İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/649 E. 2024/801 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/649
Karar No
2024/801
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/649 Esas KARAR NO: 2024/801 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 06/09/2022 KARAR TARİHİ: 15/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine --------- Banka Alacakları İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus bir icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkili şirketin adresine TK. Md. 35’e göre tebliğ edilmiş olmakla müvekkilinin icra dosyasında takip kesinleşip taşınmazının satışı aşamasına gelindiğinde haberdar olabildiğini, menfi tespit davası ikame edilmeden evvel arabulucuya başvurulduğunu ancak yapılan müzakereler sonucunda davalı tarafla anlaşmaya varılamadığını, müvekkili şirket tarafından böyle bir çek ciro edilmemiş olup davalı alacaklıya ve diğer cirantaya karşı herhangi bir borcu ya da alacağının olmadığını, müvekkilinin keşideci ve cirantayı dahi tanımadığını hatta hiçbiri ile ticari, organik yahut inorganik bir ilişkisinin ve ticaretinin olmadığını, müvekkilinin çek ile bir sahteciliğe ve dolandırıcılığa uğradığını, çekin lehtar-ciranta şirketinin ünvanının ---------- Şti. olduğunu aynı zamanda çekin arkasındaki ciranta kaşesinin de ---------- Şti. olup bu ünvanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkili şirketin unvanının kuruluşundan itibaren hiçbir zaman böyle olmadığını ve unvanının ---------- Şti. Olduğunu, müvekkilinin unvanında temizlik ibaresinin bulunmadığını, takibin sehven müvekkili şirkete yöneltildiğini bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, çekteki lehdar-ciranta ---------- Şti ne ait olup oysa düzenlenen ödeme emrinde ise bundan farklı olarak ---------- Şti. (müvekkili şirkete) yazılı olup tebligatında müvekkili şirkete gönderildiğini, müvekkili şirket yetkilileri ile çekin üzerindeki imza ile benzerlik dahi göstermediğini, kaşe ve unvanın da müvekkili şirkete ait olmadığını, bu sahtecilik ve dolandırıcılık sonucunda düzenlenen çekle takip açılmış ve müvekkilinin mallarına ve hesaplarına haciz konulduğunu, müvekkilinin şu anda cebri icra tehdidi ile düzenlemediği ve ciro etmediği bir çek yüzünden bir taşınmazın satışıyla karşı karşıya kalmış durumda olduğunu beyan ederek eldeki mevcut belgelerden ve imza sirkülerinden çek altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı açıkça görüldüğünden takibin ve satışın tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasına, yapılan icra takibinin iptali ile müvekkilinin davalı alacaklıya icra takibinden kaynaklı hiçbir borcu olmadığının tespitine, takip, haksız ve kötü niyetle hukuka aykırı olarak yapıldığından davalının asıl alacağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla, İİK md. 72/5 gereği “haksız takip tazminatına” mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın diğer davalı/borçlu --------- Şti.'den alacaklı olup, dava konusu çek tahsilinde bedeli kredi borcuna mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya ciro yolu ile geçtiğini, müvekkili bankanın dava konusu çekin iyi niyetli meşru hamili olduğunu, Kanun gereği çekin bir ödeme vasıtası olup, cirosu kabil bir kıymetli evrak olduğunu, Davacı/borçlunun dava konusu çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek menfi tespit talep etmişse de bu iddianın şahsi bir def'i niteliğinde olduğunu, şahsi def'i dava konusu çeki müvekkili bankaya devir ve ciro eden diğer davalı/borçlu --------- Şti.'ye karşı ileri sürülebilecek olup, iyi niyetli üçüncü şahıs konumunda olan müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, TTK md. 687 uyarınca Müvekkili banka dava konusu çekin meşru ve haklı hamili olduğundan davacı tarafın çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmek suretiyle müvekkili bankaya karşı menfi tespit talep edemeyeceğini, davacı--------- Şti.'nin vergi kimlik numarasının --------- olup, çekin arka yüzünde bulunan kaşeye bakıldığında aynı vergi kimlik numarasının açıkça karşımıza çıkmakta olduğunu bu nedenle husumet itirazını kabul etmediklerini, sebebiyet ilkesi gözetilerek dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---------- Şti'ne usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmaya katılmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; --------- Banka alacakları icra dairesinin ---------- Esas sayılı dosyasında menfi tespit istemine ilişkindir. ---------- Banka Alacakları İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyasının uyap sureti, ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacı şirketin kayıtlarının gönderildiği görülmüştür.İİK. 72/3 uyarınca teminat mukabilinden ihtiyati tedbir kararı verildiği görülmüştür.Dosya konusunda uzman grafoloji bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 03/07/2023 tarihli raporda özetle: " Davacılara ait mukayese imzalarıyla inceleme konusu çekteki1.ciranta imzası arasında gerek genel şekil, gerekse cesamei, eğim, işleklik, imzaların başlangıç, orta bölüm vc sonlandırılma tarzları, kalem yürütme alışkanlıkları, itiyatlar gibi kaligrafik ve grafolojik özellikler bakımından aynı elden çıkmış olduklarını gösterecek herhangi bir uyum ve benzerliğe rastlanmadığından, ----------- Şubesine ait, ----------- 05.09.2021 keşide yer ve tarihli, keşidecisi ---------- Şti. , ---------- Şti olan, 59.000 TL. bedelli, ---------- seri nolu alonjlu |çekin arka yüzünde “-----------Şti.” firma kaşesi üzerine atılmış 1. ciranta imzasının, mukayese imzalarını atmış olan davacı firma yetkilileri ----------, ---------- ve--------eli mahsulü olmadığı..." tespitinde bulunmuştur.Celse arasında bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, Davacı ve davalı Banka vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için SMM bilirkişiden alınan 09/05/2024 tarihli raporda özetle;" Davacı şirketin 2021 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Raporumuzun 4.a.2 bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterleri incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı, Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; Sayın Mahkemenin talebi doğrultusunda Adli Belge İnceleme Uzmanı bilirkişiden rapor aldırılmış olup, dava konusu çekin üzerindeki imzanın davacı---------- Şti.’nin yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği, Dava konusu ---------- Şubesi’ne ait, 05.09.2021 keşide tarihli ---------- no.lu çekin davacı şirket kayıtlarında yer almadığı, ayrıca çek keşidecisi ---------- Şti. ve ciranta ---------- Şti.’ne ait herhangi bir hesap kaydına rastlanmadığı tespit edilmiş olup, davacının işbu çekten dolayı borçlu olup olmadığının hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır..." tespitinde bulunmuştur. Celse arasında bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı ve davalı Banka vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Dava, davacının---------- Banka alacakları icra dairesinin ----------- Esas sayılı dosyasına konu 59.000 TL bedelli çek nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitine dair menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.Elde ki dava da, davalı banka tarafından davacı ile keşideci ----------- Şti. aleyhine -------- Banka alacakları icra dairesinin ----------- Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlandığı, takip konusu çekin ---------- Bankası ----------- Şubesine ait olup 59.000 TL bedelli olarak 05/09/2021 tarihinde davalı tarafından davacı lehine düzenlendiği, lehtarı tarafından davalı ----------- Şti.ne , onun tarafından ise takip alacaklısı davalı bankaya cirolandığı, banka tarafından çek arkasının hesapta bakiye bulunmaması nedeni ile karşılıksız olarak yazıldığı anlaşılmıştır. Elde ki dava ile davacı tarafından takip konusu çekte ki lehtar imzası inkar edilerek, çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti talep edilmektedir. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir....Menfi tespit davasında, ispat yükü kural olarak alacaklı üzerindedir. Davalı alacaklı takip konusu çekte yer alan lehtar imzasının davacının eli ürünü olduğunu ispat yükü altındadır.Mahkememizce dava konusu çekte yer alan keşideci imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığının tespiti için Grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan 03/07/2023 tarihli rapor ile "... İnceleme konusu çekin arka yüzünde atılı lehtar imzası ile davacı şirket yetkilileri ---------, --------- ve ---------- mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur..." tespiti ile rapor düzenlendiği, rapor ile takip ve dava konusu çekte yer alan lehtar imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defterleri üzerinden yapılan incelemede; dava konusu--------- Şubesi’ne ait, 05.09.2021 keşide tarihli --------- no.lu çekin davacı şirket kayıtlarında yer almadığı, ayrıca çek keşidecisi --------- Şti. ve ciranta --------- Şti.’ne ait herhangi bir hesap kaydına rastlanmadığı tespit edilmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar, tüm dosya kapsamı ile dava konusu çekte yer alan lehtar imzasının davacı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığı dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK 72/5 maddesindeki düzenlenmeye göre; menfi tespit davası borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur, icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir.Alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davalı alacaklının icra takibini yapmakta haksız ve aynı zamanda kötüniyetli olması gerekir. Tüm dosya kapsamında; davacı aleyhine yapılan icra takibinin haksız olduğu anlaşılmış ancak davalı takip alacaklısı ----------- dava konusu çeki kendisinden önceki cirantadan, ciro yolu ile devir aldığı. Davacı ile aralarında doğrudan çek düzenlenmediği ve davalının icra takibini yapmakta kötüniyetli olduğuna dair bir kanıt sunulmadığı anlaşıldığından davacının tazminat isteminin reddine, menfi tespit davası davanın açıldığı tarihte zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olmaması nedeni ile ---------- bütçesinden ödenen arabulucu ücretinin davacıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, davacının ---------- Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı dosyasından dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, 2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3- Alınması gerekli 4.697,56-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.174,39.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.523,17-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 4- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.174,39-TL peşin harcın toplamı olan 1.255,09-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 6.094,00-TL yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalının üzerine bırakılması, 6- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 7- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ---------- tarafından karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin ve diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/649, K. 2024/801, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-649-e-2024-801-k-5cdc13e73ec0