mali müşavir ve Özel Güvenlik alanında uzman bilirkişi heyetine verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 19/06/2024 tarihli raporda özetle: "Davacı ---------- Şti. Davalı ----------- Şirketi’nin projesinde görevlendirdiği ---------- isimli personelin görevlendirilmesi ile ilgili takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Ayıplı Hizmet Verdiği, Yapılan tespitler doğrultusunda davacı şirketin alacak talebine ilişkin hukuki ve nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacı şirketin 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Raporumuzun 4.a.2 bölümünde açıklandığı üzere davalı defterleri sunulmadığından incelenemediği, davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında ticari faiz talebinin yerinde olduğu, İcra İnkâr Tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır" şeklinde raporunu sunmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği ve taraf vekillerinin ayrı ayrı itiraz ve beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu,davalı tarafın yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmadığı, takibe konu alacağı oluşturan faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, e- fatura olması sebebiyle davalının maliye bakanlığına kayıtlı bulunan e-postasına sistem tarafından otomatik olarak gönderilmek suretiyle ilgili faturaların davalıya teslim edildiği, davalı tarafından iade/red işlemi yapılmadığı görülmekle davalının davacı tarafından düzenlenen faturanın içeriğini ve davacı tarafından verilen hizmeti aldığını kabul ettiği tespit edilmiş, anlaşıldığından hizmetin usulünce yerine getirilmediği iddialarının iş bu davada incelenmesinin gerekmeyeceği, ayrıca davalı tarafça "davacı şirketin gerçekleştirmesi gereken güvenlik hizmetini sözleşme ve yasal mevzuat gereği gibi gerçekleştirmediği hususunun sabit olduğunda" itirazında bulunmuşsa da davalı tarafça düzenlenen tutanak, bu hususu ispata yeterli görülmemiştir. Kaldı ki bu yüzden uğradığı zarar varsa sözleşmeyi feshederek davacıdan talep etme hakkına sahip olacağı açıktır. Dolayısıyla uğradığı zararı açıkça ispat edemeyen davalının, davacıya olan fatura borçlarını ödemeyeceği savunması kabul edilmemiş, davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle 29.466,67 TL tutarlı alacağını talep edebileceği değerlendirilmiştir.Takip konusu fatura alacağının likit olduğu, dava konusu asıl alacak yönünden davanın kabulü ile itirazın 29.466,67 TL asıl alacak yönünden iptaline, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile;--------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin 29.466,67-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi üzerinden devamına, 2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 29.466,67-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 2.012,87-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 503,22- TL peşin ,harcın mahsubu ile bakiye 1.509,65-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 503,22- TL peşin harcın toplamı olan 583,92-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 5.065,00-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 7- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 29.466,67-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/11/2024