İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/329 E. 2024/499 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/329
Karar No
2024/499
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/329 Esas KARAR NO : 2024/499 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/05/2021 KARAR TARİHİ : 02/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 11/01/2017 tarihinde bir bayi sözlemesi ve genel satış koşulları akdedildiğini, davalı şirketin bayi sözleşmesi uyarınca müvekkilinden satın aldığı makine, ekipman ve yedek parça bedellerini ilgili faturalarda yazılı vade tarihlerinde müvekkillerine ödemekle yükümlü olmasına karşın, ödeme borcunu yerine getirmediğini, akdi yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davalı borçlu şirketin ... 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra yoluyla icra takibine karşı yapmış oldukları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, kötü niyetli itirazın icra ve iflas kanunun 67. Maddesi uyarınca iptaline ve itirazında haksız oluna davalının takip borçlusunun talip talebine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davcı ...ŞTİ tarafından, müvekkili şirket aleyhine .... 35. İcra Dairesi'nde ... Esas sayılı ilamsız icra takibi ile takip başlatıldığını, takibe konu alacağın ticari satımdan kaynaklanan faturalar olduğunu, davacı .. ŞTİ tarafından belirtildiğini, böyle bir alacağın olmaması sebebiyle taraflarınca ilamsız icra takibine itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, itirazları neticesinde davacı şirketin ilamsız icra takibine itiraz edildiğini, takibin durduğunu, itirazları neticesinde davacı şirketin arabuluculuğa başvuru yaptığını, netice itibariyle aralarında herhangi bir uzlaşma sağlanamadığını, davacı tarafının müvekkili şirket aleyhine yapmış oldukları haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan bu takip sonucu açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... tarafından hazırlanan 29/11/2023 tarihli bilirkişi raporu. ... 35. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının tüm UYAP kayıtları. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... 35.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 04/03/2020 tarihinde, 287.418,01-TL asıl alacak ve 2.923,40-TL işlemiş faiz toplamı olan 290.341,41-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "takip borçlusu adına düzenlenen ... no'lu ve ... no'lu faturalar, 11/01/2017 tarihli bayi sözleşmesi, ... 11.Noterliği'nin... tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 09/03/2020 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 09/03/2020 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 04/05/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Taraflar arasında 11/01/2017 tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşme konusunun davacı şirket tarafından üretilen tarım makineleri ve ekipmanları ile yedek parçalarının davalı tarafından satışının oluşturduğu, sözleşme süresinin bir yıl olarak belirlendiği ancak feshedilmemesi halinde sözleşme süresinin uzayacağının kararlaştırıldığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Mahkememizce alacağın miktarının belirlenmesi amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi raporları ile, davacı tarafın icra takibine dayanak olarak gösterdiği faturaların davacı tarafın ticari defterlerine davalının cari hesabına alacak olarak kaydedildiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında ise davacı tarafa borçlu olmadığı ve alacağın sözleşmeye istinaden verilen banka teminat mektuplarından karşılandığını belirttiği, tarafların kayıtlarına göre bu teminat mektuplarının nakde çevrilmesi suretiyle davacı tarafından tahsilat yapıldığı, davacının vade farkı faturası düzenlemeye hakkı bulunsa dahi dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olduğuna dair bir kaydın davalı kayıtlarında yer almadığı kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu sabit olsa da düzenlenmiş faturaların davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı kayıtlarının birbirini doğrulamadığı tespit edilmekle alacağın sabit olmadığı, davacı tarafından yemin deliline dayanılmadığı, tüm dosya kapsamı dikkate alınarak itirazın iptaline ve takibin devamına yönelik açılan davanın reddi gerektiği kanaatine varılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın reddine, dava reddolunmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine ve davacı tarafın takibi başlatmasında kötü niyetli olduğu ispat olunamadığından yasal koşulları oluşmayan talebin reddine karar verilmekle takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptaline ve takibin devamına yönelik davanın REDDİNE, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 3.506,60-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan ‭3.079,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan 931,50-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.551,21-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/329, K. 2024/499, T. 02.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-329-e-2024-499-k-28ecd2fb567f